Ogre ne demek? | Ogre anlamı nedir? | Ogre

Ogre anlamı nedir?

Ogre ne demek?

Ogre anlamı nedir?

Ogre | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

i. insan yiyen dev; canavara benzer kimse, çok çirkin kimse. ogress i. çok çirkin kadın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

open university.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir ilkokulun idaresinden sorumlu olan öğretmen.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Sony tarafından sağlanan bu benzersiz özellik, Piksel x Piksel başına I/P (Titreşim/Kademeli) Dönüştürme ve V-Kenar Telafisi teknolojilerini kullanarak olağanüstü kademeli video sinyali üretir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

language learning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

study of languages.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

language teaching.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Insider Trading)

Sermaye piyasası araçlarının değerini etkileyebilecek, henüz kamuya açıklanmamış bilgileri kendisine veya üçüncü kişilere menfaat sağlamak amacı ile kullanarak, sermaye piyasasında işlem yapanlar arasında fırsat eşitliğini bozacak şekilde haksız yarar sağlamak veya bir zararı bertaraf etmektir.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

primary education. elementary education.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

primary education.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

elementary education. primary education. primary instruction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

school girl.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

schoolgirl.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Kanarya, serçe, ispinoz gibi türlerin erkek kuşları, doksan gün içerisinde kendi türünün şarkısını tamamen öğrenebilir ve bu süreç insanın konuşmayı öğrenmesine benzer biçimde aşamalar halinde gelişir. Ancak yeni doğan bir kuşa, kendi türüne ve başka bir türe ait kuş seslerinden oluşan yapay bir şarkı dinletildiğinde, kuş yalnızca kendi türüne ait olan şarkıyı yapay şarkının içinden seçerek taklit eder. Demek ki bazı kuşların kendi türlerinin seslerini seçmesine ve öğrenmesine yarayan doğuştan sahip olduğu bir beyin mekanizması vardır.

Zebra ispinoz kuşunun beynindeki çekirdekler ve bunların birbirleriyle olan bağlantısından yararlanarak şarkı üretme sistemi oldukça iyi tanımlanmıştır. Kuşun, gelişme döneminde bu sistemin bazı bölgelerinin etkisiz hale getirilmesi, kuşun şarkısında bazı hatalar yapmasına yol açmıştır. Oysa yetişkinlik döneminde yapılan böyle bir etki, şarkıyı hasara uğratmaz. Ayrıca araştırmacılar, erkek kanarya gibi kuşlarda “zenk” adı verilen bir genin varlığını ortaya çıkartmışlardır.

Bazı sinir hücrelerinde bulunan bu gen, kuşların kendi türlerinin şarkılarını öğrenmeleri aşamasında etkin olan bir gendir. Bu gen sayesinde, gelecekte araştırmacılar, bir kuşun kendi şarkısını öğrenme aşamalarını ortaya koyabileceklerdir. Zenk geni, kuşların öğrenme yetisinin bazı genlere bağlı olduğunu göstermektedir.

Ayrıca yapılan araştırmalar, kuşların, beyinlerindeki ses kontrol mekanizmalarının çoğunlukla beyinlerinin sol yarıkürelerinde bulunduğunu göstermiştir; tıpkı insanlardaki gibi beyinlerinde bir asimetri vardır.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(y. k.) (i.). Talebe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

learner. student. pupilar. pupillar. pupilary. pupillary. student. scholar. pupil. disciple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

learner. student. pupilar. pupillar. pupilary. pupillary. scholar. pupil. disciple. trainee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pupil. student. college boy. disciple. learner. school pupil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hostel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dormitory. hostel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

student hotel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

studentship. being a student.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a student.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Öğrenilmek iş ve tarzı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Öğreniliş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Tahsil olunmak: Bir dil kolay öğrenilmez.

2.Haber alınmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be learned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be learned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Tahsil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

education. instruction. study. scholarship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

education.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

education. schooling (acquisition of knowledge. instruction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

educated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

educated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Öğrenmek işi. (bk.) Öğrenmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

learning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

learning. hang. mathesis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Anlamak, haber almak: Bugün bir şey öğrendim.

2.Ders görerek bilmek: İlim, san’at öğreniyor.

3.İstifade etmek: Sizden çok şeyler öğrendim.

4.Tecrübesi artmak: insan yaşadıkça öğrenir.

5.Tahsil etmek: Bu çocuk bir şey öğrenmeyecektir.

6.Sorup anlamak.Alışmak, ülfet etmek: At, ahırını; tavuk, kümesini öğrendi.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

learn. study. get to know. come to know. master. wise up to. make oneself acquainted with. make acquainted with. ascertain. elicit. hear. imbibe. inform oneself of smth. school oneself to. get wise to. wit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hear. imbibe. learn. understand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to learn. to learn / to hear of sth. get. get hold of. to come to know. to hear through side channels. understand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

doctrine. creed. ism. tenet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

doctrine. teaching. teaching doktrin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discipline. doctrine. principles. tenets.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

didactic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

didactic. instructive. educational didaktik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

educational. instructive. didactic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Bildirilmek, tahsil vermek: ilim beş günde öğretilmez.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be taught to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be taught to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Belli bir maksatla gereken bilgileri verme işi, tedris, tedrisat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

teaching. education. teaching. schooling. tuition. schoolteaching.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

education. instruction. schooling. teaching. tuition. schooling tedris. tedrisat. talim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

education. instruction. schooling. training. teaching. tuition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curriculum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curriculum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

don. professor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

don. professor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

academic year.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

academic year.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

teaching. indoctrination. training.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

teaching.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Bilmeyene bilmediği şeyi bildirmek: Sana bunu kim öğretti. 2.Ders vererek bir ilim, san’at vesaireyi kazandırmak.

3.Terbiyesini vermek, te’dib etmek: Yap, yap da ben sana öğretirim.

4.Yol göstermek. Akıl öğretmek = Yol göstermek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

teach. instruct. show. enlighten. indoctrinate. initiate. introduce. profess. school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drill. educate. indoctrinate. instil. instruct. school. teach.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to teach. enlighten. inculcate. instruct. introduce. process in. school. show. train.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Muallim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

teacher. instructor. schoolteacher. master. mistress. dominie. indoctrinator. preceptor. schoolma'am. schoolmarm. schoolmaster. schoolmistress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

teacher. instructor. schoolteacher. master. mistress. dominie. indoctrinator. preceptor. schoolma'am. schoolmarm. schoolmaster. schoolmistress. don. educationist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

teacher. crammer. educator. instructor. preceptor. school master. schoolteacher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preceptorship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

teaching. profession/duties of a teacher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a teacher. mastership. profession of teaching. scholastic profession. schoolteaching. teaching job.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preceptorship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

teaching. profession/duties of a teacher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a teacher. mastership. profession of teaching. scholastic profession. schoolteaching. teaching job.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secondary education.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secondary education.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secondary education.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secondary education.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu Sony tarafından sağlanan benzersiz özellik, Piksel x Piksel başına I/P (Titreşim/Kademeli) Dönüştürme ve V-Kenar Telafisi teknolojilerini kullanarak olağanüstü kademeli video sinyali üretir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ilerlemek, ileri gitmek, gelişmek; devam etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ilerleme, ileri gidiş, yükselme, gelişme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ileri gidiş, devam; mat. dizi. arithmetical progression aritmetik dizi. geometrical progression geometrik dizi. progressional s. ilerlemeye ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. terakki eden, ileri giden, ilerleyen; ilerlemekte olan; tedrici; terakkiye müsait; ilerici; genişleyen, yavaş yavaş artan; i. siyasette terakki taraftarı, erkinci. progressively z. ilerledikçe, devamlı olarak. progressiveness i. ilericilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

student advisor adviser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. gerilemek, geriye gitmek; bozulmak, yozlaşmak. retrogres'sion i. geri gitme, gerileme; bozulma, yozlaşma. retrogres'sive s. gerileyici; yozlaşan. retrogressively z. geri giderek, gerileyerek; bozularak, yozlaşarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Başka üreticilerinkiler de dahil olmak üzere video kaydediciler, Lazer Disk oynatıcılar ve ses cihazlarının temel çalıştırma işlevlerini öğrenme ve kullanma kapasitesine sahip bellekli kızılötesi uzaktan kumanda.

Teknolojik Terim by