Ounce ne demek? | Ounce anlamı nedir? | Ounce

Ounce anlamı nedir?

Ounce ne demek?

Ounce anlamı nedir?

Ounce | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

i. 28,3 gram, çarsı libresinin on altıda biri; kuyumcu libresinin on ikide biri, 31 gram; kıs. oz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tekir, zool. Leopardus uncia.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). bildirmek, beyan etmek, haber vermek, ilân etmek. announcer (i). spiker. announcement (i). tebliğ, ilân, bildiri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. sıçramak, sekmek, zıplamak (top); gürültüyle veya hızla bir yere dalmak; sıçratmak, zıplatmak, sektirmek; A.B.D., (argo) karşılıksız olduğu gerekçesiyle çeki iade etmek; (argo) yol vermek, işten atmak; i. sıçrayış, sıçrama, zıplayış; k.dili hayatiy

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sıçrayan şey veya kimse, zıplayan bir şey veya kimse; A.B.D. (argo) bar, gece külüb v.b. fedaisi; büyük şey; ing., k.dili martaval; martavalcı kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). ihbar etmek, haber vermek, ifşa etmek; mukavele veya anlaşmanın fesholunacağını haber vermek; suçlamak, itham etmek, bir kimsenin kusurlarını açığa vurmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. resmen ilân etmek, beyan etmek, bildirmek; telaffuz etmek, söylemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). öfke veya sabırsızlıkla yerinden fırlayıp yürümek; donuvermek, fırlamak; (i). fırlayış, atılış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). farbala, volan; (f). farbala ile süslemek, volan koymak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(A.B.D). 29,57 cc: ing 28,41 cc.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. sarsmak, sallamak, hoplatmak (araba gibi); i. sarsma, sarsıntı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f.yanlış telaffuz etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. mürekkep kurutacak toz; kabartmalı bir düzeyin modelini çıkartmak için üzerine serpilen toz; f. toz serperek kurutmak veya cilâlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. yırtıcı kuş pençesi; saldırma, atılma, hamle; f. üzerine atılıp avlamak (av). pounce at, pounce on birden üstüne atılmak, hamle etmek; ani olarak gelmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kapağı delikli bir cins parfüm kutusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. telaffuz etmek, söylemek; beyan etmek, resmen bildirmek, kararı bildirmek; (nutuk) vermek. pronounce able s. telaffuzu mümkün. pronouncement i. resmen bildirme; bildiri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. belli, belirgin, bariz, aşikâr; kati, kesin. pronouncedly z. belirgin bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. vazgeçmek, reddetmek, feragat etmek, terketmek, alâkasını kesmek; (iskambil) aynı renkten kâgıdı olmadığından başka renk kağıt oynamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. dövmek, dayak atmak, cezalandırmak; k.dili yenilgiye uğratmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. telaffuz edilemeyen; ağıza alınmaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by