örgü ne demek? | örgü anlamı nedir? | örgü

örgü anlamı nedir?

örgü ne demek?

örgü anlamı nedir?

örgü | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

knitted. hand-knit. hand-knitted. knitting. knit. plait. braiding. braid. plat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knitting. plait. knit. braid. plexus. bond.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knitting. plait. knit. darning. braiding. weave. knitted article. braid. fabric. texture. tissue. network. net. woof. web. splice. lace. meshed. pleat. queue. path. knitted. meshes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Devenin ana yurdu Kuzey Amerika’dır. Tarih içinde oradan Güney Amerika ve Asya’ya yayılmış, Kuzey Amerika kıtasında ise zamanla yok olmuştur. Güney Amerika’daki lama, alpaka (bir cins koyun), guanako {lamanın irisi) gibi hayvanlar devenin akrabaları sayılabilirler.

Yaşadıkları kum fırtınalarına ve diğer olumsuz şartlara uyabilmek için iki sıra koruyucu kirpikleri ve tüylü kulak delikleri oluşmuş, burun deliklerini açıp kapayabilme, çok uzaktan görebilme ve koku alabilme yeteneklerine sahip olmuşlardır.

Develerin tek hörgüçlülerine Arap devesi, çift hörgüçlülerine ise Baktriane (Bactrian) devesi adı verilir. Baktriane Afganistan’ın kuzeyinde bir yer olup bugün adı pek bilinmemesine rağmen çok çeşitli medeniyet ve kültürlere ev sahipliği yapmış, çok önemli tarihi geçmişi olan bir bölgedir.

Her iki cins deve de yük hayvanı olarak kullanılırlar. Çift hörgüçlü deve daha yavaştır (3-5 kilometre/saat) ama bir günde kervan içinde durmadan 50 kilometre yol gidebilir. Hörgücünün tepesine kadar olan yüksekliği 2 metre iken Arap devesinin sadece bacak yüksekliği neredeyse 2 metredir. Arap devesi 18 saat boyunca saatte 13-16 kilometre hızla yol alabilir. Develerin yük hayvanı olmalarının yanında etlerinden, sütlerinden, yünlerinden ve derilerinden de faydalanılır.

Genelde develerin hörgüçlerinde su olduğuna, bu sayede çöllerde uzun süreli yolculuklara bu kadar dayanıklı olduklarına inanılır ama gerçek bu değildir. Öyle olsaydı deve vücudundan su tükettikçe hörgücünün de bir balon gibi porsuyup inmesi gerekirdi.

Develerin hörgüçlerinde sadece yağ bulunur. Burası 30-35 kilogramlık bir yağ deposudur. Genellikle bir çok hayvan ilerde enerji kaynağı olarak kullanmak üzere vücudunda yağ depolar ama develer bunu hörgüçlerinde yaparlar. Yiyecek bulamadıkları zaman buradan faydalanırlar. Hörgücün bir ikinci işlevi de deveyi çölün kızgın güneşinden korumasıdır.

Develer zaten çölde suya az gereksinim duyarlar. 40 dereceyi bulan sıcaklıklarda iki haftaya yakın susuz kalabilirler. Burun mukozaları insana göre 100 kat daha büyüktür. Bu sayede nefes verirken havada bulunan nemin üçte ikisini geri kazanabilirler.

Bir devenin vücudundaki toplam suyun yüzde 22’sinin kaybı halinde karnı çekilir, kasları büzüşür ama bu, onun performansını çok etkilemez. Buna karşın bir insan vücudundaki suyun yüzde 5’ini kaybedince görme duyusunda azalma başlar, yüzde 12’sini kaybedince de ölebilir.

Develerin susuzluğa dayanıklı olmalarının nedeni su kayıplarının büyük bir kısmının dokularındaki sudan olması, kandaki suyun pek etkilenmemesidir. Ancak bütün bu özelliklere rağmen susuzluğa dayanma rekoru develerde değil, farelerdedir. Bu konuda zürafa da her ikisiyle yarışabilir.

Yeri gelmişken develerin bir başka özelliğine de değinelim, hayvanlar arasında sadece deve, kedi ve zürafa önce sağ taraftaki ön ve arka ayaklarını, sonra sol taraflakileri atarak yürürler. Yani sol - sağ seklinde değil sol - sol, sağ - sağ şeklinde. Hatta şiirdeki aruz vezninin ritminin Arap yarımadasındaki develerin bu yürüyüşlerindeki ritimden doğduğu bile rivayet edilir.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i-). Tecrübe, deneme. Görgüsü çok = Tecrübesi çok, gün görmüş, iş yapmış, tecrübe kazanmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

good manners. cultivation. breeding. etiquette. convenances. grace. manners.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

manners. experience. good manners. etiquette.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

experience. witnessing. good manners. etiquette. form.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) 1.Bir topluluğa ait uyulması gereken nezaket kaideleri muaşeret adabı. 2.Deneme, tecrübe. 3.Görmüş olma durumu, görgü şahidi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

etiquette.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rules of good forms. rules of etiquette. canons of conduct. code of conduct. manners.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eye witness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eye witness. eye-witness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. felsefe). Bilginin yalnız görgü ve denemelerden çıktığını ileri süren doktrin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tecrübeli, İş görmüş, iş bilir. Ar. mücerreb, Fars. kâr-Azmûde, kâr-Azmâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cultivated. experienced. of good manners. polite. mannerly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

experienced. polite. well-mannered. well- mannered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tecrübesiz, alışmamış, acemi, toy.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

barbarous. graceless. ignorant. provincial. uncouth. inexperienced. without manners. impolite. ill-mannered. ill-bred. unmannerly. rude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impolite. ill-mannered. rude. inexperienced. brutish. ill- behaved.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Tecrübesizlik, acemilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lack of manners. rudeness. inexperience. lack of experience.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Fazla çalışmaktan yorulan gözleri dinlendirmek için aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Patates, gülsuyu.

Hazırlanışı : 1 Adet çiğ patates soğuk su ile yıkandıktan sonra ortasından kesilir. İki ince dilim alınıp, göz kapaklarının üstüne konur. 10 dakika sakin bir şekilde istirahat edilir. Daha sonra gül suyu ile göz banyosu yapılır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i.). Develerin sırtındaki tümsek, (bk.) Örgüç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hump. humpback. hunch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

camel's hump.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Çeşitli nedenlerle yorulan kalbi dinlendirmek ve ortaya çıkan şikayetleri gidermek için aşağıdaki reçetelerden faydalanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Kuşkonmaz.

Hazırlanışı : 4 bardak suya 1 tutam kuşkonmaz konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere, birer çorba kaşığı içilir.


Sağlık Bilgisi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. morg.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Örülmüş saç: Saçı bir, iki, üç örgü örmüş.

2.Örülmüş şey, şerit vesaire.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Devenin arkasındaki tümsek: Bir, iki örgüçlü deve.

2.Buna benzer her çeşit tümsek: Ayak, burun örgücü.

3.Tepe, çıkıntı: Dağ örgücü. (bk.) Höi-güç.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Örgüç gibi bir tümsek peydâ etmek, kanburlaşmak, tümsekleşmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Devenin örgücü üzerine konulan küçük semer.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Ateş gibi kırmızı renkte gül.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Örgü yapmak, örmek: Saçları örgülemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plaited. braided.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knitted. woven. braided. reticular. corded. webbed. meshed. tissued. quilled. plaited.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plaited. braided.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knitted. woven. braided. reticular. corded. webbed. meshed. tissued. quilled. plaited.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Gizli saklı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Sıcak gün.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formal education.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formal education.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Orgun alp.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Örgün alp.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Orgun tay.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Teşkilât.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organization. organism. organ. economy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organization. body politic. machine. opposite number. organism. outfit. packer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organizer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organizer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being an organizer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being an organizer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

posdcorb : planning , organising , staff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

posdcorb : planning , organising , staff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to organize. to make into a group which has an organizational structure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to organize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to organize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be organized. to become organized teşkilatlanmak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be organized. to be made into a group possessing an organizational structure. gang up against / on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be organized. to become organized teşkilatlanmak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be organized. to be made into a group possessing an organizational structure. gang up against / on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organizational. organic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organizational.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organizational.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organizational. organic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organizational.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organizational.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unorganized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unorganized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

braid. plait.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

braid. plait. queue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Suç mahiyetinde olan bir mesele üzerine ilgili bulunanlara sorular yöneltme işi, İstintak. Sorguya çekmek = Birini böyle bir soruşturmaya uğratmak. Sorgu yargıcı = Sanıkları sorguya çeken yargıç, müstantlk,

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interrogative. inquiry. question. enquiry. interrogation. hearing. inquisition. oyer. query.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inquisition. interrogation. query. question. inquiry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arraign. interrogation. inquiry. query. question. oral examination. account of interrogation. public examination. inquisition. quiz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coroner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interrogator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.).

1.Başa takılan tuğ.

2.Bazı kuşların tepelerindeki tüyden süs.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aigrette.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crest. plumed ornament (attached to the turban of a sultan or high official.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

questioning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inquisition. interrogation. inquiry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interrogation. cross-examination. to grilling. inquiry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cross-question. question. interrogate. examine. query. give a grilling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interrogate. to interrogate. to question. to grill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to interrogate. to grill. to cross-examine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be interrogated. to be grilled. to be cross-examined.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Söğüt ağacının bir çeşidi, mısırkavağı, bân.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Bir tür söğüt ağacı. 2.Sıtkı, sert. 3.Çok uzun ve güzel saç.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unquestioned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to interrogate. to question. to subject sb to a cross-examination. to grill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wire cloth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wire fence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Pek ufak serçe kuşu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yorulmuş: Yoldan geldim, yorgunum. Yorgun gitmek = Dünyada beyhude yere çok çalışmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

all in. all out. bushed. done. drawn. effete. forworn. worn to a frazzle. jaded. languorous. off. pooped. pooped out. run down. spent. stale. tired. toilworn. used up. wan. washed out. washed-out. weary. whacked. worn. worn-out. tuckered out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

listless. shot. strained. tired. weary. beat. all in. jaded. worn out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bushed. jaded. strained. weary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yorulmuş adam veya hayvanın hâli: Bu kadar yorgunluk çekmemiştim. Yorgunluk almak = Yorulduktan sonra durup dinlenmek, teneffüs ve istirahat etmek.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Uzun süre çalışmaktan sonra görülen durumdur. Organların sürekli olarak yorgunluğu sonucu bozulmasına da sürmenaj denir. Gereği gibi çalışmama, isteksizlik, halsizlik, baş veya sırt ağrıları, hazımsızlık, huzursuzluk ve huysuzluk, can sıkıntısı gibi belirtilerle ortaya çıkar. En kolay tedavi, ılık duş alıp, istirahat etmektir. Sabah akşam, kol ve bacakları soğuk su ile yıkamak da çok faydalıdır. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Taze fasulye, su.

Hazırlanışı : Taze fasulye yemeği yenir. Veya taze fasulyeler yeteri kadar suda haşlanıp, günde 3 kere birer çay bardağı suyu içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exhaustion. fag. fatigue. lassitude. staleness. tiredness. weariness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exhaustion. tiredness. weariness. fatigue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exhaustion. fatigue. frazzle. languor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Aklın geçmiş olayları, öğrenilen şeyleri saklayıp, zamanı gelince şuur üstüne çıkarıp, hatırlaması kabiliyetine hafıza denir. Bu yeteneklerin geçici olarak kaybolmasına da zihin yorgunluğu denir. Zihin yorgunluğunu gidermek için aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Elma, kereviz.

Hazırlanışı : İki adet elma ile 2 adet kerevizin suları çıkarılır. Karıştırıldıktan sonra içilir.


Sağlık Bilgisi by