özel Hayat ne demek? | özel Hayat anlamı nedir? | özel Hayat

özel Hayat anlamı nedir?

özel Hayat ne demek?

özel Hayat anlamı nedir?

özel Hayat | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

private life. privateness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private life. privateness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Ab-ı hayat v.s. (bk.) Ab.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

water of life bengisu.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

family life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) – Hayatın gözü, hayat pınarı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. A). Hayattan kurtulmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İ.F.) Sağ, diri, hayatta.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [برحيات] hayatta olan, sağ. berhayât bulunmak yaşamak, hayatta olmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [بی حيات] cansız, yaşamayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bohemian life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

working life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solution. liquor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Uzaktan kumanda üzerindeki renkle kodlanmış düğmeler, sayfa numarasını girmeden belirli sayfalara doğrudan ulaşmanızı sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

night-life. night life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) 1.Mutlu, huzurlu bir hayat. 2.Gül gibi güzel hayat.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Kasaba ve köy evlerinde üstü kapalı, bir, iki veya üç tarafı açık sofa.

2.Avlu.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HAYAT) (i. A.). Dirilik, canlılık, sağlık, yaşayış, Fars. zindegî, ömür: Hayatında, hayatı müddetince, hayat ve mematı bir. Ab-ı hayat = (bk.) Ab. Hayât-ı câvidâni = Ebedî ömür.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

living. life. living. vita. existence. experience. heart's-blood. race.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

living. life. vita. existence. experience. heart's-blood. race.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حيات] yaşam.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Yaşayan, diri. 2.Canlılarda doğumdan ölüme kadar geçen süre. 3.Yaşama, yaşayış.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

man who enjoys life. man of the world.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

life companion. yokemate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lively. vital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

animated. lively. full of beans. live. perky. rambunctious. vivacious. vivid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

struggle for life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kiss of life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cost of living.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cost of living.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

standard of living.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

life insurance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

life insurance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

living standard. standard of living. life standard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

way of life. life pattern / style.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. hayat = dirilik, Fars. bahşîden = bağışlamak). Ömrü arttıran, pek ferah verici.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İ.A. F.) Hayat arttıran.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حيات جنسيه] cinsel yaşam.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حيات دینيه] dinsel yaşam.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حيات روز مره] gündelik yaşam.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حيات بخش] hayat veren.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Kadın İsmi) - Hayat artıran.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Kadın İsmi) - Yaşatan, yaşamaya zorlayan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. hayatiyye). Yaşayış ve ömre ait. c. Hayâtiyyûn = Felsefede rûhiyyûn ile uzviyyûn meslekleri arasında bir meslek ki, hayatı hususî bir varlık olarak ele alırlar. Fr. vitalistes.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vital. pertaining to life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vital. pertaining to life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حياتی] hayatla ilgili, yaşamsal.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Dirilik, canlılık. 2.Büyük önem taşıyan. 3.Hayata, yaşayışa ait, hayatla ilgili.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

( HAYATİYYAT) (i. A c.). Biyoloji, Fr biologie

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) Canlılık, yaşama belirtisi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حياتيات] biyoloji, yaşambilim.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exist. survive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

* İşçi karıncaların neredeyse tamamı dişidir. Erkekler çiftleştikten kısa bir süre sonra ölürler.

* Karıncalar yaklaşık 60 milyon yıldır değişim geçiriyorlar.

* Kraliçe karınca 20 yıl yaşayabilir. Ve yaşamı boyunca yaptığı tek şey yumurtlamaktır.

* 500 binin üzerindeki bir karınca grubu bir kuşu, bir domuzu ya da atı öldürebilir.

* Bir karınca kendisinden 50 kat fazla bir ağırlığı taşıyabilecek güçte.

* Karıncalar acımasız savaşçılardır. Isırabilirler, sokabilirler ve arkalarından asit fışkırtabilirler.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the condition of being alive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

for private use only. particular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

high life. fat living. luxurious life. luxury life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

high life. fat living. luxurious life. luxury life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مادامالحيات] ömür boyu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(f.a.i.) (Kadın İsmi) - Yeni hayat, yeni yaşam.

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

Örümcekler günümüz teknolojisinin bile çözemediği inanılmaz canlılardır. Örümcek ağının çok özel nitelikleri olan sağlamlık ve esneklik bugüne kadar taklit edilemedi. Aynı çaptaki bir çelik telden iki kat daha güçlü olan bu doku ne kadar çekilirse çekilsin orjinal durumuna dönecek kadar esnektir.

Örümcek ağları kendine yüksek hızla çarpan nesneleri yırtılmadan esneyerek frenler. Tekrar gerisin geriye yaylanmadığından nesne ters yöne fırlamaz, yapışır kalır. Örümcek ağının esneme kapasitesi bugün yapay olarak üretilmiş en iyi telin neredeyse dört katıdır.

Bu maddeyi yapay olarak elde etmeyi hala başaramayan bilim insanlarının örümcek çiftliği kurup, örümcekleri sağarak, ipliklerini aldıklarını biliyor muydunuz? Yaklaşık 2.5 santimetre boyundaki bu örümceklerden günde hayvan başına 320 metre (yaklaşık 3-5 gram) iplik elde ediliyor ve bu iplikler ABD ordusuna kurşun geçirmez yelek yapmada kullanılıyor.

Dünyada 34 bin örümcek cinsi tepit edilmiştir. Yani her cins örümcek farklı özellikler taşır. Örümceklerin hepsinde zehir bezleri vardır, ama karadul örümceği, kahverengi örümcek gibi çok az türü insana zarar verebilir. Dünyanın en büyük örümceği ise Güney Amerika’nın kuzey kısmında yaşayan “Goliath Trantula” isimli dev örümcektir. Erkeğinin bacağının boyu 25 santimetreyi bulur. Kurbağaları, kertenkeleleri, fareleri ve hatta küçük yılanları yakalayıp yiyecek kadar güçlüdür.

Örümcekler, diğer böceklerden farklı olarak sekiz bacağa ve sekiz göze sahiptirler. Büyüme safhasında bir bacak kırılırsa yerine yenisi gelebilir. Vücutları iki parça olup arka kısmındaki bezlerden ağ üretimi başlar, buradaki çok ince deliklerden sıvı ve damlalar halinde verilen ağ malzemesi dışarı çıkar çıkmaz donar.

Örümcek ağının her tarafı yapıştırıcı değildir. Kurban ağa yakalanınca yapışkan kısmı bildiklerinden kendileri de ağa yakalanmadan onun yanına kadar giderler. Örümcek ağını amacına göre farklı şekillerde örer. Ağdaki ipliklerin de cinsleri yerlerine göre farklıdır. Yumurtaların sarmalanması için ürettiği yumuşak iplik onu aynı zamanda bir uçurtma gibi uçurabilir. Ağın ana yapısı, dairesel kısımları, avı yakalayacak kısmı için elastikiyetleri ve sağlamlıkları farklı ipler üretir.

Örümceklerin birçok türünde erkeğine göre 4 – 5 kat büyük olan dişinin çiftleştikten sonra erkeğini yediği doğrudur. Ancak bu erkeklerin bir gecelik zevk uğruna katlandıkları bir sonuç değil, kendi nesillerini devam ettirebilmek, kendi evlatlarını üretebilmek için kendilerini dişiye kurban etmeleridir.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Hususî, yalnız bir şey, bir gaye veya bir kimse ile alâkası olan, hususî, Ar. zâtî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

special. personal. private. distinctive. particular. specific. proper. ad hoc. closet. esoteric. especial. exclusive. express. extraordinary. individual. intimate. peculiar. privy. proprietary. sole. state. very. self.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distinctive. especial. exclusive. individual. intimate. particular. peculiar. personal. private. special. specific.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

custom. private. special. personal. exceptional. different. especial. express. own. particular. peculiar. privy. proprietary. single. specific. very.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Öz el. l. Yalnız bir kişiye, bir şeye ait ya da ilişkin olan. Devlete değil, kişiye ait olan. 2.Her zaman görülenden, olağandan farklı, dikkate değ(Erkek İsmi) - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

remission of a sentence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

remission of a sentence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Special

(Auditing)Menkul kıymetlerin halka arzı için kayda alınmak üzere Sermaye Piyasası Kurulu’na başvuran veya Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında olup, birleşme, devir veya tasfiye durumunda bulunan anonim ortaklıklar ile aracı kurumlar ve yatırım ortaklıklarından Kurul’ca belirlenenlerin mali tablo ve raporlarının denetlenmesidir.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

special language.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

special language.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Special Order)

Borsa Yönetim Kurulu’nca her hisse senedi için ayrı ayrı belirlenmiş olan “bir seferde girilebilecek işlem miktarı”nı aşan ve blok satış miktarından az miktarlı olan emirlerdir.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private enterprise. private enterprise / undertaking. privately owned enterprise. private concern. private initiative. privately owned enterprise / establishment / undertaking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private enterprise. private enterprise / undertaking. privately owned enterprise. private concern. private initiative. privately owned enterprise / establishment / undertaking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private entrepreneur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private entrepreneur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private life. privateness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private life. privateness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Special Limit Price Orders)

Emir miktarının “Sıfır-0” olarak girildiği, sadece fiyat verilerek sisteme aktarılan emirlerdir. Belirli bir fiyata kadar olan bütün emirleri karşılamak amacı ile girilir. Bu emirler, belirtilen fiyat seviyesine kadar tüm fiyat seviyelerindeki emirleri karşılar.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private property.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private ownership. private property.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private property.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private ownership. private property.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private school. independent / nonprovided / private school. independent school. special school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private school. independent / nonprovided / private school. independent school. special school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

special issue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

special issue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private sector.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private sector.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Private

(Sector(Bonds)Anonim şirketler tarafından çıkarılan borçlanma senetleridir. Vadeleri en az iki yıl olmak üzere serbestçe belirlenebilir ve sabit veya değişken faizli olarak ihraç edilebilir. Kupon ödemeleri yılda 1,2 ya da 4 defa olabilir.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

express delivery. express messenger. first class mail. special mail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

express delivery. express messenger. first class mail. special mail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inner life. private life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inner life. private life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

property. attribute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

property. attribute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

specialization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privatization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

specialization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privatization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to acquire a character of its own.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to acquire a character of its own.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privatization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privatization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privatization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privatization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privatize. to privatize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to privatize. turn over to private managers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privatize. to privatize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to privatize. turn over to private managers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Özel olma hâli, hususiyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

speciality. specialty. characteristic. particularity. peculiarity. property. feature. special feature. attribute. attribution. cachet. character. hall mark. hallmark. idiosyncrasy. particular. plate-mark. point. quality. quiddity. singularity. stamp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

character. characteristic. feature. individuality. nature. peculiarity. property. qualification. quality. speciality. trait.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

characteristic. feature. attribute. attribution. character. genius. invention. particularity. peculiarity. point. privacy. property. quality. ring. self. special feature. speciality. token. trait.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

especially. specially. in particular. particularly. exclusively. above all. in especial. expressly. notedly. principally.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

especially. notably. particularly. peculiarly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

especially. particularly. above all. accepted pairing. bosom. chiefly. consumerization. expressly. fat cat. intransigent. notably. peculiarly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Renklerin insanlar üzerindeki etkisi hiç de yabana atılır cinsten değil. Her ne kadar ‘zevkler ve renkler tartışılmaz’dense de uzmanların elde ettikleri dikkat çekici sonuçların bu tartışmanın yapılmasında gecikildiğini açıkça gösteriyor.

Renkler, kendi dilleriyle karşınızdakine, muhattabınıza sizin karakterinizi sizden önce anlatıyor. İşte renklerin yadsınamaz etkisini farkeden batılı şirketler, bunu iş hayatında sıklıkla kullanmaya başlamış ve çok da başarılı olmuşlar.

Hayatımızı şekillendiren, bizi kimi zaman neşeli, kimi zaman da düşünceli yapan renkler ve marifetleri saymakla bitmez. İşte renklerin dünyası, şirketlerin bunu nasıl kullandıkları ve bizle nasıl olnadıkları:

KAHVERENGİ

Kansas Üniversitesi Sanat Müzesi’nde bir araştırma için halının altını elektronik bir sistemle donatmışlar; duvar rengini beyaz ve kahverengi olarak değişebilir yapmışlar. Arka fon beyaz kullanıldığında, insanlar müzede yavaş hareket etmiş, daha uzun süre kalıp, daha fazla alanda dolaşmışlar. Arka fon kahverengiye döndüğünde ise, insanlar müzede çok daha hızlı hareket edip, daha az alan dolaşmış ve müzeyi çok daha kısa sürede terketmişler.

Dikkat ederseniz dünyadaki fast-food restaurantlarının hepsinin sandalyeleri ve masaları kahverengi, duvar boyaları ise kahverengi-şampanya-pembe karışımıdır. Hiçbir fast-foodcunun duvarını beyaz göremezsiniz. Burger King, Kentucky Fried Chicken ve benzer fast-foodlar yıllardır bilinçli olarak tüm duvarlarını baştan aşağıya kahverengi ağaç kaplama yaparlar.

KIRMIZI

Kırmızı, iştah açar. Dünyadaki ünlü gıda firmalarının hepsinin logosunun kırmızı olduğunu hayretle farkedeceksiniz; Coca Cola, Pizza Hut, McDonald’s, Ülker, Burger King. Bu listeyi binlere çıkarabilirsiniz.

Kırmızı tansiyonu yükseltir ve kan akışını hızlandırır. ‘Peki boğalar niye kırmızı renge saldırıyor?’cevabı ise ilginç; maymunların dışında, araştırılan hayvanların hemen hepsi siyah-beyaz görmektedir. Yani boğalar da renk körüdür. Kırmızıya değil, kendilerine sallanan koyu renkli beze saldırırlar.

YEİİL

Yeşil, güven verir. O yüzden bankaların logolarında en çok tercih ettikleri iki renkten biridir. Yatak odası için de rahatlatıcı bir renktir. Batı’da büyük otellerin mutfaklarında duvar renginin, aşçıların yeniliklerini arttırmak için yeşile boyandığı söylenir.

Hastaneler de logo ve iç dizaynlarında yeşili tercih eder. Çünkü rahatlatıcı ve sakinleştiricidir. Tabiatı en çok hatırlatan renktir. Yeşil alanlarda insanların daha az mide ağrısı çektikleri tespit edilmiş. Sakız paketlerinde ve sebze satılan yerlerde de yeşil en çok tercih edilen renktir.

SİYAH

Siyah, gücü ve tutkuyu temsil eder. Hırsın da bir ifadesidir. Bizde ve Batı’da siyah, matemi simgelerken Japonya’da mutluluğun simgesidir. Fonda kullanıldığında karamsarlığı çağrıştırır. Işığı yok eder. Konsantrasyonu en çok getiren renktir. Einstein’in konsantre olabilmek için perdeleri siyah, gün ışığı olmayan bir odaya girip ve bu şekilde düşündüğü söylenir.

MAVİ

Freud, maviyi sakin diye niteler. Faber Birren ise tansiyonu düşürdüğünü söyler. Araplar ise mavi taşların kanın akışını yavaşlattığına inanırlar. Nazar boncuğu o yüzden mavi taşlıdır.

Sakinleştirici bir renktir, Batı’da bu etkisi yüzünden intiharları azaltmak için köprü korkuluklarını maviye boyarlar. Mavi ve özellikle lacivert kozmik bir renk olarak kabul edilir; sonsuzluğu, otoriteyi ve verimliliği çağrıştırır. Uluslararası toplantılarda tüm devlet başkanları lacivert takım elbise giyerler.

Dünyadaki firmaların yarısından fazlası logolarında maviyi kullanırlar. Aynı şekilde Bill Clinton, büyük jüriye ifade vermesinden önce mavi kravat takarak, altın bronz karışımı bir şekil ve rengi kullandığını hatırlayın. Daha çok altını ve parayı çağrıştırır çünkü.

MOR

Mor, nevrotik duyguları açığa çıkardığı, insanları bilinçaltında korkuttuğu tespit edilen bir renk.

PEMBE

Pembe giyenlere, hizmetlerinden dolayı ödeme yaparken kendimizi daha rahat hissettiğimizi tespit etmişler. İngiltere’de Boots ve Marks and Spencer mağazalarında tüm tezgahtarların pembe gömlek giydiği bilinir.

SARI

Sarı, geçiciliğin ve dikkati çekiciliğin ifadesidir. O yüzden tüm dünyada taksiler sarıdır. Dikkat çeksin ve geçici olduğu bilinsin diye.

Araba kiralama firmaları logolarında hep sarıyı kullanırlar. ‘Ürün geçici, lütfen geri getirin’ demek istiyorlar. O yüzden dünyada hiçbir banka ambleminde bildiğimiz sarıyı kullanmaz. (Portakal ve bronz ya da bakır kimi zaman yer alabilir) Paranın geçici değil, kalıcı olmasını isterler. Türkiye’de sarıyı logosunda baskın bir renk olarak kullanan tek banka, devlet bankası Vakıfbank’tır.

BEYAZ

Beyaz, istikrarı, devamlılığı ve temizliği simgeler. Bu yüzden üzerinde fazla şaibeler olanların, beyaz ağırlıklı kıyafetleri seçmelerinde yarar var. Beyaz elbiseler, sizin temiz olduğunuz imajını verir.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

public life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social life. community / social life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

linguistic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oral. verbal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monadic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ذی حيات] canlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by