Oldu ne demek? | Oldu anlamı nedir? | Oldu

Oldu anlamı nedir?

Oldu ne demek?

Oldu anlamı nedir?

Oldu | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

okay. well. very well. ok.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

İstanbul’un en korkunç depremlerinden biri 14 Eylül 1509’da yaşandı. Sarsıntılar 45 gün sürüp ortalığı harabeye çevirirken deniz dalgaları Galata Surları’nı aşarak şehirde bir tufan görüntüsü yarattı.

Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

homicide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

homicide. murder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

murdering. murder. homicide. manslaughter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Doldurmak işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

filling. backfilling. charge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fill. filling. stuffing. loading. charging. packing. feeding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Boş şeyi dolu hale getirmek, içine bir şey koymak: Testiyi su ile, sandığı eşya ile doldurmak.

2.Bir şeyi bir kabın içine koymak: Bu eşyayı sandığa, zahireyi anbara doldurmalı.

3.Eksik olan şeyi tamamlamak. Osm. iblağ etmek: Verdiğiniz parayı beş yüz liraya doldurduk; daha hesabı dolduramadık.

4.Ateşli silâhlara kurşun ve mermi koyup atılmaya hazırlamak: Tüfeği, topu doldurmak.

5.Kesilmiş hayvanın karnına, kabak ve yaprak gibi bir sebzeye pirinçle üzüm, fıstık vesaire koyup pişirmek, dolma yapmak: Kuzu, hindi, domates doldurmak.

6.Çukur bir yeri taş, toprak, moloz vesaire ile düzeltmek: Orasını dolduracağız.Denizin içine taş ve çimentolu moloz vesaire atarak karaya çevirmek: Sahilin sığlarını doldurup rıhtım yapmalı.İçilecek şeyi kadehe koyup sunmak: Bana bir su, bir limonata doldur. Çile doldurmak =

1.Tam kırk gün inzivada kalıp ibadet etmek.

2.Cefa çekmek. Defter-i Amâli doldurulmak = Günah-kâr olmak. Çukur doldurmak = mec. Ölmek, defnolunmak. Donuna doldurmak = Bir kimse, dışarı çıkmaya vakit bulamayıp donuna etmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fill. charge. load. stuff. complete. write out. choke up. clog. congest. cover in. crowd. glut. infest. infuse. line. replenish. store. throng. top up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charge. fill. imbue. indoctrinate. load. occupy. pervade. store. stuff. to fill. to fill sth up. to fill sth in. to fill sth out. to crowd. to encumber. to urge. to egg sb on. to cram. to stuff. to charge. to load. to pervade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pad. to fill to charge. to load. to fill. to turn sb against sb else. close. congest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Doldurmak işini yaptırmak, doldurmayı temin etmek: Şu testileri kime doldurtacağız?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sth filled or filled out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). içine bir şey konup boşluğu giderilmek, dolu hale getirilmek: Testiler dolduruldu mu? Sabahtan beri su verildiği halde havuz doldurulamadı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). durdurma; gecikme; engel; yolunu kesip soyma, tabanca tehdidiyle soyma; yolun kapanması; (k).dili müşteriden fazla para isteme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

17. yüzyılda Macaristan’ın Sobatzka Kalesi’nin Osmanlı muhafızları çok sevdikleri bir koçu özenle besliyorlardı. İkinci Viyana Kuşatması ile başlayan felaketli devirde kale Almanlar tarafından kuşatıldı. Kurtuluş imkanı göremeyen askerler bir sabah vakti kaleden fırlayarak düşmanı yarıp Budin yoluna doğru yöneldiler. Onlarla beraber fırlayan koç da sahiplerini yalnız bırakmamış iri boynuzları ile önüne çıkan düşman askerini yaralayarak, kendini tutturmadan askerlerle beraber Budin’e gelmişti. Bu gazi ve cengaver koç Budin’de büyük bir şöhret kazandı. Ancak ne yazık ki aynı yılın kurban bayramında kesildi!

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Emr-i vâki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hayli, epeyi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pretty. quite. rather. fairly. well. somewhat. a bit of a. well enough. good. a whale of. a good many. reasonably. spanking. substantially. such. whopping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

comparatively. fairly. goodish. pretty. quite. rather. relatively. some. somewhat. widely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fairly. rather. pretty. to some extent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

until he is almost dead. savagely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Vukua getirmek, vuku buldurmak.

2.Yetiştirmek, hâsıl etmek, vücuda getirmek.

3.Olgun hâle getirmek: Hurmaları oldurmak için eylülde pek sıcak rüzgârların esmesi lâzımdır.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bring sth into being. to ripen. to mature.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Öldürmek işi, katil, (bk.) Öldürmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bloodshed. killing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

killing. murdering. dispatch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Ölümüne sebep olmak.

2.Katletmek.

3.İdam.

4.mec. Sertlik ve katılığı giderip yumuşatmak, kırmak: Salatayı, sebzeyi öldürmek.

5.mec. Çok eziyet etmek, fazlasıyle can sıkmak, kuvvet ve kudretini kesmek: Böyle sözlerle beni öldürmek mi istiyorsun? Sıcak bizi öldürdü.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assassinate. blast. butcher. dispatch. exterminate. fritter. kill. murder. shoot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to kill. to murder. blast. bump off. cut down. to make an end of. gun down. kiss off. knock off. liquidate. martyr. pip. polish off. remove. rub out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have kill (another. to have sb killed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i ).

1.Öldüren, kaatil.

2.Helâk eden.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deadly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deadly. fatal. killing. lethal. mortal. murderous. punishing. suicidal. terminal. virulent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deadly. fatal. killer. murderous. mortal. oppressive. suffocating. murderer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lethality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fatality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Öldürme işine uğramak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be killed. to be murdered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

killed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discoloration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Soluk hâle getirmek: Kuraklık bu çiçekleri soldurdu; Güneş perdeleri soldurdu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discolor. discolour. fade. wither. blanch. decolor. decolorize. decolour. decolourize. etiolate. pale. wear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fade. to cause sb to fade. discolour. pale. wilt. wither.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çektirip kopartmak, söktürmek: Bahçenin otlarını yoldurmalı.

Türkçe Sözlük by