Okul Kaçağı ne demek? | Okul Kaçağı anlamı nedir? | Okul Kaçağı

Okul Kaçağı anlamı nedir?

Okul Kaçağı ne demek?

Okul Kaçağı anlamı nedir?

Okul Kaçağı | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

hooky player.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

truant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nursery school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kindergarten. playgroup. nursery school. playschool.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nursery school. kindergarten.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

awol.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deserter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deserter. draft-evader.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Kışın çok kar yağışı alan bir bölgede yaşıyorsanız, karayolları görevlilerinin yollardaki buzlanmayı gidermek için tuzu kullandıklarını görmüşsünüzdür. Ancak tuz aynı zamanda dondurma yapımında da kullanılmaktadır. Peki ama tuz, bu iki ters gibi görülen işlevi nasıl becermektedir?

Herkesin sandığının aksine tuz suyun içinde şekerin eridiği gibi erimez. Tuz buzun içine girince onu çözer. Tuz yine kalır ama buz çözüldüğü için artık o su değil, tuzlu sudur ve erime noktası saf sudan daha düşüktür.

Buzlanmış yollara tuz döküldüğü zaman, tuz önce buz ile çözümlenerek bir buzlu su tabakası oluşturur ve bu çözeltinin donma noktası düşük olduğundan, sıfırın altındaki sıcaklıklarda bile donmadan kalabilir. Günümüzde ABD’de üretilen tuzun yüzde 45’i yollardaki buzun eritilmesinde kullanılmaktadır.

Bilindiği gibi su, sıcaklığı sıfır dereceye varınca donar. Suya tuz ilavesi ile bu donma sıcaklığı da düşer. Suya yüzde 10 tuz ilavesi donma sıcaklığını -6 dereceye indirir. Yüzde 20 tuz karıştırılmış su ise -16 derecede donar. Ancak yolun veya buzun ısısı -16 dereceden de az ise artık tuzun erimede pek etkisi olmaz, sadece buzun üstünde kalarak tekerleklerin kaymasını azaltabilir.

Dondurma yaparken de karışımın çevresinde çok düşük ısıya ihtiyaç vardır. Dondurma karışımının etrafındaki ısının çok düşük olması, ancak bu düşük ısıda karışımın donmaması gerekir. Burada eklenen tuz karışımın sıfır derecenin altında bile donmadan dondurmanın oluşturulmasını sağlar.

Hatırlarsanız ‘Titanic’ filminde okyanus suyunun ısısı sıfırın birkaç derece altında olmasına rağmen, deniz suyunun yüzeyi, içindeki tuz nedeni ile hala donmamıştı.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Nehirlerin taşıdığı ve ovalarda bıraktığı tortu, çöküntü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pour. outpour. outpouring. spilth. fall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fall. dropping. flow. pour. spillage. disintegration. run.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Sıvı veya tahıl çeşidinden bir şeyin, bulunduğu kap veya yerden dışarı çıkıp akması: Testiden su, fıçıdan yağ, çuvaldan buğday, saman döküldü; yere döküleni toplamak.

2.Düşmek, Osm. sukut etmek: Dişleri, saçı döküldü; kuraklıktan ağaçlardan bütün meyveler, yapraklar döküldü.

3.(akarsu) Son bulmak: Tuna Karadeniz’e dökülür.

4.Çıkarılmak, Osm. sevk ve tahşîd edilmek: Hududa, karaya birçok asker döküldü.

5.Hücum etmek, üstüne düşmek: Bütün halk sokağa dökülmüş; şimdi herkes sayfiyeye döküldü.

6.Dönmek, çevrilmek. Osm. münkalib olmak, müncer olmak: Moda mini eteğe döküldü.Eritilmiş maden vesaire kalıba boşalmak: Kurşun ile antimuan halitasından harfler dökülür.mec. Pek fazla eskimek. Osm. harap ve virân olmak: O yalı dökülüyor.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be poured. fall into. fall out. fall off. pour forth. pour out. spill. fall into decay. go to pieces. feel cheap. come off. course. disembogue. disgorge. drape. empty. fall. flow. molder. moulder. rub off. run down. slop over. teem.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

moulder. pour. slop. spill. to spill. to pour. to slop. to be shed. to be cast. to fall into ruin. to disintegrate. to flow into. to spill over.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be poured out. to be spilled. to be thrown away. to be shed. to get old and shabby. to be tired. to be in a miserable state. to drop. to fall. to pour. to flow. to run. to spill. to crumble. to decompose. to disintegrate. empty. slop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arp. harp. harp çalmak. israrla belırtmek. durmak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

military academy. war college. war academy. cadet school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İlk öğretim veren okul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

primary school. elementary school. grade school. grades. junior school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

primary school. elementary school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

primary school. elementary school. parish school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mixed school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.).

1.İyi veya kötü bir kokusu olan, kokan, koku veren.

2.Güzel kokan. Ar. muattar, Fars. hoş-bO: Kokulu gül.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

odorous. odoriferous. scented. aromatic. fragrant. savory. savoury. perfumed. balsamic. nosey. nosy. redolent. spiced. spicy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having a smell. fragrant. perfumed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having a smell. sweet smelling. fragrant. perfumed. odorous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(melilotus): Baklagiller familyasından, Avrupa’da ve yurdumuzda yetişen, 30 - 100 cm boyunda, iki yıllık otsu bir bitkidir. Gövdesi silindir biçimindedir. Tüysüzdür. Çok dallıdır. Yaprakları almaşık dizilişlidir. Sarı çiçekleri güzel kokuludur. Meyvesi 4 mm kadar boyunda 1-2 tohumludur. Çiçekli ve yapraklı dallarında kumarin, melilotik ve kumarik asitler ile uçucu bir yağ vardır. Kullanıldığı yerler: Hafif kabız vericidir. Romatizma ağrılarını dindirir. Vücuda rahatlık verir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.) (Fr. l’école).

1.Okuma yeri, öğretim yeri, mektep: İlkokul, ortaokul, sanat okulu.

2.Bir ilim veya san’at kolunda belirli bir tarz, çığır, doktrin.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

school. college. academy. shop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

school. chapel. chaplain. institute. thinking shop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

schoolmate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fellow student. school fellow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

schoolchild.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

school child.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hooky player.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

truant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

headmaster.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

headmaster. principal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

school director.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preschool.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

post-school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

schoolmate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. fizik). Optik cihazlarda objektiften gelen ışınları göze veren mercek serisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extramural.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pupil. student.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. occultisme

gizlicilik

Özellikle ruhlar dünyasıyla ve evrenin bilinmeyen güçleriyle ilgili bilgi dünyasına dayalı çeşitli kuramlar, uygulamalar ve ayinler için kullanılan genel ad.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

junior high school. secondary school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

junior high school. middle school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secondary school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

junior high school. secondary school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

junior high school. middle school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secondary school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private school. independent / nonprovided / private school. independent school. special school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private school. independent / nonprovided / private school. independent school. special school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dangerous criminal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Günde, normal olarak 80 saç kılı dökülür. Bundan fazla dökülme yaşın ilerlemiş olması, bazı ateşli hastalıklar, tiroid hastalıkları, kansızlık, verem, şeker hastalığı gibi bütün vücudu etkileyen hastalıklardan sonra görülür. Tıp dilinde alopesi adı verilen saç dökülmesi; basit saç dökülmesi ve pelad olmak üzere iki çeşittir. Saç dökülmesini önlemek ve saçları uzatmak amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Yulaf sapı, su.

Hazırlanışı : Altı bardak suya 1 avuç yulaf sapı konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Suyu ile saçlar yıkanır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

art school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

school of art.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Her yere sokulan, her yere giren, herkesle çabuk bildik ve ahbap olan, mûnis: Sokulgan adamdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

companionable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sociable. friendly. folksy. ingratiating.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

companionability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sociability. friendliness. ingratiation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Araya girmek, zorla girercesine oraya sokulmak: O her yere sokulur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sneak. snuggle. to push oneself into. to cultivate friendly relations with. to be inserted. to be put in. to be let into. to snuggle. to creep.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be inserted in. to be thrust in. to be put in. to be let into to be smuggled into a place. to draw near to. creep. cuddle up. obtrude. sidle. worm in / into.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dismantlement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sökmek işine konu olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

come unstitched. ravel. ravel out. come away. cough up. rip. slit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rip. split. unravel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be pulled up / uprooted / pulled out / ripped out / dismantled / unstitc. come off. cough up. unravel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

socio-cultural.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

technical school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tech.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

engineering college. polytechnic. technical school. technological school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tax evasion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tax exile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by