Oturu ne demek? | Oturu anlamı nedir? | Oturu

Oturu anlamı nedir?

Oturu ne demek?

Oturu anlamı nedir?

Oturu | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(e.). Sebep gösterir, dolayı, binâen-aleyh. Bundan ötürü = Bundan dolayı, bu sebepten, binâen-aleyh. Neden ötürü = Ne sebeple, niçin?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on the strength of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on the strength of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

open session. open sitting. panel. discussion. debate. hearing in public.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

joint session.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

closed session. secret session. meeting in private. closed-down meeting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tartı veya ölçü ile olmayarak toptan ve kesin olan: Götürü satış, götürü pazarlık, götürü bina. Toptan, kesinlikle, tartı ve ölçü ile olmayarak: Bir araba kömürü götürü yüz liraya aldım. Evini götürü yaptırdı, mec. Götürü bina = Götürü usuliyle yapılmış bina.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

by the piece. by the job. in the lump. by contract. in bulk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

as a lot. by the piece. by the job.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

job work. work by the job. lump / piece work. lump sum job. jobbing. task work. task. lump / contract work / job.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lump bargain. contracting by the job. contracting for the whole lot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eliminator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Yakından uzağa doğru taşınmak: Bu sandık vapura götürülecektir. Onun buraya getirilmesi kolay ama tekrar oraya götürülmesi zordur.

2.Kaldırılmak, katlanılmak: Ağır sözler kolayca götürülemez.

3.Koparılıp alınmak: Kolu bir gülle ile götürüldü. Nehre düşüp götürüldü.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be carried away.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

closed / executive session. within closed doors. closed-door hearing. hearing in camera / chambers. private sitting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tamamen kötürüm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İhtiyarlıktan veya inme vesair bir Arızadan dolayı ayağa kalkamayan veya yürüyemeyen, oturan, sakat: Kötürüm bir ihtiyar; otura otura kötürüm olacak. Köskötürüm = Büsbütün kötürüm, hiç yerinden kalkamaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crippled. paralyzed in the legs. paralyzed. cripple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ayağa kalkamayan veya yürüyemeyen ihtiyar veya inmelinin hâli ve sakatlığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a cripple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). İkamet edilmek: Burada oturulmaz, orada kaç gün oturulacaktır? Bütün gün işsiz oturulur mu?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to sit. to live. to dwell (in a place.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to sit. to live. to dwell (in a place.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(y. k.) (i.).

1.Celse. bk. Celse.

2.Oturmak işi, ikamet. Açık oturum = Bir meselenin karşılıklı görüşülüp, enine boyuna münakaşa edilmesi.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sessional. sitting. session. hearing. meeting. seance. conclave. court. diet. forum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

court. hearing. session. sitting. residence. residing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

session. sitting. hearing. banc. meeting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Oturmak işi ve tarzı: Bu, nasıl oturuş?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

way of sitting. sit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yatışmak: Kargaşalık, fırtına oturuştu (eskimiştir).

Türkçe Sözlük by