Oran (proportion) ne demek? | Oran (proportion) anlamı nedir? | Oran (proportion)

Oran (proportion) anlamı nedir?

Oran (proportion) ne demek?

Oran (proportion) anlamı nedir?

Oran (proportion) | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

Resimde oranlar ile çok farklı yanılsamalar sağlanabilir.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

().i, eski Kur'an ı kerim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

“Altın Bölüm” ya da “Altın Kesit” de denir. Herhangi bir geometrik biçimde, varlığı estetik bir üstünlük sayılan oran. Parçalar arasındaki orantıda, küçük parçanın büyük parçaya oranı, büyük parçanın bütün parçaya oranına eşittir. Cebirsel olarak; a/b= b/ (a/b) biçiminde ifade edilir. Parçalar arasındaki oranın değeri olan 1.618 “altın sayı” adını alır. Altın oran, geometrik olarak iki kareden oluşan bir dikdörtgenin köşegeni aracılığıyla kurulur. Antik Çağdan bu yana matematikçilere ve sanat kuramcılarına konu olan Altın oran, bu adı XIX.yy da almıştır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Atmosferin alt tabakasında yüksekliğin artması ile oluşan ısı düşmesi oranı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Borağan. (bk.) Borağan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

borane.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Rüzgar, şimşek, gökgürültüsü, sağanak yağmurun birlikte olduğu iklim hadisesi. Boran Hatun: Emevi halifesi Me’mun’un zevcesi.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

- (bkz.Boran).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Sığırdili çeşidinden bir bitki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. i.). Makara dilinin pirinçten olan zıvanası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Pirinçle karışık ıspanak veya diğer sebze yemeği. (Halîfe Me’mûn’ un evlendiği Boran’ın meşhur incili yeşil halısına renkçe benzediği için bu isimle adlandırılmıştır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Bulgarca’dan). Rumeli derelerinde kullanılan yekpare kütükten mamul tekne gibi balıkçı kayığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. coğrafya) Yel, şimşek ve gökgürültüleri ile karışık yağan ve kısa süren zorlu yağmur: Yazın sık sık buranlar olur.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). çadaş, muasır; aynı zamanda vaki olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Çoraniko, çobaniko = Hep beraber, kapı kapamaca.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). karabatak kuşu, (zoo).l Phalacrocorax carbo; obur adam; (s). açgözlü; yırtıcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). destekleyici; (i). kuvvetlendirici şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). beyazlatıcı madde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deodorant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A deodorizer. a toiletry applied to the skin in order to mask unpleasant odors.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

roll on / adj , n / (.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any substance that masks, removes, or prevents unpleasant body odors.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Affects liver and detoxification systems due to its ability to absorb or destroy foul odors. a chemical which inhibits the growth of bacteria, rather like an antiseptic Used to control body odour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A substance that reduces or removes smells. a toiletry applied to the skin in order to mask unpleasant odors.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

antiperspirant , deodorant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). koku giderici madde; deodoran.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). nispetsizlik, fark. disproportional (s). nispetsiz olan disproportionally (z). nispetsiz olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). nispetsiz, gereğinden fazla, aşırı, ifrata kaçan, uymayan. disproportionately (z). nispetsizce. disproportionateness (i). nispetsizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

direct proportion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

direct proportion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

birth rate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

birth rate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bir görüntü veya ekranın en ve boy oranı. DVD ve HDTV yayınları gibi geniş ekran yapımları daha iyi görüntüleyebilmek için, her geçen gün daha fazla sayıda dijital TV kanalı 16:9 oranını (1.78:1) kullanmaya başlıyor.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i)., (tıb). balgam söktüren: (i). balgam söktürücü ilaç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). irticali, önceden yapılan bir hazırlığa dayanmayan. extemporaneously (z). doğaçtan, irticalen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rate of interest. interest rate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Free Float Rate)

Halka açık hisselerin nominal değerleri toplamının, tüm hisselerin toplam nominal değerlerine oranını ifade eder.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Aile efradı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. cehalet, cahillik. ignorant s. cahil, bilgisiz; bilmeyen; habersiz. ignorantly z. cahilce, bilgisizce; habersiz olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bir projektör tarafından ekrana yansıtılan veya ekranda görünen en karanlık ve parlak nokta arasındaki fark.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Kur'an.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Al.). Laboratuvar işlerinde çalışan kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

laboratory assistant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A chemist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

laboratory assistant. laboratory worker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lab assistant , laboratory assistant , operator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. radyo sinyalleri ile gemi veya uçağın yerini tespit eden bir sistem.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. L.). Muhtıra.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

memorandum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A record of something which it is desired to remember; a note to help the memory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A brief or informal note in writing of some transaction, or an outline of an intended instrument; an instrument drawn up in a brief and compendious form.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

memo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a written proposal or reminder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Sometimes also referred to as a 'Bidder Acknowledgment,' or 'Broker Acknowledgment,' the memorandum is signed by those parties either on the auction floor or in the contract room.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A Memorandum title is a nonnegotiable title issued when you bring a vehicle from out-of-state, have a lien on the vehicle and your lienholder has possession of your out-of-state title A Memorandum title is not valid unless accompanied by the previous out-

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A written communication much like a letter but having no salutation or complimentary ending Usually used within or between offices of the same organization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Sometimes also referred to as a 'Bidder Acknowledgment' or 'Broker Acknowledgment', the memorandum is signed by those parties either on the auction floor or in the contract room.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An informal note or instrument embodying something the parties desire to have in written evidence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The Memorandum of Association of an IBC, equivalent to articles of incorporation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

OF TRUST A document, usually recorded, which shows that a trust has been created, names the TRUSTEES and successor trustees, and states their powers, and lists the property subject to the trust It is sometimes called a Certificate of Trust. 1 An informal

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Document setting out main objects of the company and its powers to act.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

memorandum , minute , note.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -da, -dums) ileride hatırlanması için yazılan kısa not; muhtıra; not.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

death rate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

death rate. fatality rate. mortality. mortality rate. rate of mortality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Biçme, biçim.

2.Ölçü, mikyas, nisbet.

3.Biçim, endam, tenasüb, yakışıklılık.

4.Tahmin, keşif.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ratio. proportion. rate. relation. measure. percentage. incidence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incidence. measure. proportion. rate. ratio. estimate. symmtry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a port city in northwestern Algeria and the country's 2nd largest city.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rate. proportion. ratio. estimate. percentage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a port city in northwestern Algeria and the country's 2nd largest city.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Ölçü, nispet, derece. Ölçülü, hesaplı. 2.Tahmin. 3.Anlayışlı. 4.Abartma, abartı. 5.Özel işaret, nişan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

Resimde oranlar ile çok farklı yanılsamalar sağlanabilir.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. orongoutang.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. portakal, bot. Citrus sinensis; portakal rengi; portakal cinsinden meyva; s. portakala ait; portakal rengindeki. orange blossom portakal çiçeği. bitter orange, Seville orange turunç, bot. Citrus aurantium.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. portakal şurubu. orange pekoe ince toz halinde Seylan çayı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. soğuk iklimi olan yerlerde portakal yetistirmeye mahsus kapalı yer, limonluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, orangutan i. orangutan, zool. Simia atyrus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (orang-outang Malayca «yaban adamı» demektir). İndonezya’da yaşayan büyük bir maymun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

orang.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

orangutang. orangutan. orangoutang. orangoutan. orang-utan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

large long-armed ape of Borneo and Sumatra having arboreal habits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

large long-armed ape of Borneo and Sumatra having arboreal habits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

orang.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

orangutang. orangutan. orangoutang. orangoutan. orang-utan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

large long-armed ape of Borneo and Sumatra having arboreal habits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

large long-armed ape of Borneo and Sumatra having arboreal habits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relatively. beside. in proportion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in comparison with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relatively. beside. in proportion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in comparison with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

projection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Ölçmek.

2.Keşif ve tahmin etmek, paha biçmek, takdir etmek.

3.Tasavvur etmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to calculate. estimate. to estimate. to compare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to calculate. to estimate. to compare one thing with another.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to calculate. estimate. to estimate. to compare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to calculate. to estimate. to compare one thing with another.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Biçimli, mütenasip, endamlı, yakışıklı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commensurate with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proportional. sth whose proportions are pleasing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commensurate with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proportional. sth whose proportions are pleasing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Proportional Collateral)

Üçer aylık dönemlerde hesaplanan ve Borsa üyelerinin Hisse Senetleri Piyasası’nda gerçekleştirdikleri işlemlerin günlük ortalama tutarının % 4’üdür.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Biçimsiz, tenasüpsüz, yakışıksız, hantal, nisbetsiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disproportional.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proportionless. badly proportioned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disproportion. lack of proportion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(uyd. k.) (i.).

1.Bir şey meydana getiren parçaların kendi aralarında ve parçalarla bütün arasında bulunan nisbet, tenasüp.

2.(matematik) iki oranın birbirine eşit olması, tenasüp.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proportion. ratio.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proportion. ratio. proportion oran. tenasüp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proportion. balance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proportional. commensurate. comparative. mean.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proportional. proportionate. commensurate. commensurate with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pro rata. proportional.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lopsided.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lopsided.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lopsidedness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lopsidedness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. oran, nispet: çoğ. bir cismin genişlik, uzunluk ve derinliği, ebat, boyutlar; hisse, pay; uygunluk; mat. iki çift nicelik arasındaki nispet eşitliği, oran- tı; orantı kuralı; f. orantı kurmak; birbirine uyumlu kılmak. proportion of births to

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. orantılı; i. bir başkasıyle orantılı olan nicelik veya sayı. proportional representation pol. nispi temsil. proportionally z. nispeten.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. orantılı. proportionateness i. orantılılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(1. Fr.). Lokanta.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

restaurant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

restaurant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i, tıb. kuvvetlendirici; i. kuvvet ilâcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). uçak ve gemilerde kullanılan bir nevi radar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., dilb. selenli ses.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. gia) bot. tohum kabı, spor kesesi, ovogon dağarcığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

CNR : Taşıyıcı – Gürültü Oranı (dB). Taşıyıcı – gürültü oranı, alınan taşıyıcı gücünün alınan ses gücüne göre ölçüsüdür.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Güçlü, kuvvetli, iri yan kimse. 2.Yiğit, kahraman.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cafe / dining car. restaurant car.

Türkçe - İngilizce Sözlük by