Olçu ne demek? | Olçu anlamı nedir? | Olçu

Olçu anlamı nedir?

Olçu ne demek?

Olçu anlamı nedir?

Olçu | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i.)

1.Ölçme işi. ölçme, mukayese: Ölçüye vurulmadıkça bir şeyin miktarı bilinemez.

2.Ölçecek Alet: Yanınızda ölçü var mı?

3.Takdir, tahmin, kıyas.

4.Münasip miktar, itidal.

5.Değer, itibar.

6.Vezin (şiirde vezin ve musikide düzüm). Ölçü almak =

1.Biçilecek veya yapılacak bir şeyin ölçüsünü tayin etmek.

2.ibret almak: Bundan ölçü almalı. Ölçüye almak, vurmak = Ölçmek, ölçüsünü almak. Ağız ölçüsü — Herkesin hâl ve haddine göre söylemesi lâzım gelen söz. Boy ölçüsü = Kabiliyet derecesi. Boyunun ölçüsünü almak = Biri tarafından azara, hakarete uğramak. Ölçüsünü bildirmek = Miktarını anlatmak, haddini bildirmek. Göz ölçüsü = Tahmin.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

measure. measurement. dimension. scale. meter. metre. foot rule. extent. gage. gauge. prosody. size. standard. stint. test. dimensions.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extent. gauge. level. measure. measurement. metre. norm. scale. size. test.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dimension. gauge. measure. measurement. measuring. unit of measurement. size. proper degree. suitable limit. bounds. measure. meter. module. measuring stick. scale. gage. dosage. chain. tape. rhythm. meterage. calibration. dimensions.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to some extent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

equal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Demiryolu işlerinde çalışan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sea travel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sea trip / voyage. sea journey. passage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fathom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Böyle bir soruyu ilkçağlarda okyanus kıyısında yaşayan bir kişiye ‘bu denizlerin sonuna yolculuk nasıl olurdu’ diye sorsaydınız herhalde hayal gücünü bile kullanamazdı. Biz bugün evren hakkında o zamanın insanının dünya hakkında bildiğinden daha çok şey biliyoruz.

İimdilik bilebildiğimiz kadarıyla evrenin büyüklüğünü daha iyi anlayabilmek için gelin hayali bir uzay aracı ile hayali bir uzay yolculuğuna çıkalım ve içinde bulunduğumuz Samanyolu galaksisinin ikizi Andromeda galaksisine bir gidip gelelim.

Tabii bu uzay aracının hızı dünyamızdaki yolcu uçaklarınınki kadar, yani saatte bin kilometre civarında olursa, Güneş’e bile varmak yıllarca sürer. Onun için aracımızın hızının ışık hızı, yani saniyede 300 bin kilometre olduğunu varsayalım. Bu hızı tahayyül edebilmek için bir silahları çıkan merminin hızının saniyede bir kaç kilometre olduğunu belirtelim.

Dünyadan hareket eder etmez, bir saniyeden biraz fazla bir süre içinde Ay’ı sollar, 8 dakika sonra Güneş’te oluruz, Güneş’in sıcaklığından bir an evvel kurtulmak için yolumuza devam edersek 5,5 saat sonra gezegenleri arkamızda bırakarak Güneş istemimizden çıkarız. Buraya kadar 6 milyar kilometre yol gelmişizdir ve geriye dönüp baktığımızda artık Dünya’nın yanında Ay’ı seçemeyiz.

Güneş sisteminden çıkarken rotamızı en yakın yıldıza çevirelim. 4 yıl 3 ay sonra Proxima Centauri’ye varırız. Buralardan artık Güneş sistemimizin devleri Jüpiter ve Satürn de dahil hiç bir gezegen gözle görülemez sadece Güneş sönük bir yıldız olarak gözümüze çarpar.

Madem hayali bir seyahat yapıyoruz, burada geçen ömrümüzün de sınırlı olmadığını kabul edelim. 20 bin yıl sonra içinde bulunduğumuz yıldız grubu Samanyolu’nun sınırına ulaşıp dışarı çıkarız. Burada artık Güneş de gözden kaybolur. Bir kaç yüz bin yıl daha boşlukta gidip geriye baktığımızda 100 milyar yıldızdan oluşan Samanyolu’nu hızla dönen büyük bir girdap gibi görürüz.

İçinde bulunduğumuz Samanyolu galaksisine diğer ülkeler mitolojiden kaynaklanan, ‘süt’ veya ‘sütlü yol’ anlamında ‘Milky way’ adını vermişlerdir. Anadolumuzda ise bu yıldızlar topluluğu, saman çalan bir hırsız kaçarken dökülen samanlara benzetilip ‘Saman uğrusu’ adı verilmiş bu ad zamanla Samanyolu’na dönüşmüştür.

Güneşimiz 4,5 milyar yaşındadır ve Samanyolu’nda bir turunu 220 milyon yılda tamamlar. Yani Güneş, gezegenler ve biz, bugüne kadar galakside 20 turu tamamlamış bulunuyoruz. 22 milyon yıl sonra yirmi birinci tur da tamamlanmış olacaktır. Son tur başladığında dinozorlar dünyada ortaya çıkmışlardı. Bir turda dünyada olup bitenlere bakın.

Dinozorlar 21. tur bitmeden dünyadan silinip gittiler. İnsanlık tarihi ise ancak 200 bin yıl evveline kadar gidebiliyor. Afrika’da bulunan, insanı andıran maymun kalıntıları ise 3,5 milyon yıllık, yani Taş Devri’ çizgi filmindeki Fred’in hiç bir zaman bir dinozoru olamadı.

Neyse biz yolculuğumuza devam edelim. Bu arada gözümüze bizim Samanyolu’na benzer başka yıldız grupları da çarpar. Bunlardan en yakın olanına 400 bin yıl sonra ulaşırız. Işık hızı ile yoluna devam eden uzay aracımız 3 milyon yıl sonra Samanyolu’nun ikizi olarak bilinen Andromeda galaksisini de geçerek galaksiler grubunun dışına çıkar ve daha büyük bir boşluğa dalar.

Aslında biz dünyadan baktığımızda bu mesafeden 3-4 bin kat daha uzak gök cisimlerini de gözlemleyebiliriz ama iyisi mi boşlukta kaybolmaktansa artık geri dönelim, evimize varmak için daha 3 milyon yıllık yolumuz var.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Futbol oyuncusu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

football player. footballer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

footballer. football player.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soccer / football player.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scorer. goal-scorer. kicker. executioner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scorer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tank. water.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gondolier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gondolier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Bekçi, gardiyan, Fars. dîde-bân: Gümrük kolcusu.

2.Hizmetçilere iş bulup yerleştiren kâhya, erkek veya kadın: Kolcuya hizmetçi ısmarlamak (bu mânâsıyle eskimiştir).


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

watchman. guard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bekçilik, gardiyanlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. T.). Kontrol yapan kimse. Ar. murakıp.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Resmin sahne içeriğine bağlı olarak, istenen pozlama seviyesini tespit etmek için iki yöntemden biri kullanılabilir. Merkez Ağırlıklı (Center Weighted) Ölçüm, resmin ortasını kullanır ve bir çok genel çekim için uygundur. Nokta Ölçümü (Spot Metering) özelliğini kullanarak, sahnenin belirli bir noktasını da seçebilirsiniz. Bu durum özellikle, geniş kontrast aralığında fotoğraf görüntülerinde kullanılmak üzere yararlıdır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Işık sadece vizörün merkezindeki “nokta” alanında ölçülür. Pozlama hesaplamasının doğru yapılmasını garantiler. Özellikle zorlu ışık koşullarında kolaylık sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

measurement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Ölçüden geçirilmek (ağırlık hakkında «tartılmak» denilir).

2.mec. İyi düşünülmek, tasarlanmak, mukayese olunmak, takdir ve tahmin edilmek: Karadan önce işin iyice ölçülmesi gerekir.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be measured.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Ölçülmüş.

2.Mutedil, uygun nisbette.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sober. temperate. measured. moderate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

measured. moderate. prudent. careful. continent. demure. dimensional. low key. sober.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carefully calculated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

moderation. continence. temperament. temperance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Mukayese, denge.

2.Düşünce, tahmin, takdir.

3.Tavır, edâ.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

measure. measurement. estimate. evaluation. indication. metage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

computation. measurement. survey. measure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

measurement. measure. measuring. size. scale. quantitative. geometric.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) l. Eli işe yatkın, becerikli, usta. 2.Kendini olduğundan üstün gösteren. 3.Hekimlik taslayan kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

computation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to think sth over carefully. to estimate. to appraise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

standard. criterion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Boy ölçüşmek = İki kişi birbirinin derecesini anlamak için yarışmaya çıkmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Ölçülmemiş, götürü: Ölçüsüz pazarlık olmaz.

2.İtidalsiz, dengesiz.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

measureless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

excess. extravagant. immeasurable. immoderate. unmeasured. measureless. incalculable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

immoderate. measureless. unmeasured. uncalculated. incalculable. careless. haphazard. imprudent. excessive. beyond the measure of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unmeasuredness. incalculableness. haphazardness. imprudence. immoderation. excessiveness. overmeasure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

criterion. standard. canon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

criterion. touchstone. criterion kıstas. mısdak. kriter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

criteria.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oilman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sosyalist düşünceleri olan, sosyalist.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leftist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leftist. lefty. flush left.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long measure. measure of length.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Yola çıkıp giden, misafir, seyyah.

2.Vapur, tren, uçak vs. gibi bir nakil vasıtasında bulunanlar: Bu vapurda yolculara iyi bakıyorlar.

3.Bir yola ve bir seyahata hazırlanmış adam: Ahmed yolcudur.

4.Ümitsiz hasta, ahret yolunu tutmuş adam: Biçare, galiba yolcudur. Yolcu olmak = Yola ve seyahata hazırlanmak. Yolcu çıkarmak = Geçirmek, Osm. teşyî etmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fare. passenger. pilgrim. traveler. traveller. voyager.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

passenger. traveller. goner. traveler.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fare. journeyer. passenger. traveller. viator. voyager.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

baggage. luggage. things.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). Seyahat, sefer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cruising. itinerary. headway. journey. peregrination. travel. trip. voyage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expedition. journey. run. travel. voyage. trip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

journey. tour. travel. voyage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Bir şeyin yüzeyini ölçme ve bu ölçme sonunda beliren miktar, Osm. mesâha-i sathiyye.

Türkçe Sözlük by