örfi Idare ne demek? | örfi Idare anlamı nedir? | örfi Idare

örfi Idare anlamı nedir?

örfi idare ne demek?

örfi idare anlamı nedir?

örfi idare | Dream Meanings


Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عرفی اداره] sıkıyönetim.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

public administration. local government.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Anamorfik zoom modu, HD Ready projektörler yelpazemizde sinemaya özgü en boy oranını sunar. Gelişmiş sinyal işleme özelliği ile, filmleri sinemada izleyebildiğiniz gibi görüntüleyin. İsteğe bağlı anamorfik zoom lensi, görüntüyü yatay olarak genişletir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Y. felsefe). Tanrı veya başka mefhumları insan mahiyetinde ve insan biçiminde tasarlıyan doktrin.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. anthropomorphisme

fel. insan biçimcilik

İnsanın niteliklerinin başka bir varlığa, özellikle Tanrı’ya aktarılması.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

base morphine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Soyut sanatta, geometrik biçimlerden çok bitki ya da hayvan biçimlerini anımsatan eğrisel dış çizgilerle oluşturulmuş biçimler. En tipik örnekleri Arp’ın resimlerinde görülür.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. exomorphisme

jeol. dış başkalaşım

Magmanın sokulmasıyla, komşu kayaçların uğradığı başkalaşma.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

householding. housekeeping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (zool). uzun çatallı (kuş kuyruğu).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حسن اداره] iyi yönetim, iyi idare.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İDARE) (i. A. «devr» den masdar).

1.Çevirme, döndürme, dolaştırma: Makineyi idare etmek.

2.Kullanma, istimal, becerme, çevirme, zapt ve rabt: Bu konağı idare eden odur. İşini, maiyetini çok iyi idare ediyor.

3.Bir memleketin mülkî işlerinin yapılması, hükümet etme: Vilâyetin idare işleri valiye aittir.

4.Geçinme, Ar. taayyüş: Bu maaş idareme yeter.

5.Tasarruf, israftan kaçınma: Maaşını idare ile kullanıyor. İdareye çok bakıyor. İdare ile geçiniyor.

6.Yetme, kifâyet: Bu para, bu kumaş idare etmez.Resmî bir işin veya bir şirket vesaire işinin görülmesiyle vazifeli ve ekseriya bir müdürün emrinde bulunan heyet ve daire: Posta ve telgraf, tekel, banka, sigorta idaresi.Böyle bir heyetin devam edip iş gördükleri yer ve konak, daire: İdareye müracaat etmeli. idare lâmbası = Eskiden yatak odasında yanan kandil. İdare memuru = Mülkî işlerde görevli memur. İdare meclisi = Vilâyet, kazalarda, şirket ve banka gibi dairelerde ahali veya hissedarlardan seçilmiş üyelerden mürekkep meclis, yönetim kurulu.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

administration. management. handling. control. economy. sparing. thrift. admin. chancellery. conduct. conn. disposition. dominion. government. helm. mastery. regimen. rein. rule. ruling. steerage. steering. stewardship. supervision. sway. wire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

administration. conduct. control. direction. disposal. management. manipulation. thrift. government. board. economy. frugality. austerity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

administration. direction. management. economy. thriftiness. administration of office. charge. conduct. control. dispensation. governance. government. guidance. helm. husbanding. manipulation. regime. regimen. retrenchment. running. stewardship. supervisi

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ اداره] döndürme. 2.çekip çevirme, yönetme. 3.devlet dairesi. 4.yönetim.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

administer. conduct. govern. handle. lead. manage. shift. subsist. superintend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

administer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

administrative low. administrative law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

board of directors. administrative council.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

işleri öyle veya böyle idare etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اداره عرفيه] sıkıyönetim.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.İdare ve tasarrufa çok dikkat eden, pinti. 2.İdare adamı, yönetici (bu mânâsı dilimizde yenidir).


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

administrator. manager. director. executive. conductor. curator. housekeeper. intendant. manipulator. ruler.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

administrator. executive. helmsman. manager. organizer yönetici. thrifty. frugal tutumlu. tolerant hoşgörülü.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bailiff. business manager. administrator. conductor. organizer. specialist in administrative law. skillful in administration. tactful. director. intendant. housemaster. functional executive. business administrator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

management. administration. governorship. directorate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

administration. management yöneticilik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

administration. administrative skill. tact. governorship. husbandry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İDARE-HANE) (i.). Bir işe bakan hey’etin toplanarak iş gördükleri yer ve daire: Bu gazetenin idarehanesi başka ve matbaası başka yerdedir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [اداره خانه] yönetim bürosu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.idare ve tasarrufa uyan: İdareli adamdır.

2.İdare ve tasarrufa elverişli: Sığır eti çok idarelidir.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frugal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

economical. thrifty. efficient. good at managing. economic. ;. frugal. sparing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

husband. nurse. spare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uncontrolled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

not skilled in management. wasteful. uneconomical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incompetent management. wastefulness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.), idare yoluyle, işi idare ederek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «devriden masdar).

1.Dönme, dolaşma, devretme.

2.Yuvarlak, dairemsi veya daire gibi olma, bu şekli alma: İstidâre-i kamer (ayin dolunay hâline gelmesi).


Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. isomorphique

kim. eş biçimli

Biçim, yapı bakımından birbirinin benzeri veya aynısı olan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

isomorphic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. isomorphisme

hay. b., kim. ve mat. eş biçimlilik

1. hay. b. Organizmada çeşitli soylardan ileri gelen benzerlik.

2.kim. Benzer yapıda olan maddeler arasındaki billurlaşma benzerliği. 3.mat. İki matematik kümesi arasında benzerlik bağıntısı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

public administration. administrative regulation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

local administration. local government. local administrative. municipal / local / city administration. municipal corporation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

local administration. local government. local administrative. municipal / local / city administration. municipal corporation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. métamorphisme

jeol. başkalaşım

Bir kütlenin fiziki ve kimyasal özelliklerinin değişmesi.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Afyondan elde edilen uyuşturucu bir madde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

morphine. morphia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

morphine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

morphine. bang. morphine morphia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Morfin müptelâsı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

civilian administration. public administration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. örfiyye). Örfe ait.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عرفی] geleneksel.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عرفی اداره] sıkıyönetim.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عرفيات] gelenekle ilgili şeyler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. A. T.) (musiki). Orkestra yönetme san’at ve ilmi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. jeoloji). Somaki.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. porphyre

min. kayaç

Yer kabuğunun yapı gereci olan bir veya birkaç mineralden oluşan kütle.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

porphyry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. jeoloji). Eski andezitlerin umumî adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

civil administration. civilian authority.

Türkçe - İngilizce Sözlük by