Onus ne demek? | Onus anlamı nedir? | Onus

Onus anlamı nedir?

Onus ne demek?

Onus anlamı nedir?

Onus | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yük, görev, külfet. onus probandi huk. ispat etme görevi, kanıtlama zorunluğu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

CD ve DVD biçimlerinden gelen dijital ses verilerini, amplifikasyon için analog sinyallere dönüştüren Dijital Sinyal İşleme (Digital Signal Processing – DSP) tekniği. Bu teknik, orijinal kaydın özelliklerini koruyarak geniş bir dinamik aralığa sahip yüksek kaliteli ses sunar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

DVD yazılımında resimler, 8 bit çözünürlükte MPEG-2 teknolojisi kullanılarak kodlanmıştır. Sony DVD oynatıcılar bunları 10 bite dönüştürerek, dijital görüntüdeki suni ayrıntıları en aza indirir ve resim geçişlerini orijinal film master’indeki daha benzer şekilde oluşturur.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Analog sinyalleri dijital biçime dönüştüren yüksek performanslı bir IC Yongası. Elde edilen dijital veriler, Dijital Sinyal İşleme (Digital Signal Processing – DSP) teknikleriyle işlenebilmektedir. Modern IC yongaları, 1 bit teknolojisine dayanmaktadır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inaugural speech. opening speech.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

introductory speech. opening discussion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

En yüksek ses kalitesini sağlamak için hassas dijital voltaj darbelerini, dengeli akım darbelerine dönüştürür.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

HiFi terminolojisinde aşağı dönüştürme genellikle Çoklu kanal karışımını alıp daha az kanal sayısıyla tekrar oynatmak anlamına gelir. Örneğin bir 5,1 karışımı, A/V amplifikatör kullanılarak stereoda tekrar oynatılabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

ATRAC (Uyarlamalı Dönüşüm Akustik Kodlama-Adaptive Transform Acoustic Coding), MiniDisc’lerde kullanılmak üzere Sony tarafından geliştirilmiş bir veri sıkıştırma işlemidir. Yalnızca insan kulağı tarafından algılanabilecek ses bileşenleri kaydedilir ve bu sayede 64 mm’lik diske 80 dakikalık yüksek kaliteli stereo ses kaydedilmesine olanak sağlanır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Sony ATRAC sıkıştırma sistemini kullanarak, 30 müzik CD’sine eşit bir alana sahip ATRAC CD oluşturabilirsiniz. Tek bir CD-R/-RW üzerinde sakladığınız müziğinizi uyumlu bir CD çalarda çalabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Cep telefonlarının kullanıldığı bir ”walkie-talkie” servisi olarak tanımlanır. Bas Konuş hücresel şebeke üzerinden bire bir ve grup konuşmalarını mümkün kılar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ikramiye, fazladan ödenen bir meblağ, prim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb). klonüs, ihtilaç. clonic (s). klonüse ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Dijital kodları, işitsel analog sinyallere çeviren bir IC Yongasıdır. Modern IC yongaları, 1 bit teknolojisine dayanmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Az ısı açığa çıkararak, yüksek düzeyde dengeli, yüksek güçlü Doğru Akım (DC) voltajları oluşturmada kullanılan bir elektronik yöntem. Bu özellik, mükemmel bir çıkış kafa alanı sağlayacak şekilde en iyi amplifikatör performansı sunar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Geri gelme. Osm. avdet, rücû: Hac dönüşümde Kudüs’ten geçmek emelimdir; tiyatrodan bu kadar erken dönüşünüze bir mânâ veremedim, (bk.) Dönme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

return. turning. return. turn. comeback. rotation. spin. swing. return journey. way back. facing. gyration. regress. regression. rev.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

comeback. cycle. return. rotation. turn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cycle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. gramer) Faili ile mefûlü bir olan fiil, mütavaat: Sevinmek, gezinmek, takınmak gibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reflexive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reflexive. rotational.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reflexive verb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conversion. mutation. transformation. regressive assiilation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conversion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bir şekil veya halden başka bir şekil veya hale girmek. Osm. tahavvül etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transform. change. turn into. turn to. grow. be transformed into. shade into. convert. expand. pass. resolve. return to. shade. shade off. shade off into. turn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convert. degenerate. mutate. turn. to change. to transform. to turn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to turn into. to be transformed into. to mutate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conversion. transformation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conversion. transformation. mutation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) Gezinip aramak, araştırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transform. transform. convert. turn into. turn to. coke. reduce. resolve. translate. transmute. transubstantiate. turn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convert. transform. turn. to change/turn. to convert. to transform.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convert. transform.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transformer. converter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transforming. converting. convertor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

converter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transmutation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Değişme, başka bir hale girme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transformation. transmutation. mutation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transformation. conversion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transform. transformation. conversion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. biyoloji) (y. k.). Osm. istihâle ve tahavvül etme nazariyesi. Lamarck’ın ortaya attığı ve Darwin’in geliştirdiği nazariye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rotative. rotatory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alternate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alternately.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dönerken, dönüşte: Kalemden dönüşün size uğrarım.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. elektrik akımı geçirildiğinde kas veya sinirde meydana gelen değişiklik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Bir enerji biçiminin diğerine dönüşmesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

outward and inward.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. psikoloji) (y. k ). Libido tesiri altında görülen içe kapanış.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Dünyadaki 6 milyar kişinin konuştuğu 3000’den fazla dil vardır ama dünya nüfusunun yarısı bu dillerden yalnızca 15’ini konuşmaktadır. En çok sayıda insanın konuştuğu dil ise Çin’deki Mandarin dilidir. Yazı dili bütün Çin’de aynı olmasına rağmen halkın yüzde 70’i Mandarin dilini konuşur ve kuzeyde oturan bir kişi güneydekinin konuştuğunu anlamaz.

Afrika’da 1000’e yakın dil konuşulmaktadır fakat l milyondan çok kişinin konuştuğu dillerin sayısı 30’u geçmez. Hindistan’da 800’den fazla dil konuşulmaktadır. Hatta bu kalabalık ülkede, her 12 kilometre gittikçe lisanın değiştiği söylenmektedir.

Genetik bilimi, insanlığın dünyanın belli bir noktasında, çok büyük bir olasılıkla Yakın Doğu’da doğarak yayıldığı ve dünya üzerindeki iki toplum coğrafi olarak birbirinden ne kadar uzaksa genetik yapılarının da o kadar farklı olduğu düşüncesini doğrulamaktadır. Örneğin Çin, Japon gibi doğu milletleri genetik olarak birbirlerine, Avrupalılar ise Kuzey Afrikalılara, Ortadoğululara ve Hintlilere daha yakındırlar.

Dünyanın bu genetik haritası ile konuşma lisanlarının yayılışı paralellik gösterir. Teoriye göre milattan önce 7500 yıllarında tarımın başlaması ve hayvancılığın gelişmesi ile birlikte Yakın Doğu’dan Avrupa’ya, Kuzey Afrika’ya ve Hindistan’a büyük göçler olmuştur. Bu büyük göç dalgaları üç ana dil gurubunun oluşmasına yol açmışlardır.

Diller arasındaki akrabalığa, bir başka deyişle dillerin tarihsel oluşumuna dayanan bu sınıflandırmada, ortak bir kökenden kaynaklandıkları varsayılan diller aynı öbeğe konulmuştur. Çelişkili olmalarına ve tam tatminkar açıklaması yapılamamasına rağmen bu üç dil grubu şunlardır: (1) Hint-Avrupa dilleri, (2) Ural-Altay dilleri, (3) Hami-Sami dilleri.

Türk dilleri Ural-Altay ailesinin Altay öbeğindedir. Büyük dil öbeklerinin dışında sınıflandırılmalarına rağmen Kore, Japon ve Eskimo dilleri de bu aileden gösterilir. Hami-Sami dillerinin en belirgin örneği Arapça’dır. Çin-Tibet ve Kafkasya dilleri, Avustralya, Afrika ve Amerika yerli dilleri bu ana sınıflandırmanın dışındadırlar.

Diller ayrıca dilbilgisi yapılarına göre de dört sınıfa ayrılır: (1) Kelimelerin kısa kısa, ek almadan, cümle içindeki yerlerine göre anlam yüklendikleri diller (Çin, Vietnam, vb.); (2) Zaman, kişi, olumsuzluk gibi tüm durumların fiilin köküne ek gelmesiyle türetilen diller (Türkçe); (3) Dilbilgisi bağlantılarının fiil kökünde değişiklik yapılarak ifade edildiği diller (Hint-Avrupa, Hami-Sami); (4) Sözcüklerle ekler birleştirilerek bir cümlenin tek sözcüğe dönüştürüldüğü diller (Eskimo). Örneğin Eskimo dilinde “takusariartorumagaluarnerpa” kelimesi “onun bununla uğraşmaya gerçekten niyetli olduğunu sanıyor musunuz” anlamına gelir.

Dünyadaki bütün dillerin tek ortak yanı, en çok kullanılan kelimelerin, daha az kullanılanlara göre az sayıda harfle yazılmaları, yani daha kısa olmalarıdır. Ayrıca hemen hemen bütün lisanlarda vücudun kısımlarının ve organlarının isimlerinin bir çoğu kısa kelimelerle ifade edilir. Türkçe’deki baş, bel, kaş, göz, kas, dil, diş, el, kol, saç, aya, ten, diz, kan, boy, bel, kıl, vb. gibi.

Lisanın zenginliğinde milletlerin yaşadığı ortamın ve kültürün etkisi vardır. Eskimo’lar ata, sadece at demekle yetinirken Türklerde atın cinsine, yaşına, rengine göre değişik isimleri vardır. Ancak bizler de ‘kar’a sadece kar derken Eskimo dilinde karı ve yağışını tanımlayan 32 kelime vardır.

Hayvanlara sesleniş bile dillere göre değişir. Bir İngiliz tavuğunu “bili-bili” diye çağırırsanız anlamaz. İngilizler tavuğu “çak-çak” (chuck), Finliler “fibi-fibu” diye çağırırlar ama hemen hemen bütün dillerde tavuğu kovalama sesleri birbirlerine benzer; kış-kış, kuş-kuş, kş-kş, kiş-kiş...


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Dünyadaki 6 milyar kişinin konuştuğu 3000’den fazla dil vardır ama dünya nüfusunun yarısı bu dillerden yalnızca 15’ini konuşmaktadır. En çok sayıda insanın konuştuğu dil ise Çin’deki Mandarin dilidir. Yazı dili bütün Çin’de aynı olmasına rağmen halkın yüzde 70’i Mandarin dilini konuşur ve kuzeyde oturan bir kişi güneydekinin konuştuğunu anlamaz.

Afrika’da 1000’e yakın dil konuşulmaktadır fakat 1 milyondan çok kişinin konuştuğu dillerin sayısı 30’u geçmez. Hindistan’da 800’den fazla dil konuşulmaktadır. Hatta bu kalabalık ülkede, her 12 kilometre gittikçe lisanın değiştiği söylenmekledir.

Genetik bilimi, insanlığın dünyanın belli bir noktasında, çok büyük bir olasılıkla Yakın Doğu’da doğarak yayıldığı ve dünya üzerindeki iki toplum coğrafi olarak birbirinden ne kadar uzaksa genetik yapılarının da o kadar farklı olduğu düşüncesini doğrulamaktadır. Örneğin Çin, Japon gibi doğu milletleri genetik olarak birbirlerine, Avrupalılar ise Kuzey Afrikalılara, Ortadoğululara ve Hintlilere daha yakındırlar.

Dünyanın bu genetik haritası ile konuşma lisanlarının yayılışı paralellik gösterir. Teoriye göre milattan Önce 7500 yıllarında tarımın başlaması ve hayvancılığın gelişmesi ile birlikte Yakın Doğu’dan Avrupa’ya, Kuzey Afrika’ya ve Hindistan’a büyük göçler olmuştur. Bu büyük göç dalgaları üç ana dil gurubunun oluşmasına yol açmışlardır.

Diller arasındaki akrabalığa, bir başka deyişle dillerin tarihsel oluşumuna dayanan bu sınıflandırmada, ortak bir kökenden kaynaklandıkları varsayılan diller aynı öbeğe konulmuştur. Çelişkili olmalarına ve tam tatminkar açıklaması yapılamamasına rağmen bu üç dil grubu şunlardır:

(1) Hint-Avrupa dilleri, (2) Ural-Altay dilleri, (3) Hami-Sami dilleri.

Türk dilleri Ural-Altay ailesinin Altay öbeğindedir. Büyük dil öbeklerinin dışında sınıflandırılmalarına rağmen Kore, Japon ve Eskimo dilleri de bu aileden gösterilir. Hami-Sami dillerinin en belirgin örneği Arapça’dır. Çin-Tibet ve Kafkasya dilleri, Avustralya, Afrika ve Amerika yerli dilleri bu ana sınıflandırmanın dışmdadırlar.

Diller ayrıca dilbilgisi yapılarına göre de dört sınıfa ayrılır:

(1) Kelimelerin kısa kısa, ek almadan, cümle içindeki yerlerine göre anlam yüklendikleri diller (Çin, Vietnam, vb.);

(2) Zaman, kişi, olumsuzluk gibi tüm durumların fiilin köküne ek gelmesiyle türetilen diller (Türkçe);

(3) Dilbilgisi bağlantılarının fiil kökünde değişiklik yapılarak ifade edildiği diller (Hint-Avrupa, Hami-Sami);

(4) Sözcüklerle ekler birleştirilerek bir cümlenin tek sözcüğe dönüştürüldüğü diller (Eskimo). Örneğin Eskimo dilinde “takusariartorumagaluarnerpa” kelimesi “onun bununla uğraşmaya gerçekten niyetli olduğunu sanıyor musunuz” anlamına gelir.

Dünyadaki bütün dillerin tek ortak yanı, en çok kullanılan kelimelerin, daha az kullanılanlara göre az sayıda harfle yazılmaları, yani daha kısa olmalarıdır. Ayrıca hemen hemen bütün

lisanlarda vücudun kısımlarının ve organlarının isimlerinin bir çoğu kısa kelimelerle ifade edilir. Türkçe’deki baş, bel, kaş, göz, kas, dil, diş, el, kol, saç, aya, ten, diz, kan, boy, bel, kıl, vb. gibi.

Lisanın zenginliğinde milletlerin yaşadığı ortamın ve kültürün etkisi vardır. Eskimo’lar ata, sadece at demekle yetinirken Türklerde atın cinsine, yaşına, rengine göre değişik isimleri vardır. Ancak bizler de ‘kar’a sadece kar derken Eskimo dilinde karın ve yağışını tanımlayan 32 kelime vardır.

Hayvanlara sesleniş bile dillere göre değişir. Bir İngiliz tavuğunu “bili-bili” diye çağırırsanız anlamaz. İngilizler tavuğu “çak-çak” (chuck), Finliler “fibi-fibu” diye çağırırlar ama hemen hemen bütün dillerde tavuğu kovalama sesleri birbirlerine benzer; kış-kış, kuş-kuş, kş-kş, kiş-kiş...


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

Hava kirliliğini azaltmak için otomobil gibi motorlu araçlara takılan araç. Makineden çıkan egzos gazı dönüştürücüden geçirilir, dönüştürücü kimyasal reaksiyonları hızlandırarak, birleşim atmosfere salınmadan önce, çevreyi kirleten kimi maddelerin başka maddelere dönüştürülmesini sağlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.).

1.Konma tarzı.

2.(coğrafya) Bir yerin, çevresi içindeki vaziyeti. 3.(askerlik) Birliklerin, bütün ihtimaller göz önünde tutularak yerleştirilmesi şekli.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

placing. arrangement. location. disposition. deployment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Konuşmayı seven.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

talkative. chatty. communicative. articulate. conversational. forthcoming. gabby. garrulous. glib. gushy. loquacious. talky. vocal. voluble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

communicative. talkative. voluble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

talkative. loquacious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

communicativeness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

talkativeness. locacity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deploy. to deploy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Görüşme, dostluk.

2.Mükâleme, müsâhabe, sohbet: Konuşması tatlı bir adam.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

speech. spoken. talking. talking. speaking. talk. chat. conversation. speech. address. allocution. causerie. delivery. discourse. harangue. interlocution. oration. spiel. utterance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conversation. speech. talk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conversation. speech. talk. speaking. lecture. discussion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

speech defect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lallophobia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

elocution. rhetoric.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Mobil cihazlarda, şarj edilebilir bataryanın tam olarak dolduğu andan, tükenene kadar hiç durmadan görüşme yapıldığında geçen süredir. Bu süre, en başta baz istasyonuna yakınlık olmak üzere çeşitli nedenlerle değişiklik gösterebilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lecturer. speaker. debater. orator. talker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

orator. speaker. talker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

speaker. lecturer. announcer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Düşünceleri sözle İfade etmek.

2.Düşünceleri herhangi bir vasıtayla anlatmak: Flama ile konuşmak. Dilsizler el işaretiyle konuşur.

3.Görüşmek; sohbet, yârenlik etmek.

4.Tanışmak: Onunla hiç konuşmadık.

5.Komşu olmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

confab. pipe up. have speech with. speak. talk. have a talk. have a talk with. bespeak. chin. confabulate. discourse. parley. reason. talk to smb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

confab. pipe up. have speech with. speak. talk. have a talk. have a talk with. bespeak. chin. confabulate. discourse. parley. reason. talk to smb. converse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to talk. to speak. to communicate. to converse. to chat. to talk with each other. to discuss. to talk about. to be on friendly terms with. to be on speaking terms with. to be eye-catching.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make speak. to draw sb out. to play very well.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get sb talk. to allow sb to talk with. to make sb talk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Konuşma fiiline mevzû olmak: O İş hakkında şimdi konuşulmaz, bu akşam konuşulacaktır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be discussed. to be spoken about. to be mentioned. to talk. to converse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Sadece papağan ve muhabbet kuşları değil, üzerinde uğraşıldığında kargalar, kuzgunlar, saksağanlar ve sığırcıklar da konuşabilirler. Hatta bir kaç kelime söyleyebilen serçe ve kanaryalar bile kayıtlara geçmiştir.

Aslında bu, kuşların yaptıkları konuşma değil, sesleri ezberlemeleri ve taklit etmeleridir. Her insan ağzı ile konuşur ama konusabilmeyi sağlayan asıl organ beyindir. Beyinde oluşan düşünceler daha sonra dilimize ve dudaklarımıza aktarılır. Hayvanlar bu nedenle konuşamaz. Papağan ve benzeri kuşların yaptıkları da konuşma değil, mükemmel bir ses tınısı ezberi ve tekrarıdır.

Kuşların ses organlarının memeli hayvanlardan çok farklı olarak gırtlakta değil de göğüs kafeslerinin dibinde, karın boşluğunun derinliklerinde yer alması kuşların bu ses taklit özelliklerini daha anlaşılmaz bir hale getirmektedir. Ses organlarının bu yeri dolayısıyla tavuk, ördek gibi bazı kuşgiller kafaları kesildikten sonra da ötmeye devam ederler.

Bu ses taklit yeteneği bazı kuşların doğasında vardır. Tabiatla içice yaşarken diğer kuşların seslerini taklit edebilmeleri sayesinde onlarla daha iyi iletişim kurabilmişler ve çevreye daha iyi uyum sağlayabilmişlerdir.

Konuşma denilince ilk akla gelen kuş olan papağanlar Avrupa’ya ilk olarak Büyük İskender tarafından Hindistan’dan getirilmişlerdir. Papağanlar arasında en iyi konuşan tür olan Afrika Papağanları’nın gelişi ise daha sonradır. Muhabbet kumarı 19. yüzyılın ortalarında Avustralya’dan Avrupa’ya getirilmişlerdir. Papağanlar insan isimleri, selam, emir ve soru sözcüklerini öğrenmekten hoşlanırlar. Bir papağan 500-600 kelime öğrenebilir. Zamanla bazı kelimeleri unutur ve yerine yeni kelimeler öğrenir.

Papağanların insan seslerini ve hayvanların bağırışlarını son derece benzeterek taklit etme ve parmaklarını kullanabilme yeteneklerine rağmen çok gelişmiş bir tür oldukları söylenemez. Uzmanlara göre papağanlar, ruhsal bakımdan kargagillerden daha az gelişmişlerdir.


Genel Bilgi by

Teknolojik Terim

Analog sinyalin, bir dijital video kamera ile dijital sinyale dönüştürülmesine olanak sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the said. person or thing being talked. assessment roll. point at issue. talk. text.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

informal conversation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. devamlı kas kasılması; biyol. bir uyarıya cevap olarak kasların kasılma yeteneği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

ES alıcımız gelen sinyali farklı bir çıkış sinyaline dönüştürebilir. Bu şekilde, yalnızca TV’nize bir bağlantı gerekir (HDMI™/ Komponent).

Teknolojik Terim by