Pamuk Yağı ne demek? | Pamuk Yağı anlamı nedir? | Pamuk Yağı

Pamuk Yağı anlamı nedir?

Pamuk Yağı ne demek?

Pamuk Yağı anlamı nedir?

Pamuk Yağı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: pamuk yagi

Türkçe - İngilizce Sözlük

cottonseed oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cottonseed oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ayak işlerini çabucak yapan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sunflower oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sunflower oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

almond oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cod liver oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cod oil. cold-liver oil. codfish oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whale oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whale oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bilinenden, alışılandan hiç bir farkı olmayan: Basbayağı bir ev.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

altogether. entirely. simply. just.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Adî, has olmayan, avam-kârî: Bayağı kâğıt. 2. Aşağı, dûn: Bayağı adam, pek bayağı mal. Adetâ, düzce: Benim bayağı sıtmam vardır. Mübalağa ve tekid için «bas» edatını alır: Basbayağı bir adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

common. banal. ordinary. coarse. vulgar. camp. cheap. no class. coarse-grained. common as dirt. commonplace. corrupt. dastardly. goodish. inferior. lewd. little. low camp. low class. menial. plebeian. prosaic. run-off-the-mill. shoddy. tawdry. quite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

banal. coarse. common. low. mean. menial. poor. shoddy. vulgar. ordinary. plain. quite. simply. just. entirely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coarse. vulgar. low. banal. characterless. cheap. dreadful. ignoble. inferior. low camp. mundane. ordinary. pitiful. plebeian. poor. profane. rumdum. servile. simple. tawdry. workaday.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vulgar fraction. common fraction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Adîlik: Bu kâğıdın, bu yazının bayağılığı meydandadır. 2. Aşağılık, dûnluk: Bu adamın bayağılığı ilk sözünden anlaşılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ordinariness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vulgarity. coarseness. banality. inferiority. platitude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). İ ktçenekl ilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi begonyadır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

linseed oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

linseed oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Yılanyastığıgillerden bir bitki (arum).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bacon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tallow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yağlarının eritilmesiyle elde edilen ve normal sıcaklıkta katı halde bulunan yağlar: Donyağı gibi yahut donyağının dolması = Soğuk, konuşmayan, kimseler için söylenir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fixed oil. tallow. hard oil. cup grease. fat. rough fat. tallow oil. stearin. consistence oil. blubber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pilaster.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paraffin oil. gasoil. kerosine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Petrol, (bk.) Gaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grease. hard oil. consistence oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attar of roses.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(genegerçekotu): Sütleğengillerden bir ağaçtır. Tohumlarından hindyağı çıkarılır. Hindyağı berrak, renksiz veya soluk sarı renkli, koyu kıvamlıdır. Kokusu yok denecek kadar azdır. Lezzeti hafif ve biraz tahriş edicidir. Etkili maddesi Ricinoleik asittir. Kullanıldığı yerler: Müshildir. Kabızlığı giderir. Saçkıranda faydalıdır. Lavmanlarda da kullanılır. Saçların dökülmesini önler.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.). Sütleğengillerden bir ağacın tohumlarından çıkarılan yağ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

castor oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

castor oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

suet. fixed oil. grease. mincemeat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dead oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). 1. Ispanakgillerden, yaprakları kaz ayağına benzer bir bitki (chenopodium). 2. Çok kollu çengel. 3. Uç uçlu halat. 4. Açık turuncu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crowfoot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(kenopodyum): Ispanakgiller familyasından; yaprakları kazayağına benzer, Kuzey Amerika’nın doğu bölgelerinde yetişen ve Akdeniz bölgesinde de görülen kokulu, otsu bir bitkidir. Topraküstündeki kısımlarından su buharı distilasyonu ile elde edilen uçucu yağa “kazayağı esansı” denir. Kullanıldığı yerler: Bağırsak solucanlarını düşürmekte faydalıdır.

Şifalı Bitki by

Şifalı Bitki

(antennaria diocia): Bileşikgiller familyasından; Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgesinde yetişen, beyazımsı ve yumuşak sık tüylü bir bitkidir. Çim ve çalılar arasında bulunur. Çiçekleri kullanılır. Kullanıldığı yerler: Öksürüğü keser. Göğsü yumuşatır ve balgam söktürür. Bronşit ve safra kesesi hastalıklarında kullanılır. İdrar söktürür.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Damarlı çiçeksizlerden bir bitki cinsi (lycopodium).

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(Lycopode): Kibritotunun en çok görülen şeklidir. Boyu 1 m kadardır. Sporlu başaklarından kurtayağı tozu denilen ve hekimlikte kullanılan sarı bir toz elde edilir. Kullanıldığı yerler: Karaciğer ve safra kesesi hastalıklarında faydalıdır. Ağrıları dindirir. Romatizmada şikayetleri giderir. Böbrek ve safra kesesi taşlarının düşürülmesine yardımcı olur.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grease.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrı taçyapraklı ikiçeneklilerden bir familya. Örnek bitkisi manolyadır.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu ayağın video delikleri, dış titreşimlerin iç devrelere ulaşmasını engellemek için merkezin dışına yerleştirilmiştir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

corn oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

motor oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

engine oil. motor oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

naphta.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Kış aylarında güneş ışınları çok güçlü olmadığı için, bulutların bulundukları yüksekliklerde hava sıcaklığı çok düşük olunca, yükselen su buharı, sublime denilen şekilde sıvı hale geçmeden, bu aşamayı atlayarak doğrudan buz kristali haline dönüşür. 0. l milimetre çapındaki buz kristalleri birbirlerine yapışarak kar tanelerini oluştururlar.

Eğer bulut ile yer arasındaki hava sıcaksa bu kar taneleri yere düşene kadar yağmur tanesi haline dönüşebilirler, ama soğuksa yere kadar kar tanesi olarak inmeyi başarabilirler. Hafiflikleri nedeniyle yere o kadar yavaş inerler ki 3000 metreden inmeleri 2 saat alabilir. Bazen bulutun altındaki sıcaklık öyledir ki, bir kısmı kar, bir kısmı yağmur damlası halinde düşerler, biz buna ‘sulu sepken’ diyoruz. Yani yağmur veya kar yağmasını belirleyen ana unsur, bulut ile yer arasındaki hava sıcaklığıdır.

Genel kanının aksine kar yağması havayı ısıtmaz, aksine ısınan hava karın yağmasına sebep olur. Çok soğuk havanın içine su alma kapasitesi daha azdır. İçine alamadığı su ya ‘don’ şeklinde yeryüzünde kalır ya da ‘kırağı’ oluşur. Bu şartlarda kar kesinlikle oluşamaz. Hava 3 derece gibi biraz ısınınca, su buharı yeryüzünden yükselebilir, çok yüksekliklerdeki soğuk hava tabakalarına ulaşabilir ve kar yağışı meydana gelebilir. Biz de sanki kar yağdığı için hava ısınmış gibi algılarız.

Kar tanesinin oluşumu hakikaten bir tabiat mucizesidir. Gerçi bazı kayak merkezlerinde, kar yağışı yetersiz olduğu zamanlarda suni kar üretiliyor ama bu görüldüğü kadar kolay değil. Doğal kar tanelerinin ortasında çekirdek olarak toz parçacıklarının olduğunu biliyoruz. Eğer bunlar olmazsa saf su -40 derecede bile kristalleşemiyor.

İlk olarak 1975 yılında Berkeley, California Üniversitesinden Prof. Steve Lindow ‘snomax’ denilen bir proteini toz parçacıkları yerine kullanarak suni kar üretmeyi başardı. Bu madde sayesinde daha hafif ve kuru kar tanelerinin üretilmesi sağlandı ve Norveç’te yapılan 1994 kış olimpiyatlarında çok yaygın olarak kullanıldı.

Kar kristalleri altıgen bir şekil içindedirler. Her bir koldan 3 ve 12’li kollar çıkar. Bu dizilişin sebebinin oksijen atomlarının diziliş şekli olduğu sanılıyor.

Dolu yağışı daha ziyade ılıman iklimlerde ve bahar aylarında görülür. Isınan hava ile yükselen su buharı, hava akımları ile daha da yükselerek 12.000 metre civarında -50 derece hava sıcaklığında buz kristallerine dönüşür. Buradaki güçlü hava akımları ile bu buz kristalleri de birleşerek buz tanelerini oluşturur.

Bu buz taneleri ağırlıkları nedeni ile o kadar hızlı düşerler ki bulut ile yer arasındaki sıcaklık ne olursa olsun eriyecek zaman bulamazlar. Çapı 5 milimetreden büyük dolular halinde yeryüzüne ulaşırlar. Aslında tüm bu şartların oluşması çok enderdir ve bu nedenle dolu yağışı hem çok az görülür, hem de çok kısa sürer.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Kış aylarında güneş ışınları olmadığı için, bulutların bulundukları yüksekliklerde hava sıcaklığı çok düşük olunca, yükselen su buharı, sublime denilen şekilde sıvı hale geçmeden, bu aşamayı atlayarak doğrudan buz kristali haline dönüşür. 0.1 milimetre çapındaki buz kristalleri birbirlerine yapışarak kar tanelerini oluştururlar.

Eğer bulut ile yer arasındaki hava sıcaksa bu kar taneleri yere düşene kadar yağmur tanesi haline dönüşebilirler, ama soğuksa yere kadar kar tanesi olarak inmeyi başarabilirler. Hafiflikleri nedeniyle yere o kadar yavaş inerler ki 3 bin metreden inmeleri 2 saat alabilir. Bazen bulutun altındaki sıcaklık öyledir ki, bir kısmı kar, bir kısmı yağmur damlası halinde düşerler, biz buna “sulu sepken” diyoruz. Yani yağmur veya kar yağmasını belirleyen ana unsur, bulut ile yer arasındaki hava sıcaklığıdır.

Genel kanının aksine kar yağması havayı ısıtmaz, aksine ısınan hava karın yağmasına sebep olur. Çok soğuk havanın içine su alma kapasitesi daha azdır. İçine alamadığı su ya “don” şeklinde yeryüzünde kalır ya da “kırağı” oluşur. Bu şartlarda kar kesinlikle oluşamaz. Hava 3 derece gibi biraz ısınınca, su buharı yeryüzünden yükselebilir, çok yüksekliklerdeki soğuk hava tabakalarına ulaşabilir ve kar yağışı meydana gelebilir. Biz de sanki kar yağdığı için hava ısınmış gibi algılarız.

Kar tanesinin oluşumu hakikaten bir tabiat mucizesidir. Gerçi bazı kayak merkezlerinde, kar yağışı yetersiz olduğu zamanlarda suni kar üretiliyor ama bu görüldüğü kadar kolay değil. Doğal kar tanelerinin ortasında çekirdek olarak toz parçacılarının olduğunu biliyoruz. Eğer bunlar olmazsa saf su -40 derecede bile kristalleşemiyor.

İlk olarak 1975’de Berkeley, California Üniversitesinden Prof. Steve Lindow “snomax” denilen bir proteini toz parçacıları yerine kullanarak suni kar üretmeyi başardı. Bu madde sayesinde daha hafif ve kuru kar tanelerinin üretilmesi sağlandı ve Norveç’te yapılan 1994 kış olimpiyatlarında çok yaygın olarak kullanıldı.

Kar kristalleri altıgen bir şekil içindedirler. Her bir koldan 3 ve 12’li kollar çıkar. Bu dizilişin sebebinin oksijen atomlarının diziliş şekli olduğu sanılıyor.

Dolu yağışı daha ziyade ılıman iklimlerde ve bahar aylarında görülğr. Isınan hava ile yükselen su buharı, hava akımları ile daha da yükelerek 12 bin metre civarında -50 derece hava sıcaklığında buz kristallerine dönüşür. Buradaki güçlü hava akımları ile bu buz kristalleri de birleşerek buz tanelerini oluşturur.

Buz taneleri ağırlıkları nedeniyle o kadar hızlı düşerler ki bulut ile yer arasındaki sıcaklık ne olursa olsun eriyecek zaman bulamazlar. Çapı 5 milimetreden büyük dolular halinde yeryüzüne ulaşırlar. Aslında tüm bu şartların oluşması çok enderdir ve bu nedenle dolu yağışı hem çok az görülür, hem de çok kısa sürer.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Herhalde siz de haberlerin sonunda hava durumunu merakla izliyorsunuzdur. Acaba yarın yağmur yağacak mı? Şemsiyemi yanıma alayım mı? Yağmur günlük yaşantımızın çok önemli bir parçasıdır. Bazı yerlerde kuraklıktan yağmur duasına çıkılırken, bazı yerlerde de caddelerde sandallarla dolaşılıp, sel basan evlerden, eşyaları kurtarmaya uğraşırlar. Peki nasıl oluyor da başımıza böyle gökten sular geliyor?

Aslında mekanizma basit. Güneş ışığının etkisi ile yeryüzünden su buharlaşıyor, yani gaz haline geçiyor. Bu durumda havadan hafif olduğundan atmosferde yükseliyor. Yükseldikçe hava soğuyor ve hava basıncı azalıyor. Su buharı soğudukça havadaki toz parçacıklarına tutunarak su damlası haline dönüşüyor ve bunların milyonlarcası havada birleşerek gözümüze bulut olarak görülüyorlar.

Bulutları oluşturan bu su damlacıkları hemen yakınlarındakilerle sürekli birleşiyorlar, büyüdükçe büyüyorlar, ağırlıkları artıyor, yeterli ağırlığa ulaşınca yer çekiminin etkisi ile yere düşmeye başlıyorlar. Yeryüzünden buharlaşıp, bulut oluşturup sonra yağmur olarak yeryüzüne dönen su buharının havada geçen bu macerası ortalama 8 gün sürüyor.

Ancak bulutun içindeki su damlacıklarının tümü yağmur olarak yeryüzüne inmiyor. Bir bulutun en fazla yarısı yağmur olarak yağabilir ve bu da normalde 30 dakika sürer ama bulut devamlı olarak yeniden oluştuğundan yağmur saatlerce, hatta günlerce sürebilir. Bu arada rüzgara bağlı olarak bulutlar devamlı hareket ettiklerinden yağmur çok geniş bir alana yağabilir. Bugüne kadar dünyamızda tespit edilebilmiş en yoğun yağış 26 Kasım 1970 tarihinde Guadaloupe’de olmuş, sadece bir dakikada 3.81 santimetre yağmur yağmıştır.

Atmosferde, yani başımızın üzerindeki havada 13 milyar ton su buharı bulunuyor. Bunun hepsinin bir anda yeryüzüne indiğini düşünebiliyor musunuz? Dünyamızda yağmurun çoğu, yani yüzde 78’i okyanusların üzerine yağıyor. Bu da çok normal, çünkü havanın içindeki su miktarının kaynağı hemen hemen aynı oranda okyanuslardan geliyor.

Yağmur damlalarının yarı-çapları 0.5 milimetreden 6.35 milimetreye kadar değişebiliyor. 5.0 milimetre yarı-çapındaki bir yağmur damlasının 1800 metre yükseklikteki bir buluttan çıkıp başınızın üstüne düşmesi için geçen zaman yaklaşık 3 dakikadır. Yani aslında şemsiyenizi açabilmeniz için yeterli süre vardır.

Suni yağmur yaratabilmek için günümüzde bazı teknolojiler geliştirildi ki, temeli su damlacıklarının yapışabilmesi için çekirdek görevi yapabilecek tozları bulutun içine gönderebilmektir. Bunun için bulut uçak veya helikopterden gümüş iyodür ile bombalanıyor. Bu işte de en usta olan İsrailliler. Onlar bu yöntemle yağmur miktarını yüzde 13 oranında arttırabilmişler. Yağmurun oluşabilmesi için ana etkenlerden biri olan toz parçacıklarının, yani hava kirliliğinin artması ise tam ters etki yapıyor, bu durumda damlacıklar küçülüyor ve yağmur olarak yere düşmeyi başaramıyorlar.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Heralde siz de haberlerin sonunda hava durumunu merakla izliyorsunuzdur. Acaba yarın yağmur yağacak mı? İemsiyemi yanıma alayım mı? Yağmur günlük yaşantımızın çok önemli bir parçasıdır. Bazı yerlerde kuraklıktan yağmur duasına çıkılırken, bazı yerlerde de caddelerde sandallarla dolaşılıp, sel basan evlerden, eşyaları kurtarmaya uğraşırlar. Peki nasıl oluyor da başımıza böyle göklerden sular geliyor?

Aslında mekanizma basit. Güneş ışığının etkisi ile yeryüzünden su buharlaşıyor, yani gaz haline geçiyor. Bu durumda havadan hafif olduğundan atmosferde yükseliyor. Yükseldikçe hava soğuyor ve hava basıncı azalıyor. Su buharı soğudukça havadaki toz parçacıklarına tutunarak su dalası haline dönüşüyor ve bunların milyonlarcası havada birleşerek gözümüze bulut olarak görünüyorlar. Bulutları oluşturan bu su damlacıkları hemen yakınlarındakilerle sürekli birleşiyorlar, büyüdükçe büyüyorlar, ağırlıkları artıyor, yeterli ağırlığa ulaşınca yer çekiminin etkisi ile yere düşmeye başlıyorlar. Yeryüzünden buharlaşıp, bulut oluşturup sonra yağmur olarak yeryüzüne dönen su buharının havada geçen bu macerası ortalama 8 gün sürüyor.

Ancak bulutun içindeki su damlacıklarının tümü yağmur olarak yeryüzüne inmiyor. Bir nulutun en fazla yarısı yağmur olarak yağabilir ve bu da normalde 30 dakika sürer ama bulut devamlı olarak yeniden oluştuğundan yağmur saatlerce, hatta günlerce sürebilir. Bu arada rüzgara bağlı olarak bulutlar devamlı hareket ettiklerinden yağmur çok geniş bir alana yağabilir. Bugüne kadar dünyamızda tespit edilmiş en yoğun yağış 26 Kasım 1970’de Guadaloupe’de olmuş, sadece bir dakikada 3.81 santimetre yağmur yağmıştır.

Atmosferde, yani başımızın üzerindeki havada 13 milyar ton su buharı bulunuyor. Bunun hepsinin bir anda yeryüzüne indiğini düşünebiliyor musunuz? Dünyamızda yağmurun çoğu, yani yüzde 78’i okyanusların üzerine yağıyor. Bu da çok normal, çünkü havanın içindeki su miktarının kaynağı hemen hemen aynı oranda okyanuslardan geliyor.

Yağmur damlalarının yarı-çapları 0.5 milimetreden 6.35 milimetreye kadar değişebiliyor. 5.0 milimetre yarı-çapındaki bir yağmur damlasının 1800 metre yükseklikteki bir bulutun çıkıp başınızın üstüne düşmesi için geçen zaman yaklaşık 3 dakikadır. Yani aslında şemsiyenizi açabilmeniz için yeterli süre vardır.

Suni yağmur yaratabilmek için günümüzde bazı teknolojiler geliştirildi ki, temeli su damlacıklarının yapışabilmesi için çekirdek görevi yapabilecek tozları bulutun içine gönderebilmektir. Bunun için bulut uçak veya helikopterden gümüş iyodür ile bombalanıyor. Bu işte de en iyi olan İsrailliler. Onlar bu yöntemle yağmur miktarını yüzde 13 oranında artırabilmişler. Yağmurun oluşabilmesi için ana etkenlerden biri olan toz parçacıklarının, yani hava kirliliğinin artması ise tam tersi etki yapıyor, bu durumda damlacıklar küçülüyor ve yağmur olarak yere düşmeyi başaramıyorlar.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.) (panbuk ve Fars. penbe’den). Ebegümecigillerden bir bitki ve bunun tohumlarını kaplayan irice teller ki, geniş ölçüde dokumacılıkta kullanılır: Pamuz bezi, ipliği. Pamuk atmak = Hallaçlamak. Pamuğunu atmak = Didiklemek, savurmak. Pamuk ipliği ile bağlamak = Geçici bir çare bulmak. Pamukbalı = Beyaz bal. Pamukbalığı = Eti yenir bir cins camgöz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cotton. cottony. cotton.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cotton. cottony.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cotton. made of cotton. card. soft commodities. commodity collateral loan. commodity exchange. tricot. cotton wool.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(ossypium): Ebegümecigiller familyasından, lif ve yağ elde etmek maksadıyla ekilen otsu veya odunsu bir bitkidir. Gövdesi dik, dallanmış ve çok tüylüdür. Yaprakları uzun saplıdır. Meyvesi 3-5 gözlü bir kapsüldür. Her gözün içinde siyahımsı renkli, oval ve üzeri, uzun, sık ve beyaz tüylerle örtülü 5-10 tane tohum vardır. Birçok türü vardır. Yurdumuzda koza veya yerli türü yetiştirilir. Yerli pamuk 75-80 santimetre boyunda, yan dalları, kısa, gövde ve yaprak sapları siyah benekli bir türdür. Haziran-Temmuz aylarında sarı çiçekler açar. Çiçekleri çabuk solar ve ceviz iriliğinde koza yapar. Kozalar olgunlaştıktan sonra hasat yapılır. Tohumlarının çevresinde meydana gelen ince, yumuşak teller işlenerek hidrofil pamuk yapılır. Çiğit denilen pamuk tohumlarından pamukyağı elde edilir. Hekimlikte kök kabukları ve yaprakları kullanılır. Kullanıldığı yerler: Kabızlığı giderir. Ateşi düşürür. Aybaşı yokluğunu giderir. Adet kanı söktürür.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calico.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calico.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yarn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cotton thread.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yarn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cotton thread.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cottonseed oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cottonseed oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. Y.). Nakışta kullanılan bir çeşit pamuk ipliği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Pamuk satan tacir, pamuk taciri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cotton grower. cotton seller.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cotton grower. cotton seller.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. tıp). Ağızda, ortası beyaz, kenarları kırmızı yaracıklar hâlinde beliren ve en çok bebeklerde görülen bir ağız hastalığı.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Çocuklarda görülen ve beslenme yetersizliğinden kaynaklanan bir hastalıktır. Tıp dilinde Candia albicans denir.

Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aphtha.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thrush. aphtae.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a grower / seller of cotton.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a grower / seller of cotton.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Üstü pamukla kaplanmış gibi küf bağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(1.). 1. Yüzü ile astarı arasında pamuk doldurulmuş: Pamuklu hırka. 2. Pamuktan yapılmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cotton. made of cotton. cotton cloth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cotton. crepe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. jeoloji). Bazı kaynak sularının dibinde biriken, kalkerli veya silisli tortu. En güzel örnekleri Pamukkale’ dedir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trivet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. botanik). İkiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi sardunyadır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

water-skiing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sesame oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

butter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

butter. fresh butter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

butter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Düşman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Düşmanlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yağlı gibi, yağlıya benzer, yağ kokulu.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Yağmur. 2.Düşman yağı. 3.Yiğit. 4.Arka, sırt.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Yağın).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Atın omuzları arasında yağlı yeri. 2. Eğerin vurmasından dolayı hayvanın bağrında açılan yara, cidav.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yağız. (bk.) Yağız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yağmur veya kar yağması. 2. Yağan yağmurun (belirli bir zaman içindeki) miktarı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

precipitation. rainfall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

precipitation. fall. falling. rain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yağışı çok olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tüyü parlak siyah (at): Yağız bir çift at. Kara yağız = Büsbütün siyah. Doru yağız = Pek koyu doru; siyah, koyu renkte.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

swarthy. black. very dark. black. dark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

swarthy. dark. swarty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Esm(Erkek İsmi) 2.Doru. 3.Yiğit. 4.Bakımlı hayvan.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Esmer, güçlü yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Esmer kimse.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Esmer kimse.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Esmer hükümdar. 2.Yeğni, katı, cesur han.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Asil, soylu kan.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Esmer, güçlü, kuvvetli kimse.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Esmer, güçlü, erkek.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

olive oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oil. vinaigrette. olive oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

olive oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by