Oluk Oluk ne demek? | Oluk Oluk anlamı nedir? | Oluk Oluk

Oluk Oluk anlamı nedir?

Oluk Oluk ne demek?

Oluk Oluk anlamı nedir?

Oluk Oluk | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

in stream.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quickly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «bölmek» ten)

1.Bölünmüş bir şeyin her parçası, kıt’a, kısım, cüz

2.Pay, hisse, sehim: Beş bölüğe ayırmak.

3.Duvar, çit, perde gibi bir şeyle ayrılmış bina vesaire kısmı, oda, daire: Bu ev dört bölüğe ayrılmıştır.

4.Bir büyük cemaatten ayrılmış cemaat, fırka, takım, taife, hizip, zümre: Toplanan adamlar beş bölük olmuştu, bölük bölük geldiler.

5.Umumiyetle kalabalık, cemaat, sürü, gürûh, fevc: Bir bölük halk geldi. 6.Memleketin bir kısmı, cihet, taraf.Ortadan bölünmüş saçın bir tarafa taranmış kısmı: Saçını iki bölük etmiş.Askerlikte eskiden yüz kişiden mürekkep, şimdi daha kalabalık, bir yüzbaşının kumandasındaki birlik. Filân taburun birinci, ikinci bölüğü, bölük subayları. Bölük ağası = Jandarma ve zabtiye yüzbaşısı. Bölük emini = Bölüğün hesaplarına bakan subay veya assubay. Bölük başı = Yeniçeri ocağında yüzbaşıya eşit subay, eskiden hamalların ileri gelenlerinden biri.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

troop. squad. company.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

company. troop. part. division. group. body. braid saç örgüsü. order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

company. squadron. part. division. subdivision. compartment. group. body. section. troop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in bits. itsy bitsy. scrappy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Daima «çocuk» kelimesiyle beraber kullanılır: Çoluk çocuk = Ev halkı, eş ve çocuklar: Çoluk çocuk sahibi = Ev bark sahibi, aile sahibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

offspring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dikişsiz kap yapılan bütün deri: Bal, pekmez, su doluğu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Gülük.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stupidity. oafishness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İspirto yakan küçük ocak, kamineto.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Üstü açık boru.

2.Damdan inen yağmur sularını toplamak İçin damın kenarına dolaştırılan üstü açık çinko boru, Ar. mîzâb.

3.Yiv, bir şeyin üstünde oyulmuş yol.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trough. gutter. channel. conduit. groove. chute. chamfer. chase. flute. gangway. gouge. gully. gully drain. rabbet. riffle. runnel. slot. spline. throat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

channel. chute. groove. gutter. overflow. hopper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chamfer. chase. conduit. corrugation. furrow. gain. groove. guide. gutter. hopper. rut. trough. eaves trough. flame. chute. slide. sluiceway. sluice. raceway. race. channel. flute. gorge. canal. cannelure. fluting. undulation. flume. tunnel. runway. hollo

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in stream.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) Oyulmuş yolları olan, yivli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grooved. channeled. corrugated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

corrugated. grooved. fluted. chamfered. gorged. chased. slit. channeled. serrated. cabled. undulated. splined. striated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Palyaçonun işi. 2.Tavır ve daşranışta komiklik.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Nefes, teneffüs: Soluk almak, vermek. Soluk soluğa = Nefes nefesine, dar nefes alarak, fevkalâde acele ile. Soluk aldırmadan = Nefes almaya vakit bırakmaksızın, pek acele ile. Soluğu kesilmek = Artık tâkati kalmamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Rengini atmış, parlaklığı kaçmış, pejmürde: Soluk gül, çiçek, kumaş, yüz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pale. colorless. colourless. dull. faint. faded. pasty. ashy. cadaverous. pallid. sallow. sick. sickly. wan. washy. watery. breath. breathing. exhalation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breath. dingy. faint. ghastly. pallid. puff. sickly. wind. pale. faded. withered. panting. a short time. while.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dim. dimmed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breathe. respire. rest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to breathe. to take a rest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pale complexioned. waxen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

windpipe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breathtaking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

out of breath.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breathless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Geniş ve rahat nefes almak, rahatlanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to take a long deep breath. to have a rest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to take a breather. to rest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breathless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parts of speech.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

which can carry tons.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tüyleri yolunmuş.

Türkçe Sözlük by