Oman ne demek? | Oman anlamı nedir? | Oman

Oman anlamı nedir?

Oman ne demek?

Oman anlamı nedir?

Oman | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Arap yarımadasında Umman ülkesi. Gulf of Oman Umman körfezi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). aşın derecede ingiliz ve ingillere hayranlığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr ). Parlamento tutumuna aykırı veya karşı olan.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kitap falı; bilhassa Kitabı Mukaddes'le kitap falı açma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kitap toplama merakı bibliomaniac s., i. kitap meraklısı, kitap koleksiyonu yapan, kitap delisi; i. kitaba tutkun kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Bibliyomanisi olan kimse.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. bibliomane

kitap düşkünü

Hastalık derecesine varan kitap sevgisi olan kimse.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Hastalık derecesine varan kitap sevgisi, kitap düşkünlüğü, kitap deliliği.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. bibliomanie

kitap düşkünlüğü

Kitap düşkünü olma durumu.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). iskambil falcılığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (çoğ -women) kadın başkan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (çoğ -women)., (ing). hizmetçi kadın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). el falı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). kleptomania.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

1930`larda Oscar Dominguez`in (1906-1958) Gerçeküstücülük akımının otomatizm kavramından yola çıkarak oluşturduğu teknik. Bu teknikte boya kalın bir fırçayla ince bir kâğıdın üstüne sıçratılır ve kurumadan ikinci bir kâğıtla yavaşça sürtülerek gelişigüzel dağılması sağlanır. Daha sonraları Ernst tarafından yağlı boyaya uygulanan bu tekniğin en önemli özelliği, yapıtın ön tasarımsız oluşturulmasıdır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hastalık derecesinde içki iptilası, ayyaşlık, dipsomani. dipsomaniac (i). içkiye müptelâ kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

DIRAĞMAN (i.) (Arapça «tercüman» dan çıkma, Fransızca dragoman’dan). Tercüman, dil uşağı. Eskiden Avrupa’nın Türkiye’deki elçiliklerinin tercümanları. (bk.) Drogman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kambur, tümsekli, fırlak.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. dragoman

çevirmen

Konuşmayı bir dilden başka bir dile çeviren kimse.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An interpreter; so called in the Levant and other parts of the East. an interpreter and guide in the Near East; in the Ottoman Empire in the 18th and 19th centuries a translator of European languages for the Turkish and Arab authorities and most dragomans

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

an interpreter and guide in the Near East; in the Ottoman Empire in the 18th and 19th centuries a translator of European languages for the Turkish and Arab authorities and most dragomans were Greek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (çoğ. mans veya men) Orta Doğu'da tercüman, rehber.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

ELEKTROMAGNETİK (i. Y. fizik). Elektromanyetizması olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

electromagnetic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

electromagnetic. electromagnetics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

electromagnetic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

electromagnetic force.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

ELEKTROMAGNETİZMA (i. Y. fizik). Elektrik akımının kendi civarında manyetik bir alan meydana getirmesi vasfı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (psik.) aşırı şehvetperestlik, erosallık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). başkalfa kadın: jurinin kadın başkanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

photo romance. photo love story.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

photonovel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iyi bir aileden gelen kadın, hanımefendi, kibar kadın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fal bakma, remil atma. geomancer i. falcı. geoman'tic s. falcılığa ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. i. denizcilik).

1.Zincir kullanılmadığı devirlerde gemi demirinin bağlı olduğu halat.

2.120 kulaçlık uzunluk ölçüsü.


Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), Greko-Romen hususiyeti olan; (güz.) (san.) Yunan tesiri altında kalmış Roma sanatı; spor grekoromen .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ata iyi binen kadın. hort. kıs. horticulture.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(çoğ .-women) i. kadın akraba.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cleptomaniac. kleptomaniac.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kleptomania.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cleptomania. kleptomania.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hırsızlık illeti, kleptomani kleptomaniac i. hırsızlık hastası, kleptoman.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kıbrıs’ın meşhur bir cins kıymetli şarabı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Bir kısım ortaklarının yönetime karışmak hakkı olmayan, sadece koydukları sermaye nlsbetlnde sorumlu olan ticaret şirketi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

limited partnership. commandite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commandite partnership.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commandite company. limited partnership. partnership in commendam.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sleeping / dormant / silent partner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(1. Portekizce’den).

1.Müstakil çalışan ve hususi vazifeler gören, az sayıda görevliden kurulu askert teşekkül, çete, akıncı asker.

2.Bir komando birliğindeki görevlilerin her biri.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commando.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commando.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

megalomaniac.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

megalomaniac.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Büyüklük, kendini büyük görme hastalığı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. mégalomani

tıp büyüklük hastalığı

Kendini olduğundan daha büyük ve önemli görme, gösterme hastalığı.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., psik. büyüklük kuruntusu, megalomani. mega lomaniac i. büyüklük veya büyük şeyler delisi, megaloman.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb yalnız bir konu hakkında saplantı ile kendisini gösteren akıl hastalığı, sabit fikir, saplantı; delice merak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. sabit fikir delisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Musiki delisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Musiki deliliği.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. narkotik tiryakiliği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ölülerle haberleşerek fala bakma; sihirbazlık, büyücülük. necromancer i. büyücü, sihirbaz. necroman'tic s. büyücülük yapan; büyü kabilin- den; şaşılacak, harikulade.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Lat.

adlar dizgesi

Belli bir alan için bağlayıcı olan adlandırmaların bütünü.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (tıb.) kadınlarda hastalık şeklinde cinsel ilişki arzusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. rüya vasıtasıyle falcılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. divan; arkasız minderli iskemle; fitilli bir çeşit ipekli veya yünlü ipekli kumaş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. (çoğ. -mans) Osmanlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

detective story.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eskiden hastalığa karşı kullanılan baharatlı top; karanfil içine batırılmış elma veya portakal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ateşe bakma suretiyle falcılık. pyromantic s. bu çeşit falcılığa ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kasten yangın çıkarma deliliği, piromani, pyromaniac i. piroman.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

comic strip. strip cartoon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.).

1.Çok uzun hikâye.

2.Roma dili ve kültürü ve bu tarzla ilgili.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

novel. fiction. rom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

novel. romance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Of or pertaining to Rome, or the Roman people; like or characteristic of Rome, the Roman people, or things done by Romans; as, Roman fortitude; a Roman aqueduct; Roman art.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Of or pertaining to the Roman Catholic religion; professing that religion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Upright; erect; said of the letters or kind of type ordinarily used, as distinguished from Italic characters.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Expressed in letters, not in figures, as I., IV., i., iv., etc.; said of numerals, as distinguished from the Arabic numerals, 1, 4, etc.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A native, or permanent resident, of Rome; a citizen of Rome, or one upon whom certain rights and privileges of a Roman citizen were conferred.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Roman type, letters, or print, collectively; in distinction from Italics. a typeface used in ancient Roman inscriptions a resident of modern Rome an inhabitant of the ancient Roman Empire of or relating to or characteristic of Rome ; 'Roman architecture';

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fiction. novel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a resident of modern Rome. an inhabitant of the ancient Roman Empire. a typeface used in ancient Roman inscriptions. relating to or characteristic of people of Rome; 'Roman virtues'; 'his Roman bearing in adversity'; 'a Roman nose'. of or relating to or c

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Commonly refers to the upright version of a face within a font family, as compared to the italic version.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A type face or type style in which the characters are upright Compare italic and oblique.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

CITIZEN OF ROMAN EMPIRE Rome was the seat of world power Rome had conquered the known world at the time of Christ A Roman citizen had rights in any of its conquered providences For example, a roman citizen had rights in Judea because it was a providence o

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The unmodified version of a typeface, with no bold or italics applied.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An upright, normal-weight typeface, whether serif or sans-serif, oldstyle or modern. the opposite of italic; also used as opposite of boldface, but not at GTS.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Term used to describe letters written in an upright style, as differentiated from an Italic style.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An upright letter, as opposed to a sloped, or italic, letter The term also describes a style of type based upon Italian manuscript hands of the fifteenth century.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Noun A citizen of the Ancient Roman Empire, or of such Also a citizen of modern Rome, or of such. type term.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The Latin alphabet Also used to describe any plain, upright letter Back to top.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Referring to a font; upright and perpendicular to the baseline to top.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

AD 43 - c 410. indicating a three-suiter;.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A typeface, widely used in printing It is characterised by the presence of serifs on the letters, and by the vertical lines being slightly thicker than the horizontal lines. type which is not italic or bold, e g like this.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

novel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. Roma'ya veya Romalılara ait; Roma mimarisine ait; gen. k.h. Latin harflerine ait; i. Romalı; gen. k.h. Latin harfleri; çoğ. Kitabı Mukaddeste Resul Pavlus'un Romalılara yazılmış mektubu. Roman candle havan maytabı. Roman Catholic Katolik. Roman

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Fr. gerçek kişi veya yerlerin uydurma isimlerle gösterildiği roman.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. aşk macerası; romantik aşk; romantiklik; çekicilik, cazibe; maceraperestlik; aşk destanı; macera romanı; ortaçağla ilgili şövalyelik efsanesi; martaval; müz. romans; f. macera romanı yazmak; romantik hikâye söylemek veya yazmak, hayali düşünceler

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. Latince kökenli (İtalyanca, İspanyolca, Fransızca gibi).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Roman yazarı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

novelist. novel-writer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

novelist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

novelist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

novel writing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Fr.). Roman gibi olan.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. ortaçağ Roman mimari üslubuna ait, Roman; i. Roman mimari tarzı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who adheres to Romanism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fictionalization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

romance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

romance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a New Testament book containing an exposition of the doctrines of Saint Paul; written in AD 58.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. bir aşk ilişkisiyle ilgili; romantik; romana benzer, hayali. romantically z. romantik olarak. romanticism i. romantizm. romanticist i. ro- mantik kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.).

1.Klasik kaidelerden kurtulmuş, daha çok duyguya önem veren san’at akımına mensup.

2.Bu karakterde olan eser, insan vs.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

romantic. poetic. poetical. escapist. dreamy. starry-eyed. romanesque. romantic. romanticist. poet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

romantic. romanticist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

romantic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

romanticism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Batı musikisinde klasik devreyi tâkib eden ekol.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Neoklasik Türk musikisi, Hacı Arif Bey ekolü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Fr.). XVIII. yüzyıl sonunda başlayan ve hislere fazlaca yer veren edebiyat çığırı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

romanticism. romance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

romanticism. the romantic movement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

romanticism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. Çingene; Çingene dili; s. Çingenelere ait; Çingeneceye ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi. coğrafya). Balkanların kuzeydoğusunda bir Latin ülkesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rumanian. roumanian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

romania. romanian. rumania.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Rumania.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Roumania.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Romen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Romanian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Rumanian. of Rumania.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Ülke

Coğrafi Verileri

Konum: Güneydoğu Avrupa’da, Karadeniz kıyısında, Bulgaristan ile Ukrayna arasında yer alır.

Coğrafi konumu: 46 00 Kuzey enlemi, 25 00 Doğu boylamı.

Haritadaki konumu: Avrupa.

Yüzölçümü: 237,500 km².

Sınırları: toplam: 2,508 km.

sınır komşuları: Bulgaristan 608 km, Macaristan 443 km, Moldova 450 km, Yugoslavya 476 km, Ukrayna (kuzey) 362 km, Ukrayna (doğu) 169 km.

Sahil şeridi: 225 km.

İklimi: Ilıman.

Arazi yapısı: Orta kısımda yer alan Transilvanya Havzası, Moldova Ovasından Karpat Dağları ile ayrılır.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Karadeniz 0 m.

en yüksek noktası: Moldoveanu 2,544 m.

Doğal kaynakları: petrol, kereste, doğal gaz, kömür, tuz, demir, işlenebilir arazi, hidro enerji.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %41.

daimi ekinler: %3.

Otlaklar: %21.

Ormanlık arazi: %29.

Diğer: %6 (1993 verileri).

Sulanan arazi: 31,020 km² (1993 verileri).

Doğal afetler: Depremler, heyelanlar.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 22,364,022 (Temmuz 2001 verileri).

Nüfus artış oranı: %-0.21 (2001 verileri).

Mülteci oranı: -0.6 mülteci/1,000 nüfus (2001 tahmini).

Bebek ölüm oranı: 19.36 ölüm/1,000 doğan bebek (2001 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 70.16 yıl.

Erkeklerde: 66.36 yıl.

Kadınlarda: 74.19 yıl (2001 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 1.35 çocuk/1 kadın (2001 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.02 (1999 verileri).

HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 7,000 (1999 verileri).

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 350 (1999 verileri).

Ulus: Romen.

Nüfusun etnik dağılımı: Romen %89.5, Macar %7.1, Roma 1%.8, Alman %0.5, Ukraynalı %0.3, diğer %0.8 (1992).

Din: Romanya Ortodoksları %70, Roma Katolikleri %3, Diğer Katolikler %3, Protestanlar %6, inançsız %18.

Diller: Romence, Macarca, Almanca.

Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler.

Toplam nüfusta: %97.

erkekler: %98.

kadınlar: %95 (1992 verileri).

Yönetimi

Ülke adı: Romanya.

Yönetim biçimi: Çok Partili Cumhuriyet.

Başkent: Bükreş.

İdari bölümler: 40 bölge ve 1 belediye; Alba, Arad, Arges, Bacau, Bihor, Bistrita-Nasaud, Botosani, Braila, Brasov, Bucuresti, Buzau, Calarasi, Caras-Severin, Cluj, Constanta, Covasna, Dimbovita, Dolj, Galati, Gorj, Giurgiu, Harghita, Hunedoara, Ialomita, Iasi, Maramures, Mehedinti, Mures, Neamt, Olt, Prahova, Salaj, Satu Mare, Sibiu, Suceava, Teleorman, Timis, Tulcea, Vaslui, Vilcea, Vrancea.

Bağımsızlık günü: 1881 (Türkiye’den).

Milli bayram: Birleşme Günü (Romanya ile Transilvanya’nın), 1 Aralık (1918).

Anayasa: 8 Aralık 1991.

Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: ACCT, AG (Avustralya Grubu), BIS (Uluslararası İmar Bankası), BSEC (Karadeniz Ekonomik İşbirliği), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), CE (Avrupa Konseyi), CEI (Orta Avrupa Girişimi), EAPC (Avrupa - Atlantik Ortaklık Konseyi), EBRD (Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası), ECE (Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu), Avrupa Birliği, FAO (Tarım ve Gıda Örgütü),


Ülke by

Türkçe - İngilizce Sözlük

romanian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Rumanian. Rumanian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. satıcı kadın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

historcal novel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Hun imparatoru Mete’nin babası.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Oğuz Han’ın babası.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

toxicomaniac.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

toxicomania.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çıkıntısı olan (Ertuğrul Gazi’nin ilk yeri bu adla anılır).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. toman (iran parası).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bol ve kısa iç donu.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. lâle yetiştirrneye aşırı merak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. Turkoman.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Türkmen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çamaşırcı kadın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. women) kadın; kadın cinsi; kadınlık; metres; k.dili eş, karı. the little woman A.B.D., k. dili kadın, karı, eş. woman hater kadın düşmanı. woman suffrage kadınların oy kullanma hakkı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kadınlık, kadınlar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kadın gibi; kadınsı, kadın tavırlı. womanishly z. kadınca tavırlar takınarak. womanishness i. kadınlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kadınlaştırmak, kadınsı hale getirmek, k.dili zamparalık etmek, kadınlarla düşüp kalkmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kadınlar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kadın gibi; kadına yakışır. womanliness i. kadına yakışma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. yeomen)s. savaş gemisinde katiplik eden küçük rütbeli subay;(eski) köy ağası, toprak sahibi; küçük çiftçi; s. bahriye subayı ile ilgili. yeoman service sadakatle hizmet. yeomanly s. sadakatle yapılan büyük hizmete dair;cesur.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. köy ağaları, küçük toprak sahipleri; İng. (eski) çiftçilerden meydana gelen gönüllü süvari alayı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by