Opt ne demek? | Opt anlamı nedir? | Opt

Opt anlamı nedir?

Opt ne demek?

Opt anlamı nedir?

Opt | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

f. seçmek; karar vermek. opt out çekilmek, vaz geçmek, yapmamaya karar vermek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). kabul etmek, edinmek, benimsemek ; evlât edinmek. adoption (i). kabul , benimseme; evlatlığa kabul etme, evlât edinme adoptive (s). evlâtlığa kabul eden veya edilen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Kuş ile sürüngen arası bir hayvan fosili.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). optik ilminin ışınların aynalara vurarak kırılması ile uğraşan dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (çoğ)., (zool). uçan memeliler; yarasalar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i).(çoğ)., (zool). kınkanatlılar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kınkanatlı, kınkanatlılar takımına ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). üyelerin oyu ile teşkilât üyeliğine seçmek; tayin etmek, atamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Kıpti, Mısır asıllı Hıristiyan. Coptic (s)., (i). Kıpti; (i). Kıpti dili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu optik bağlantı, optik Dijital giriş/çıkışa sahip diğer HiFi bileşenlere kayıpsız dijital iletim sağlamak için kullanılır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu optik bağlantı, optik Dijital girişe sahip diğer HiFi bileşenlere kayıpsız dijital iletim sağlamak için kullanılır.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). merceklerin ışığı kırma kuvvetinin ölçü birimi, diyopter.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). merceklerin ışığı kırmaları ile ilgili bilim dalı. dioptric(al) (s). bu bilimle ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Merceklerin veya optik sistemlerin güç birimi. Diyoptri, bir metrelik bir odak uzaklığı olan bir merceğin gücü demektir.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). helikopter.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Tepesindeki büyük pervane sayesinde dikine iniş ve çıkış yapabilen, havada olduğu yerde durabilen uçak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chopper. helicopter. copter. whirlybird. eggbeater.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chopper. helicopter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

helicopter. chopper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chopper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heliport.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pad.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Günümüz taşıtları içinde en çok yönlü ve şaşırtıcı olanı helikopterdir. Üç boyutta da hareket edebilmesi, hemen hemen her yere gidebilmesi nedenleri ile uçaklarla yapılamayan birçok özel görevlerde de kullanılabilirler. Ancak helikopterlerin uçma mekanizmaları uçaklara göre oldukça karışık, üretim maliyetleri de daha yüksektir. Helikopterleri uçaklardan ayıran önemli özellikler, havada asılı durabilmeleri, kendi eksenleri etrafında dönebilmeleri ve geri geri uçabilmeleridir.

Uçaklarda gerekli gücü motor sağlar ama asıl havada kalabilmelerini sağlayan kanatlarıdır. Helikopterlerde ise havada kalmayı sağlayan motora bağlı pervanelerdir. Onları bir çeşit dönen kanat olarak düşünebiliriz. Bir helikopterde iki veya daha fazla kanat olabilir.

Kanatlara hafif bir açı verilip, ana motor çalıştırılınca, dönen kanatlar helikopteri kaldırmaya çalışır. Yerde iken sorun yoktur ama havalanınca helikopterin gövdesi, pervanenin dönüş yönünün tersine dönmeye başlar. İşte burada bu hareketi durdurabilecek ilave bir güce ihtiyaç vardır.

Bu ilave gücü sağlamanın en kolay yolu, dönüş yönüne dik ilave bir pervane koymaktır. Buna kuyruk rotoru denilir. Kuyruk rotoru aynen uçak pervanesi gibi bir itiş gücü yaratır ve helikopterin gövdesinin dönmesini dengeleyerek sabit kalmasını sağlar.

Kuyruktaki pervaneyi döndüren ayrı bir motor yoktur. Hareketini ana motordan bir şaft ile alır ve altındaki dişli kutusu vasıtası ile dönmesi gereken devirde döner. Helikopterleri tam olarak kontrol edebilmek için ana ve kuyruk pervanelerinin ayarlanabilir olmaları gerekir. Kuyruk pervanesinde kanatların eğimlerinin, yani açılarının ayarlanması ile helikopterin kendi ekseni etrafında dönebilmesi sağlanır.

Ana pervane ise çok önemlidir. Yükseklik değiştirmeyi, ileri ve geri gitmeyi, dönmeyi o sağlar. Bunun için de inanılmaz derecede dayanıklı olması gerekir. İşin asıl sırrı ise ana pervanenin dönen kanatlarının eğiklik açılarının bir tam tur süresince değişmesidir.

Helikopterlerin havada hareketsiz kalabilmeleri için pervanelerin açıları da sabit olmalıdır. Bu açıları tüm kanatlarda aynı anda değiştirmekle alçalma ve yükselme sağlanır. Kanatlar arkaya geldiklerinde açıları büyük, öne geldiklerinde daha küçük ise ileri doğru hareket, tersi durumda da geriye doğru hareket sağlanır.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Günümüz taşıtları içinde en çok yönlü ve şaşırtıcı olanı helikopterdir. Üç boyutta da hareket edebilmesi, hemen hemen her yere gidebilmesi nedenleri ile uçaklarla yapılamayan birçok özel görevlerde de kullanılabilirler. Ancak helikopterlerin uçma mekanizmaları uçaklara göre oldkça karışık, üretim maliyetleri de daha yüksektir. Helikopterleri çaklardan ayıran önemli özellikler, havada asılı durabilmeleri ve geri geri uçabilmeleridir.

Uçaklarda gerekli gücü motor sağlar ama asıl havada kalabilmelerini sağlayan kanatlarıdır. Helikopterlerde ise havada kalmayı sağlayan motora bağlı pervanelerdir. Onları bir çeşit dönen kanat olarak düşünebiliriz. Bir helikopterde iki veya daha fazla kanat olabilir.

Kanatlara hafif bir açı verilip, ana motor çalıştırılınca, dönen kanatlar helikopteri kaldırmaya çalışır. Yerde iken sorun yoktr ama havalanınca helikopterin gövdesi, pervanenin dönüş yönünün tersine dönmeye başlar. İşte burada bu hareketi durdurabilecek ilave bir güce ihtiyaç vardır.

Bu ilave gücü sağlamanın en kolay yolu, dönüş yönüne dik ilave ir pervane koymaktır. Buna kuyruk rotoru aynen çak pervanesi gibi bir itiş gücü yaratır ve helikopterin gövdesinin dönmesini dengeleyerek sabit kalmasını sağlar.

Kuyruktaki pervaneyi döndüren ayrı bir motor yoktur. Hareketini ana motordan bir şaft ile alır ve altındaki dişli kutusu vasıtası ile dönmesi gereken devire döner. Helikopterleri tam olarak kontrol edebilmek için ana ve kuyruk pervanelerinin ayarlanabilir olmaları gerekir. Kuyruk pervanesinde kanatların eğimlerinin, yani açılarının ayarlanması ile helikopterin kendi ekseni etrafında dönebilmesi sağlanır.

Ana pervane ise çok önemlidir. Yükseklik değiştirmeyi, ileri ve geri gitmeyi, dönmeyi o sağlar. Bunun için de inanılmaz derecede dayanıklı olması gerekir. İşin asıl sırrı ise ana pervanenin dönen kanatlarının eğiklik açılarının bir tam tur süresince değişmesidir.

Helikopterlerin havada hareketsiz kalabilmeleri için pervanelerin açıları da sabit olmalıdır. Bu açıları tüm kanatlarda aynı anda değiştirmekle alçalmave yükselme sağlanır. Kanatlar arka arkaya geldiklerinde açıları büyük, öne geldiklerinde daha küçük ise ileri doğru hareket, tersi durumda da geriye doğru hareket sağlanır.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kanatlı böceklerin bir alt sınıfı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ., zool. zarkanatlılar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. pulkanatlılar familyası. lepidopterous s. bu familya ile ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ. dantel gibi dört kanadı olan böcekler takımı, sinirkanatlılar. neuropteral, neuropterous s. sinir kanatlılara özgü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. istek belirten; i., gram istek kipi, dilek kipi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. göze veya görme duyusuna ait; göz ilmine ait; i., k.dili göz; çoğ. optik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. optikle ilgili; göz veya ışık vasıtasıyle işleyen; görme duyusuna yardım eden; görme duyusuna ait. optical illusion gözün yanılması. optically z. optik vasıtalarla; gözle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gözlükçü, dürbüncü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. fizik). Konu olarak ışığı alan ilim kolu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

optical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

optics. optical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

optical. optics. visual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

optics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

optical reader.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

optical reader.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Sony DVD oynatıcılarda İki set analog ses çıkışı terminalinin yanı sıra, koaksiyel ve optik dijital ses terminalleri bulunur. Bunlar, her türlü MPEG-2/Dolby® Digital işlemciyle kalite kaybına yol açmayan bağlantılar kurulmasına izin verir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Optik Vizör, LCD ekranın zor görülebildiği parlak güneş ışığı altında ya da düşük aydınlatma koşullarında kullanılır. Güç tüketimini azaltmak için LCD’nin yerine de kullanılabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Döner çok açılı objektif, çok sayıda yaratıcı çekim açısına izin verdiğinden, kendi fotoğraflarınızı ve zor fotoğrafları çekmeyi kolaylaştırmaktadır. Optik vizör, aşırı aydınlık koşullarda LCD ekranın zor görüldüğü durumlarda fotoğraf çerçevesinin belirlenmesini sağlar. Vizör, güç tüketimini azaltmak için LCD’nin yerine de kullanılabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Optik zoom, uzaktaki nesneleri net ve ayrıntılı yakın çekimler için büyütür. Görüntü kalitesi, resmin orta kısmını büyüterek resmin genelinde ayrıntı ve çözünürlük kaybına neden olan dijital zoom’dan üstündür.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Basma düğme ile objektifin odak uzunluğunu değiştirerek optik zoom yapmanızı sağlar.

Teknolojik Terim by

Yabancı Kelime

Fr. optimal

ekon. ve mat. en uygun

“En iyi, en uygun, en yüksek” anlamlarında kullanılan bir söz.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

optimal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Best or most favorable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Pertaining to a trajectory, path, or control motion, one that minimizes or maximizes some quantity or combination of quantities such as fuel, time, energy, distance, heat transfer, etc This optimum condition, or path, is commonly calculated by a type of m

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

That mechanism which results in the greatest net gain for the designated economic agent The seller's net gain might be defined in terms of the speed with which the good is sold or the total price received. the algorithm that produces the best results The

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

optimal , optimum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

optimal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Best or most favorable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Pertaining to a trajectory, path, or control motion, one that minimizes or maximizes some quantity or combination of quantities such as fuel, time, energy, distance, heat transfer, etc This optimum condition, or path, is commonly calculated by a type of m

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

That mechanism which results in the greatest net gain for the designated economic agent The seller's net gain might be defined in terms of the speed with which the good is sold or the total price received. the algorithm that produces the best results The

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

optimal , optimum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., fels. dünyada her şeyin iyiliğe hizmet ettiğini ileri süren kuram; iyimserlik. optimist i. iyimser kimse, optimist kimse. optimistic s. iyimser. op- timistically z. iyimserlikle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. optimiste

iyimser

Genellikle her düşünce ve işi iyi olarak değerlendiren.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

optimist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who holds the opinion that all events are ordered for the best.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who looks on the bright side of things, or takes hopeful views; opposed to pessimist. a person disposed to take a favorable view of things.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

optimist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

1 One who puts his shoes on when a speaker says, 'Now in conclusion ' 2 He goes into a restaurant without any money, expecting to pay for the meal with the pearl he'll find in an oyster 3 Someone who sets aside two hours to do his income tax return 4 A pe

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person who while falling from Eiffel tower says in midway 'See, I am not injured yet '.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person who starts taking bath if he accidentally falls into a river.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person who while falling from Eiffel tower says in midway 'See I am not injured yet '.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Someone who sets aside 2 hours to do his income tax return.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person who starts taking a bath if he accidentally falls into a river. a person disposed to take a favorable view of things.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

optimist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who holds the opinion that all events are ordered for the best.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who looks on the bright side of things, or takes hopeful views; opposed to pessimist. a person disposed to take a favorable view of things.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

optimist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

1 One who puts his shoes on when a speaker says, 'Now in conclusion ' 2 He goes into a restaurant without any money, expecting to pay for the meal with the pearl he'll find in an oyster 3 Someone who sets aside two hours to do his income tax return 4 A pe

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person who while falling from Eiffel tower says in midway 'See, I am not injured yet '.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person who starts taking bath if he accidentally falls into a river.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person who while falling from Eiffel tower says in midway 'See I am not injured yet '.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Someone who sets aside 2 hours to do his income tax return.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person who starts taking a bath if he accidentally falls into a river. a person disposed to take a favorable view of things.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. optimisation

mat. en uygun duruma getirme

Mümkün olan en iyi duruma getirme.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. en iyi şekilde kullanmak, en çok istifade etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. optimisme

fel. iyimserlik

1. Genellikle her düşünce ve işi iyi olarak değerlendiren bir tutum veya kişilik özelliği. 2.Her şeyi en iyi yanından gören, her durumda iyi bir çıkış yolu uman dünya görüşü.

3.İnsanlığın ilerlemesine, bütün durum ve şartların iyiye gideceğine inanan öğretilerin genel adı.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. L. coğrafya). Sıcaklık, nem, ışık gibi çeşitli şartların en uygun durumu.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. optimum

uygun değer

Bir amaca ulaşabilmek için bir değişkenin alabileceği en elverişli, en iyi durum.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

optimum. optimal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

optimum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

most favorable condition or greatest degree or amount possible under given circumstances most desirable possible under a restriction expressed or implied; 'an optimum return on capital'; 'optimal concentration of a drug'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

optimum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A state that is the best fit for the current situation, the top of the local fitness landscape All minor changes make the solution worst.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The level of an abiotic factor or condition in the environment within the tolerance range at which a species or population can function most efficiently or with the greatest positive effect to its physiological or reproductive fitness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The 'optimum' attitude mode for the Microlab-1 spacecraft refers to the periods of time when the plane of its orbit is face-on to the sun This is optimum with regard to power, since the solar panels can continuously face the sun It's not optimal with resp

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

optimal , optimum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. en uygun durum; biyol. herhangi bir organizmanın büyümesi için elverişli ısı, ışık, nem, yer ve gıda gibi şartlar, optimum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. seçme, tercih; oy; seçme hakkı veya yetkisi; seçilecek şey, şık; tic. seçme, satın alma veya başkasına bırakma hakkı. option day cevap günü. have an option on a thing belirli bir sürede bir şeyi almaya veya reddetmeye hakkı olmak. option to purcha

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. zorunlu olmayan, isteğe bağlı. optionally z. ihtiyari olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gözün görüş alanını ölçmeye mahsus alet. optometrist i. görme bozukluğunu ölçen gözlükçü. optometry i. görme bozukluğunu ölçme mesleği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Öpmeye zorlamak veya izin vermek: Kimseye elini öptürmez.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to let sb kiss oneself or sb else. to have sb kiss sb. to have sb kissed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to let sb kiss oneself or sb else. to have sb kiss sb. to have sb kissed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ. düzkanatlılar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. bir organın öne veya aşağı doğru düşüklüğü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. özet halinde olan; bir konuyu aynı yönden ele alan. Synoptics i., (çoğ.) Matta, Markos ve Luka incilleri. synoptically z. özet halinde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Toplu olarak.

2.Büyük ölçüde.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wholesale. bulk. gross. total. collectively. in the lump. in bulk. by wholesale. wholesale. en bloc.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mass. wholesale. collectively. in all. completely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wholesale. bulk. direct sale. en masse. by the gross. in gross. in bulk. in the lump. volume business.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Wholesale Market)

Alıcıları önceden belli olan veya olmayan, belli bir miktarın üzerindeki hisse senedi işlemlerinin Borsa’da güven ve şeffaflık ortamında organize bir piyasada gerçekleşmesini sağlayan pazardır.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Perakendecilere topluca mal satan tüccar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wholesaler. jobber. packer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wholesaler. wholesale dealer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wholesaler. wholesale. wholesale dealer / trader / merchant. bulk supplier. wholesale dealer. wholesale establishment. large merchant. quantity buyer. salesman. wholesale trader.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wholesaling. being a wholesaler. wholesale trade / commerce / business.

Türkçe - İngilizce Sözlük by