ömer ne demek? | ömer anlamı nedir? | ömer

ömer anlamı nedir?

ömer ne demek?

ömer anlamı nedir?

ömer | Dream Meanings


İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - İslam Devleti’nin II. Halifesi Ömer b. Hattab. Dünya durdukça adaletinden dolayı ondan bahsedilecek. Cennetle müjdelenmiştir. Hak ile Batılı çok iyi ayırt edebilen bir alim olduğu için Ömeru’1-Faruk adını almıştır.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f), (i). toplamak, bir araya getirmek, yığmak;(i). toplama; (jeol). volkanik parçaların bir araya toplanması. agglomera'tion (i). toplama; yığın; bir araya toplanmış şeyler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). astronom.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ. kadınların jimnastik yaparken, ata binerken v.b.'nde giydikleri bir çeşit şalvar; kısa şalvar gibi don.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., mad. haddehane, demirci ocağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Avustralya yerlilerince silah olarak kullanılan ve ileri doğru fırlatılınca geri gelen eğri bir değnek; ortaya atanın aleyhine dönen durum veya plan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). gelen kimse; katılan kimse; (k).dili geleceği parlak olan şey veya kimse istikbal vaat eden şey veya kimse. all comers müracaat eden herkes butün katılanlar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «civân-merd» den gaar). Eli açık, ikramcı, kerem sahibi: Nekes ile cömerdin hesabı bir yere çıkar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

generous. bounteous. big-hearted. liberal. munificent. openhanded. bighearted. bountiful. flush. freehanded. freehearted. handsome. large handed. open handed. profuse. ungrudging. unsparing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bounteous. chivalrous. free. generous. handsome. liberal. munificent. openhearted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

generous. liberal. munificent. bounteous. bountiful. charitable. free. free handed. good. handsome. princely. profuse. propitious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Elinde olanı harcayan, eli açık. 2.Başkalarına yardımdan kaçınmayan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

liberally. with open hands.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). El açıklığı, sahâvet, cûd.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bounteousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bounty. generosity. liberality. munificence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

generosity. liberality. munificence. benevolence. bounty. chivalry. largesse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). küme halinde toplanmış; (i). küme; (tic). holding; (jeol). yığışım, konglomera (taş cinsi).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). karışık birikinti, birbirinden ayrı unsurlardan meydana gelen yığın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). müşteri. a tough customer (k).dili çetin kimse, geçinilmesi zor adam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bu inanç ve görüşün nereden kaynaklandığı bilinmiyor. Güya devekuşu başını kuma gömünce düşmanlarını ve gelecek tehlikeyi görmez, onun için de rahatlarmış. Güney Afrika’da 80 sene boyunca yapılan gözlemlerde böyle bir olay görülmemiştir. Hiçbir devekuşu kafasını kuma gömmeye teşebbüs etmemiştir. Zaten bunu yaparlarsa boğulacakları da kesin.

Her ne kadar beyinleri gözlerinden küçük olsa da, kuş dünyasının en akıllılarından olmasalar da, devekuşları kendilerini gizlemek için başlarını kuma gömecek kadar da aptal değillerdir. Bu görüntünün asıl nedeni devekuşu yavrularının yırtıcı hayvanlarım saldırılarına karşı açık ve korumasız olmalarıdır. Onlar yetişkin devekuşları gibi hızlı koşup kaçamazlar. Bir tehlikeyi sezdiklerinde aniden kendilerini bulundukları yere bırakarak, hareketsiz kalıp çevreye uyum sağlayarak düşmanlarının dikkatlerinden kaçtıklarını ümit ederler.

Anne devekuşları bazen bütün vücutlarını, kanallarını da açarak toprak üzerine yatırırlar ve yavrularını güneşin kavurucu etkisinden korumaya çalışırlar. Ayrıca devekuşlarının dinlenirken boyun kaslarını rahatlatmak için veya çok sık olmasa da uyurken bazen bu pozisyonu aldıkları biliniyor. Hatta bir görüşe göre, bu pozisyonda kafalarını yere dayayıp düşmanlarının ayak seslerini dinledikleri de ileri sürülüyor.

Daha yumurtadan çıkar çıkmaz erişkin bir tavuk büyüklüğünde olan devekuşu yavrularının uzun boyunları genellikle bej rengindedir ve üzerlerinde siyah çizgiler vardır. Bu renklerle ot renkleri ve gölgeleri karışarak iyi bir kamuflaj imkanı sağlar. Bu durumda otların aralarına başlarını soktuklarında vücutları görünürken boyun ve baş kısımları görülmez. Görülmeyen başın kuma gömülmüş gibi insanlar tarafından algılanmasının nedenlerinden biri de bu olabilir.

Bu tip uçamayan büyük kuşların başlarını kuma gömme gibi aptalca bir savunma sistemine zaten ihtiyaçları yoktur. İşitme ve görme duyuları son derecede iyidir. Boylarının da avantajı ile çevreyi çok iyi gözleyebilirler. Düşmanı diğer av adaylarından önce sezebilirler.

Üç metrelik boylarına ve 100 - 150 kilogramlık ağırlıklarına rağmen saatte 50 kilometre hızla koşabilirler. Köşeye sıkıştıklarında ise kolay teslim olmazlar. Çok seri ve kuvvetli tekme atabilirler, uzun boyunları sayesinde düşmanı yaklaştırmadan mücadele edebilirler.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. sentetik kauçuk gibi elastik bir madde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. midesine düşkün kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kümelenmiş, yığın halinde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., bot. çiçek kümesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yuvasına dönen güvercin; beysbol tam kale koşusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eski Yunan şairi Homer (Omiros).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. Homer ve şiirlerine ait. Homeric laughter kah kaha.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. içeri gelen kimse veya sey; muhacir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (kim.) izomer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (kim.) izomerili. isom'erism (i.) izomeri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. i sos: eşit, meros: kısım) (kimya). Birbiriyle izomerili olan cisimlere «aralarında izomeri var» denir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

isomerism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. kimya). Kendilerini meydana getiren maddeler aynı olduğu halde moleküllerinin yapısı yüzünden ayrı hususiyetler taşıyan cisim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Yığışma.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. conglomérat

jeol. yığışım

Molozların çimento durumuna dönüşmesiyle oluşan kütle.


Yabancı Kelime by

Genel Bilgi

Köpekler, çevrelerine yakın yerlere, ihtiyaçları olacak yiyecekleri gömerek, besinlerini depolarlar. Bu, insanlar tarafından istifçilik veya besin depolama olarak adlandırılır. Ev hayvanları arasında sadece köpekler, kemiklerini gömmeye eğilimi olan hayvanlardır. Vahşi hayatta yaşayan kurtlar, yakaladıkları küçük avları, daha sonra kullanmak üzere gömerler. Evcil köpekler ise kemiklerini gömdükten sonra onunla ilgilenmez, yani daha sonra çıkarıp, kullanmaz ve unuturlar. Evde yaşayan köpekler de gıdalarını koltuk araları, halı veya elbiselerin altına vs. saklar ve koku yardımıyla tesadüfen bulmazlarsa, unuturlar. Demek oluyor ki, evcil köpekler gömme işlemini besin ihtiyaçlarını garanti altına almak için yapmamaktadırlar. Bu, tamamen vahşi hayattan kalma bir içgüdüdür.

Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) geç gelen veya geç kalan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i.yanlış isim, isimde hata; yanlış isim kullanma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yeni gelmiş kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s.,i. Prusya eyaletlerinden Pomeranya'ya ait; i. Pomeranya halkından biri; Pomeranya kopeği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Doğru, katışıksız güçlü kimse.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. taklak, perende; f. taklak atmak, perende atmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., anat. sapan kemiği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by