Ours ne demek? | Ours anlamı nedir? | Ours

Ours anlamı nedir?

Ours ne demek?

Ours anlamı nedir?

Ours | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

zam. bizimki. a friend of ours dostlarımızdan biri, bir dostumuz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z). mesai saatlerinden sonraki saatlerde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. borsa, özellikle Paris borsası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). toplantı, bir araya gelme; kalabalık, izdiham; bir park içinden geçen araba veya gezinti yolu; istasyon binasındaki hol; atletizm sahası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). akmak, hızla akmak; koşmak, hızla ilerlemek; av peşinden koşturmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yön, cihet, istikamet; ders, kurs; (den). rota; gidiş; yol; ahça kap, tabak, servis; (çoğ). aybaşı. as a matter of course gayet tabii olarak. in due course zamanı gelirce, zamanla. in full course bütün hızıyla in short course kısaca. in the cours

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). av köpeği; koşan sukuşu, (zool). Cursorius.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). karşılıklı konuşma, mükâleme, muhavere; tez, makale, broşür; söz, hitabe, nutuk; (f). söylemek, bahsetmek, konuşmak, hitap etmek, bir konuyu sözle veya yazılı olarak işlemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (A.B.D.)., (k.dili). yardımsız yapılabilecek şekilde hazırlanmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) görüşme, konuşma, münasebet; cinsi münasebet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. orta yol, itidal yolu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

zam., çoğ. kendimiz, bizler. We ourselves will help. Biz kendimiz yardım edeceğiz. We will help our selves. Biz kendimize yardım edeceğiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. koşu meydanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yardım dileme, müracaat; müracaat edilecek yer veya kimse. have recourse to baş vurmak, müracaat etmek, yardım veya öğüt dilemek. right of recourse (huk.) kefilden parayı alabilme hakkı. without recourse başka taahhüt altına girmeden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kadife taklidi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. su yolu, kanal; dere, su.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

zam. seninki, sizinki. yours sincerely, yours truly hürmetle, saygılarımla. yours truly k.dili. ben.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

zam. (çoğ. -selves) kendiniz, kendin; kendi kendinize. be your self tabii olunuz. behave yourself. pull yourself together kendine gel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by