On ne demek? | On anlamı nedir? | On

On anlamı nedir?

On ne demek?

On anlamı nedir?

On | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime:

Türkçe Sözlük

(si.). Dokuzdan sonra gelen sayı. Ar. aşere, Fars. dih. 10: On kişi, on gün on bir, on iki. Yüz on, beş yüz on yedi. Mübalağa gösterir: On kere söyledim, (askerlik) Onbaşı = (bk.) Onbaşı. Onda bir = Bir şeyin on kısımdan biri. On parmak = iki el. On parmağım yakasındadır = Hakkımı isterim. On parmağı kara, on parmağında on kara — İftira atan, namussuz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yüze gelen taraf, ileri: Evin önü, kapının önü. 2. Gelecek zaman: Önümüz kıştır. 3. Cephe, alın: Bir binayı güzelleştiren önüdür. 4. Bir şeyin, bilhassa bir binanın karşısında bulunan açıklık ve meydan: Kışlanın önü geniş olmalıdır. 5. İleri taraf: Onü arkası. 6. Baş taraf, en ileri veya en yukarı kısım: Askerin önü. 7. Huzur, nezd: Önüne götürdüler. Ne yüzle önüne çıkacaksın? 8. Yüz tarafına ve ileriye gelen, önde bulunan, ileri: Ön taraf, ön dişler, ön bahçe, ön kapı. Öne, önde, önce, önden: ileriye, ileride, ileriden: Öne düştü, önde durdu. Önce gidiyordu, önden geçti. 9. İleri, gelecek: Önümüzde bir küçük yaz daha vardır. Onünü ardını bilir = İhtiyat sahibi, saygılı. Önünü almak = Olmasını engellemek, durdurmak. Önayak = Teşvikçi. Önüne bakmak = Mahcup olup cevap vermemek. Öne çıkmak = Aranmaksızın bulunmak, rasgelmek. One düşmek = 1. Rehberlik etmek, sevketmek. 2. Kovalamak, takip etmek. Önünü kesmek = Engel olmak, sed çekmek. Öne gelmek = 1. Tesadüf etmek, rasgelmek: Önüne gelen herkese sataşıyor. 2. Takaddüm etmek, başta bulunmak. Öndeki = 1. Başta, ilerde bulunan: Öndeki kimdir? 2. Gelecek, ilerdeki, müstakbel: Önümüzdeki ay otuz bir gündür.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ten. ten. deca-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ten.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The general signification of on is situation, motion, or condition with respect to contact or support beneath At, or in contact with, the surface or upper part of a thing, and supported by it; placed or lying in contact with the surface; as, the book lies

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To or against the surface of; used to indicate the motion of a thing as coming or falling to the surface of another; as, rain falls on the earth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Denoting performance or action by contact with the surface, upper part, or outside of anything; hence, by means of; with; as, to play on a violin or piano.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Hence, figuratively, to work on one's feelings; to make an impression on the mind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

At or near; adjacent to; indicating situation, place, or position; as, on the one hand, on the other hand; the fleet is on the American coast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In addition to; besides; indicating multiplication or succession in a series; as, heaps on heaps; mischief on mischief; loss on loss; thought on thought.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Indicating dependence or reliance; with confidence in; as, to depend on a person for assistance; to rely on; hence, indicating the ground or support of anything; as, he will promise on certain conditions; to bet on a horse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

At or in the time of; during; as, on Sunday we abstain from labor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See At.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

At the time of, conveying some notion of cause or motive; as, on public occasions, the officers appear in full dress or uniform.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Hence, in consequence of, or following; as, on the ratification of the treaty, the armies were disbanded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Toward; for; indicating the object of some passion; as, have pity or compassion on him.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

At the peril of, or for the safety of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

By virtue of; with the pledge of; denoting a pledge or engagement, and put before the thing pledged; as, he affirmed or promised on his word, or on his honor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To the account of; denoting imprecation or invocation, or coming to, falling, or resting upon; as, on us be all the blame; a curse on him.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In reference or relation to; as, on our part expect punctuality; a satire on society.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Occupied with; in the performance of; as, only three officers are on duty; on a journey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Forward, in progression; onward; usually with a verb of motion; as, move on; go on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Forward, in succession; as, from father to son, from the son to the grandson, and so on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In continuance; without interruption or ceasing; as, sleep on, take your ease; say on; sing on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Adhering; not off; as in the phrase, 'He is neither on nor off,' that is, he is not steady, he is irresolute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Attached to the body, as clothing or ornament, or for use.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In progress; proceeding; as, a game is on. in operation or operational; 'left the oven on'; 'the switch is in the on position' planned or scheduled; 'the picnic is on, rain or shine'; 'we have nothing on for Friday night' indicates continuity or persisten

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ten.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

with a forward motion; 'we drove along admiring the view'; 'the horse trotted along at a steady pace'; 'the circus traveled on to the next city'; 'move along'; 'march on'. indicates continuity or persistence or concentration; 'his spirit lives on'; 'shall

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Used in the context of general equities Conjunction that denotes trade execution /indication, usually during a pre-opening look 'Looks 6 on 6000 shares at opening ' See: for/at.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Used in the context of general equities Conjunction that denotes trade execution /indication, usually during a pre-opening look 'Looks 6 on 6000 shares at opening ' See: for/at.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A city in Egypt, east of the Nile and about twenty miles north of Memphis, also called Heliopolis It was the center of sun worship for priest. , prep w dat or acc , on, upon, in, within, into, among, during, at, about, for, according to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A state of being That is, being 'on' trail means you have seen hash marks that were made by the hares.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Line: Connected to a Node on a server. prep: on, in 4,6,6,7,8.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Slang: makeable; Slang: onside; favorably located.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A debt, obligation, or favor A burden.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Old Norse. makable;. prep on [OE on].

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Use automatic time stepping Default: No automatic time stepping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A designation that a bet is working on a particular roll.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Being.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

front. fore. frontal. anterior. forward. initiative. precursory. preliminary. front. face. fore. presence. ante-. pre-. pro-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fore. forward. front. frontal. preliminary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

front. preliminary. front part of. space in front of. foremost. forefront.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

edat üzerinde, üstünde üstüne; yanında; kenarında; tarafında, de; ile; esnasında, zarfında; hakkında; halinde. on the alert tetikte, uyanık. on the contrary aksine, bilakis. on the offensive hücum halinde. on the whole genellikle, her şeyi hesaba katarak

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z., s. üzerinde, üstünde, ileriye, ileride; bir düziye, aralıksız; vuku bulmakta; s. giyilmiş, çıkmamış; İng., argo olması muhtemel; makbul; i. kriket oyununda vurucunun bulunduğu saha tarafı. off and on kesintili and so on filan, v.s., v.b. on and on

İngilizce - Türkçe Sözlük by