Oral ne demek? | Oral anlamı nedir? | Oral

Oral anlamı nedir?

Oral ne demek?

Oral anlamı nedir?

Oral | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

oral.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Uttered by the mouth, or in words; spoken, not written; verbal; as, oral traditions; oral testimony; oral law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Of or pertaining to the mouth; surrounding or lining the mouth; as, oral cilia or cirri. an examination conducted by word of mouth a stage in psychosexual development when the child's interest is concentrated in the mouth; fixation at this stage is said t

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

an examination conducted by word of mouth. using speech rather than writing; 'an oral tradition'; 'an oral agreement'. of or relating to or affecting or for use in the mouth; 'oral hygiene'; 'an oral thermometer'; 'an oral vaccine'. of or involving the mo

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Used in or taken into the body through the mouth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Pertaining to the mouth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Relating to the mouth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Of the mouth; through or by the mouth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Having to do with the mouth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oral.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Uttered by the mouth, or in words; spoken, not written; verbal; as, oral traditions; oral testimony; oral law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Of or pertaining to the mouth; surrounding or lining the mouth; as, oral cilia or cirri. an examination conducted by word of mouth a stage in psychosexual development when the child's interest is concentrated in the mouth; fixation at this stage is said t

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

an examination conducted by word of mouth. using speech rather than writing; 'an oral tradition'; 'an oral agreement'. of or relating to or affecting or for use in the mouth; 'oral hygiene'; 'an oral thermometer'; 'an oral vaccine'. of or involving the mo

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Used in or taken into the body through the mouth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Pertaining to the mouth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Relating to the mouth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Of the mouth; through or by the mouth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Having to do with the mouth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s .ağızdan söylenen, sözlü; ağıza ait; ağızdan alınan; zool. ağzın bulunduğu tarafı gösterenı orally z. ağızdan, sözlü olarak. orals i. sözlü imtihanlar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Kuleyi, şehri ele geçir, zaptet.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). ahlâkdışı, ahlâk ile ilgisi olmayan, ahlâk çerçevesi dışında kalan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.) (bk.) ahlâkdışçılık.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. amoralisme

fel. töre dışıcılık

Töreyi inkâr eden öğretilerin genel adı.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s) zamanla ilişkisi olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). eskiden giyilen bir seşit renkli yünlü kumaştan yapılmış iç etekliği; k.h. bir çeşit bağlı ayakkabı; bir çesit iskoç kasketi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bir çeşit tütün.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (kim). kloralhidrat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). koro ile ilgili; bir koro tarafından söylenmiş; koro için yazılmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ilâhi beste, koral.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). mercan, (zool). Corallium rubrum; (s). mercandan, mercana benzer. coral creeper mercan çiçeği, (bot). Kennedya. coral reef mercan kayalığı. coral snake mercan yllanı, (zoo).l Micrurus corallinus. coralloid (s). mercan şeklinde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (bot). koralina, bir çeşit deniz yosunu; (s). mercandan, mercana benzer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (zool). mercanın tek polipi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). bedeni, cismani; (zool) gövdesel. corporal punishment bedeni ceza, dayak. corporally (z). bedenen, cismen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (ask). onbaşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. démoralisation

moral çöküntüsü

Manevi dirençsizlik, ruhsal yönden direnememe, cesareti yitirme.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. démoralise

morali bozulmuş

Manevi gücü azalmışi


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). ahlakını bozmak, ifsat etmek; cesaretini kırmak, moralini bozmak, maneviyatını bozmak, gözünü korkutmak, yıldırmak. demoraliza'tion (i). maneviyatın bozulması, ahlakın bozulması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. T).

1.Ekvatorla ilgili. 2.Astronomi araştırmalarında kullanılan bir cihaz.


Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. équaritoral

coğ. eşleksel

Ekvator’la ilgili.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

equatorial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

equatorial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. seçim veya seçmenlerle ilgili. electoral college A.B.D. Cumhurbaşkanı seçmek için toplanan seçmenler kurulu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (anat). kalça kemiğine ait, uyluğa ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i), herkese açık yarış veya karşılaşma; herkesin katıldığı kavga.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, horary s. saatlere ait; saatte bir olan; bir saatlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. suyuktan ileri gelen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. immoral

fel. töretanımaz

Daha üstün saydığı bir töre adına geçerli töreyi tanımayan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

violating principles of right and wrong. not adhering to ethical or moral principles; 'base and unpatriotic motives'; 'a base, degrading way of life'; 'cheating is dishonorable'; 'they considered colonialism immoral'; 'unethical practices in handling publ

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ahlaksız, ahlâkı bozuk, ahlaka aykırı, edepsiz, fasit. immorally z. ahlâksızca. immoral'ity i. ahlaksızlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. immoralisme

fel. töretanımazlık

Toplumca benimsenmiş töre ile ilgili değerleri değiştirmek isteyen öğretilerin genel adı.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s.madde varlığı olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Fr.) (musiki). Koro için bestelenmiş eser.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fran.) (Erkek İsmi) 1.Batı musikisinde dini şarkı. 2.Sınır muhafızı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Koral).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. sahile yakın; i. sahil boyu.littoral cordon jeol. kıyı kordonu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.).

1.Zihin kabiliyetlerinin bütünü; karakter.

2.Tehlike ve güçIkleri karşılama enerjisi, maneviyat.

3.Ahlâk.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

morale.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Relating to duty or obligation; pertaining to those intentions and actions of which right and wrong, virtue and vice, are predicated, or to the rules by which such intentions and actions ought to be directed; relating to the practice, manners, or conduct

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Conformed to accepted rules of right; acting in conformity with such rules; virtuous; just; as, a moral man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Used sometimes in distinction from religious; as, a moral rather than a religious life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Capable of right and wrong action or of being governed by a sense of right; subject to the law of duty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Acting upon or through one's moral nature or sense of right, or suited to act in such a manner; as, a moral arguments; moral considerations.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Sometimes opposed to material and physical; as, moral pressure or support.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Supported by reason or probability; practically sufficient; opposed to legal or demonstrable; as, a moral evidence; a moral certainty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Serving to teach or convey a moral; as, a moral lesson; moral tales.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The doctrine or practice of the duties of life; manner of living as regards right and wrong; conduct; behavior; usually in the plural.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The inner meaning or significance of a fable, a narrative, an occurrence, an experience, etc.; the practical lesson which anything is designed or fitted to teach; the doctrine meant to be inculcated by a fiction; a maxim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A morality play.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Morality, 5.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To moralize. the significance of a story or event; 'the moral of the story is to love thy neighbor' concerned with principles of right and wrong or conforming to standards of behavior and character based on those principles; 'moral sense'; 'a moral scruti

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

morale. esprit de corps. morality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the significance of a story or event; 'the moral of the story is to love thy neighbor'. relating to principles of right and wrong; i e to morals or ethics; 'moral philosophy'. concerned with principles of right and wrong or conforming to standards of beha

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Synonym for 'ethical ' See ethics. good according to a standard of right and wrong, as in: The moral thing to do isn't always the popular thing to do. knowing right from wrong behavior. '1 a : of or relating to principles of right and wrong in behavior :

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The moral Gower John Gower, the poet, is so called by Chaucer Father of moral philosophy Thomas Aquinas. able to know right from wrong in conduct; deciding and acting from that understanding. virtuous, doing the right thing. referring to what is right and

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The moral perspective in which one knows the good, proper, and right The moral perspective is played out through one's motives, intentions, and actions as they impinge on or affect other human beings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A lesson learned from a mediation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Relating to right and wrong as determined by duty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

morale , morality , morals.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. ahlaka ait, ahlaki, törel, ahlaksal; iyi ahlaklı, doğru; iyilik veya fenalık yapmaya muktedir; manevi; olasılı; i. ahlâk dersi; çoğ. ahlâkıyat, ahlak; düstur, özdeyiş. moral defeat manevt yenilgi. doubtful morals ahlâkdışı davranışlar. moral f

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. maneviyat, manevi güç, moral; ahlak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.). Mora yarımadası ahalisinden olan.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. moraliste

fel. ahlakçı

Her şeyi ahlak açısından değerlendiren.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ahlak ilmi uzmanı, ahlakçı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ahlak ilmi, ahlâk; ahlâk doğruluğu; törellik; ahlâk dersi. morality play on beşinci ve on- altıncı yüzyıllarda karakterlerin erdem ve kötülük gibi ahlâki değerleri simgelediği bir tür dram.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ahlâk öğretmek; ahlâki yönlerini açıklamak, ahlâk dersi çıkarmak; ahlâkını diizeltmek. moraliza'tion i. ahlâk yönünden değerlendirme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. felsefe). Mutlak olarak ahlâka bağlı olan felsefî sistem.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. moralisme

fel. ahlakçılık

Ahlakı bir araç değil, bir amaç sayan öğreti.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

Sıcak, göreli olarak yağış bakımından zengin 4-6 aylık vejetasyon periyodu olan iklim kuşaklarıdır. Nemoral iklim kuşağında yayılış gösteren yazın yeşil, geniş yapraklı ormanlar bol miktardadır. Bunların yayılış bölgeleri Batı ve Orta Avrupa, Doğu Asya, Doğu ve Kuzey Amerikadır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) ahlâkla ilişiği olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). O memleket, o yer ahalisinden olan: Bu adam oralı mıdır?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

of that place. born there.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

of that place. born there.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) Kale, şehir almış.

İsimler ve Anlamları by

Yabancı Kelime

Fr. pastoral

ed. çobanlama

Kır yaşantısını ve özellikle çobanların aşk ve yaşayışlarını anlatan edebiyat türü.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

idyllic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pastoral.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Of or pertaining to shepherds; hence, relating to rural life and scenes; as, a pastoral life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Relating to the care of souls, or to the pastor of a church; as, pastoral duties; a pastoral letter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A poem describing the life and manners of shepherds; a poem in which the speakers assume the character of shepherds; an idyl; a bucolic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A cantata relating to rural life; a composition for instruments characterized by simplicity and sweetness; a lyrical composition the subject of which is taken from rural life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A letter of a pastor to his charge; specifically, a letter addressed by a bishop to his diocese; also , a letter of the House of Bishops, to be read in each parish. a literary work idealizing the rural life a letter from a pastor to the congregation of or

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a musical composition that evokes rural life. a letter from a pastor to the congregation. a literary work idealizing the rural life. of or relating to a pastor; 'pastoral work'; 'a pastoral letter'. relating to shepherds or herdsmen or devoted to raising

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Relating to a romantic or idealized image of rural life; in classical literature, to a world peopled by shepherds, nymphs, and satyrs. following Theocritus , verse about those shepherds and their beloveds who lived the simple vice-free life in Arcadia, a

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A highly conventional mode of writing which celebrates the innocent life of shepherds and shepherdesses in poetry, plays and prose romances Pastoral literature describes the loves and sorrows of musical shepherds - usually in an idealised Golden Age of ru

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A poem that depicts rural life in a peaceful, idealized way.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A rural life, usually associated with people raising animals. a poem that describes the simple life of country folk, usually shepherds who live a timeless, painless life in a world that is full of beauty, music, and love Close Window.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Poetry dealing with idealized, rural life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. çobanlara ve kırlara ait: papazlığa ait; i. köy veya çobanların hayatını tasvir eden şiir veya resim, pastoral şiir ve resim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i köy hayatım tasvir eden şarkl, parça veya piyes

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. göğüs boşluğuna ait; göğüse veya akciğer hastalıklarına ait (ilaç); göğüs üzerinde taşınan, boyuna asılan (süs): göğüsten veya gönülden gelen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sahile yakın; inme çizgisi ile 40 metre derinlik arasındaki sulara ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., zool. şakak üstü (kemiği).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. şakağa ait. temporal bone şakak kemiği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. zamana ait; dünyevi, bu dünyaya ait; geçici, şimdiki zamana ait; cismani, ruhani olmayan; lâik; gram. zaman belirten; i., gen. çoğ. dünyevi şeyler. temporal effairs lâik meseleler. temporal conjunction gram. zaman belirten bağlaç. temporal powe

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. muvakkatlik, geçicilik; gen., çoğ. kilise gibi dinsel bir kuruluşa ait emlâk ve gelir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Gururlu, yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ahlaki kavramları olmayan; ahlâkla ilgisiz. unmorality i. ahlâki kavramlardan yoksunluk. unmorally z. ahlâki kavramlardan yoksunca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Zor al.

İsimler ve Anlamları by