Pazar Eylemek ne demek? | Pazar Eylemek anlamı nedir? | Pazar Eylemek

Pazar Eylemek anlamı nedir?

Pazar Eylemek ne demek?

Pazar Eylemek anlamı nedir?

Pazar Eylemek | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: pazar eylemek

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

alışveriş yapmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

open market. overt market.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fish market.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eski elbise ve eşyanın alınıp satıldığı pazar. (bk.) BAt. «Eskiye itibar olsaydı, bitpazarına nur yağardı».

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flea market. jumble shop. rag fair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Regional Markets)

Ulusal (Kot İçi) Pazar’da işlem görme koşullarını taşımayan ve Borsa Yönetim Kurulu’nca geçici veya sürekli olarak Ulusal Pazardan çıkarılmasına karar verilen şirketlerin hisse senetlerine likidite sağlamak, bu hisse senetlerinin fiyatlarının düzenli ve şeffaf bir piyasada, rekabet koşulları içinde oluşmasını temin etmek amacıyla kurulan pazardır.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a matter of life and death.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flower market.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

overseas market. outside market.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Etmek, kılmak, yapmak, işlemek. Konuşmada az kullanılıp, eski yazı dilinde etmek yerine yardımcı fiil olarak çok kullanılır ve Arapça mastarlar ile mürekkep fiiller teşkil ederdi: Emreylemek, beyân eylemek, imdâd eylemek. Neyleyim = Ne eyleyeyim, ne yapayım? Neylesin? = Ne eylesin, ne yapsın?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make. do. to do.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

machen. tun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lump bargain. contracting by the job. contracting for the whole lot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Watchlist Companies Market)

Hisse senetleri Borsa’da işlem gören şirketler ve/veya hisse senetleri işlemleri ile ilgili olarak olağan dışı durumların ortaya çıkması, hisse senetleri Borsa’da işlem gören şirketler tarafından kamunun zamanında, tam ve sürekli aydınlatılmasına ve mevcut düzenlemelere uyum konusuna gerekli özenin gösterilmemesi, yatırımcıların haklarının korunması ve kamu yararı gereği hisse senetlerinin Borsa kotundan ve/veya ilgili pazardan geçici ya da sürekli çıkarılması sonucunu doğurabilecek gelişmelerin oluşması nedeniyle şirketlerin izleme ve inceleme kapsamına alınması durumlarında, sürekli gözetim, denetim ve izleme ortamında, hisse senetlerinin likidite imkanını kesintiye uğramadan İMKB bünyesinde işlem görebileceği pazardır.


Finansal Terim by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

geri vermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

home market.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

backstabbing. two-faced. hypocritical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kazanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

lağvetmek, kaldırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

seçmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hedef edinmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gerektirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ihmalde bulunmak, hata yapmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ilgi göstermek, iyilik etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sevmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

aydınlatmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.geçmek. 2.uğramak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

okşamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ayırmak, çekip atmak, sökmek, koparmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

seslenmek, duyurmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bakmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(doğrusu: BâZAR) (i. F„ bâz = geri, Averden = getirmek). 1. Alış veriş. Pazar ola = Alış veriş edenlere dua olarak söylenir. 2. Alış veriş yeri, üstü açık yer ki, her gün veye belirli günde herkes satacağını oraya çıkarıp pazarlıkla veya müzayede ila satar, suk: At pazarı, tavuk pazarı, balık pazarı, çiçek pazarı, salı, çarşamba, perşembe pazarı. 3. Alış verişte fiyat kararlaştırmak için yapılan çekişme. Pazarbaşı = Pazarda kâhyalık gibi bir vazifesi olan adam. Pazar bozmak = Nifak koymak, zarar vermek. Pazara kaldırmak = Satmak. Pazar kayığı = Eskiden ücretle herkesin eşyasını götürüp getiren büyük kayık. Pazar kesmek = Fiyat kararlaştırmak. Pazar yapmak = iş düzeltmek, ıslah etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(1.). Haftanın birinci günü ki, vaktiyle pazar kurulmaya mahsus olduğu için bu isimle şöhret bulmuştur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sunday. sun. sunday. market. market place. bazaar. mart. outlet. staple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fair. market. bazaar. marketplace. sunday. sundaysuday day.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bazaar. market. marketplace. open air market.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Sunday. market area. mart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ بازار] çarşı, pazar. 2.alışveriş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

alışveriş yapmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marketplace.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

market place / stand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Muayyen günlerde kurulan pazarlara devam edip alış veriş eden esnaf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seller in a market. stallholder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seller in a market.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marketing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marketing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marketing assocoate. commercial traveler. commercial traveller. drummer. saleslady. salesman. salesperson. saleswoman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marketing expert.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marketing expert. marketing man. marketman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Mal satacak yer temin etmek, sergilemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

market.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

market. to market.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to market.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Fiyat kesmede çekişerek uyuşmak, pazarlık etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Alış verişte fiat kesmek için çekişme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bargain. bargaining. chaffer. deal. haggling. pennyworth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bargain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bargaining. haggling. bargain. deal. snip. trade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bargain. haggle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to chaffer. to haggle. to haggle over the fas.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bargainer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

haggler.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without bargaining.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Haftanın ikinci günü. Pazar gününden sonra gelen gün, Ar. yevmil-isneyn, Fars. dûşenbih.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mon. monday.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monday.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monday.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

money bargain. spot bargain. arriving at an agreement concerning a project before the said project has a.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Pey vermek.

Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Official Auction Market)

Mahkemelerin, icra dairelerinin ve diğer resmi dairelerin Borsa’da yapılmasına gerek gördükleri menkul kıymet satım işlemlerinin yapıldığı pazardır


Finansal Terim by

Finansal Terim

(Rights Coupon Market)

Hisse senetleri Borsa’da işlem gören şirketlerin nakdi sermaye artışı yapmak üzere belirledikleri rüçhan hakkı kullanma süresi içinde sözkonusu hisse senedi üzerinde bulunan yeni pay alma kuponunun alınıp satılabilmesi için, Borsa’ca belirlenecek süre içinde açılan pazardır.


Finansal Terim by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şenlenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şikayet etmek, sızlanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

soru sormak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

uygarlaşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

eklemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hatırlatmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Wholesale Market)

Alıcıları önceden belli olan veya olmayan, belli bir miktarın üzerindeki hisse senedi işlemlerinin Borsa’da güven ve şeffaflık ortamında organize bir piyasada gerçekleşmesini sağlayan pazardır.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(National Market)

Borsa Yönetim Kurulu kararı ile pazarı açılmış, endekse dahil olan ve olmayan Borsa kotunda yer alan her şirket hisse senedi için alım satım işlemlerinin gerçekleştirildiği pazardır.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(International Market)

İMKB Uluslararası Menkul Kıymetler Serbest Bölgesi içinde “Serbest Bölgeler Mevzuatına” göre faaliyet gösterecek esas olarak eski Doğu Bloku Ülkeleri, Türk Cumhuriyetleri ve Orta Doğu ülkelerindeki şirketlere ait menkul kıymetlerin işlem göreceği pazardır.


Finansal Terim by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gelmek, ulaşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

talan etmek, yağmalamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Ex-Dividend Market)

Hisse senetleri Borsa’da işlem gören şirketlerin sermaye artırımlarının bir hesap dönemi içinde temettü ödemesinden önce gerçekleşmesi durumunda, üzerinde geçmiş yıl temettü kuponu bulunmayan ”Yeni” hisse senetlerinin, temettünün ödenmeye başladığı ilk güne kadar geçici süre ile işlem gördüğü pazardır.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(New Companies Market)

Yeni kurulmuş olmakla birlikte büyüme potansiyeli taşıyan ve hisse senetlerini Borsa’da veya Borsa dışında ilk kez halka arz etmek suretiyle halka açılacak şirketlerin hisse senetlerinin Borsa’’a güven ve şeffaflık ortamında, organize bir piyasada işlem görmesini sağlamak amacıyla kurulmuş pazardır.


Finansal Terim by