Oturma Belgesi ne demek? | Oturma Belgesi anlamı nedir? | Oturma Belgesi

Oturma Belgesi anlamı nedir?

Oturma Belgesi ne demek?

Oturma Belgesi anlamı nedir?

Oturma Belgesi | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

residence permit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

residence permit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

release. receipt in full / in full discharge. final / full receipt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

certificate of employment. employment certificate. work permit / license.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Ko Profit and Loss Sharing Certificate)

Ortaklıkların, kar ve zarara ortak olmak üzere iştigal sahalarına giren tüm faaliyetlerin gerektirdiği finansman ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla ihraç veya halka arz edebilecekleri bir tür sermaye piyasası aracıdır.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to run aground. to go aground. to run ashore. to run on the beach. go aground on. strike the sands.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

instrument of accession.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

participation certificate. declaration of accession.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

certificate of identity. identification card. certificate of identification. identify certificate. identity certificate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Oturmak işi. (bk.) Oturmak.

2.Altından bir şeyin üzerine kakılmış büyük elmas veya diğer taş.

3.Sebze üzerine kondurulmuş kuşbaşı kebap.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sitting. sitting. staying. stay. fit. residence. occupation. inhabitation. living. habitation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

habitation. residence. sitting. settlement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dwelling. settlement. stay. sitting. housing. living. lodging. residing. resting. settling. quatering. precipitation. deflation. sinking. sedimentation. fit. deposition. habitation. residence. rest. seating.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

residence permit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

residence permit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sitdown strike. stay-down strike. sit-down strike.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sitdown strike. stay-down strike. sit-down strike.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

residence permit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

residence permit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

living room.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

living room. living / sitting room.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sitting place.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Ayakları toplayıp kıç üzerine yerleşmek, vücudun yalnız yukarı kısmı dik olacak şekil almak: Yere oturmak, sandalye üzerine oturmak.

2.Hareket etmeyip durmak, kalmak, vakit geçirmek, eğlenmek: Burada kaç gün oturacağız?

3.İkamet etmek: Bu evde oturuyorum, yazın Boğaziçi’nde oturur.

4.Hiç bir işle meşgul olmayıp istirahat etmek, işsiz vakit geçirmek.

5.Çökmek, aşağı inmek.

6.(geminin) Dibi sığda toprağa dokunmak, karaya gelmek: Az kaldı vapur oturuyordu.(bir Sıvının tortusu) Dibe çökmek, süzülmek, teressüb etmek: Tortu şişenin dibine oturmuş. Aşağı oturmak = Rahat etmek. Geri oturmak = Edepsizce vaziyet almak. Kan oturmak = Kan toplanıp mor ve kırmızı bir hâlde görünmek: Gözüme kan oturdu. Kuluçkaya oturmak = Tavuk vesaire, piliç çıkarmak üzere yumurtaların üzerine yatmak ve mec. Daima bir yerde kalıp hareket etmemek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sit. sit down. be seated. take a seat. sit oneself. seat oneself. sit on. fit. live. reside. occupy. dwell in. indwell. inhabit. gear. hang out. locate. lodge. park oneself. perch. room. set. settle. stable. tenant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dwell. inhabit. live. reside. sit. to sit. to sit down. to squat. to live. to reside. to inhabit. to occupy. to dwell. to fit well. to settle. to sink.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to sit. to sit down. to sit upon. to reside at. dwell to fit on to settle. to subside. to house. to stay. to quarter. to inhabit. to lodge. to rest. stabilize. to precipitate. to sink. to r.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sales note.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

driver's license. driving license.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Mutual Fund Participation Certificate)

Belge sahibinin kurucu ve saklayıcı kuruma karşı sahip olduğu hakları taşıyan ve fona kaç pay ile katıldığını gösteren kıymetli evraktır.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(Authorization Certificate)

Sermaye Piyasası Kurulu tarafından aracı kuruluşlara verilen ve icra edecekleri sermaye piyasası faaliyetini gösteren belgeye denir.


Finansal Terim by