Parla ne demek? | Parla anlamı nedir? | Parla

Parla anlamı nedir?

Parla ne demek?

Parla anlamı nedir?

Parla | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: parla

Türkçe Sözlük

(i. İ. denizcilik). 1. Büyük palamar makarası. 2. Çok dilli makara.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) 1.Işık saç, ışılda. 2.Ün kazan, tanın.

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

Tabii ki sadece insanlar yesinler diye değil. Bal arıları eşek arılarından farklı olarak kışı koloni halinde geçirirler. Koloni kış uykusuna yatmaz ama bir salkım gibi kümeleşir. Bu şekilde kış süresince sıcak ve aktif olarak kalabilirler. Bunun için de önceden, yaz aylarında yeterli miktarda bal depo etmeleri gerekir. Ortalama bir kovanın kışlık bal ihtiyacı 9-13 kilogram kadardır.

Bal arılarının bal yapma kapasiteleri ise uygun yer bulabildiklerinde bundan çok daha fazladır. İşte arıcılığın felsefesinde de bu yatar. Sen arılara imkan sağla, onlar da hem kendileri hem de senin için bal üretsinler. Arılar kendilerine yetebilecek miktardan 2-3 kat fazla bal üretebildiklerinden arıcılar da kovana şekerli şuruplar koyarak onlara bu ortamı hazırlarlar. Arılar da sonradan ellerinden alınan bu ürün fazlasını dert etmezler.

Arıların balı çiçeklerden topladıkları nektarı ağızlarındaki bir emzimle birleştirip altıgen biçiminde balmumundan yaptıkları hücrelere depoladıklarını biliyoruz. Bu karışımın su oranının yüzde 17’ye kadar düşmesini bekledikten sonra hücrelerin ağızlarını yine bir balmumu tabakası ile kaplarlar. Artık arıcı için mahsul zamanı gelmiştir. Ağzı kapalı hücrelerdeki bal hiç bozulmaz, saklama zamanı süresizdir.

Arılar böcek dünyasının en gelişmiş sosyal hayatına sahiptirler. İşçi arılar dünyaya geldikten sonra bir ay içinde kovanda bir iki günlük sürelerle temizlik, larvaları besleme, balmumu yapma, yiyecek taşıma, muhafızlık gibi değişik görevler yaparlar. Sonra uçuş başlar, çiçekler ziyaret edilir, nektar, polen ve su toplanır.

İşçi arılar çalışma mevsiminde 4-8 hafta yaşarlar. Kış mevsiminde ise arkadan gelen gençler olmadığı için ömürleri 5-7 ay sürebilir. İşçi arılar dişi olmalarına rağmen kısırdırlar, yavru yapma yetenekleri yoktur.

Arılar polenleri, su ile karıştırıp larva halindeki yavruları beslemek için toplarlar. Bir arı kovandan 7 kilometre uzağa gidip, geri dönebilir. Ancak arılar normal olarak kovanlarından ortalama bir kilometre kadar uzaklaşırlar.

Arılar bu yolculuklarında yollarını güneşin pozisyonuna göre saptarlar. Ayrıca yer kürenin manyetik alanına karşı da hassastırlar. Gözleri polarize ışığa karşı o kadar hassastır ki çok kalın bir bulut tabakasının ardından gelen zayıf bir güneş ışığıyla bile kötü havalarda yollarını bulabilirler.

Arılar geceleri ortadan yok olurlar ama uyumazlar. Gece boyu hareketsiz kalarak enerjilerini ertesi günkü yoğun işler için biriktirirler.

Arılar renklerin çoğunu görürler. Işık dağılımında mavi ve ona yakın renkleri daha iyi görürler. Ultraviyole ışınlarına karşı da çok duyarlıdırlar. Ultraviyole ışınlarını çok yansıtan çiçekler onlara daha parlak görünür. Kırmızı rengi hiç ayırt edemezler.

Bize bu derecede faydalı olan arılar etrafımızda dolaştıklarında veya balkonda kahvaltı sefası yaparken reçel tabağına konduklarında çoğu insan huzursuz olur. Bunun nedeni minik arının sokma tehlikesidir. Halbuki arılar sadece iki durumda canlılara saldırır ve sokarlar:

l) Kolonilerine bir tehdit olduğunda korumak için;

2) Korkutuldukları zaman. Bu nedenle arı kovanlarına çok yaklaşmamanız, el kol hareketleri yaparak hızlı hareket etmemeniz önerilir.

Arılar insanı soktuktan sonra genellikle ölürler, çünkü arı tarafından sokulan insan ani bir hareketle arıyı fırlatınca arının iğnesi ile beraber zehir torbası ve ifrazat bezi de yırtılarak arıdan ayrılır ve soktuğu yerde kalır. İlginçtir ki bu kalan zehir torbasındaki kaslar arıdan ayrılsalar bile zehri pompalamaya bir süre devam ederler. Bu nedenle tırnağın ucu ile bir an evvel iğneyi soktuğu yerden çıkarmakta fayda vardır.

Arı zehrine alerjisi olan kimselerde arı sokmaları ağır tepkilere hatta ölüme yol açabilir. Buna karşın arı zehri bazı ağrılı hastalıkların özellikle romatizmanın tedavisinde kullanılır.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Altıgen diğer çokgenlere gore kenar uzunluklarının toplamı en kısa olan şekildir. Bunu bilen arı peteğini altıgen yaparak en az malzemeyle en fazla peteği üretir. Böylelikle malzeme tasarruflu kullanarak balmumu israfı önlemiş olur. Ayrıca altıgenler, yapıldığı petekte üretilen balı muhafaza etmek açısından maksimum hacim sağlar. Bir arı kolonisi peteklerini yatayla 7-8 derecelik bir açı yapacak şekilde inşaa eder. Bunun nedeni peteğin içine bırakılan balın yere dökülmemesidir. Ve bu açı hiçbir zaman şaşmamamıştır.

Genel Bilgi by

Teknolojik Terim

Optik sistemlerin yapısından dolayı görüntüler köşelere doğru daha koyu çıkarlar. Bu özellik, paraziti artırmadan mükemmel homojenlikte bir görüntü elde etmek için köşelerde kazanımı artırarak bu sorunu ortadan kaldırır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Parlayan, Ar. mücellâ, musaykal, lâmt. 2. Işıklı, F. ziyâdâr, münevver. 3. Şeffaf, berrak, saf. 4. Göze çarpacak surette güzel ve şanlı: Parlak bir galibiyyet. 5. Nüfuzlu, şanlı, muteber, sözü geçer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shiny. shining. bright. luminous. luminescent. dazzling. glossy. aglow. brilliant. ardent. clear. crowning. crystal. effulgent. flamboyant. flaming. flaring. flashy. fulgent. fulgurant. glace. glittering. glowing. gorgeous. illuminant. incandescent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aglow. bright. brilliant. clear. clever. colourful. fine. flashy. garish. gaudy. gay. glittering. glorious. grand. jazzy. light. luminous. lurid. polish. polished. resplendent. rich. rosy. ruby. shiny. silken. sleek. sparkling. shining. gleaming. successf

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bright. brilliant. shining. gleaming. glistering. radiant. luminous. successful. astute. clear. crystalline. effulgent. gay. glad. glare. glossy. glowing. gorgeous. lively. luculent. lustrous. resplendent. shiny. sparkling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) 1.Parlayan, ışıldayan. Temiz. 2.Çok başarılı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Parlak olma hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brightness. brilliancy. brilliance. luster. lustre. glossiness. radiance. shine. splendor. splendour. effulgence. flamboyance. flame. flashiness. glazing. gleam. glitter. gorgeousness. incandescence. irradiance. lambency. liveliness. lucency. lumines.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fire. gloss. glow. irradiation. light. luminance. luminescence. luminosity. lustre. polish. radiance. sheen. shine. sparkle. splendour. varnish. brilliance. brightness. luster.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brightness. gleam. gloss. glow. irradiation. radiance. refulgence. resplendence. shine. brilliance. greatness. light. lustre. briliancy. glossiness. radiancy. luminosity luminescence. bloom. glitter. polish. luminance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

LCD panel parlaklığı, yüzeyde bir nokta bırakan ışık miktarıyla ölçülür. Parlaklık kandela birimiyle (bir mumun yaydığı ışık) hesaplanan uç nokta parlaklık seviyeleri sayesinde, iyi aydınlatılmış odalarda veya pencere gibi diğer ışık kaynaklarının yanında bile canlı renk netliği ve resim doğruluğu elde edilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Parlamak İşi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blaze. flash. shining. flashing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shining. catching fire. radiance. radiancy. luster. inflammation. lustre. luminosity. irradiation. deflagration. gleaming. explosion. flare. flare up. paroxysm. sparkle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

En düşük yansımayla net kontrast

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Parlak bir hâl almak. 2. Birdenbire hiddet etmek. 3. (kuş) fırlayıp uçmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beam. blaze. brighten. flame. flash. gleam. glint. glisten. glitter. shine. sparkle. to shine. to gleam. to glitter. to brighten. to blaze. to glint. to glisten. to sparkle. to flare up. to flame up. to acquire influence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to shine. to gleam. to glisten. to flare. to flare up. to flare up in anger. to become eminent. to glitter. to beam. to glare. to light. to sparkle. to deflagrate. to glow glance. to ray. to kindle. to ignite. to inflame. gild. gloss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

member of parliament. parliamentarian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parliamentarian. member of parliament. parliamentary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

member of parliament.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

member of parliament. parliamentarian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parliamentarian. member of parliament. parliamentary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

member of parliament.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ. parlamento). Millet meclisi, milletvekillerinin meydena getirdiği meclis ve senatonun bütünü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parliamentarian. general assembly. parliament.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parliament. parliamentparliament.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parliament.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. konuşma tarzı; tabir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Nur gibi parla. Parla nur.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Işık saçar, ışıldar, aydınlık verir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nail polish. polisher. shiner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nail polish. polisher. shiner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

polishing. polish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shine. polishing. lustring. brightening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

polishing. polish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shine. polishing. lustring. brightening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(t.). Parlak hâle getirmek. Üzengi pırlatmak = Meydana atılmak, at sürmek. Göz parlatmak = Hiddet veya tehevvür etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brighten. burnish. enamel. polish. shine. to polish. to shine. to make bright. to brighten.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to shine. to light. to ignite. to scour. to refine. deflagrate. to mercerize. to duff. to pop. to polish. to cleanse. to boom. to kindle. to glance. to gloss. to gild. to glaze. to lap. to smooth. to rub. refurbish. burnish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., A.B.D. kazanılan parayı bir sonraki yarışa yatırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Parlamak işi ve şekli: Bir parlayış parladı ki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yuvarlak, gülle şeklinde, eni. boyu fcir: Toparlak adam, tostoparlak bir çocuk. 2. Top arabasına bağlı cephane sandığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

very round. limber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calculation given in round figures.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

housekeeping. assembly. assemblage. overhauling. picking up. revision. recovering. rally. retracting. synthesis. round up. roundup.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Toplayıp yuvarlamak, top etmek: Hamuru toparlamak. 2. Toplayıp takımıyle götürmek, beraberinde alıp gitmek: Düşman, askerlerini toparlayıp gitti. Pılı pırtısını toparlayıp defoldu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

find one's legs. collect. put together. sum up. piece together. re-collect. tidy up. tidy out. clean up. make up. compose. do out. pick up. rake together. rally.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collect. titivate. to gather together. to pack up. summarize. to collect together. to tidy. to clear up. to summarize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to gather together. to collect. to summarize. to put in a nutshell. to straighten up. to assemble. to overhaul. to pick up. to revise. to recover. to retract. to get together. build up. to make round.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

upturn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kendini toplamak. 2. Hastalıktan sonra sağlığa kavuşmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pull oneself together. collect oneself. pick oneself up. gather strength. gather. rally. tidy oneself up. tidy up. pack. pack up. pick up. pick up one's strenght.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rally. recover.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be gathered together. to be collected. to be summarized. to pull oneself together. to set one's house in order. pull oneself upright. rally.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tamamıyle toparlak.

Türkçe Sözlük by