Orak ne demek? | Orak anlamı nedir? | Orak

Orak anlamı nedir?

Orak ne demek?

Orak anlamı nedir?

Orak | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i.).

1.Tırpanın küçüğü: Bu orak hiç kesmiyor.

2.Ekin biçme, hasat: Köylüler şimdi orakla meşguldür.

3.Hasat vakti, mevsimi: Orakta ödemek üzere borç aldım. Orakböceği = Ağustos böceği. Orakkuşu = Orak böceğinin büyüceği, çırtlak, ocak çekirgesi, çırçır, çırlak bunun çeşitleridir.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sickle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hook. sickle. reaping hook. sickles.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sickle. reaping hook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Ekin biçme zamanı, hasat. 2.Ekin biçme aracı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anorak. windcheater. wind cheater.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anorak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

windcheater.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a kind of heavy jacket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anorak , parka , windbreaker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (A. «bork» tan bude, F. «bore» den borak suretinde Avrupa lisanlarına da geçmiştir) (kimya). Alçıtaşı, tenkâr madeni.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Ziraate elverişsiz, çorak yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Borat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

borax.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

borax.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mahsul vermez, verimsiz, kıraç: Çorak yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arid. infertile. waste. barren. bitter. undrinkable. impervious clay. saltpetre bed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arid. barren. infertile. waste.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Çorak yer. Fars. şûrezâr, kıraç yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aridity. barrenness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ekin biçen, orakla ekin biçerek bunun ücretiyle geçinen rençber.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mower.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

harvester. reaper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Çorak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kömür yaktıkları toprak kümbelti ve çukuru.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Rumca’ya uydurularak yapılan uydurma bir kelimedir). İstemeyerek, zorla, cebren: Zoraki gideceksin, dedi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constrained. far-fetched. forced. ghastly. stiff. strained. studied. forcedly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contrived. forced. strained. constrained. reluctantly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

strained. forced. under force. compulsion or pressure. doing sth against one's will. contrived. scarce.

Türkçe - İngilizce Sözlük by