önder ne demek? | önder anlamı nedir? | önder

önder anlamı nedir?

önder ne demek?

önder anlamı nedir?

önder | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i.). Büyük işlerde, önayak olan, lider, şef.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leader. captain. pioneer. bellwether. cock. pole star.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leader. shepherd. chief lider. şef.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leader. chief. cock n. cock of the walk. commander. head man. manuduction. protagonist. spirit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Bir davada, fikri siyasi bir harekette önde giden, önayak olan, kitleyi idare eden kimse, lider, şef. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

speedy dispatch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) ağırlık yönünden eşitlemek; eşit olmak, denk gelmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

return.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to send back.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Ucuna bir şey takılan uzun sopa, sırık: Mızrak, bayrak, sancak gönderi. Mavnacı gönderi = Mavnayı yürütmek için kıyıya veya suyun dibine dayadıkları sırık.

2.Çift sürerken öküzleri dürttükleri, ucu iğneli, uzun sopa, üvendire.

3.(denizcilik) Gemide sancak çekmek için kıç tarafa dikilmiş direk.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pole. flagstick. flagstaff. shaft.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pole. flagstick. flagstaff. shaft. mast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flag-staff. flag staff. flagstaff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consignment. despatch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sender.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yol lanmak, Osm. irsâl olunmak: Bu mal, dış ülkelere gönderilecektir. Bu kitap bana ahbabın biri tarafından gönderildi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be sent to. to be dispatched.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transfer. transmission.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Göndermek işi ve tarzı: Gece vakti haber göndermiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transmitting. sending. forwarding. consignment. conveyance. reference. shipping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dismissal. dispatch. transmission. transportation. sending. reference.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dispatch. dispatching. expedition. forwarding. reference. sending. shipping. transmittal. shipment. traffic. conveying. mailing. transmitting. consignment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (ası I Türkçe’de geri dönmek ve eğrilmek demek olan gönmek fiilinin müteaddtsidir). Yollamak, salmak, Osm. irsâl, isbâl, ba’s etmek: Babama bir mektup, bir hediye gönderdim. Oğullarını okula gönderiyor. Haber, selâm göndermek; ileri göndermek: Sürmek, öne geçirmek. İçeri göndermek = Sokmak, ithal etmek. Geri göndermek = Red ve iade etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

send. send away. dispatch. consign. forward. address. bundle off. conjure away. expedite. freight. order away. refer. relegate. remit. route. send forth. send off. send out. ship. ship off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

send. send away. dispatch. consign. forward. address. bundle off. conjure away. expedite. freight. order away. refer. relegate. remit. route. send forth. send off. send out. ship. ship off. discharge. dismiss. emit. flash. transmit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

send. to send. to dispatch. to send away. to see off. to deliver. to delegate. to transmit. to expedite. to refer. to consign. to send in. to forward. despatch. relegate. send out. ship. ship off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yollatmak, İrsâl ettirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sth sent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. tartıya gelmez, ağırlığı olmayan, ölçülemez; i. önceden etkisi ölçülemeyen bir yan sebep.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leadership. captainship. captaincy. lead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leadership. lead öncülük. liderlik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leadership. being a leader. manuduction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Gerçek önd(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. zihninde tartmak, düşünmek, düşünüp taşınmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çok ağır; kütle halinde, masif; cansız, can sıkıcı; zihin yorucu. ponderos'ity, ponderousness i. ağırlık, siklet. ponderously z. cansız, sıkıcı bir şe kilde; ağır ağır.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ağır çekmek; baskın gelmek, ağır basmak, galip gelmek; hâkim olmak. preponderance, -cy i. çoğunluk, üstünlük. preponderant s. ağır basan, baskın gelen, hâkim, galip. preponderantly z. üstün şekilde, çoğunlukla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to banish. to exile. relegate. transport.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., elek. radyo sinyaline cevap veren radyo vericisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f., s. tansık, harika, mucize; acibe; keramet; şaşkınlık, hayret; f. şaşmak, hayret etmek; hayran olmak; tereddüt etmek; merak etmek; düşünmek,ölçünmek; s. mucize kabilinden.wonder at şaşmak. wonder if merak etmek. do wonders mucizeler yaratmak. for

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hayretler içinde kalmış; hayran.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. harikalar yaratan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hayret verici, harikulade, fevkalade; şaşılacak, garip; k.dili. şahane. wonderfully z. fevkalade olarak; şaşılacak bir şekilde. wonderfulness i. şaşılacak hal; fevkaladelik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. harikalar diyarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hayret, şaşkınlık; harika, harikulade şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., z. ötedeki; ötede.

İngilizce - Türkçe Sözlük by