Ouch ne demek? | Ouch anlamı nedir? | Ouch

Ouch anlamı nedir?

Ouch ne demek?

Ouch anlamı nedir?

Ouch | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

ünlem Ah ! Of ! Aman !

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i), Loğusalık; doğum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). onaylamak, teyit ve tasdik etmek, kuvvetle söylemek, iddia etmek, garanti etmek, itiraf etmek, açıkça söylemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Hindistan ve Arabistana mahsus birkaç cins ağaç, (bot). Acacia arabica; bu ağaçların zamkı, tohum zarfı veya kabukları.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). üstü körüklü dört kişilik at arabası, fayton.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). eski abidelerde kral ismini gösteren kabartma resim veya şekil; fişeklik, hartuç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sedir, kanepe, divan, yatacak yer; in, vahşi hayvan barınağı. couch grass ayrık otu, (bot). Agropyron repens.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). ifade etmek, beyan etmek; ima etmek; yatırmak; indirmek; pusuya yatmak. He couched his demand in respectful words. Talebini hürmetkâr bir lisanla arzetti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). yatar vaziyette olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb). katarakt ameliyatı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). çömelmek, yere çökmek; (i). çömelmiş vaziyet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (ask). dar ve kapalı bir yerden meydana çıkmak, çıkmak; açık bir yere çıkarmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f)., (tıb). şırınga; (f). şırınga etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. nehir ağzı, vadinin ovaya açılan ağzı, top ağzı; müz. nefesli sazlann ağızlığı; nefesli sazın ağıza yerleştirilme sekli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.), (i.), A.B.D., (k.dili) mırıldanmak, homurdanmak, söylenmek; (i.), A.B.D., (k.dili) hiç bir şeyden memnun olmayan kimse, şikayetçi kimse, homurdanan kimse; suratsız Iık, homurdanma, söylenme, vızıltı; şikâyet. grouchy (s.), A.B.D., (k.dili) surat

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Fotoğrafların çekildiği andaki kadar canlı görünmesini sağlayan teknoloji.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kese, torba; küçük para kesesi; hartuç kesesi; posta torbası; göz altlannda meydana gelen torba gibi şişkinlik; tıb. içinde sıvı toplanmış ur, kese; zool. bazl hayvanlann yavrularını veya yiyeceklerini taşıdıkları cep.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. torbaya koymak, cebe indirmek; yutmak; torba veya kese husule getirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. düzeltmek, yeniden tashih etmek; yeniden gözden geçirmek; foto. rötuş etmek; i rötuş edilen şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eski italyan komedisinde soytarı; korkak soytarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. dikkatsizce gevşek oturmak; serserice yürümek; oturduğu yere yayılmak; i. başın sarkması; ağır hareket eden ve beceriksiz kimse; şapkanın sarkık kenarı. slouch hat kenarı aşağı doğru kıvrılmış şapka. He's no slouch at baseball k.dili. iyi bir be

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Yüz hatları algılama teknolojisi.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. siyah çin çayı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. dokunmak, ellemek, el sürmek; temas etmek, değmek; bitişik olmak; erişmek; yaklaşmak; tesir etmek; düzeltmek; mütehassıs olmak; (argo) para koparmak; İng., (argo) aldatmak; sözünü etmek, bahsetmek; yemek; müz. çalmak; mat. teğet geçmek, değmek. to

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dokunma, dokunuş, temas, değme; bitişik olma; dokunum, dokunma duyusu; hisleri uyandırma kuvveti; koku, çeşni; iz; üslup; (argo) kendisinden kolayca para koparılan kimse; (argo) para isteme; müz. tuşlayış, dokunuş; tuşların direnci; spor taç touch a

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Parmak hareketleri veya basınca duyarlı hale getirilmiş ve özellikle dizüstü bilgisayarlarda fareye alternatif olarak kullanılan yumuşak bir zeminden oluşan işaretleme aygıtı.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tehlikeli, nazik; baştan savma, gelişigüzel, yüzeysel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Amerikan futbolunda gol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(ünlem) (eksrimde) Tuş! Dokundun ! Tam yerinde !

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eski toplarda falya deliği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., edat dokunaklı, içe dokunur, etkili; (edat) -e dayanarak, -e bağlı olarak. touchingly z. dokunaklı bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kına çiçeği, bot. I mpatiens.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. denektaşı, mihenk taşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. bakmadan daktilo kullanmak. touchwood i. ağaç kavı, kav.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. alıngan, çabuk darılır; titiz, huysuz; çabuk tutuşan. touchily z. alınganca. touchiness i. alınganlık; titizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Yağlı boya resimde fırça darbesiyle yüzey üzerinde oluşan boya lekesi. İzlenimci resme dek ressamlar, tuşların görülebilir olmasından özellikle kaçınmış ve homojen yüzeyler elde etmeyi amaçlamışlardır. İzlenimci resim ise büyük oranda tuşların farkedilebilir nitelikte bırakılması tekniğini yeğlemiştir.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dokunulamama, paryalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. ulaşılamaz, erişilmez; dokunulmaz; dokunulması yasak; i. parya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yemin ile kefil olmak; yeminle temin etmek. vouch for doğrulamak, teyit etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kefil; senet, tanıt, vesika, makbuz, belgit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. lütfetmek, ihsan etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by