örük ne demek? | örük anlamı nedir? | örük

örük anlamı nedir?

örük ne demek?

örük anlamı nedir?

örük | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i.). Örülmüş.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) l. Aile, oymak. Göçmen olarak gelip bir yere yerleşen. 2.Yol, çare, imkan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Zirve, tepe: Dağ doruğu.

2.Uç, tütün fidesinin doruğu.

3.Tepeleme dolgunluk, pek ziyade doldurulan şeyin teşkil ettiği tepe, küme.

4.Tepe teşkil edecek surette çok dolmuş, kümeli. 5.Saf. (bk.) Duru.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apical. summit. peak. crest. zenith. top. apex. apogee. climax. culmination. high tide. acme. cusp. height. heyday. meridian. pinnacle. sum. vertex.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acme. apex. apogee. crest. height. high. peak. pinnacle. summit. top. vertex. zenith.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peak. summit. top. apex. acme. apex / n /. apogee. cap. climax. crest. culmination. culminating point. eminence. head. height. hilltop. peak level. pinnacle. sum. tip. vertex. zenith.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Tepe, ağaç tepesindeki körpe filiz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Üzümün hamı, yeşili, ekşisi: Koruk şerbeti, korukla terbiye olunmuş yemek.

2.Her meyvenin hamı: Hurma koruğu, zeytin koruğu. Kayakoruğu = Ekseriya duvarlarda ve damlarda biten bir cins bitki.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «korumak» tan). Saklanmış, hıfzolunmuş, ayrılmış yer, mahfuz ve hususî yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Ateşi havalandırmaya mahsus deri, meşin ve tahtadan Alet. Demirci körüğü = Demircilerin kullandıkları büyük çeşidi. 2.Hava ile çalınan bazı çalgılara hava vermeye mahsus Alet: Armonika körüğü.

3.Fayton’un körük biçiminde açılır kapanır örtüsü. Burun, göğüs körük gibi inip kalkmak = Yorgunluktan veya hiddetten çok solumak. Laf körüğü = Lafazan, geveze, çançan. Yangına körükle gitmek = Anlaşmazlığı şiddetlendirmeye çalışmak, fitnecilik.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unripe grape.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unripe grape.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bellows. pair of bellows. blower. fan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bellows. folding hood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bellows. accordion bellows. folding tag. bellows top. ventilator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(ekşi üzüm): Henüz olgunlaşmamış, ekşi, ham üzümdür. Şerbeti yapılır. Kullanıldığı yerler: İştah açar. Kurdeşende faydalıdır. Göz ağrılarını dindirir.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

verjuice. the juice of unripe grapes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bellows maker. bellows operator. instigator agitator. flagwaver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fan with bellows. to encourage. to incite. fomentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Körükle üflemek, tutuşturmak: Ateşi körüklemek.

2.Kızıştırmak, şiddetlendirmek: Asıl anlaşmazlığı körükleyen odur.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blow with bellows. blow. fan. instigate. waken. work up. embitter. rush up. wake.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incite. to fan the flames. to incite. to stir up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foment. fuel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

instigative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Açılıp kapanarak hava veren Aleti olan: Körüklü çalgı.

2.Açılıp kapanır örtüsü olan: Körüklü fayton.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having a belows.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having bellows. having a folding top.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

articulated bus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. argo), ihtiyar erkek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gaga. dotard. old bag. baggage. gaffer. geezer. pops.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crock. decrepit. pop. decrepit old man. codger. gaffer. old-timer. crone. dodderer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

old man. dotard. father. long in the tooth. oldster.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get old.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Zirve. Yüksek şahsiyet.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I.). Sual. Soruk günü = Kiyâmet günü (eskimiştir).

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Dorukların ilk ışıklarla aydınlanması.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(bk.) Yürük.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Göçebe. 2.Çabuk yürüyen, hızlı. 3.Hayvancılıkla geçinen göçebe Oğuz Türkleri.

İsimler ve Anlamları by