Ox ne demek? | Ox anlamı nedir? | Ox

Ox anlamı nedir?

Ox ne demek?

Ox anlamı nedir?

Ox | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -oxen) öküz .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb). kanda oksijen azlığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). (biyol). antitoksik.antitoxin i antitoksin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(kıs). approximate, -Iy.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). yaklaşık olarak, takribi, tahmini, yakın. approximately (z). yaklaşık olarak, tahminen, takriben.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). yaklaşmak, yaklaştırmak, yakın olmak, yakına gelmek, yakına getirmek. approxima'tion (i). tahmin; yaklaşma, yakın olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i).,(tıb). kendi vücudunda hâsıl olan zehirli maddeden zehirlenme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

( i)., (tıb). kendi vücudunda hâsıl olan mikroplarla iltihaplanma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (kim). havada oksitlenme; ikinci bir maddenin de bulunmasıyla oksitlenme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). şapka muhafaza etmede kullanılan mukavva veya ince tahtadan yapılmış kutu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kutu, sandık; bir kutu dolusu miktar; hediye kutusu, hediye; loca; külübe (bakçi veya nöbetçiler için); av külübesi; at arabalarında arabacının oturduğu yer; yolcu veya yük kompartımanı; mil yatağı, göz; müşkül durum; gazet. çerçeveli kıslm; (beysbol)

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. el veya yumruk darbesi; f. tokat veya yumruk atmak (bilhssa kulağa); boks maçına girmek; boks yapmak. boxer i. boksör.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kutuya veya sandığa koymak; gen. up ile kutulara yerleştirmek, sandıklamak, ambalaj yapmak; den. orsada boca ve pupa ederek gemiyi yeniden orsaya getirmek. box the compass den. pusulaya göre kerteleri sırayla saymak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şimşir, bot. Buxus sempervirens.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir cins köpek, bokser.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., den. orsada boca ve pupa ederek gemiyi yeniden orsaya getirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. boks. boxing glove boks eldiveni. boxing match boks maçı. Boxing Day ing. Noeli takip eden gün.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). çok geveze kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb). ineklerde çiçek hastalığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (anat). kalça, kalça kemiği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i) züppe adam; horozibiği çiçeği, (bot). Celosia cristata white coxcomb kadife çiçeği, (bot). Amaranthus albus coxcombry (i). züppelik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (den). filika veya kik serdümeni.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). bir bileşimdeki oksijeni çıkarmak. deoxida'tion (i). deoksidasyon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (kim). dioksit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hamt ve şükran duası, hamt ilahisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (eski)., (argo). fahişe, orospu, hafif kadın; metres.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). doktrin, fikir, dini görüşler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), epoxy resin boya, tutkal,tamir işlerinde kullanılan dayanıklı bir plastik; iki ayrı maddenin bileşiminden meydana gelen ve karıştırıldığı zaman sertleşen dayanıklı bir tutkal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), astr. ekinoks, güntün eşitliği. autumnal equinox sonbahar noktası (21 Eylül'e rastlayan ekinoks). mean equinox ortalama ilkbahar noktası spring equinox, vernal equinox ilkbahar noktası (21 Mart'a rastlayan ekinoks).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f), argo şaşırtmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). aldatmak, hile yapmak; sarhoş etmek; (kitap yapraklarının kenarlarını) kırmızıya boyamak; ekşitmek (bira).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tilki; tilki kürkü; kurnaz adam. fox chase tilki avı; bunu taklit eden oyun. fox glove (i). yüksükotu, (bot). Digitalis purpurea. foxhole (i). askerin sığınacağı çuku.r fox hound (i). tilki avında kullanılan köpek. fox hunting tilki avı. fox terr

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). tilki gibi, kurnaz; tilki renginde, sarımsı veya kızılımsı kahverengi; zamanla solmuş, eskimiş; fazla ekşimiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) şapka kutusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kabul edilmiş dini esaslara aykın olan. heterodoxy (i). kabul edilmiş doktrinlere muhalefet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. hidroksit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D buzdolabı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. zararsız, zarar vermez. innoxiously z. zararsızca. innoxiousness i. zararsızlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) sarhoş edici; (i.) sarhoş eden madde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) sarhoş etmek, mest etmek; sevinçten çılgın hale sokmak; (tıb.) zehirlemek. intoxica'tion (i.) sarhoşluk, mest oluş; (tıb.) zehirlenme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kutu açılınca içinden fırlayan yaylı kukla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

içine para atılınca istenilen plakları çalan otomatik pikap.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., liquid oxygen sıvı oksijen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. füme balık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., den. kerte hatları üzerinde seyre ait. loxodromics i. kerte hatları üzerinde seyir sanatı. loxodromic curve, loxodromic line her meridyen ile aynı açıyı yapan çizgi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D., k.dili aptal veya bön kimse, ahmak kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. posta kutusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kibrit kutusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim monoksit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Çin ve Japonya'da bazı hastalıkların tedavisi için cildin üstüne konarak yakılan pamuğa benzer bitkisel bir madde; bu maddenin alındığı bitki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mantarda bulunan zehir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) sıhhate zarar veren; zararlı, muzır, fena; ahlâkı bozan. noxiously (z.) zararlı olarak. noxiousness (i.) muzırlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) iğrenç, tiksindirici; çirkin görünen. obnoxiously (z.) uygunsuz olarak, çirkince. obnoxiousness (i.) uygunsuzluk, çirkinlik, iğrençlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. doktrini sağlam; . dinsel inançlarına sadık; doğru, tam, uygun; b.h. Ortodoks kilisesine mensup; yürürlükteki usule uygun. orthodoxly z. kabul edilmiş bir fikre uygun olarak. orthodoxy i. Ortodoksluk; akidenin doğruluğu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., A.B.D., k.dili daha atik davranıp galip gelmek, kurnazlık etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. oksalat, oksalik asidin tuzu. oxalic acid oksalik asit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kazayağı, bot. Oxalis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. koyu kırmızı renk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. öküz boyunduruğundan boynun altına gelen U şeklinde parça; A.B.D. Irmağın U şeklindeki dönemeci.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. öküz arabası, kağnı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bileşikgillerden herhangi bir çiçek, san papatya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D. bağlı erkek ayakkabısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. oksitlenme, oksidasyon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. oksit oxidize f. oksijen ile birleştirmek, okside etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sığırdili, bot. Anchusa officinalis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Amu Derya nehri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. oksijen ile asetilenin bileşiminden meydana gelen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. oksijen. oxygenate, oxygenize f. oksijen ile karıştırmak, içine oksijen katmak. oxygena'tion i. oksijenlesme, oksitlenme, oksitlendirme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. oksijen ile hidrojen karışımı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sirkeli bal şerbeti, sirkengebin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kon., san. anlamı kuvvetlendirmek için zıt kelimelerin bir araya getirildiği deyiş tarzı: öldürücü şefkat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i., gram. son hecesinde kuvvetli vurgusu olan; i. son hecesi vurgulu kelime.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. paradoks, mantığa aykırı görünen fakat hakikatte doğru olabilen düşünce; birbirini tutmaz sözler; birbirine aykırı söz ve davranışlar; karakterinde birbirine aykırı hususlar olan kimse. paradox'ical s mantığa aykırı görünen. paradox'ically z. birbir

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. şiddetli ve ani nöbet; feveran, galeyan, ani boşalma . paroxymal s. şiddetli nöbetle ilgili; galeyana gelme ile ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tepesi delikli biberlik; çabuk öfkelenen kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. peroksit; oksijenli su. peroxide blonde saçlannın rengini. peroksit ile açmış sarışın kadın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Kuzey Amerika'da bahçelerde yetişen bir çiçek. bot. Phlox.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. flokseride familyasından üzüm kütüklerini tahrip eden pek küçük bir böcek, bir çeşit fidan biti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hap kutusu; ask. küçük istihkam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kapağı delikli bir cins parfüm kutusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. çiçek gibi kabarcıklar meydana getiren hastalık; frengi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. protoksit, herhangi bir seride en az oksijeni olan oksit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., anat. yakınsal, uzvun bağlanma noktasına yakın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. en yakın, hemen yanındaki. proximately z. yakın olarak, bitişik olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yakınlık. proximity of blood kan yakınlığı, akrabalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z., (eski) gelecek ayda, kıs. prox.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. vekil; vekillik, vekâlet; vekaletname.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyokim. vücutta ateş yapan mikrop zehiri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., min. piroksen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. piroksenden oluşmuş kaya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. selüloz nitratlardan bileşmiş bir karışım, pamuk barutu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) baklagillerden kurumuş tohumları çıngırak sesi çıkaran bir bitki, (bot.) Crotalaria.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D. dik çatılı ufak ev.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. demiryolu veya tramvay raylarına serpilen kumu taşımaya mahsus sandık; kum bahçesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili büyüklerine karşı saygısızlıkta bulunan çocuk; terbiyesiz kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) hayali bir rakip ile idman yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

avcı kulübesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gloksinya, bot. Sinningia speciosa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. çiçek hastalığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. enfiye kutusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sabun sandığı; sokakta nutuk çekenlerin üstüne çıktığı sandık. soap box derby A.B.D. çocukların kendi yaptıkları arabalarla yokuş aşağı yarışı. soapboxer i., k.dili. sokakta nutuk çeken kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ. şosetler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. elektrikle çalışan çağırma hoparlörü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kasa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. içinde en az miktarda oksijen bulunan bir elemanın oksidi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. deri buğu dolabı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kav, çakmak kutusu; kav gibi çok çabuk yanan şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kan zehirlenmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. zehir nev'inden, zehirden meydana gelmiş, zehirli. toxicant s., i. zehirli, zehirleyici, zehir meydana getiren; i. zehirli madde. toxica'tion i. zehirleme, zehirlenme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i zehirbilim, ze hirler bilgisi, toksikoloji. toxicological s. zehirbilimsel. toxicologist i. zehirbilim uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. toksin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., eski Amu Derya ötesi, Semerkant bölgesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. içinde üç oksijen atomu bulunan oksit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. Ortodoks olmayan; geleneklere karşı, adetlere ayklrı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. voces) insan sesi. vox populi halkın sesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dikiş kutusu; alet kutusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f., tic. mark. elektrostatik usulle kopye çıkaran makina; bu makina ile çıkarılan kopye; f. bu makina ile kopye çıkrmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by