öğe ne demek? | öğe anlamı nedir? | öğe

öğe anlamı nedir?

öğe ne demek?

öğe anlamı nedir?

öğe | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(y. k.) (i. felsefe).

1.Unsur, eleman.

2.Bir sınıfın veya bir topluluğun fertlerinden her biri.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

element.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

element. factor. unit. component. constituent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constituent. element.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

item. element. component. regulating factor. integral.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bleak , bleakly , dead , waste , arid , desert.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) 1.Çok akıllı. Yaşlı kimse. 2.Bir ulusun büyüğü, ileri geleni. 3.. Hekim. 4.Ün, şöhret. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i) cansızdan canlı oluşumu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z). bütün bütün, tamamen. in the altogether (k).dili çıplak, anadan dogma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bâtıni tefsir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (astr). bir gök cisminin (özellikle ayın) yörüngesinin yeryüzünden en uzak noktası, apoje; doruk, zirve.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (bot). bitkinin topraktan yükseğe büyüme eğilimi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). özür dileme. apologetic (s). özür dileyen, af talep eden, itizar beyan eden; savunma şeklinde olan. apologetically (z). özür diler gibi; mazeret beyan ederek. apologetics (i) dini inançları savunan ilahiyat dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i) muneccim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (biyol). kendiliğinden vücut bulma, kendi kendine peyda olma. autogenet'ic (s). kendi kendine peyda olan; jeol suyun tesiri ile peyda olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kendi kendine hâsıl olan. autogenous welding kendiliginden ve ek maden kullanmadan kaynama (maden parçaları).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ekini hem biçen, hem de harman eden makine.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. canlı organizmaların sadece canlı organizmalardan geldiklerine ait kuram.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. golfta başa baştan bir vuruş fazla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gulyabani, cin, şeytan; ask. kimliği anlaşılmamış veya teşhis edilmemiş uçak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kansere sebep olan madde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). renkli madde öncüsü, kromojen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ağdayı ve giyeceği ağartmak için kullanılan, reçel ve helvaya konulan bir nevi kök.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), (bk.) Çoğan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

yahut ÇOĞUNDUR (i.). Pancar, yer kökü, sehven havuç.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). inandırıcı, ikna edici, kuvvetli. cogency (i). ikna kuvveti, inandırıcılık. cogently (z). ikna ederek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (fiz). soğukla ve özellikle son derece soğukla ilgili ilim dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (kim). kiyanus; siyanür iyonu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Genç inek, daha doğurmamış inek. (bk.) Döve, düve.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., eski Venedik ve Cenova Dükası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Harmanda ekini döğdükleri dibi çakmak taşlı Alet, döven. (bk.) Düven.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (boğa) Döğe ve inek arayıp azmak. (bk.) Düvesimek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Jeoloji). Üçüncü zamanın kısımlarından biri.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (biyol.) estrojen, memelilerde dişilik hormonları.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) (bot.) dıştan büyüyen bitki; sapı her sene dış halkalarla büyüyen bitki. exo'genous (s.), (biyol.) dıştan doğan, dış etkilere bağlı olarak büyüyen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (biyokim). kan pıhtısını meydana getiren madde, fibrinojen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. phylogenèse

biy. soy oluş

Türlerin, ortaya çıktıkları zamandan bulundukları zamana kadar geçirdikleri gelişim evrelerinin tümü.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i Hint zamkı, katalomba, gomagota; turuncumsu sarı renk

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. glikojen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

kullanılışı (GÜVEÇ) (I.). Yemek pişirmeye mahsus topraktan tencere: Göğeçte yemek pişirmek: Göğeç pilavı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yeşile çalar mor renk.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.). - Halk dilinde yeşile çalan mor. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Süslü ve iyi giyinmiş, çengi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(GÖVERMEK) (f.).

1.Yeşermek: Ağaçlar göğerdi. 2.Morarmak: Omuzumu öyle çarptım ki, göğerdi.


Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), ABD, (k.dili) becerikli kimse, açıkgöz kimse, her istediğini elde edebilen kimse .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (tıb.) sanrıya kapılmaya sebep olan ilaç. hallucinogen'ic (s.), (i.) sanrıya kapılmaya sebep olan (esrar) .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr. kimya). Ayrı cinsten.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). farklı oluş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kısımları veya içindeki fertler birbirinden farklı, hep aynı cins olmayan (grup, toplum); ayrı cinsten, heterogen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. aynı. cinsten olan, cinsteş, mütecanis, tek türlü, türdeş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. mütecanis hale getirmek; homojenize etmek; dövüp kıvamına getirmek. homogeniza'tion i. mütecanis hale getirme. homogenizer i. mütecanis hale getiren şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. aynı soydan gelme sonucunda görülen yapı benzerliği. homogenous s. yapı itibarıyle bir birine benzeyen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. vakti gösteren alet, saat. horol'oger i. saatçi, usta saatçi. horol'ogy i. vakit ölçme ilmi; vakit ölçen aletler yapma sanatı. horolog'ica1 s. bu sanata ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hidrojen. hydrogen bomb hidrojen bombası. hydrogen peroxide oksijenli su. hydrogen sulphide kim. hidrojen sülfidi. hydrog'enate f. hidrojenle birleştirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., jeol. yeraltında oluşan (kaya).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) sorguya çekmek; sual sormak .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. loca, tiyatro locası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. bütün canlı organizmalann tek bir hücreden oluştuğu kuramı; biyol. metamorfoz olmadan büyüme; bütün insan ırklannln ayn soydan geldiği öğretisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. efsane yaratıcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) azot, nitrojen. nitrog' enous (s.) nitrojene ait, azotlu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) seksen yaşında, seksenlik (kimse).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Çok akıllı, bilgili. 2.Moğol hükümdarı Cengiz Han’ın oğlu.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., mim. S şeklinde korniş veya köşebent. ogee arch sivri tepeli kemer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sapan sürerken öküzleri dürtmek için kullanılan uzun ve ucu iğneli deynek (küçüğüne «tbizlengeç» ve daha uzununa «masastıra» ve «arda» derler).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Öğendire.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Akıllı, bilgili kimse.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Beğenilen, aranılan, övülen, iyi güzel. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Akıllı, bilgili Türk.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(bk.) Üvey.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. ontogénèse

biy. birey oluş

Yumurtanın döllenmesinden bireyin yetkin duruma gelmesine kadar geçirdiği gelişim evrelerinin bütünü.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., jeol. dağlann oluşumu, dağoluş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. düz oluş, ortogenez.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. oksijen ile hidrojen karışımı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Bir şeyin aslı, özü.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Y. biyoloji). Döllenmemiş yumurtalarla üreme. Bazı böceklerde görülür.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. parthénogenése

biy. döllenmesiz üreme

Döllenmemiş yumurtanın gelişmesiyle oluşan üreme biçimi.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. kendiliğinden. üreme, cinsi munasebet olmadan vaki olan doğum, partenogenez.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. hastalığa sebebiyet veren mikrop veya virüs.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çocuk sevgisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., biyol. ışık husule getiren veya saçan; fotojenik, fotoğrafta güzel çıkan. photogenically z. fotojenik olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. bitki veya hayvan tipinin gelişim tarihi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bitkilerin başlangıç ve gelişimi ile uğraşan ilim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ilk cet, ata.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ilk evlât olma; huk. büyük evlât hakkı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. cet, ata, dede.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. soy, nesil, torunlar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. yumurtalıkta bulunan ve gebeliğe tesiri olan bir hormon, projesteron.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. psikojenez, akıl gelişimi, zihni gelişim. psychogenet'ic s. psikojenezle ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ruhtan çıkan; ruhi etkilerle meydana gelen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., tıb. cerahat hasıl eden; cerahat teşekkülüne ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, pyrogenous s. ateşten oluşan; tıb. ateş husule ge- tiren.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. pislikten veya çürümüş şeylerden meydana gelen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(ünlem), k.dili Evet! Peki!

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çürüten; çürümüş maddede yetişen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., bot. ortasından bölünme suretiyle üreme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Süve, söve.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. spermatozoon teşekkülü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. sporla üreme; spor husule gelmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sporla üreyen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili. yardakçı: komedi oyuncusuna seyircilerin arasında laf atıp espri yapmasını sağlayan ikinci plandaki oyuncu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z., s. beraber, birlikte, hep bir yerde, bir arada; aralıksız, fasılasız; s., A.B.D., (argo) sakin, kendine hâkim, kendine güvenen get. it all together (argo) sakinleşmek; olumlu davranışı olmak, kendine güvenmek. together with ile beraber. togethernes

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. türbinli jeneratör.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. en küçük oğlu varis olarak kabul eden sistem.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., anat., zool. idrar yolları veya tenasül uzuvlarına ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. urinogenital.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gebelik müddetince çocuğun rahimde büyümesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. cansızdan doğma; neslinden tamamen farklı olduğu düşünülen üreme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by