Oje ne demek? | Oje anlamı nedir? | Oje

Oje anlamı nedir?

Oje ne demek?

Oje anlamı nedir?

Oje | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Tırnak cilası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lacquer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nail polish. nail polish tırnak cilası.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nail polish. fingernail polish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Genellikle “dev ekran” televizyonlar olarak anılan bu büyük kasalı televizyonlar çoğunlukla en az 40 inç büyüklüğünde dahili ekranlara sahiptir. Bir kaç yıl öncesine kadar, tüm arka projeksiyonlu televizyonlar, görüntü yaratmak için üç CRT kullanırdı. CRTler kullanıldığı için ortaya nispeten ağır ve çok yer kaplayan — neredeyse zemin standlı olarak tasarlanan televizyonlar çıktı. DLP, LCD ve LCoS gibi daha yeni mikro ekranlı arka projeksiyon teknolojileri daha kompakt, hafif ve “masaüstü” dev ekran televizyonlar tasarlanabilmesine olanak sağlamaktadır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first draft. preliminary project / design.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Enerji üretim sürecinde sadece elektrik enerjisini değil, aynı zamanda üretim süreci sırasında ortaya çıkan ısıyı da kullanmaya dayanan uygulama. Cojenerasyon, benzinin çok daha verimli ve ucuza kullanılmasını sağlar, yerel binaları ısıtmak için gerekli ısı miktarı düştüğünden, elektrik talebi de düşer. Türkçe birlikte üretim, beraber üretim de denmektedir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Jeoloji). Üçüncü zamanın kısımlarından biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Y. Fr.). Sesi mikrofona elverişli olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Fotoğraf veya sinema filminde yüzü güzel ve ifadeli çıkan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

photogenic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

photogenic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. kimya). Hayvanların karaciğerinde bulunan ve maya tesiriyle glikoza dönen karbonlu madde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. kimya). Tuz veren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Kimyasal yapı açısından benzerlik gösteren ve hepsi çok çabuk tepkimeye giren, kimi zaman bilinen en zehirli kimyasallar olan klorine hidrokarbonlar ve sentetik organik kimyasallar gibi yeni bileşenler oluşturan ve beş elementten oluşan grup. Florin, klorin, bromin, iyot ve astatin bu gruba dahildir. Bir veya birden fazla hidrojen atomunun yerine halojen atomun geçtiği bileşiklere halojenleşti denir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

halogen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

halogene. halogen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heterogeneous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heterogen eous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr. kimya). H. senbolü ile gösterilen bir eleman. Ağır hidrojen = (bk.) Deuterium. Hidrojen bombası = Ağır hidrojen atom çekirdeğinin kaynaşıp helyum haline girmesiyle elde edilen enerji temeline dayanan bomba.

Türkçe Sözlük by

ELEMENTLER

Simgesi: H

Atom Numarası: 1

Kütle Numarası: 1,0079

Yoğunluk: 0,09 g/cm3

Erime Sıcaklığı: -259,14 °C

Kaynama Sıcaklığı: -252,87 °C

Evrendeki maddenin % 90’dan fazlasını oluşturur.

Suyun, canlıların ve petrol gibi birçok organik bileşenin yapısında bulunur.

Çeşitli kimyasal bileşiklerin oluşturulmasında kullanılır.


ELEMENTLER by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hydrogen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hydrogen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

h bomb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hydrogen bomb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

H-bomb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr. matematik). Bütün terimleri aynı dereceden olan (çokterimli).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

homogeneous. indiscrete. intimate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

homogeneous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

homogeneous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

homogeneity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (psik.) kendisini başka biri veya başka bir şey zannetme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

16:9 en-boy oranı ve mükemmel görüntü kalitesi sunan bir TV projeksiyon sistemi.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Y. jeoloji).

1.Üçüncü zamanın pliyosen ile miyosen devirlerini içine alan sistem.

2.Bu sistemle ilgili.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. jeoloji).

1.Üçüncü zamanın pliyosen ile miyosen devirlerini içine alan sistem.

2.Bu sistemle ilgili.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nitrogen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nitrogen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. jeoloji). Dağların oluşunu inceleyen ilim kolu. orospu (i. F,), Vücudunu, maddî menfaat karşılığında satan kadın, fahişe.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. orogénie

jeol. dağ oluşu

Yer kabuğunun belli yerlerinde kıvrılma, kırılma ve yükselme olayları sonucu dağların oluşunu inceleyen bilim kolu.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. autogestion

öz yönetim

Öğretim kuruluşlarında, öğrencilerin yönetmeliklere ve okul kurallarına göre söz ve karar sahibi olmaları ilkesine dayanan yönetim.


Yabancı Kelime by

Teknolojik Terim

Fotoğraf makinelerinde görüntülerin işlenmesi, organizasyonu ve paylaşımı gibi konularda kullanıcıya yarar sağlayan teknoloji.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Tasarlanan şekil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

project. plan. design. projection. set-up. prospectus. blue print.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

design. plan. project. scheme. projector.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

project. design. scheme. plan. layout. layout plan. survey. device. blue print. experimental design. projection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. plan, proje, tasarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ileriye doğru atmak; sondurmak, çıkıntılı yapmak; atmak, fırlatmak; plan kurmak, tasarlamak, düşünmek, tasavvur etmek; (film, resim) perdede göstermek; mat. bir düzlem üzerinde simetrik bir şekil vücuda getirmek için belirli bir şeklin her noktasında

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. fırlatıcı; atmayla meydana gelen; i. mermi, top güllesi, tabanca kurşunu, fırlatılan taş veya mermi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fırlatma, atma, atış; çıkıntı, sondurma, fırlak yer; proje, tasarı, oranlama; projeksiyon, izdüşüm; sin. gösterim. projection booth gösterim odacığı. map projection harita çizme usulü, haritada kullanılan izdüşüm sistemi, projeksiyon. Mercator's pr

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. izdüşüm kabilinden ve bundan meydana gelen, izdüşel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. projektör, sinema makinası; bir şeyi zihninde kuran kimse, proje düzenleyen kimse, plan yapan kimse; fener kulesinde kullanllan ışık aynası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). İzdüşüm.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. projection

1. fiz. iz düşümü,

2.sin. ve TV gösterim

1. Bir film veya belgenin ışık kaynağından çıkan ışınlarla ekran veya perde üzerinde görüntüsünün oluşturulma işi. 2.Görüntülerin gösterici yardımıyla bir yüzeye yansıtılması işi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

projection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

projection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Işıldak.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. projecteur

1. ışıldak,

2.yansıtım aygıtı

1. Karanlıkta bir hedefi aydınlatmak için kullanılan dar, uzun bir ışın demeti çıkaran ışık kaynağı.

2.Bir film veya belgenin ışık kaynağından çıkan ışınlarla ekran veya perde üzerinde görüntüsünü oluşturulan alet.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

projector.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

floodlight. projector. searchlight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

projector. searchlight. head-lamp. headlight. projector lamp. beacon. floodlight. head lamp. head light. flood-light projector.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spot. spotlight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spotlight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to prepare a project.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. türbinli jet motoruyle işleyen uçak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by