Otomatik Sıra ne demek? | Otomatik Sıra anlamı nedir? | Otomatik Sıra

Otomatik Sıra anlamı nedir?

Otomatik Sıra ne demek?

Otomatik Sıra anlamı nedir?

Otomatik Sıra | Dream Meanings


Teknolojik Terim

Boş giriş kısmını dinlemeden, seçimi tam başlangıcından başlatır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alphabetical sequence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Türk musikisinde çok eski ve çok kullanılan bir mürekkep makam. Çârgâh makamının acem aşîrân (fa) perdesindeki şeddidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Türk musikisinde portenin birinci aralığına yazılan fa perdesinin adı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عجم عشيران] Türk mûsikisinde bir makam.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Otomatik Odaklama Aydınlatıcı, zayıf aydınlatma koşullarında fotoğraf makinesinin otomatik odaklama işlemini gerçekleştirebilmesi için yeterli aydınlatma sağlamak için kullanılan, düşük güçte bir kırmızı ışık kaynağıdır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Otomatik Kazanım Kontrolü, elle ayarlama gerektirmeden en iyi kayıt seviyesini belirleyen bir elektronik işlevdir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(bk.) Ikşîrâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alphabetical arrangement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Kaseti otomatik olarak geçerli parçanın ya da bir sonraki parçanın başlangıcına getiren, tek dokunmalı bir kontroldür.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on occasion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

occasionally. sometimes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

now and then. now and again. ever and anon. from time to time. occasionally. once in a while. sometimes. in spots. at times.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

every so often.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

occasionally.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Zaman zaman, seyrek olarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Aşırma mânâsında kullanılan uydurma bir kelime.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stealing. pinching.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Türk musikisinde orta sekizlideki (mi) perdesi. «Hüseynî-aşîrân» da denir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Kasetin hızlı ileri/geri sarılması ya da CD/MiniDisc değişimleri sırasında otomatik olarak radyoya geçmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Otomatik Ses Seviyesi Sınırlandırma sistemi, kulaklık ses seviyesinin çok yükselmesini engelleyerek işitme bozukluklarını ve yakındaki kişilerin rahatsız olmasını engeller.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Yaprakların üzerinde hasıl olan bir nevi kudrethelvesı kl, dalların hususî bir hastalığıdan ileri gelir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Görmek kuvveti, görme hassası. Kuvve-i bâsıra = Görme kudreti. 2.Göz, Ar. ayn, Fars. çeşm.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Türk musikisinde bir mürekkep makam. Aşîrân «mi» perdesinde kalır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). arzu edilen, istek uyandıran, çekici, cazip. desirabil ity (i). cazibe, arzu edilir olma, hoşa gitme. desirably (z). arzu edilir şekilde, cazip olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. A. F.).Türk musikisinde bir perde adı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [اسيران] tutsaklar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Tutsağa veya köleye yakışır surette: Esîrâne bir muamele.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) RAhatfezâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. musiki). Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Ürperme (deri veya kıllar).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şerh» ten masdar). Açılma, açıklık, ferahlık: İnfirâh-ı derûn, inşirâh-ı kalb = Gönül, kalp ferahlığı. Deniz manzarası insana inşirah verir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [انشراح] açılma, ferahlama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Açılma. 2.Açıklık, ferahlık. - Kur’an-ı Kerim’de bir süre adı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) 1.Çatlayıp yarılma, yarık olma. 2.Parlama. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

Kızılötesi (IR) ve RF kulaklarda, kablosuz ağ menzili dışına çıkıldığında ya da verici ile kulaklıklar arasında bir engel meydana geldiğinde rahatsız edici bir cızırtı duyulabilir. Otomatik Susturma, alınan sinyal yeniden kabul edilebilir bir seviyeye gelinceye kadar bu gürültüyü susturur.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Acizce: Fikri kaasırânemce (pek de doğru tâbir olmayıp kaasır daha doğrudur).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (mü. kaysar). Kayserler, Roma imparatorları, imparatorlar. bk. Kayser.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Fotoğraf makinesi, hareketli nesnelere net şekilde odaklanılması için ‘burst’ çekimi sırasında kesintisiz olarak otomatik odaklanmayı ayarlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kitre zamkı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Münhasıran.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Belirli olarak, mahsus olarak, sadece.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exclusively. solely. only.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Dikkatle bakarak, düşünerek: Mutabassırâne davranmak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [منحصرا] sırf, sadece.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Objektif kapağı açıldığında, fotoğraf makinesi otomatik olarak açılır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Tamamen mekanik vasıtalarla çalışan: Otomatik pikap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automatic. robot. self-acting. servo-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automatic. self-acting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automatic. system in which electric lights are turned on manually and turned off autom. mechanical. self- action. self-driven. self-winding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Yayın istasyonundan gelen kodlanmış bir sinyali aldığında TV’yi otomatik olarak 16:9 tam ekran moduna geçirir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

TV ilk kez açıldığında, ekranda çıkan mesajlar, kullanıcıya TV’sinin tüm alınan kanallara göre ayarlanmasını isteyip istemediği sorulur. Evet yanıtı verilirse, tüm kanallar otomatik olarak ayarlanır. Hayır yanıtı verildiğinde, kullanıcı tek tuş ayarlama ya da el ile ayarlama işlevini kullanabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Seçilen Sony DVD kaydedicilerde bulunan ve kaydedilmiş TV programının adını otomatik olarak DVD başlık listesine ekleyen, zaman tasarruflu ve kullanışlı bir özelliktir. Ad bilgisi yayıncının Teletekst hizmeti tarafından sağlanır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Programın sonunu kaçırırsanız, Otomatik Bekleme Modu özelliği, TV’yi bekleme modunda otomatik olarak 60 dakika geç geçirir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

CRT arkadan projeksiyonlu TV’nin ön panelinde bir düğmeye basıldığında, gerçek resim saflığını sağlayacak kırmızı, yeşil ve mavi CRT’lerin birleşimini otomatik olarak ayarlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu işlev, parçalar arasında otomatik olarak 3’er saniyelik boşluklar yerleştirilmesini sağlar. Bu özellik sayesinde AMS özellikli bir kaset deck’i, kayıtlı parçanın başlangıcını çok daha kolay biçimde bulacaktır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Otomatik Etiket işlevi, ayrı ayrı istasyonlardan yayınlanan teletekst mesajlarından alınan ek bilgileri kullanır. Tanımlama etiketi, ön-ayarlı istasyonu otomatik olarak tanımlamak için kullanılır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Geniş Ekran TV’yi, 4:3 ya da letterbox yayınlarda otomatik olarak gerekli zoom moduna geçirir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Gündüz aydınlatma koşullarında, arkasından ışık gelen nesneler için pozlama seviyesini otomatik olarak ölçer.

Teknolojik Terim by

Finansal Terim

(Freeze)

Bir menkul kıymet yada menkul kıymet grubununfiyat ve/veya işlem miktarının, belirlenen bi r süre içerisinde belirlenen bir parametreyi aşan bir değişim göstermesi durumunda, o menkul kıymetlere aitişlemlerin geçicibir süre için otomatik olarak durdurulmasıdır.


Finansal Terim by

Teknolojik Terim

Video kasetlerden en iyi sonuçları almak için video kafalarının kayıtlı video izi bilgisine en iyi şekilde temas etmesi gerekmektedir. Gelişmiş bir elektro mekanik sistem, bunun, el ile ayarlama gereksinimi olmadan yapılmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Kaset her takıldığında video kafasını otomatik olarak temizler.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Kablolu yayın şebekenizde bu özellik varsa, TV’niz tüm kanal göstergeleri ve etiketleriyle birlikte otomatik olarak ayarlanabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Sadece ülkeyi seçerek, VCR’ın tamamen ayarlı ve programı hale getiren otomatik kurulum işlevi.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Düşük aydınlatmalı ya da karanlık ortamlarda doğru odaklamanın ve çerçevenin ayarlanması çok zordur. Parlak gün ışığından, tamamen karanlık ortamlara kadar her türlü aydınlatma koşulunda çekim yaparken AF aydınlatıcı nesneyi otomatik olarak aydınlatarak fotoğraf makinesinin doğru biçimde odaklama yapmasını sağlar. Bu durum aydınlatma koşulları ne olursa olsun net biçimde odaklanılmış, güzel fotoğrafların çekilmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Düşük ya da yüksek ışık koşullarında çerçevenin belirlenmesine yardımcı olmak için CCD kazanımı hafifçe artırılarak pozlamadan hemen önce LCD vizörde ekstra parlak görüntü sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Otomatik Poz (AE) braketi özelliğiyle fotoğraf makinesi aynı resmi, üç farklı pozlama ayarında ayrı ayrı çeker: ayarlanan pozlamada, bir adım açık ve bir adım koyu (kullanıcı tarafından seçilebilir) çekilir. Kullanıcı hangisinin daha iyi olduğuna sonradan karar verebileceğinden, bu işlev özellikle zorlu aydınlatma koşullarında fotoğraf çekerken ya da fotoğrafı doğru çekmek için tek şansınız varsa çok işe yarayacaktır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Sony DVD kaydedicinizdeki, sahnede ya da ses düzeyinde belirgin bir değişiklik olma zamanına göre bir bölümü otomatik olarak işaretleyen akıllı bir özelliktir. Bölümler kullanımı kolay bir grafik kullanıcı arayüzünde (GUI) görüntülenir ve böylece en sevdiğiniz sahneleri hızlıca bulabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automatic fuse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automatic fuse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Boş giriş kısmını dinlemeden, seçimi tam başlangıcından başlatır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Otomatik Surround modunda, uygun Dolby® Pro Logic® sinyaliyle yayınlanan bir program algılandığında Dolby® Pro Logic® dekoderi otomatik olarak devreye sokulur.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

01.01.1998 ile 31.12.2100 arası tarihlerin kayıtlı olduğu saatli radyo. Bu, aygıtın tarihi bir kez ayarlandığında, bir kez daha ayarlama gerektirmeden (31 günden az olan aylar ve artık yıllar da dahil olmak üzere) her zaman doğru olacağı anlamına gelmektedir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Tarihi otomatik olarak kaydeder.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Yanlış dönüş olması durumunda seyahatinizi otomatik olarak yeniden yapılandıran araba navigasyon sistemi

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Zamanlayıcıda standart oynatım moduna göre bir program yapılmışsa ancak kasetteki kalan süre program için yeterli değilse, tüm programın kaydedilmesi için kaset hızı otomatik olarak uzun oynatıma (Long play) geçirilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

ATP (Otomatik Tuner Belleği), tüm mevcut kanalları otomatik olarak belleğe alan bir işlevidir. ITP (Akıllı Tuner Belleği), bellekteki kanalları, kanal adına ve ShowView® numarasına göre sıralar ve ayrıca saati otomatik olarak ayarlar ve düzeltir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automatically.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automatically.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Fotoğraf makinenizi USB ile PC’nize bağladığınızda görüntülerin otomatik olarak aktarılmasını sağlayan PC görüntü transferi yazılımı.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

right behind sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yassı bir şeyle vurmaktan çıkan sesi taklid ve tasvir eder: Şark şark, şırak şırak yanaklarına vuruyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.).

1.Dizi, saf: Bir sıra İnci: Ağaçları sıra sıra dikmişler.

2.Tertip, nizam, düzen: Sıraya koymak, sıraya girmek, sıra ile

3.Sınıf, derece, rütbe: Ben o sırada değilim, beni onların sırasına koymayın.

4.Satır: Birkaç sıra yazı yazdı.

5.Dershâne ve ona benzer yerlerde oturmak üzere tahtadan uzunca kanape, uzun rahle: Mektep, tiyatro sıraları.

6.Nöbet, belirli vakit veya derece: Bizim sıramız gelmeyecek midir? Şimdi sizin sırenızdır.Fırsat, tesadüf, münasip vakit ve hâl: Sıra düşürmek; sıra gözetmek; sırası geldi de.Geliş: Sözün sırası.Rastgele alma, seçilmemiş: Sıra karpuzu; sıra memuru.Devam, boyuna uzanma: Sıra serviler, sıra duvarı. Bir sıra teşkil eden, bir sıraya dizilmiş: Sıra yalılar, dükkânlar, sıra ağaçlar.(gramer) Zarf gösteren isimlere katılarak bir düzenle devam gösterir. Ardı sıra, arkası sıra = Taklb ederek, geriden devamlı şekilde. Önüsıra = Önünden, önünce, önden muttasılan. Yanı sıra = Beraberinde, yanyana. Ara sıra, arada sırada = Aralık aralık, bazen, her vakit ve muntazaman değil. Sıra İla = Muntazaman birbiri arkasından, muntazam bir düzende yahut birer birer. Sırasında =

1.Nizâmında.

2.Vakti gelince. Sırasıyla — Yoluyla, münasip şekilde. Sıra sıra = Saf saf, birbiri arkasında saflar teşkil edecek şekilde: Asker sıra sıra dizilmişti. İşi sırasına girmek = İş yoluna girmek, düzelmek. Sırada = Bir şeye erişmek yolunda. Sırada = Esnada, iken: Geldiğim sırada tesadüf ettim.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «şîre»den). Üzüm suyu, henüz şaraplaşmamış üzüm suyu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Satın alma. Bay’-ü şirâ = Alım-satım.

2.Yelken.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ordinal. line. queue. linage. order. row. series. file. rank. sequence. turn. bench. alignment. arrangement. array. form. occasion. place. progression. range. settle. slot. spell. succession. tier. train.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alignment. array. bench. file. line. occasion. order. queue. range. rank. row. sequence. series. string. succession. tier. turn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bank. sequence. file. line. order. pitch. range. round. row. series. tier. train. turn. queue. course. number. coordinate. ply. alternate. suite. tail. evolution. serial. catena. grade. alinement. alignment. procession. arrangement. array. bench. hand. ju

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

must. unfermented grape-juice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

must.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

job goods. run-of-the-mill. middling. mediocre things.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Sıra teşkil eden, bir dizi şeklinde, saf olmuş: Sıra-vârt yalılar, ağaçlar.

2.Bir dizi şeklinde, sıra İle Sıra-vârî durmuşlardı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., sîr = tok, Ab = su).

1.Sy ile doymuş, suya kanmış, hararetini gidermiş.

2.Sulu, taze.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (Fars. «çerâğ» dan Ar.’ laşmış). Çerağ, ışık, kandil, meş’ale.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سراج] kandil.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Işık meşale, kandil, çerağ. 2.Nur saçan anlamında Rasulullah için kullanılmıştır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Boğazda urlar çıkaran ve vücudun bazı taraflarında yaralar açan irsi bir hastalık ( dâü’l-hanâzîr. Sıracaotu = Sığırkuyruğu, balıkotu türünden bir bitki.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Tıp dilinde scrofula denir. Bir çeşit kronik deri veremidir. Nedeni, boyundaki lenf bezlerinin veremidir. Daha ziyade boyun bölgesinde ve yüzde acısız şişliklerle ortaya çıkar. Bir süre sonra patlayan bu şişliklerden irin akar. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Ceviz yaprağı, su.

Hazırlanışı : Dört bardak suya 40 gram ceviz yaprağı konur. Haşlandıktan sonra süzülür. Günde 3 kere birer çorba kaşığı içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sıraca hastalığına tutulmuş.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(scrophuiaria): Sıracagiller familyasından; pis kokulu, çok yıllık otsu bir bitkidir. Boğumlu sıracaotu ve köpeksıracaotu en yaygın olan türlerdir. Kullanıldığı yerler: Lapası sıraca tedavisinde kullanılır.

Şifalı Bitki by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) – Dinin kandili, dinin verdiği aydınlık, ışık, ışıklandıran, aydınlatan. - Türk dil kuralına göre “d/t” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

range of mountains.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mountain chain. mountain range.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mountain range.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sıralar hâlinde uzanan dağ zenclri, Osm. sllsile-i cibâl.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ordinary. common. regular. unexceptional. banal. routine. workaday. average. blah. casual. common or garden. commonplace. copybook. cut and dried. exoteric. hackneyed. mediocre. nondescript. prosaic. quotidian. run-off-the-mill. small. straight. casu.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

average. banal. common. commonplace. humble. humdrum. low. measly. menial. mundane. nondescript. ordinary. pedestrian. regular. simple. spartan. uncoloured. undistinguished. unsophisticated. workaday. of a sort. small-time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ordinary. run-of-the-mill. any. banal. bread and butter. characterless. man of common extraction. commonplace. matter of-fact. mundane. ordinarily. prosaic. run of the mill. of sorts. so so. undistinguished. unexceptional. workaday.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Birdenbire.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accordian file.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

putting in order. arrangement. processing. alignment. collocation. course. get-up. placement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ordering. grading.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ranking. arranging in a row or rows. listing things in order. ordering. classification. arrangement. lineage. ranging. coordination. linking. enumeration. grading. alignment. commutation. sorting. systemizing. serialization. dressing. marshalling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Sıraya koymak, dizmek: Saksıları yolun üzerinde sıralayacağım.

2.Birbiri ardısıra söylemek, arasını kesmeksizin söylemek: Birtakım küfürler sıralamaya başladı.

3.(çocuk) Kanape ve duvarlara tutunarak yürümeye başlamak: Daha yürümüyor ama sıralıyor.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

line up. arrange. put in order. aline. align. array. collocate. compile. concatenate. juxtapose. marshal. range. string.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enumerate. file. juxtapose. marshal. rank. to arrange in order. to align. to sequence. to enumerate. to begin to walk by holding on to one after another.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sort. to arrange or array things in a row or rows. to line things up. to arrange or file things in a certain way. to list in order. to enumerate. to begin to walk. to order. to set in order. to range. to rank. to line. to classify. to coordinate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Çift kaset deck’li bir sistemde A ve B sürücülerindeki kasetlerin her iki yüzünün de otomatik ve sıralı olarak çalınmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

line up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sıraya konmak, dizilmek, bir dizi teşkil edecek şekilde düzenlenmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be arranged or arrayed in a row or rows. to be lined up. to be arranged or filed in a certain way. to be listed in order. to be enumerated. to be classified. line the streets.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sıraya koydurmak, bir diziye dizdirmek: Bu saksıları bahçıvana sıralatmalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Dizilmiş, sırasına konmuş: Sıralı evler, ağaçlar.

2.Tertipli, muntazam: Sıralı işler kolay görülür.

3.Münasip, yolunda.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in order. serial. serried. sequent. in-line. in train.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ordered. arranged in order. timely. appropriate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sequential. arranged or set out in a row or rows. line up. timely. apposite. appropriate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whenever he feels like it. regardless of the time or the place.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Sır saklayan yiğit-

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Kaleler, hisarlar.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Arslana lâyık, arslanca, Fars. dilîr-Ane: şîrâne mukavemet etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the course of. while. during. whilst. pending.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

during. when necessary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

respective. in order of. respectively. seriatim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in turn. in order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in turn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Karmakarışık.

2.Yolsuz, münasebetsiz.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unordered. untimely. inapposite. inappropriate. without waiting one's turn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i ).

1.Yol. Sırlt-ı müsukıym = Doğru yol, hidâyet, hak yolu.

2.Cehennem’in üzerinde kurulmuş pek dar ve geçilmesi müşkül bir köprü ki, üzerinden geçilerek Cennet’e gidilecektir: Sırât köprüsü. mec. Pek sarp ve tehlikeli yol.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صراط] yol.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Yol, tarik.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صراط مستقيم] doğru yol. 2.sırat köprüsü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Dosdoğru yol. Allah’ın yolu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Geçme, bulaşma: Nezle çabuk sirâyet eden bir hastalıktır.

2.Geçme, Ar. İntikal, yayılma, bulaşma: O adamlarla otura otura onların Adeti bize de sirâyet etti.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contagion. infection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contagion. spread of sth from one person to another. extension. infection. taint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سرایت] bulaşma, geçme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to spread.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

geçmek, bulaşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (İran’da Fars eyaletinin başşehrinin adı) (musiki). Türk musikisinde artık kullanılmayan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Türk müziğinde eski bir makam.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (Belki Şİrâz şehrinde icad olunmuş da böyle adlandırılmıştır).

1.Doğu usûlünde ciltlenen kitapların yapraklarının cilde bağlandıkları yerin iki ucunda ibrişimden vurulan ince şerit ki, Avrupalılar bugün taklidini yapıştırıyorlar.

2.mec. Nizam, intizam, düzen, rabıta. Şîrâzeden çıkmak = İşlerin düzeninden çıkması.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ شيرازه] kitap sırtındaki kumaş şerit. 2.düzen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Kitap ciltlerinin iki ucunda bulunan ve yaprakları muntazam tutan, ibrişimden örülmüş ince şerit. 2.Pehlivan kispetinin parçası. 3.Esas, düzen, nizam.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(hi. F. A.). Şîrâzlı, Şİrâz şehrinden: Hâfız-ı Şİrâzî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «basar» dan). İnsanın anlayışını arttıran kuvvet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sins. negligences. fate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تقصيرات] kusurlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Çok noktalı otomatik odaklama, geniş açıdan makro çekimlere kadar tüm zoom aralığında müthiş net görüntüler elde edilmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fully automatic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A «basar» dan). İnsanın gözünü açacak durum, ibret.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تفسيرات] yorumlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تأثيرات] etkiler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. istenilmeyen; saklncalı; i. istenilmeyen kişi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by