Orun ne demek? | Orun anlamı nedir? | Orun

Orun anlamı nedir?

Orun ne demek?

Orun anlamı nedir?

Orun | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

Right.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Right.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Özel, y(Erkek İsmi) Önemli bir görevlinin çalıştığı yer, makam. 2.Gizli, habersiz. 3.Huy, yaratılış.

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

Yüksek hızlı Bionz görüntü işleme motoru, kullanıcının ışık hızında resim yakalamasına olanak sağlar. Motor, kesintisiz olarak saniyede üç kareye kadar, 10,2 megapiksel çözünürlükte ve en iyi JPEG sıkıştırma formatında, yüksek hızda burst çekim yapılmasına olanak sağlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tic). (mark) zımpara, korindon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). korindon; zımpara.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

DCI, LCD projektörler için tamamen titreşimsiz bir ekran görüntüsü oluşturur.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Dinamik Odaklama devresi, tüm ekranda net odaklanmış, temiz bir görüntü sağlar. Gelişmiş elektronik devre, ışının nokta çapını ayarlayarak, resmin şeklinin, köşelerde ve ekranın kenarlarında da doğru kalmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exterior. face. semblance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

external appearance. outside appearance. exterior view.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

DVD, MPEG-2 olarak adlandırılan bir video-veri sıkıştırma yöntemi kullanır. Bu sistemde elde edilen görüntü kalitesi, profesyonel video masterlerinde kullanılan Digital Video Format D1’in kalitesine yakındır. DVD Video, VHS (250 satır), Video CD (250 satır) ve Lazer Disk (420 satır) sistemlerine göre daha yüksek bir yatay görüntü çözünürlüğü sunar (yaklaşık 500 TV satırı).

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu gelişmiş özellik, JPEG biçiminde çekilen dijital fotoğrafların ekranda kolayca görüntülenmesine olanak sağlar. Ayrıca, JPEG görüntülerini Cyber-shot dijital fotoğraf makinenizden Sabit Disk Sürücünüzün / DVD oynatıcınızın dahili sabit sürücüsüne kopyalamanıza imkan tanır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

general outlook. overall picture / survey / view. overall picture. panorama.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Gerçek Görüntü İşlemcisi, tıpkı bir PC’deki işlemci gibi, fotoğraf makinesinin temel işlevlerini yürüten bir çiptir. Başlatma süresini, fotoğraf makinesinin çalışma hızını ve güç tüketimini kontrol eder. Daha iyi renk gösterimi ve gelişmiş sinyal-parazit oranı sunarak yüksek kaliteli fotoğraflar sağlar. İşlemci, fotoğraf makinesinin hızlı başlatma süresine ve minimum deklanşör gecikmesine (düğmeye basılması ile resmin gerçekten çekilmesi arasında geçen süre) sahip olmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ostensible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patent. apparent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

visible. apparent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

phenomenon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appearing. advent. manifestation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Görülecek hâle gelmek, ortaya çıkmak, Osm. rü’yet ve müşâhede olunmak, mer’İ ve nümâyân olmak: Güneş gündüzün, yıldızlar ise gece görünür.

2.Gözle görülebilir halde olmak: Hava görünmez.

3.Zannolunmak, benzemek, tahmin olunmak: Bu kumaş iyi görünüyor. İpek gibi görünüyor. Akşam yağmur yağacak gibi göründü ama, yine yağmadı.

4.Kendini göstermek, Osm. zuhûr etmek, tecellî eylemek: Gece vakti kendisine bir cin göründüğünü iddia ediyor.

5.Mevcut ve hazır olmak; meydanda olmak: Kendisi birkaç günden beri görünmüyor. Görünmüyorsunuz, ne oldunuz?

6.Çıkmak, saklanmamak, gözükmek: Bana görünmedi. O, kimseye görünmez.Kendisini gösterecek bir şey söylemek veya yapmak. Göze görünmek = Göze çarpmak, dikkati üzerine toplamak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appear. come in sight. seem. show up. come into view. come in view. make one's appearance. put in an appearance. approve oneself. break through. come. come along. come out. haunt. look. present oneself. report. rise. show.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appear. come in sight. seem. show up. come into view. come in view. make one's appearance. put in an appearance. approve oneself. break through. come. come along. come out. haunt. look. present oneself. report. rise. show. arise. reappear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appear. to show oneself to. to appear. to come in sight. to be visible. to be seen. come into sight / view. look. seem. show. show one's face. to come through.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Görünmeyen, Osm. gayr-ı mer›İ. Görünmez olmak = Kaybolmak, meydana çıkmamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

invisible. out-of-sight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blind. invisible. unforeseen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

invisible. not apparent. unforeseen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

totally unexpected accident.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intimacy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

invisibility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Gerçekte olmadığı halde varmış gibi görünen şey, hayal, tayf, hayalet.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

display. image. picture. sight. view. display. outlook. semblance. spectacle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

image. look. picture. spectre. phantom. frame. vision. spector.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

image. video. picture. phantom. specter. apparition. mirror image. presence. tableau.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

visualization. scanning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

display.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

view. projection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to display.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

display.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

screen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appearance. view. complexion. outlook. aspect. perspective. prospect. sight. vista.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appearance. outlook. scene. scenery. sight. spectacle. view. aspect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

outlook. view. appearance. facet. landscape. ostensible. prospect. semblance. vista.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

observable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

visible. apparent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

visible. observable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Görünüşe göre: Görünürde kimseler yok.

2.Ortada, meydanda: Çok çalışıyor ama, görünürde bir şey yok.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ostensibly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in appearance. in sight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ortalıkta, meydanda.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

visibility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

visibility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Görünmek işi. 2.Görünen şekil ve suret, Osm. sûret-i zâhire, şekl-i hâricî: Görünüşü güzel.

3.Gösteriş, nümayiş.

4.Eski Türk devletlerinde hâkanın tab’asını kabûl edip umumî törenle görüşmesi ki, Osmanlılar’daki padişahın ayak divânı tâbiri buradan gelir, (bk.) Görünmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appearance. sight. outlook. aspect. semblance. epiphany. face. facet. look. mien. spectacle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appearance. aspect. exterior. face. form. look. mien. presence. prospect. semblance. show. sight. view. spactacle. external. spectacle. external view.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appearance. aspect. sight. spectacle. external view. cast. complexion. configuration. face. hue. look. mien. outlook. phantom. show.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apparently.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ostensible. outwardly. seeming. apparently. as far as can be seen. seemingly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apparent. apparently. as far as can be seen. judging by appearances. on the face of it. outward. seemingly. visually.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blind. blindfold. hit or miss. at a venture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. anatomi). Üstderi dış tabakasının adı: Korun tabakası deriyi korur.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) (çogny) Çekoslovakya' da para birimi, koruna.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Korunmak maksadıyla sığınılan yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trefoil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tirfil çayırı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

defence. protection. preservation. prevention. prophylaxis. rampart. safekeeping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preservation. safeguard. safekeeping. shelter. protection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being protected. being safeguarded. protection. conservation. preservation. defence defense. shelter. safeguard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Korumak işine konu olmak.

2.Kendini korumak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

defend oneself. avoid. be protected. guard. shelter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beware. guard. to be protected. to defend oneself. to protect oneself. to avoid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to safeguard oneself. to protect oneself against. to avoid. to escape sth. to be protected. to be shielded. to be preserved. to be kept intact. to be covered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pattern.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pattern.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pattern.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pattern.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

positive image.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Radyo Görüntü Modu, bir yandan dijital radyo dinlerken, diğer yandan da BRAVIA TV’nizin ekranında en sevdiğiniz fotoğraflar arasında gezinebilmenizi sağlayan bir özelliktir . ‘Duvar kağıdınız’ olarak ayarlamanız için önceden yüklenmiş dört farklı damlacık deseni de mevcuttur. Radyo Görüntü Modunu Fotoğraf Görüntüleme Slayt Gösterisi Modu ile bir araya getirerek, en sevdiğiniz görüntülerden oluşan bir slayt gösterisi ile kendi eğlencenizi yaratabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the early hours of the morning. at an unearthly hour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

problem. difficulty. trouble. question. issue. case. cause. funeral. grievance. hangup. hurdle. ill. knot. look-out. packet. proposition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

business. case. concern. difficulty. drawback. matter. problem. question. strife. tribulation. trouble. complication. affair. case problem. mesele.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

issue. problem. matter. question. point under consideration. business in question. case. difficulty. hurdle. point. preoccupation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

problem.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

problematic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

problematic. problematical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

problematic. problematical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

easy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

free of problems.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Çocuğun çocuğu, evlâdın evlâdı.

2.İki yaşında deve yavrusu (bunun aslı «torum» dur).


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grandchild. grandson. granddaughter. descendant. offshoot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

descendant. grandchild.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grandchild. grand child. descendant. offshoot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

USB Fotoğraf Görüntüleyici özelliği ile, USB bağlantısı aracılığıyla D-SLR fotoğraf makinenizi, Cyber-shot® dijital fotoğraf makinenizi ya da USB çoklu kart okuyucunuzu bağlayarak, BRAVIA TV’nizi devasa bir dijital fotoğraf makinesi ekranına dönüştürebilirsiniz. Özelleştirilebilir ayarlar sayesinde büyük ekranda yakınlaştırılmış fotoğraflarınızın keyfini çıkarabilir, Cyber-shot® albümlerini düzenleyebilir ve özel slayt gösterileri yaratabilirsiniz. En sevdiğiniz fotoğrafı bekleme ekranı olarak bile seçebilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). T. Mahrek, Fr. orbite. (bk.) Mahrek.

2.Hareket eden bir noktanın çizdiği yol, Fr. trajectoire.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

circle. orbit. path. track. trajectory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

orbit. trajectory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guiding line. orbit. trajectory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bound. bound to. coercible. compulsory. derigueur. enforced. essential. forced. imperative. imperious. incumbent. indispensable. irremissible. mandatory. necessary. obligatory. obliged. requisite. unavoidable. urgent. forcedly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compulsive. compulsory. forced. imperative. incumbent. indispensable. mandatory. necessary. obligatory. requisite. inevitable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imperative. mandatory. indispensable. obligatory. compulsory. inevitable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crash landing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entail. necessitate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make it necessary. to necessitate. to oblige.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compulsoriness. exigency exigence. an absolute must. obligation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

burden. essentiality. exigence. exigency. imperative. incumbency. indispensability. necessity. obligation. ought. urgency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

obligation. necessity. compulsion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

necessity. urgency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by