Oval ne demek? | Oval anlamı nedir? | Oval

Oval anlamı nedir?

Oval ne demek?

Oval anlamı nedir?

Oval | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Yumurta biçiminde, söbe, beyzî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

egg shaped.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

elliptical. oval.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Of or pertaining to eggs; done in the egg, or inception; as, oval conceptions.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Having the figure of an egg; oblong and curvilinear, with one end broader than the other, or with both ends of about the same breadth; in popular usage, elliptical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Broadly elliptical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A body or figure in the shape of an egg, or popularly, of an ellipse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oval. elliptical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a closed plane curve resulting from the intersection of a circular cone and a plane cutting completely through it; 'the sums of the distances from the foci to any point on an ellipse is constant'. rounded like an egg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Broadly elliptical. broadly elliptical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Broadly elliptical but with rounded ends; similar to oblong, but not as long.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The American-style stock car type of racing, where cars compete on oval tracks of different shapes and are tuned to only go straight or left Other types of vehicles not covered in this glossary also compete on ovals, including sprint cars, midgets, motorc

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Some forms of karting take place on oval tracks These may be dirt ovals or asphalt ovals An oval may be either banked or flat See speedway.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Window [with Anatomists] one of the holes in the hollow of the ear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Twice as long as broad, widest at the middle, both ends rounded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Egg-shaped; ellipsoidal or elliptical. represents the Ether with the colours Black or Indigo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

This shape is self explanatory. palmate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The shape that describes a bottle that has an elliptical cross-section perpendicular to the major axis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A coaster layout that traces an oval shape This is very common with Junior Coasters.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

egg-shaped , oval , ovally.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. yumurta biçimindeki, beyzi; i. yumurta. biçiminde şey. ovally z. yumurta şeklinde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). uygun bulma, onama, onaylama, tasvip, razı olma, resmi izin. on approval muhayyer olarak, beğenilmediği takdirde geri verilmek şartıyla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (kim). kovalent bağ.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). beğenmeyiş, hoşnutsuzluk, tasvip etmeyiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. atomdan atoma elektron verme ile meydana gelen bağlantı; verilen elektron sayısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Kovalamak işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Arkasına düşmek, arkasından gidip tutmaya çabalamak, takip etmek: Haydutları hududa kadar kovaladılar; tazı, avı İnine kadar kovaladı.

2.Bir şeyin arkasına düşmek, elde etmeye çatışmak, aramak: Bir iş kovalıyor.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chase. run after. pursue. give chase. drive. follow up. hunt. run out. tag. tag after. tag along.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chase. pursue. to chase. to pursue. to run after.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to chase. to try to catch or get. to pursue. make after.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Saz çeşidinden bir cins hasır otu, tüylü saz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

moldovan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rub.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rub. scrub.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). El ile ovup ufaltmak: Tarhanayı, nişastayı ovalamak. Bağı ovalamak = Kütükleri ovup kabuklarını düşürmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rub. scrub. to break up small. crumble. to rub. to scrub. to break sth up. to crumble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to break up. to crumble sth with one's fingers. to message. to knead. rub. scrub.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be crumbled. to be messaged. to be kneaded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be crumbled. to be messaged. to be kneaded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sb crumble sth. to have sb knead or message sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sb crumble sth. to have sb knead or message sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ovalardan ibaret (yer).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

which contains grassy plains.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

which contains grassy plains.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kaldırılma, kaldırma, yerini değiştirme, nakil; yol verme, işinden çıkarma; ihraç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Ressamların, üzerinde resim yaptığı sehpa.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

easel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

easel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Şövale üzerinde yapılan ve taşınabilir boyuttaki küçük yağlı boya resim. 17. yy.da burjuvazinin gelişimi sonucunda yaygınlaşmış ve resmin evlere girmesine olanak vermiştir

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.).

1.Avrupa’da esâletin ilk basamağında olan asılzâde. Şövalye yüzüğü = Taşı kalın ve köşeli bir çeşit yüzük.

2.mec. Yiğit, kahraman, süvari.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knight. chevalier. paladin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knight. chevalier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chevalier. knight. cavalier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knighthood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chivalry. knighthood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by