ölme ne demek? | ölme anlamı nedir? | ölme

ölme anlamı nedir?

ölme ne demek?

ölme anlamı nedir?

ölme | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i.). Ölmek işi. (bk.) Ölmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decease.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dying. burton. death. decease.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. alcoolmètre

kim. alkolölçer

1. Sıvılardaki alkol oranını ölçmeye yarayan cihaz.

2.İçilen alkol miktarını ölçmeye yarayan araç.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dividing. divisional. division. partition. splitting. dividing wall. screen. curtain. screening. section. compartment. closet. bay. chamber. fraction. hatch. hatchway. repartition. septum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bay. compartment. division. partition. screen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compartment. partition. screen. splitting. divison. dividing wall. bulkhead. dividing. separation. sectioning. severing. cutting. fission. pitch. side. index. panel. component. parcellation. panelling. cell. stall. pane. cabin. resolution. niche. bo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

division mark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

divide. separate. split. slice. divvy. divvy up. break down. carve up. cleave. parcel. parcel out. partition. portion. reduce. rend. section. segment. sever.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

barge. cleave. dismember. disrupt. divide. rend. section. segment. separate. split. spread. to divide. to dismember. to partition. to carve sth up. to cleave. to separate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

divide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

divided. sectioned. paned. partitioned. checkered. checker-work. cellular. double-bucketed. cantoned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çömlek dediğimiz şeyin aslı ve doğrusudur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Keltçe’den). Taşların üzerine kapak gibi yatırılmış büyük taşlardan meydana gelen taş çağı Abidesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A cromlech.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Cromlech. a prehistoric megalith typically having two upright stones and a capstone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cromlech. dolmen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A megalithic tomb with one large flat stone laid on several upright stones Dolmens were usually originally covered by an earthen hill or barrow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A megalithic chambered tomb, with a large flat stone laid on upright ones.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An older Breton term for a Megalithic tomb from two words dol and men meaning stone table. [arch] Tomb of very large upright stones capped with a massive horizontal slab.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A large boulder resting, typically, on three smaller stones These boulders can range from one ton to many ton monstrosities These constructions are manmade, but who or when is unclear A second style of dolman is glacier created, and is more correctly call

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A stone-age structure consisting of two vertical stones supporting a slab of stone The most well-known dolmens are the 'gateways' at Stonehenge, England. a prehistoric megalith typically having two upright stones and a capstone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tarih öncesi devirde büyük taşlardan yapılmış olan lahit şeklinde abide, dolmen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Order Split)

Girilen bir emrin, orijinal emrin fiyatına eşit ya da orijinal emrin fiyatından daha iyi fiyatlı yeni emirlere bölünmesidir. Emir bölünmesi gerçekleştirildiğinde, bölünen emirlerin toplam miktarının (toplam emir miktarının) ilk miktara eşit veya daha büyük olması zorunludur.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intersect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Yaşamaz olmak, can vermek, hayatı terketmek, vefat.

2.Solmak, yumuşak, pejmürde olmak: Bu çiçekler ölmüş.

3.Kıvamını kaybedip düşmek.

4.Pek fazla sıkılmak, pek şiddetli korku, dehşet, ıztırap ve zahmet çekmek: Korkudan, açlıktan, susuzluktan, meraktan ölüyor.

5.Hükmü kalmamak. Ecelsiz ölmek = Kazaya uğrayıp ölmek. Ölüp ölüp dirilmek = Çok çekmek. Ölür müsün, öldürür müsün? = Tahammül olunamıyacak bir muamele hakkında kullanılır. Senin için, senin yoluna öleyim = Sana fedâ olayım.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kick the bucket. belly up. go belly up. bite the dust. hand in one's checks. hand in one's chips. pay one's debt to nature. go the way of all flesh. gasp one's life out. hop the twig. die. pass away. depart. cash in. choke. conk. croak. cut up. decea.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

die. expire. fall. perish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to die. to wither. to kick the bucket. conk. cop it. expire. to be gathered to one's fathers. go. kick in. lose one's life. to pay one's debt to a nature. pass away. perish. pip. succumb. suffer death. to turn up one's toes. to go the way of all t.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Ebedi hayata erişmiş: Ölmez, bir Cenâb-ı Hak vardır.

2.mec. Çok dayanır, dayanıklı, metin, sağlam: Bu kumaştan ölmez giyecek yapılır. Ölmezoğlu = Metin, sağlam.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amaranthine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

undying. immortal. everlasting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

immortal. undying. eternal. tough. lasting. resistant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to immortalize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Daima hayatta olmak, ölümsüzlük.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

immortality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by