Oturma Yeri ne demek? | Oturma Yeri anlamı nedir? | Oturma Yeri

Oturma Yeri anlamı nedir?

Oturma Yeri ne demek?

Oturma Yeri anlamı nedir?

Oturma Yeri | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

sitting place.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shooting gallery. range.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fair grounds. holiday ground.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

meeting place. meet. rendezvous. tryst. trysting place.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exit. outlet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

place of origin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seam.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

birthplace.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

place of birth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Uyku, insana kaslarını ve diğer dokularını onarma, yaşlanan veya ölen hücrelerini yenileme şansı verir.

Uyku, insan beynine hafızasındaki bilgileri düzenleme, gereksizleri unutma ve arşlivleme şansı verir. Rüyalar da bu işlemin bir parçasıdır.

Uyku, enerji tüketimimizin miktarını azaltır. Bu nedenle günde dört-beş kez yerine üç öğün yemekle yetinebiliriz. Gece karanlığında zaten hiçbir şey yapamayacağımızdan, anahtarı kapatarak enerji tassarrufu yaparız.

Uyku, bütün gün çalışan beynin bir şarj süresi olabilir. Diğer organlardaki enerji harcamasını kısarak, beyin hücre aktiviteleri için gerekli olan enerjiyi artırabilir.

Uyku hakkında tüm bildiğimiz, geceleri iyi bir uyursak, sabahları kendimizi iyi hissettiğmiz, hem vücudumuzun, hem de beynimizin yeni bir gün için kendisini tazelediği olgusudur.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

promenade. place for strolling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thresher floor. stackyard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vacation spot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

work place. business place / sites. business quarter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

careening ground.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to run aground. to go aground. to run ashore. to run on the beach. go aground on. strike the sands.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carefree. in fine fettle. high jinks. in high spirits. like the cat that stole the cream.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Oturmak işi. (bk.) Oturmak.

2.Altından bir şeyin üzerine kakılmış büyük elmas veya diğer taş.

3.Sebze üzerine kondurulmuş kuşbaşı kebap.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sitting. sitting. staying. stay. fit. residence. occupation. inhabitation. living. habitation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

habitation. residence. sitting. settlement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dwelling. settlement. stay. sitting. housing. living. lodging. residing. resting. settling. quatering. precipitation. deflation. sinking. sedimentation. fit. deposition. habitation. residence. rest. seating.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

residence permit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

residence permit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sitdown strike. stay-down strike. sit-down strike.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sitdown strike. stay-down strike. sit-down strike.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

residence permit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

residence permit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

living room.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

living room. living / sitting room.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sitting place.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Ayakları toplayıp kıç üzerine yerleşmek, vücudun yalnız yukarı kısmı dik olacak şekil almak: Yere oturmak, sandalye üzerine oturmak.

2.Hareket etmeyip durmak, kalmak, vakit geçirmek, eğlenmek: Burada kaç gün oturacağız?

3.İkamet etmek: Bu evde oturuyorum, yazın Boğaziçi’nde oturur.

4.Hiç bir işle meşgul olmayıp istirahat etmek, işsiz vakit geçirmek.

5.Çökmek, aşağı inmek.

6.(geminin) Dibi sığda toprağa dokunmak, karaya gelmek: Az kaldı vapur oturuyordu.(bir Sıvının tortusu) Dibe çökmek, süzülmek, teressüb etmek: Tortu şişenin dibine oturmuş. Aşağı oturmak = Rahat etmek. Geri oturmak = Edepsizce vaziyet almak. Kan oturmak = Kan toplanıp mor ve kırmızı bir hâlde görünmek: Gözüme kan oturdu. Kuluçkaya oturmak = Tavuk vesaire, piliç çıkarmak üzere yumurtaların üzerine yatmak ve mec. Daima bir yerde kalıp hareket etmemek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sit. sit down. be seated. take a seat. sit oneself. seat oneself. sit on. fit. live. reside. occupy. dwell in. indwell. inhabit. gear. hang out. locate. lodge. park oneself. perch. room. set. settle. stable. tenant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dwell. inhabit. live. reside. sit. to sit. to sit down. to squat. to live. to reside. to inhabit. to occupy. to dwell. to fit well. to settle. to sink.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to sit. to sit down. to sit upon. to reside at. dwell to fit on to settle. to subside. to house. to stay. to quarter. to inhabit. to lodge. to rest. stabilize. to precipitate. to sink. to r.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fairground.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fairground.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parking area.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

turnout.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parking lot / site / space.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parking area.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

turnout.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parking lot / site / space.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marketplace.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

market place / stand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

picnic area.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Tan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the daybreak sky. dawn. daybreak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dawn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Güneş doğmak üzereyken, ufukta hafifçe aydınlanan y(Erkek İsmi) - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

replace.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gathering place.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

meeting place. venue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Zamanı, yeri uygun düşen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

answerable. applicable. apposite. appropriate. apropos. apt. becoming. befitting. calculated. condign. conformable. expedient. felicitous. fit. fitted. grandiloquent. in. just. legitimate. opportune. pat. pertinent. in place. pointed. proper. pursuan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apt. becoming. condign. expedient. good. happy. opportune. pertinent. presentable. seasonable. suitable. timely. well. congruous. congruent. appropriate. in its place. fit to be.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on site.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fidget.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

demount. displace.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

instead. instead of. in lieu. in lieu of. in place of. vice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

for. instead of. in place of. in sb's/sth's stead. in lie. instead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

before. for. in lieu of. instead. pro.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fulfillment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discharge. fulfilment. implementation. observance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consummation. execution. exercise. fulfilment. implementation. implementing. fulfillment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assume. fill. fulfil. implement. keep. meet. perform. redeem.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

effect. fulfil. fulfill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

substitution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Pişman olmak, teessüf etmek.

Türkçe Sözlük by