Pc Klavye ne demek? | Pc Klavye anlamı nedir? | Pc Klavye

Pc Klavye anlamı nedir?

Pc Klavye ne demek?

Pc Klavye anlamı nedir?

Pc Klavye | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: pc klavye

Teknolojik Terim

Düzenleme işlevini kolaylaştıracak PC klavyesinin takılabileceği bir PS-2 bağlantısıdır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

8 kanallı doğrusal PCM, sıkıştırılmamış dijital ses verisinin 8 kanalını ifade eder. Örneğin bir film müziğinin en fazla 8 kanala kadar Blue-ray Disc® durumunda, her biri için 20 bit / 96kHz veri hızı mümkündür.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Yüksek çözünürlüklü ses örnekleme hızı. Bu yüksek örnekleme hızı, normal bir Audio CD ile kıyaslandığında daha fazla derinlik, zenginlik ve netlik sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

landing net for fishing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

as friends. laid back.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Alpay).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(hi.). 1. Araplar’ın tarz ve haline uygun ve bunlara mensup ve müteallik: Arapça lisan, Arapça yaşayış, Arapça şarkı. Araplar’ın dilinde veya hal ve tarzlarında: Arapça söylemek, Arapça yaşamak. 2. Lisân-ı Arabî: Arapça pek vâsî bir lisandır. Mısır Arapçasının Şam Arapçasından hayli farkı vardır, mec. Anlaşılmayan meçhul şey: Bu, benim için Arapçadır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arabic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the Arabic language.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Arabic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pipe clip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). açık havada kampçılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Her tarafını kuşatacak şekilde, fırdolayı, (bk.) Çepe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Evlenmelerde aracılık eden kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

matchmaker. go-between. marriage broker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

matchmaker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arranger of marriage. marriage broker. matchmaker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

matchmaking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kapı kapı gezip evlerden süprüntüleri alarak şehrin haricine taşıyan belediye hizmetlisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scavenger. sweeper. streetcleaner. dustman. garbage-man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dustman. street sweeper. scavenger. garbage man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

garbage man. scavenger. street sweeper. garbage collector. dustman. street cleaner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

garbage collecting. street cleaning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çorap ören, çorap yapan. 2. Çorap satan, çorap tüccarı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hosier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the hosiery business.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ufak kek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tüfeğin mekanizmadan aşağı olan dibini teşkil eden ağaç ki, en kalın kısmıdır: Tüfeğin dipçik tarafı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

butt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Doğrusal PCM (Darbe Kod Modülasyonu) sıkıştırma yapılmayan bir ses teknolojisidir. Ses verilerini sıkıştırmak yerine, bilgiyi olduğu gibi kaydederek orijinal CD’nin birebir kopyasını yaratır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Doğrusal PCM (Pulse Code Modulation – Tını Kodlama Modülasyonu) sesi, bir sıkıştırılmamış yüksek kaliteli dijital ses biçimidir. Sony DVD Video oynatıcılar, çeşitli kuantizasyon (16 bit, 20 bit ya da 24 bit) ve örnekleme hızlarında (48 kHz ya da 96 kHz) DVD’leri oynatabilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cupboard maker. plotter. intriguer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu işlev, kademesini değiştirmeden konuşma dosyanızın çalma hızını kontrol etmenizi sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.) (halk dilinde: esbapçı). 1. Hazır elbise satan tacir. 2. Eskiden bir büyük zatın elbisesine ve elbiseye ait siparişlerine bakan memur. Ar. esvâbî: Esvapcı başı = Padişaha bu görevi yapan saray memuru.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Hazır elbise satanın vazife, sanat ve ticareti. 2. Bir büyük dairede elbiseye ait işlere bakmak vazife ve memuriyeti (eskiden).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drug addict.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hesabını iyi bilen, hesapla sarfeden, idareli, Ar. mümsik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a factionary. factionist. factious. fractionalist. schismatic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

creating a faction. schism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İnkılâp yapan, inkılâp taraftarı, devrimci.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revolutionist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bitkilerin erkeklik organlarında başçık sapı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kalıp yapan veya bir şeyi kalıba geçiren: Ayakkabı kalıpçısı, şapka kalıpçısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diesinker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diesinker. moulder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maker or seller of moulds. one who makes casting. blocker. moulder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diesinking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

camper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

camper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kale muhasarasında duvara takılan büyük çengel. 2. Tulumbacı çengeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Küçük kap. 2. Kovan: Fişek kapçığı. 3. (botanik) Tahıl tanelerinin çanağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

detonator. shell. husk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şişte et pişirip sade veya pide tiridiyle ve yoğurtla hazırlayarak satan adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cook and seller of shish kebap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kebapçı mesleği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Suçluların kaçmaması için bileklerine tadılan çifte halka.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

handcuff. bracelets. handcuffs. clamp. darbies. cleat. manacles. cuff. manacle. nippers. shackle. wristlet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bracelet. handcuffs. manacle. handcuff. pipe clip. clamp. shackle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

handcuffs. pipe clip. bracelets. cleat. darbies. manacles. shackles.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

handcuff. to handcuff. to manacle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to handcuff. manacle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be handcuffed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

handcuffed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «kef-çe» den). 1. Köpük almaya ve yemek karıştırmaya mahsus maden veya tahtadan delikli veya deliksiz büyük ve uzun saplı kaşık: Kepçe ile karıştırmak; çorba, yemek kepçesi. 2. Dökmecilerin erimiş madeni, kazandan alıp kalıba dökmeye mahsus büyük demir kaşıkları. 3. Balıkçıların, saplı bir daireye geçirilmiş ağları ki, denize daldırıp balık tutarlar: Kepçe ile balık tutmak, mec. Kepçekuyruk = Kaparozcu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ladle. scoop. skimmer. digger. dipper. dipper dredger. shovel. soup ladle. spoon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ladle. scoop. skimmer. dip net. scoop net. butterfly net.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ladle. dip net. scoop net. butterfly net. dipper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Büyükçe ve öne çevrik kulak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şunun bunun sırtından geçinen, tufeyli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i ). Pek ufak yüzlü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kuman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kitap satan adam, Ar. sahhâf: Kitapçılarda aradım falan kitabı bulamadım. 2. Bir şahısın kitaplarını idareye memur edam: Falan zât vaktiyle Reşid Paşa’nın kitapçısı idi. Kitapçı-başı = Ser-kitâbî-i hazret-i şehriyârî, padişahın baş hâfız-ı kütübü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

book seller.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bookseller. book store. bookshop. bookstore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bookseller. bookstore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kitap basmak, satmak san’atı ve meşguliyeti. 2. Birinin kitaplarını idare etmek görevi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bookselling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Piyano, akordeon ve org gibi çalgılarda veya yazı ve hesap makinelerinde tuş sıralarının bütünü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

keyboard. keyped. fingerboard. bank of keys. clavier. console.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

keyboard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

keyboard. key.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Düğme ve ilik yerine, telden erkekli dişili çengel: Tozluk kopçası, bir çift kopça.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hook and eye.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buckle. clasp. hook. hook and eye.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hook and eye. buckle. fastener. hook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to hook. to fasten (using a hook and eye. hook in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kopça ile iliklenmek: Bu tozluk der olduğundan kopçalanmıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kopça ile ilikletmek: Çocuğun tozluğunu dedısına kopçalatmalısınız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Kopçası olan, kopça ile iliklenen: Kopçalı tozluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

auricle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kaytanla bağlanır kulaklı mest: Lapçın kundura giymek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. anatomi). Küçük lob.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Lüp düşkünü, lüpe meraklı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mektûbî. (bk.) Mektûbî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mektupçu görev ve sıfatı: Maliye mektupçuluğu, Erzurum vilâyeti mektupçuluğu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

roguish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Kayıttan önce kasetin durumunu kontrol eder ve mümkün olan en iyi resim kalitesinin elde edilmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs. opere citato evvelce belirtilen eserde, gösterilen eserde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hitch hiker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hitchhiker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hitchiker. hitcher. hitchhiker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hitch hiker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hitchhiker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hitchiker. hitcher. hitchhiker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Harici donanımların dizüstü bilgisayara bağlanmasını sağlayan standart bir yöntemdir. Küçük PC Card yuvaya takıldığında diğer donanım bileşenleriyle bağlantıları sağlar ya da kendi başına yeni bir donanımdır (ek hafıza, modem kartı, vs).

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

PCMCIA Kart olarak da bilinir. Dizüstü bilgisayarlarda, genellikle bir hafıza kartından (Smart Media, Compact Flash, Memory Stick™) ana PC’ye hızlı veri transferi için kullanılan bir ya da iki PC Card yuvası bulunur.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Memory Stick™’in bir PC Card bağlantısıyla bağlanmasını sağlar (dizüstü bilgisayar, dijital fotoğraf makinesi).

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

PC’nin, video grafik adaptörüne gerek duyulmadan doğrudan TV’ye bağlanabilmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

percent, petty cash, post card.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Düzenleme işlevini kolaylaştıracak PC klavyesinin takılabileceği bir PS-2 bağlantısıdır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

DV video kameralarda kullanılan Tını Kodlama Modülasyonu (Pulse Code Modulation – PCM), en iyi kalite için 16 bit tek stereo modda ya da yaratıcı ses düzenlemesi için 12 dupleks stereo modda dijital ses kaydı yapılmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu terimin yerine artık PC Card terimi kullanılmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Fotoğraf makinenizi USB ile PC’nize bağladığınızda görüntülerin otomatik olarak aktarılmasını sağlayan PC görüntü transferi yazılımı.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. patlamış mısır, cin mısırı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sâlep pişirip gezdirerek satan adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şarap yapan ve satan adam, şarap fabrikatörü vey taciri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şarap yapan ve satan adamın işi ve ticareti.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ağıl.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.). Bir Güney Slav dili ki, başlıca Sırp, Hırvat, Boşnak ve Karadağ lehçelerine ayrılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

serb. serbian. serb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

serbian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Serbian. the Serbian language.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. koltuk veya kanepe kılıfı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. üvey çocuk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. vana, zarp musluğu, valf.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

follower. tracker. pursuer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

follower. pursuer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

persecutor. pursuer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Her şeyi sırasına koyup güzel tanzim ve tertip etmeyi bilen. 2. Başkası aleyhine düzenler, tertipler kuran.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kitapları yaldızlamakla meşgul olan adam, Ar. müzehhib.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yük taşıyıp boşaltmaya mahsus at arabası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çelikçomak oyunu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Top çam.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Topçay. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Ağır top taşıyan, küçük savaş gemisi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. palto.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Top kullanan asker sınıfı: Topçu askeri, topçu süvarisi, seyyar topçu, kale topçusu, topçu dairesi, reisi, topçu okulu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gunner. artilleryman. bombardier. layer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gunner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gunner. cannoneer. artilleryman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Top kullanan askerin vazifesi: Topçuluk hizmeti zordur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gunnery. artillery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Microsoft, Intel ve Samsung tarafından geliştirilen, tablet PC’Ierden daha küçük, ultra portatif kişisel bilgisayarlar. Windows XP Tablet Edition kullanırlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. yukarıya çevrilmiş veya atılmış; i. yukarıya çevirme veya çevrilme, yukarıya atma veya atılma; yukarıya çevrilmiş veya atılmış şey; mad. hava bacası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i., z., k.dili. sahilden uzak, iç taraftaki; i. memleketin iç kısmı, taşra; z. iç kesimlere doğru.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sırım, firavun sicimi; kabarık çizgili bir çeşit kumaş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Birdenbire meydana çıkan türedi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

upstart. parvenu.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

upstart. parvenue. an upstart. a prevun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by