Olar ne demek? | Olar anlamı nedir? | Olar

Olar anlamı nedir?

Olar ne demek?

Olar anlamı nedir?

Olar | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i.). Çokluk üçüncü şahıs zamirinin eski şekli: Onlar, anlar.

Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Bank Bills)

Kalkınma ve Yatırım Bankalarının borçlu sıfatıyla düzenleyip, ihraç ettikleri emre veya hamiline yazılı bir sermaye piyasası aracıdır.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(Bank Guaranteed Bills)

Kalkınma ve Yatırım Bankalarından kredi kullanan ortaklıkların, bu kredilerin teminatı olarak borçlu sıfatıyla düzenleyip, alacaklı bankaya verdikleri emre muharrer senetlerden, bu krediyi kullandırmış olan bankaca kendi garantisi altında ihraç edilen bir sermaye piyasası aracıdır.


Finansal Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. iki kutuplu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). çanta çiçegi, (bot). Calceolaria.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kutupların etrafında olan, dolaykutupsal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). güneşin etrafında olan veya dönen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). depolarize etmek, kutbiyeti izale etmek. depolariza'tion (i). kutuplarını yoketme, kutupengellik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İng.). Amerika Birleşik Doluşun Devletleri parası, lirası. sistemi

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dollar. buck. greenback. smacker. rock. potato.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dollar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dollar. smacker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) mektup kabilinden, mektup tarzında; mektuplardan meydana gelmiş (roman); mektubun içinde geçen; mektuplaşma ile yürütülen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Commercial Papers)

İhraçcıların borçlu sıfatı ile düzenleyip ihraç ettikleri emre veya hamiline yazılı kısa vadeli sermaye piyasası aracıdır.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(Liasion Offices)

Aracı kurumu ve aracı kurumun yetkili olduğu sermaye piyasası faaliyetlerinin tanıtımını yapmak amacı ile aracı kurumu temsil etmekle görevli hizmet birimleridir. İrtibat büroları sadece müşteri emirlerini aracı kuruma iletebilirler.


Finansal Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. güneşle aynı ilişkisine veya hareketine ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., fiz. bir kütlenin bütününe ait; kim bir litrede bir malolan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. öğütücü, çiğneyip parçalayan; i. azıdişi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on an average. average propensity to consume.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

polar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Of or pertaining to one of the poles of the earth, or of a sphere; situated near, or proceeding from, one of the poles; as, polar regions; polar seas; polar winds.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Of or pertaining to the magnetic pole, or to the point to which the magnetic needle is directed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The right line drawn through the two points of contact of the two tangents drawn from a given point to a given conic section.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The given point is called the pole of the line.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

If the given point lies within the curve so that the two tangents become imaginary, there is still a real polar line which does not meet the curve, but which possesses other properties of the polar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Thus the focus and directrix are pole and polar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

There are also poles and polar curves to curves of higher degree than the second, and poles and polar planes to surfaces of the second degree. having a pair of equal and opposite charges of or existing at or near a geographical pole or within the Arctic o

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having a pair of equal and opposite charges. characterized by opposite extremes; completely opposed; 'in diametric contradiction to his claims'; 'diametrical points of view'; 'opposite meanings'; 'extreme and indefensible polar positions'. located at or n

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Of or near the North or South Pole.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A signal stream in which all one bits are the same voltage polarity All zero bits are the opposite polarity from the one bits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Used to describe compounds that have a dipole moment because they consist of molecules that have negative and positive poles.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Exhibiting polarity: a molecule with opposite charges. as in polar angle The angle between two perpendiculars to two lines forming a true angle; as a noun it refers to polarizing filters, see polars.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Satellite launched on February 24, 1996 by NASA in the Global Geospace Science project Polar is an atmospheric studies satellite in polar orbit One purpose of Polar is to gather information that will help scientists protect future satellites from radiatio

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Describing a substance or molecule in which the positive and negative electrical charges are permanently separated, as opposed to nonpolar molecules in which the charges coincide Polar molecules ionize in solution and impart electrical conductivity Water,

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A polar-orbiting spacecraft to observe the auroral zone particles, fields, and auroral emissions One of NASA's contributions to the ISTP.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A graph of sink rate against airspeed As the airspeed increases from the stall speed, the sink rate decreases until it reaches a minimum , and then starts to increase as airspeed increases further. describes a neutral molecule that has opposite charges pa

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kutba ait, kutbi, kutupta veya civarında bulunan; Kutupyıldızına benzer, yol gösteren, rehber; iki mıknatıs kutbuna ait veya benzer; tamamen birbirine zıt. polar bear beyaz kutup ayısı. polar distance. kutuptan öIçü!en mesafe, kutbi mesafe. pola

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., fiz. bir ışığın polarma oranını öIçen alet, polarölçer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Kutupyıldızı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. maddelerin özelliklerini polarılmış ışıkta incelemeye mahsus alet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kutbiyet; bir mıknatısın kutupları gibi çekme veya itme özelliklerine sahip olma; birbirine taban tabana zıt iki ayrı eğilimin etkisiyle hareket etme hali.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). (bk.) Polarma.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. polarisation

fiz.

1.kutuplanma,

2.polarma

1. Kutuplanmak işi. 2.Doğrudan doğruya kendi kaynağından çıkan bir ışığın, yansıdıktan veya kırıldıktan sonra gösterdiği özelliklerin tümü.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. bir ışının titreşimlerini belirli bir yöne çevirmek, polarmak; özel bir anlam veya yön vermek. polarized light polarılmış ışık. polariza'tion i. polarma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. fizik).

1.Kaynağından çıkan bir ışığın, aksettikten veya kırıldıktan sonra gösterdiği özelliklerin bütünü.

2.Kimyevi sebepler dolayısıyle bir pildeki gerilimin düşmesi.


Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. köpekdişlerinin hemen yanındaki iki azıdişine ait; i. bu iki azıdişinden biri, küçük azıdişi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., zool. ışınlılardan bir hayvan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. alim, bilgin; edebi ilimlerde araştırma yapan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ilmi, âlime yakışır, alimce. scholarliness i. bilimsel nitelik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. âlimlik, ilim, irfan; burs .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. güneşle ilgili; güneşe göre hesaplanan; güneş etkisiyle meydana gelen, şemsi. solar eclipse güneş tutulması, gün tutulması, küsuf. solar month ay. solar plexus anat. güneş sinirağı; k.dili. karın boşluğu. solar spectrum güneş tayfı. solar spots g

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. güneş banyosu yapılan etrafı camla çevrili yer, solaryum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. güneş ışığına maruz bırakmak; foto. klişeyi güneş ışığına fazla maruz bırakarak bozmak. solarization i. güneş ışınlarının etkisi; foto. klişeyi güneşe fazla maruz bırakarak bozma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. solarium

güneşletici

Yapay yolla bronzlaşmayı sağlayan aygıt.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solarium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solarium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

last. lastly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

last. finally. lastly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. güneşin tam altındaki; tropikal; dünyasal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exactly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

due. duly. exactly. faithfully. fully. literally. perfectly. precisely. prompt. quite. truly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in extenso. literally. perfectly. precisely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tek kutuplu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. anat. avuca veya ayak tabanına ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

approximately.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

approximately. roughly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

about. almost. more or less. near. something like.

Türkçe - İngilizce Sözlük by