öşür ne demek? | öşür anlamı nedir? | öşür

öşür anlamı nedir?

öşür ne demek?

öşür anlamı nedir?

öşür | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(ÖŞR) (i. A.) (c. Aşâr).

1.Onda bir: Bağın bir öşrünü belledim.

2.Ondalık, eskiden ürünün onda birini alan vergi: Zeytinin öşrünü almak, vermek, (bk.) Aşâr, Aşârî.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tithe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tithe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Küçük kitap, risale.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

booklet. brochure. folder. leaflet. pamphlet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brochure. leaflet. literature. pamphlet. prospectus. booklet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

booklet. brochure. folder. leaflet. pamphlet. prospectus. tract. fascicle. broadside. keyline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). f kapama, kapanma; son verme, sona erdirme; kapayan kısım; bir toplantıda tartışmaları keserek oylamaya geçiş; (f). tartışmaları keserek oylamaya geçmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sukunet huzur, dinginlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tic). müteselsil kefil.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). dikkati çeken şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. cerrahlıkta elektrik kullanma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kapama, kuşatma, çevirme; kapanma, çevrilme; kapanıp çevrilen şey, etrafı çit veya duvarla çevrili yer, zarf içine konulan şey, ilişikte gönderilen şey; mânia, çit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). açma, keşfetme, teşhir;muhafazasız olma, maruz olma, açık olma;açığa çıkarma; (huk). mahrem yerlerini gösterme suçu; (foto). alma, çıkarma, poz (filim üzerine). The house has a southern exposure. Evin cephesi güneye bakar. exposure meter (foto). ışık

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (huk). ipotekli malı sahibinin kaybetmesi, hakkın düşmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (ses taklidi), iyi yanan çubuktan çıkan sesi taklit ve tasvir ederek art arda kullanılır: Fosur fosur çubuk içiyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Fosur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Fosur sesi çıkarmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Fosur sesi çıkartmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ney sazını üflerken, asıl nağmeye Adetâ eşlik eden ses ki, ne kadar az olursa o kadar makbuldur.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. glikozüri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Değersiz, bayağı, kaba.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Aşâr toplayıcısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çok yellenen. Osurganböceği = Çıkardığı pis bir koku ile savunan ve bu koku yüzünden bu adla anılan bir böcek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yellenmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fart. break wind. poop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fart. to break wind. to fart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to break wind. to fart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yellenme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fart. wind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fazla poz verme; fazlaca teşhir etme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by