özel Emir ne demek? | özel Emir anlamı nedir? | özel Emir

özel Emir anlamı nedir?

özel Emir ne demek?

özel Emir anlamı nedir?

özel Emir | Dream Meanings


Finansal Terim

(Special Order)

Borsa Yönetim Kurulu’nca her hisse senedi için ayrı ayrı belirlenmiş olan “bir seferde girilebilecek işlem miktarı”nı aşan ve blok satış miktarından az miktarlı olan emirlerdir.


Finansal Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Demir gibi güçlü ve temiz yürekli. Yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Marangozların kullandığı kavisli bir keser çeşidi.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Güçlü, kuvvetli, şirin.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Bekata).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. çamura batırmak, çamura bulamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Ülke

(United Arab Emirates) Başkent: Abu Dabi.

Nüfus: 2.791.000.

Yüzölçümü: 30.000 sg.m:.

Komşuları: Kuzeyde Katar, Batıda ve Güneyde Suudi Arabistan, Doğuda Umman.

Önemli Şehirleri: Abu Daki, Dubavy.

Din: %96 Müslüman, Hindu, Hristiyan.

Dil: Arapça (Resmi) birçok diğer diller.

Yönetim Biçimi: Emirler Federasyonu.

Tarih: Bölgedeki Şeyhler 19. yy. da Dışişleri ve savunmanın kontrolünü İngiltere’ye verdi. 2 aralık 1971’de bu şeyhlikler bağımsız olmak için birleştiler.

Abu Dabi Petrol Şirketi, 1975’de tamamen ulusallaştırıldı. Petrol hatları BAE’ye dünyanın en yüksek kişi başına GSMH’nı sağlar. Son yıllarda uluslararası bankacılık gelişme içindedir.


Ülke by

Finansal Terim

(Stock Exchange Orders)

Müşteri emirleri, aracı kurum üye temsilcileri tarafından seans içinde borsa bilgisayar sistemine aktarıldığında borsa emrine dönüşür.


Finansal Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.)(Erkek İsmi) - Özü güçlü, demir gibi sağlam kişilikli.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rolled iron.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solution. liquor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (eski Türkçe’de: demür veya temür).

1.Fe senbolü ile gösterilen, 7.8 yoğunluğunda bir eleman. Demir 1510°’de erir. Kullanış yeri pek çok ve ehemmiyeti büyük olan demir, tabiatta oksit, karbonat ve sülfür halinde bulunur. Ar. hadîd, Fars. Ahen.

2.Gemiyi bir yerde durdurmak için zincirle denizin dibine bırakılan çengel şeklinde ağır demir Alet, lenger, çapa: Demir atmak = Gemi vesairenin, demirini denize salması. Demir almak = Demir kaldırmak. Demir üzerinde = Demirli. Demir taramak = Rüzgârın şiddetiyle demirin deniz dibinde sürünmesi. Demir yeri = Liman. Ocaklık demiri = Gemilerde ihtiyaten bulundurulan en büyük demir. Göz demiri = Teknelerin daima kullandıkları demirler. Tonoz demiri = Geminin kıç tarafından başını çevirmek için atılan küçük demir. Demir resmi = Bir limana demirlemek için verilmesi lâzım gelen para.

3.Bir Aletin demirden olan kısmı, namlı: Kılıç, bıçak, sapan demiri. 4.Pranga, zenclr: Ayağına demir vurdular. Demire vurmak.

5.Demirden yapılmış çeşitli Aletler: Kapı demiri, ocak demiri. Ak demir = Çekiçle dövülmüş demir. Kara demir = Kalıba dökülmüş demir. Erkek demir = Serti. Dişi demir = Yumuşağı. Demir kapan = Mıknatıs. Demirkapı = Nehirlerde gemilerin geçmesini engelleyen kayalık sed ve şelâle. Demir kırı = Demirin rengini andırır at donu.

6.Demirden yapılmış: Demir, karyola, demirkapı, demiryoju.mec. Demir gibi sert ve katı yahut dayanıklı: Demir çarık.


Türkçe Sözlük by

ELEMENTLER

Simgesi:Fe

Atom Numarası:26

Kütle Numarası:55,845

Yoğunluk:7,86g/cm3

Erime Sıcaklığı:1538 °C

Kaynama Sıcaklığı:2861 °C

Evrende yaygın olarak bulunan metallerden biridir.

Saf demir ya da çeşitli bileşikleri, endüstrinin hemen her alanında kullanılır.

Canlılar için yaşamsal önemi vardır.


ELEMENTLER by

Türkçe - İngilizce Sözlük

iron. irony. ferrous. ferruginous. iron. anchor. cleat. ferr-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ferrous. iron. anchor. made of iron.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

iron. anchor. base metal goods.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Dayanıklı ve kullanış sahası geniş, mavimsi esmer renkli bir maden.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to anchor. to drop. to cast anchor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grating.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

iron curtain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) – Demirden ağ.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Sapotgillerden, odunu sert bir ağaç (sideroxylon).

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Demir gibi sağlam ve yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Demir gibi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Kiraya verilen çiftlik, ev fabrika vesairede kiracı tarafından kullanılıp mukavele sonunda aynen sahibine iadesi şart olan Alet ve eşya, hayvan vesaire.

2.mec. Değişmez ve daimî şey. 3.Kendi dediğinden dönmez, inatçı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fixture. plant. old timer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

permanent or heavy fixtures or equipment. in the nature of fixtures and equipment. long time functioning of employee. old-timer. fixed assets. fixtures.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

- (bkz.Demirağ).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Demiri işleyip çeşitli Alet ve eşya yapan sanatkâr. Ar. haddâd, Fars. Ahen-ger: Demirci dükkânı, demirci körüğü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blacksmith. ironsmith. forger. hammersmith. smith. smithy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blacksmith. smith. ironmonger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ironworker. hardware dealer. ironmonger. dealer in construction iron.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smith's vise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Demir işleyip ondan çeşitli Alet ve eşya yapmak sanatı, demirci sıfat ve işi: Demircilik her memleketin en fazla muhtaç olduğu bir sanattır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smithery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ironworking. the hardware business.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

- (bkz.Demirağ).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Demir gibi güçlü eli olan.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Demir gibi güçlü kimse.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Güçlü hükümdar.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Demir işlerinin yapıldığı iş yeri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. baklagilerden). Meyvesinden şerbet yapılan bir bitki (tamarindus indica).

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(tamarin): Baklagillerdn bir çeşit ağaçtır. Boyu 25 metre kadardır. Meyvesinden şerbet yapılır. Sıcak ülkelerde yetişir. Çiçekleri sarı kırmızı salkımlar halindedir. Meyvesi koyu kırmızımtırak, büyük ve tohumludur. Meyvesinin mayhoş lezzetli, macuna benzeyen öz kısmı kullanılır. İçeriğinde ekşi maddeler, nişasta ve şeker vardır. Kullanıldığı yerler: Susuzluğu giderir. Vücuda rahatlık ve serinlik verir. 20 gramı müshil tesiri gösterir. Bağırsakları temizler. Soğuk içilir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.) (Türkçe demir kelimesinden Arapça nisbet yâ’sı “katılarak yapılmış galat bir kelimedir). Demir rengine çalar kır at: Demirî bir çift at, demiri kır.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Güçlü soydan gelen.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Nehirlerde taşıtların geçmesine engel olan kayalık yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anchorage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

casting anchor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Demirini takmak: Kapıyı demirlemek.

2.(gemicilik) Demir atmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anchor. moor. put over.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anchor. to cast anchor. to anchor. to bar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bolt and bar (a door. to anchor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ferric.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

containing iron. chained. barred. anchored.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Demir gibi güçlü sağlam kimse.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Özü demir gibi güçlü olan.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

- (bkz.Demirhan).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

- (bkz.Demirhan).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

- (bkz.Demirtekin).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Demiryolu işlerinde çalışan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Üzerinde tren katarının yürüdüğü paralel iki raydan meydana gelen yol (demirden yol mânâsıyle sıfat olduğundan «demiryol» demek lâzımdır, izafetle «demiryolu» demek yanlıştır. Bununla beraber, şimdi bu şekil kullanılmaktadır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

switch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cast iron.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cast iron. cast-iron.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Demir gibi güçlü el.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(EMR) (i. A.) (c. evâmir).

1.Buyurma, buyruk, ferman: Filân emretti. Gitmeye emir aldım. Emr-i Ali = Sadâret emri. Emr-i nezâret-penâhi (Osmanlı devrinde) = Emir sizindir. Emr ü ferman hazret-i men-leh-ül-emrindir = Eskiden resmi mektupların sonuna yazılması Adet nezâket tabiri. 2.Bir makamdan bir iş hakkında emri ihtiva eden yazı; emirnâme: Bakanlıktan bir emir geldi. Memuriyetiniz hakkındaki emri aldınız mı? Menfi şekliyle de: Bana gitme diye emrettiler, yani beni gitmekten men’ ettiler.

3.(tıp) Doktorun tertip ve tenbihi; reçete.

4.(gramer) Fiilin yap veya yapsın gibi emir mânâsını ifade eden sığası. Emr-i İlâhî = Allahın emri. Emr-i Hak vâkî olmak = Ölüm, vefat. Emr-i bil mâruf nehy-i anil münker = Şer’an yapılması lüzumlu olan işleri destekleme, yapılmaması gerekenleri de önlemeye çalışma. Emr-i Hak = Ölüm, vefat: Emr-i Hak vukuunda. Ulul-emr = Şer’ an halka emretmekle ve halkın emirlerine itaatle mükellef bulunan devlet otoriteleri. Emir kulu = Aldığı emri yapmaya mecbur bulunan ve o hususta fikir beyan edemeyen adam. Emre muharrer senet = Bono.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. umûr). İş, şey, madde, Osm. maslahat, husus, keyfiyet: Bu, emriazimdir = Büyük iştir. Umûr-ı hâriciyye, dâhiliyye, nâfia, umûr-ı siyâsiyye, mülkiyye, askeriyye, ticâriyye, berriyye, bahriyye. Ahır-ül-emr = En nihayet, Akıbet. İbtidâ-yı emirde, evvel emirde = Önceki, en evvel. Nefs-ül-emr = ZAt-ı madde, esâs-ı maslahat: Nefs-ü-lemre muvafık bir iş. Umûr-ı beytiyye, husûsiyye, zâtiyye = Bir memurun resmî olmayan ve kendisi ait iş leri. Umûr-ı me’mûre = Her memurun yapmakla görevli olduğu işler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. emr’den smüş.) (c. ümerâ). İ. Bir kavim veya memleketin başı, bey, reis: Küveyt emîri. 2.Büyük bir hanedana mensup asil zat. Emîr-I Ahûr yahut mîrâhûr (bk.) Ahûr. Emîr-ül-ümerâ. (bk.) Ümerâ. Emîr-ül-ceyş = Arap hükümetlerinde serasker, başkumandan. Emîr-ül-hac = Hacıların işlerine nezaret etmekle görevli kimse. Emîr-i Mekke-i Mükerreme = Mekke-i Mükerreme ve civarının idaresinde Osmanlıların Hicâz valisine yardım eden, «şerif» unvaniyle de anılan şeriflerden bir zat. Emîr-ül-mü’minîn = Halîfe (önce bu unvanı Hazret-i Ömer almıştır). Farsça’da «mîr» denilip bu da dilimize geçmiştir, (bk.) Mİr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imperatival. imperative. jussive. order. command. word of command. word. direction. imperative. amir. ameer. behest. bidding. charge. commandment. decree. dictate. dictation. disposal. disposition. emir. fiat. mandate. precept. prescription. ukase.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

behest. bidding. captive. command. decree. edict. emir. imperative. injunction. mandate. order. ordinance. prescription. word.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An Arabian military commander, independent chieftain, or ruler of a province; also, an honorary title given to the descendants of Mohammed, in the line of his daughter Fatima; among the Turks, likewise, a title of dignity, given to certain high officials.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decree. instruction. warrant. behest. bidding. charge. command. commandment. commission. decision. dictate. dictation. direction. directive. emir. fiat. injunction. mandat. mandate. order. ordinance. pleasure. precept. prescript. prescription. statute. sw

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Arabic word meaning 'commander' and used to refer to the virtually independent rulers of the conquered territories.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A prince or governor of an Islamic territory. prince or commander.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Arabic title for a military commander, governor or ruler. an independent ruler or chieftain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emir.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [امر] buyruk, emir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [امير] bey, emirlik başkanı, emir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. reis, emir emirate (emir'it) i. bir emrin hüküm sürdüğü memleket, emirlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Bir kavmin, bir şehrin başı. 2.Büyük bir hanedana mensup kimse. 3.Peygamberimizin soyundan gelen. 4.Kumandan. 5.Abbasi devletinde başkomutan. 6.Osmanlı devletinde beylerbeyi ve Tanzimat’tan sonra sivil paşalığın ilk derecesi.

İsimler ve Anlamları by

Finansal Terim

(Order Split)

Girilen bir emrin, orijinal emrin fiyatına eşit ya da orijinal emrin fiyatından daha iyi fiyatlı yeni emirlere bölünmesidir. Emir bölünmesi gerçekleştirildiğinde, bölünen emirlerin toplam miktarının (toplam emir miktarının) ilk miktara eşit veya daha büyük olması zorunludur.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

batman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) emir çıkartılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Order Improvement)

Alış emirlerinde fiyatların yukarıya, satış emirlerinde aşağıya çekilerek fiyat önceliğinin değiştirilmesidir.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

orderly officer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) I. Beyazıd zamanında Buhara’dan Bursa’ya hicret eden mutasavvıf.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to give an order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.), imrahor, ahır beyi, ahır müdürü. Pâdişâhın ahırlarına nezâret eden sancakbeyi (tümgeneral) rütbesindeki kumandan. Istab-ı Amire nâzırı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hacılar emîri, Osmanlı devrinde hacılar kafilesine reislik etmekle vazîfeli bulunan zat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. emr-nâme). Bir emri içine alan resmî yazı ki, üstten asta yazılır: Emir-nâme-i nezâret-penâhî = NAzırlığın (bakanlığın) emri. Emir-nâme-i sâmî = Sadâret makamından yazılan yazı. Nezâket icabı hususî mektuplara da emirname denilirdi: Emirname-i Alîlerini aldım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Osmanlı devrinde sadrâzamın emrini bildiren resmî yazı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Eski Arap devletlerinde serdar, serasker, başkumandan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (Ortaçağ İslâm devletlerinde) Su beyi yani amiral ki, amiral kelimesi bu Arapça terkipten gelir ve bütün Batı dillerine geçmiştir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Mü’minlerin emîri, yani İslâm halîfesi. Osmanlı padişahlarının unvanlarındandı. By unvan önce Hz. Ömer’e verilmiştir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) Emirlerin emîri. Abbâsî devletinde başkumandan. Tanzimat’tan sonra Osmanlılar’da sivil (mülkî) paşalığın ilk derecesi ki, askerî rütbelerden kaymakama (yarbay) eşitti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. askerlik). Emir eri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yalıçapkını yahut iskele kuşu da denilen kuşun adı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Emir).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.t.i.) (Erkek İsmi) - (bkz.Emir). - “Emir” kelimesine “han” eki getirilerek iki isimden meydana gelmiştir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emirate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emirate. principality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mandate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [امرنامه] ferman, emir belgesi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Demir gibi güçlü erkek.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the first instance. for one thing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) işin başında, her şeyden önce.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Uzaktan kumanda üzerindeki renkle kodlanmış düğmeler, sayfa numarasını girmeden belirli sayfalara doğrudan ulaşmanızı sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Gemilerdeki çapaların bir çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lower anchor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Marangozlukta ağaç delmek için kullanılan çelik araç.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Ülkenin en sağlam, güçlü, kuvvetli kişisi,

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.İltekin).

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

Ispanak, vitamin ve diğer besin maddeleri bakımından oldukça zengin bir sebzedir. Yapısının büyük bir kısmını su oluşturur. Özellikle C vitamini diğer sebzelere oranla daha fazladır hatta limon, portakal gibi turunçgillere yakındır. Ispanak kalsiyum ve demir bakımından da zengindir.

Ancak ıspanağı diğer yeşil sebzelerden ayıran, demir bakımından aşırı bir zenginlik de söz konusu değildir. Eşit ağırlıklı bir hamburgerde de ıspanak kadar demir vardır. Ayrıca bir mineralin bir sebzede çok bulunması, yenilince doğrudan vücudumuza geçeceği ve vücudumuzu bu mineraller bakımından zenginleştirip kuvvetlendireceği anlamına gelmez.

Her ne kadar çizgi roman kahramanlarının en eskilerinden olan Temel Reis zorda kalınca, bir konserve kutusu açıp içindeki ıspanağı yiyince adeleleri, pazuları şişip insan üstü bir güce sahip oluyor gibi görünüyorsa da ıspanağın içindeki gerek kalsiyumun gerekse demirin insan vücudu tarafından emilmesi zordur. Bu nedenle ıspanaktaki demirin insana pek faydası yoktur.

Temel Reis’in neden başka bir sebze değil de ıspanağı tercih ettiği konusunda, teneke kutu içinde satılan ıspanağın reklamını yapması dışında iki görüş daha var.

Birincisi, içindeki okzalik asitin verdiği ekşimsi tadı nedeniyle ıspanak yemeyi sevmeyen çocuklara bu yemeği sevdirmek. İkincisi ise ıspanakla demir, demirle kuvvet arasında ilişki kurarak demir eksikliğinin vücutta yarattığı zayıflık ve halsizliğin, ıspanak yemekle giderileceğine insanları inandırmaktır.

Demir eksikliğinin anemi denilen kansızlık hastalığı yarattığı doğrudur ama çok demir almanın da insanın kuvvetlenmesiyle fazla bir alakası yoktur. Vücudumuzun bir günlük demir ihtiyacını sadece ıspanaktan karşılayabilmek için yılda vücut ağırlığımızın iki misli kadar ıspanak yememiz gerekir ki bu da çok iyi bir fikir değildir. Ispanaktaki okzalik asit aşırı alındığında, idrarda toplanarak böbreklerde taş oluşumuna sebep olabilir.

Gelelim ıspanağın niçin yoğurtla yenildiğine. Gıdaların bileşimlerinde bulunan bazı maddeler, o gıdanın besin değerini azaltır. Örneğin ıspanakta bulunan okzalik asit, kalsiyumun vücut tarafından alınmasına mani olur. Bu nedenle okzalik asitçe zengin olan gıdalarla yoğun olarak beslenildiğinde, vücudun kalsiyumu bol gıdalarla takviye edilmesi gerekir.

Ispanak, semizotu, ebegümeci, pazı gibi gıdaların, kalsiyum zengini yoğurt ile yenilme alışkanlığının kökeni veya bilinçli olarak başlatılıp başlatılmadığı, insanların tat vermesi için mi yoksa sağlıklarını düşündükleri için mi bu alışkanlığı kazandıkları bilinmiyor ama kalsiyum eksikliğini gidermesi açısından yoğurt ilavesi son derecede yararlı ve sağlıklıdır.


Genel Bilgi by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Güçlü soydan gelen.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I. musiki). Türk musikisinde 1700 yıllarında kullanılmış bir ebced notası.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

* İşçi karıncaların neredeyse tamamı dişidir. Erkekler çiftleştikten kısa bir süre sonra ölürler.

* Karıncalar yaklaşık 60 milyon yıldır değişim geçiriyorlar.

* Kraliçe karınca 20 yıl yaşayabilir. Ve yaşamı boyunca yaptığı tek şey yumurtlamaktır.

* 500 binin üzerindeki bir karınca grubu bir kuşu, bir domuzu ya da atı öldürebilir.

* Bir karınca kendisinden 50 kat fazla bir ağırlığı taşıyabilecek güçte.

* Karıncalar acımasız savaşçılardır. Isırabilirler, sokabilirler ve arkalarından asit fışkırtabilirler.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Burun, göz ve kulak kıkırdağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kuyruğun kemikli kısmı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rodent. rodent. gnawer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rodent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rodent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji) (y. k.). Tavşan, kobay, kirpi, sıçan ve kunduz gibi köpek dişleri olmayan ve kesici dişleri iyice gelişmiş bulunan, memeliler takımı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dişle sert şeyleri oyan: Kemirici hayvanlar, Osm. hayvânât-ı kaz ime.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rodent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

corrosive. gnawing. rodent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nibble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Fare gibi dişle oymak: Kemikleri kemirip duruyordu; fare tahtayı kemiriyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eat. gnaw. pick. to gnaw. to corrode. to eat into.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to gnaw. to corrode. eat. erode. fret. nibble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kemircik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

for private use only. particular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bar. bolt. crossbar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Odd Lot Orders)

İşlem biriminin ihtiva ettiği hisse senedi sayısından daha az miktarlar için verilmiş emirlerdir.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(Limit Value Orders)

Özel limit fiyatlı emirlerin belirli bir tutar sınırı konmuş şeklidir. Özel limit fiyatlı emre ilaveten maksimum işlem değeri “TL” olarak yazılır. Sistem, belirtilen tutardan fazla olmamak şartıyla, belirtilen fiyat seviyesine kadar, en iyi fiyatlı emirlerden başlıyarak tüm fiyat seviyelerinde işlem gerçekleşmesine olanak sağlayacaktır. Eğer belirtilen fiyat seviyesine ulaşmadan girilen tutar karşılandıysa, karşılanan tutardan fazla işlem olmasına sistem izin vermeyecektir.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(Limit Price Orders)

Fiyat ve Miktarın girildiği emirlerdir. İşlem kısmen veya tamamen olmazsa, gerçekleşmeyen kısım sistemde pasif olarak görünür.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(Limit Orders)

Emri veren alıcının, işlemin gerçekleşmesi için kabul ettiği en yüksek fiyatı; satıcının ise satmaya razı olduğu en düşük fiyatı belli ettiği emir tipidir.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(MÜSTEMİRR) (i. A. «mü. müstemirre).

1.Sürekli, devamlı, dâimî, kesiksiz.

2.Muhkem, sabit, değişmez.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Sürekli ve devamlı olarak, bir düzüye, daimi şekilde, kesiksiz: Müstemirren oruç tutmak.

Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Customer (client) Orders)

Müşterilerin Borsa’da menkul kıymet alıp satmak amacıyla Borsa üyelerine yazılı ya da sözlü şekilde ilettikleri emirlerdir.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A. «umre» den İf.). (mü. mûtemire). Hac sırasında KAbe’yi ziyaret eden.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Tatlı su.

İsimler ve Anlamları by

Finansal Terim

(Normal Order)

Küsüratsız şekilde tam olarak, önceden belirlenmiş işlem birimi ve katları halinde verilmiş olan emirlerdir.


Finansal Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Demir gibi sağlam ve atak. 2.Demirden yapılmış ok.

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

Örümcekler günümüz teknolojisinin bile çözemediği inanılmaz canlılardır. Örümcek ağının çok özel nitelikleri olan sağlamlık ve esneklik bugüne kadar taklit edilemedi. Aynı çaptaki bir çelik telden iki kat daha güçlü olan bu doku ne kadar çekilirse çekilsin orjinal durumuna dönecek kadar esnektir.

Örümcek ağları kendine yüksek hızla çarpan nesneleri yırtılmadan esneyerek frenler. Tekrar gerisin geriye yaylanmadığından nesne ters yöne fırlamaz, yapışır kalır. Örümcek ağının esneme kapasitesi bugün yapay olarak üretilmiş en iyi telin neredeyse dört katıdır.

Bu maddeyi yapay olarak elde etmeyi hala başaramayan bilim insanlarının örümcek çiftliği kurup, örümcekleri sağarak, ipliklerini aldıklarını biliyor muydunuz? Yaklaşık 2.5 santimetre boyundaki bu örümceklerden günde hayvan başına 320 metre (yaklaşık 3-5 gram) iplik elde ediliyor ve bu iplikler ABD ordusuna kurşun geçirmez yelek yapmada kullanılıyor.

Dünyada 34 bin örümcek cinsi tepit edilmiştir. Yani her cins örümcek farklı özellikler taşır. Örümceklerin hepsinde zehir bezleri vardır, ama karadul örümceği, kahverengi örümcek gibi çok az türü insana zarar verebilir. Dünyanın en büyük örümceği ise Güney Amerika’nın kuzey kısmında yaşayan “Goliath Trantula” isimli dev örümcektir. Erkeğinin bacağının boyu 25 santimetreyi bulur. Kurbağaları, kertenkeleleri, fareleri ve hatta küçük yılanları yakalayıp yiyecek kadar güçlüdür.

Örümcekler, diğer böceklerden farklı olarak sekiz bacağa ve sekiz göze sahiptirler. Büyüme safhasında bir bacak kırılırsa yerine yenisi gelebilir. Vücutları iki parça olup arka kısmındaki bezlerden ağ üretimi başlar, buradaki çok ince deliklerden sıvı ve damlalar halinde verilen ağ malzemesi dışarı çıkar çıkmaz donar.

Örümcek ağının her tarafı yapıştırıcı değildir. Kurban ağa yakalanınca yapışkan kısmı bildiklerinden kendileri de ağa yakalanmadan onun yanına kadar giderler. Örümcek ağını amacına göre farklı şekillerde örer. Ağdaki ipliklerin de cinsleri yerlerine göre farklıdır. Yumurtaların sarmalanması için ürettiği yumuşak iplik onu aynı zamanda bir uçurtma gibi uçurabilir. Ağın ana yapısı, dairesel kısımları, avı yakalayacak kısmı için elastikiyetleri ve sağlamlıkları farklı ipler üretir.

Örümceklerin birçok türünde erkeğine göre 4 – 5 kat büyük olan dişinin çiftleştikten sonra erkeğini yediği doğrudur. Ancak bu erkeklerin bir gecelik zevk uğruna katlandıkları bir sonuç değil, kendi nesillerini devam ettirebilmek, kendi evlatlarını üretebilmek için kendilerini dişiye kurban etmeleridir.


Genel Bilgi by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Özü demir gibi güçlü.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Hususî, yalnız bir şey, bir gaye veya bir kimse ile alâkası olan, hususî, Ar. zâtî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

special. personal. private. distinctive. particular. specific. proper. ad hoc. closet. esoteric. especial. exclusive. express. extraordinary. individual. intimate. peculiar. privy. proprietary. sole. state. very. self.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distinctive. especial. exclusive. individual. intimate. particular. peculiar. personal. private. special. specific.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

custom. private. special. personal. exceptional. different. especial. express. own. particular. peculiar. privy. proprietary. single. specific. very.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Öz el. l. Yalnız bir kişiye, bir şeye ait ya da ilişkin olan. Devlete değil, kişiye ait olan. 2.Her zaman görülenden, olağandan farklı, dikkate değ(Erkek İsmi) - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

remission of a sentence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

remission of a sentence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Special

(Auditing)Menkul kıymetlerin halka arzı için kayda alınmak üzere Sermaye Piyasası Kurulu’na başvuran veya Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında olup, birleşme, devir veya tasfiye durumunda bulunan anonim ortaklıklar ile aracı kurumlar ve yatırım ortaklıklarından Kurul’ca belirlenenlerin mali tablo ve raporlarının denetlenmesidir.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

special language.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

special language.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Special Order)

Borsa Yönetim Kurulu’nca her hisse senedi için ayrı ayrı belirlenmiş olan “bir seferde girilebilecek işlem miktarı”nı aşan ve blok satış miktarından az miktarlı olan emirlerdir.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private enterprise. private enterprise / undertaking. privately owned enterprise. private concern. private initiative. privately owned enterprise / establishment / undertaking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private enterprise. private enterprise / undertaking. privately owned enterprise. private concern. private initiative. privately owned enterprise / establishment / undertaking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private entrepreneur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private entrepreneur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private life. privateness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private life. privateness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Special Limit Price Orders)

Emir miktarının “Sıfır-0” olarak girildiği, sadece fiyat verilerek sisteme aktarılan emirlerdir. Belirli bir fiyata kadar olan bütün emirleri karşılamak amacı ile girilir. Bu emirler, belirtilen fiyat seviyesine kadar tüm fiyat seviyelerindeki emirleri karşılar.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private property.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private ownership. private property.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private property.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private ownership. private property.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private school. independent / nonprovided / private school. independent school. special school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private school. independent / nonprovided / private school. independent school. special school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

special issue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

special issue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private sector.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private sector.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Private

(Sector(Bonds)Anonim şirketler tarafından çıkarılan borçlanma senetleridir. Vadeleri en az iki yıl olmak üzere serbestçe belirlenebilir ve sabit veya değişken faizli olarak ihraç edilebilir. Kupon ödemeleri yılda 1,2 ya da 4 defa olabilir.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

express delivery. express messenger. first class mail. special mail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

express delivery. express messenger. first class mail. special mail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inner life. private life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inner life. private life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

property. attribute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

property. attribute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

specialization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privatization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

specialization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privatization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to acquire a character of its own.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to acquire a character of its own.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privatization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privatization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privatization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privatization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privatize. to privatize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to privatize. turn over to private managers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privatize. to privatize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to privatize. turn over to private managers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Özel olma hâli, hususiyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

speciality. specialty. characteristic. particularity. peculiarity. property. feature. special feature. attribute. attribution. cachet. character. hall mark. hallmark. idiosyncrasy. particular. plate-mark. point. quality. quiddity. singularity. stamp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

character. characteristic. feature. individuality. nature. peculiarity. property. qualification. quality. speciality. trait.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

characteristic. feature. attribute. attribution. character. genius. invention. particularity. peculiarity. point. privacy. property. quality. ring. self. special feature. speciality. token. trait.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

especially. specially. in particular. particularly. exclusively. above all. in especial. expressly. notedly. principally.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

especially. notably. particularly. peculiarly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

especially. particularly. above all. accepted pairing. bosom. chiefly. consumerization. expressly. fat cat. intransigent. notably. peculiarly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Sert, sağlam, demir gibi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ploughshare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(1. A.). Arkadaş, refik.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Arkadaş. 2.Nitelikli. 3.Yamaç, dağ silsilesi.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(İbr.) (Kadın İsmi) - Doğu mitolojisinde adı geçen, dünyanın 7 harikasından biri olan Babil’in asma bahçelerini kurduran Asur kraliçesi.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Semir).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Semizlikten ağırlaşıp uyuklayan tenbel; tenbellikten semirip şişen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Semiz hâle gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to grow / to get fat. fatten.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Semirmesini sağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fatten. feed up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

linguistic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oral. verbal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Taş ve demir gibi güçlü, sağlıklı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Demir gibi sağlam kimse.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Demir gibi sağlam güçlü hükümdar. - Timur han.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Demir gibi güçlü ve uğurlu.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) – Sağlam demir.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Top demir.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Toy - demir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monadic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Sultan Abdülaziz yenilikçi bir padişahtı. Yapmış olduğu Avrupa seyahatinde gördüğü demiryollarına çok imrenmiş, İstanbul’a dönüşünde İstanbul – Edirne demiryolunun yapımı için bir demiryolu şirketine yetki vermiştir. Ancak yapım sırasında demiryolunun Topkapı Sarayı’nın bahçesinden geçmesi gündeme gelince çevresindekiler bu duruma karşı çıkmışlardı. Bu itirazları tebessümle karşılayan Abdülaziz “tren saraydan değil isterse üstümden geçsin yeter ki bu demiryolu yapılsın” diyerek bu konudaki isteğinin ne denli güçlü olduğunu gösterdi.

Genel Bilgi by