Pad ne demek? | Pad anlamı nedir? | Pad

Pad anlamı nedir?

Pad ne demek?

Pad anlamı nedir?

Pad | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: pad

Türkçe Sözlük

(i.). Yaprakları saikım ağacınınkine benzer ve çiçeği sarı bir cins ağaç. Yabanî sinâmeki.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ufak yastık gibi şey; zool. bazı hayvanların yumuşak tabanı; kağıt destesi,bloknot, blok; ıstampa; nilüfer çiçeğinin su yüzünde duran yaprağı; semer yastığı; (argo) mesken. launching pad bak. launching.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ayak sesi; haydut, yol kesen kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ded, -ding) içine pamuk doldurup yastık haline getirmek, takviye etmek; (bir konuşma veya yazıyı) şişirmek padded s. yastıklı, takviye edilmiş; şişirilmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ded, -ding) yaya yürümek, yaya olarak yolculuk etmek; sessizce yürümek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

ABD Temsilciler Meclisi’nin salonunun duvarlarında dünyaya ün salmış kanun koyucularından 23 tanesinin mermerden yapılmış kabartma portresi asılıdır. Bunlardan biri de ünlü heykeltraş Joseph Kiselewski tarafından yapılan Kanuni Sultan Süleyman portresidir.

Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Kanuni Sultan Süleyman’ın büyük bir ağaç sevgisi vardı. Avrupa’ya yaptığı seferlerden birinde bir yeniçerinin bir armut ağacının dalını kırdığını görünce yeniçerinin kendi yayının kirişi ile bu ağaca asılmasını emretmişti.

Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Kapadokya (merkezi Kayseri olan eski bir Roma devletinin üzerinde bulundugu bölge).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). Po nehrinin güneyinde bulunan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Cunbadak.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Konsollarda kullanılan baş parmak oyunda sağa sola, aşağı yukarı ve diagonal hareket etmemizi sağlayan düğme.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yaramazlık, haylazlık; sergüzeşt, macera.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., eski yaya dolaşan haydut, yol kesen eşkıya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

4. Murat bedensel olarak olağanüstü güçlü bir adamdı. Çok iyi silah kullanır, iyi dövüşür, bir ok atışta kalkanı delerdi. Yanında bulunan silahtar Musa Paşa’yı zaman zaman sağ eliyle kuşağından yakalayarak havaya kaldırır, bir müddet dolaştırdıktan sonra tekrar yere indirirdi.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Lap diye ses çıkaracak şekilde, birdenbire, ansızın, bk. Larpadak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (ses taklidi kelime). Birden, hızla ve şiddetle bir işin yapılmasını anlatır ve taklit eder: Larp. Larpadak alıp götürdü, bk. Lappadak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ses taklidi kelime). 1. Yumuşak ve kalın bir şeyin düştüğünü ve düşerken çıkardığı sesi taklit ve tasvir eder: Et loppadak yere düştü. 2. Hız, acele ve hırsla yutmayı tasvir eder:

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

DVD oynatıcının, ekranda gösterimli menülerle uzaktan kumanda aracılığıyla yönetilmesini sağlayan bir grafik kullanıcı arayüzü (GUI).

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Zehire karşı içilen ilâç, zehrin tesirini gideren şey, Ar. dâfî’u’ssem.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). 1. Mükâfat. 2. (Türkçe’de) Ayakdaş, yoldaş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Rumca’dan). 1. Kiremit altına çatı örtüsü yapılan ince tahta. 2. Kutucuların kullandıkları ince çam tahtası ki, kolay bükülür.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. vatka; doldurmak için kullanılan yumuşak madde; abartma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. uzun saplı bel; kısa kürek, kayığın kenarına dayamadan kullanılan kürek; tokaç, çırpıcı tokmağı; yandan çarklı vapurda çark kanadı; f. kısa kürekle yürütmek veya yürümek; ağır ağır kürek çekmek; çarkların hareket etmesiyle yürümek; k.dili kıça ş

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. sığ suda gezinmek; suda oynamak; sendeleyerek yürümek (çocuk veya ihtiyar).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ahıra yakın etrafı çevrili küçük çayır veya otlak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kabuklu pirinç, çeltik; çeltik tarlası. paddy wagon A.B.D., (argo) emniyet arabası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ing., k.dili şiddetli öfke; A.B.D., k.dili pataklama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sultan. sovereign. monarch. padishah. sov'ran.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sultan. ruler.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sultan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) - Hükümdar.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

( PADŞAH ) (i. F.). Hükümdarlar hükümdarı, büyük hükümdar, hâkan, imparator.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Padişahça.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Pâdişâhla alâkalı. 2. Hükümdarlık: Fermân-ı pâdişâhî.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

“Anber” çok eskiden beri hükümdar hazinelerine giren, hükümdarlar arasında hediye olarak alınıp yollanan kıymetli bir hediyeydi. Osmanlı’da erkeklik gücünü artırıcı bir iksir olarak kullanılan bu madde belli miktarda ilaç olarak yendiği gibi, padişahlar tarafından anber kaplar, kadehler, tesbihler, pencere perdeleri ve hatta anberden yapılmış gömlekler olarak kullanılırdı.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Padişah unvan ve sıfatı veya devleti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sultanate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. padişah.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. asma kilit; f. asma kilitle kilitlemek, asma kilit vurmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paddock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paddock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. papaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -ni), patron; gemi sahibi veya kaptanı; otel, han veya pansiyon işleten kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پادشاه] padişah.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پادشاهی] padişahlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پادزهر] panzehir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. erkeklerde saçları arkaya doğru tarama usulü; kadınlarda öndeki saçların altına ilâve bir kısımla kabartıldığı saç şekli; pembe veya kırmızı rengin bir tonu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ansızın: Şappadak içeri daldı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Birdenbire, beklenmedik bir zamanda.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir şeyin süratle kesildiğini tasvir ve taklit eder: Makası vurup şırpadak kesti.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. bahçıvan beli; ayıbalığını parçalamak için kullanılan büyük bıçak; ask. top arabasının arka tarafında bulunan ve top atılınca geri tepmesine mâni olan kazma şeklindeki demir, mahmuz; f. bellemek, bel ile kazmak. call a spade a spade açıkça söy

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iskambilde maça.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bel işi; hazırlık işi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., bot. çomak durumu kabilinden; parlak kahverengi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -dices) bot. çomak (çiçekdurumu).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. işkence olarak bileklerinden iple yukarıya çekip tekrar bırakıvererek düşürme cezası; f. bu şekilde cezalandırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Parmak hareketleri veya basınca duyarlı hale getirilmiş ve özellikle dizüstü bilgisayarlarda fareye alternatif olarak kullanılan yumuşak bir zeminden oluşan işaretleme aygıtı.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Beklenmeyen ve uygun olmayan bir sırada.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Birdenbire, ansızın, münasebetsiz ve umulmadık bir vakitte: Zırp çıktı (zıpçıktı), zırpadak giriverdi.

Türkçe Sözlük by