Pek çok ne demek? | Pek çok anlamı nedir? | Pek çok

Pek çok anlamı nedir?

Pek çok ne demek?

Pek çok anlamı nedir?

Pek çok | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: pek cok

Türkçe - İngilizce Sözlük

a good number of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enormously. far. galore. vast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a great many. quite a few. a lot of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

DVD ya da benzer bir kaynaktan 5.1 Surround Ses bilgisi alan bir giriş. 5.1 Surround Ses, iki ön kanal, iki arka kanal, bir merkez ve bir subwoofer kanallarından oluşmaktadır.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - İpek gibi kadın.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Türk oymaklarının (aşiretlerinin) çalı çırpıdan ve çitten meskenleri. Oba.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Bir sıvı karışımındaki metal miktarlarını saptayan analiz yöntemi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rather.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Ultra kompakt bilgisayarlara ek arayüzler sağlamak için tasarlanmış bir donanım birimi.

Teknolojik Terim by

Genel Bilgi

Evlerinde köpek bulunduranlar, köpelkerinin yaşlarını insan yaşlarıyla karşılaştırabilmek için, her köpek yaşının yedi insan yaşına eşit olduğunu varsayarlar. Peki bu doğru mudur?

Tam olarak değil...

Bu konuda üretilen çeşitli formüller var ama en basit ve akla yatkın olanı şu:

Köpeğin birinci yaşı= 21 insan yaşı

Köpeğin sonraki her yaşı:4 insan yaşı

Buna göre 7 yaşında bir köpeğiniz varsa insan ömrüne göre;

21+(6*4)=45 yaşındadır.

Bu hesaba devam edersek 10 yaşındaki bir köpeğin yaşı, insanın 57 yaşına eştir. 15 yaşındaki bir köpek ise 77 yaşındaki bir insanla aynı yaştadır.

Bu hesap şekli akla uygundur. Bir köpek yaşı yedi insan yaşına eşittir düşüncesi seksüel olgunluğa erişmiş bir yaşındaki köpekle 7 yaşındaki bir çocuk arasında farkı düşününce anlamsız kalıyor.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir hayli, oldukça çok.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a good few. a lot. multiple. various. manifold.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

many. multiple. numerous. umpteen. various.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a lot of. diverse. not a few. many.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) – Yumuşak huylu (kimse).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Miktarı fazla olan, az karşılığı, bol. Ar. kesîr, vâfir. Fars. bisyâr: Çok kitabı vardır, bu yıl çok mahsul oldu. 2. Fazla, ziyade, lüzumundan artık: Bu yemek bize çoktur. 3. Pek, pek ziyade: Bu yemeği çok severim, çok iyi, çok üşüdüm, pek çok. 4. Her vakit, sık sık, pek sık: Bize çok gelirdi, bu hal bizde çok olur. 5. Büyük miktar, çokluk: Çoktan memnun olmayan azı da bulmaz. 6. Bir şeyin büyük kısmı, ekseriyyet: İnsanların çoğu gösterişe düşkündür, vaktimizin çoğunu boş işlerle geçiririz. 7. Çok vakit, uzun müddet, hayli zaman: O vakitten çok geçti, çok olmadı. Az çok = Ne kadar mümkün olursa, çok olmazsa az olsun, mümkün mertebe. Aza, çoğa bakmamak = Oluruna razı olmak. Çok çok = Sonunda, olsa olsa: Çok çok beş gün geçecektir. Çoktan = Hayli zamandan, eskiden. Çok şey = Garip şey, tuhaf şey. Çok kere, çok defa = Her vakit. Çok görmek = Çoksamak, çok sayıp yakıştırmamak, çekememek. «Ne var, ne çok» tâbirinde «yok» yerine kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro. awf

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

many. much. very. too. too much. too many. awfully. bountiful. copious. devilish. downright. dreadfully. galore. good. great. handsome. highly. infinite. large. lavish. like blazes. multitudinous. numerous. perfectly. plentiful. a power of. profuse. profu

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

multiple meaning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

immense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

almighty. astronomical. enormous. exquisite. extreme. fierce. gargantuan. huge. insurmountable. monumental. mortal. overwhelming. resounding. roaring. royal. tremendous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

colossal. enormous. fantastic. gargantuan. gigantic. immense. mighty. monumental. prodigious. profound. resounding. royal. terrific. thumping. thundering. tremendous. vast. walloping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dreadfully.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at the most.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

much more than.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

polygamist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

polygamy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Multiple Price Continuous Auction Method)

Çok fiyat yöntemi; bir menkul değer için verilen alım satım emirlerinin fiyat ve zaman önceliği kurallarına uygun olarak teker teker karşılaştırılması sonucunda oluşan fiyatlarla alım satım işleminin gerçekleştirilmesidir.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

by and by. soon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aspire. crave. itch. yearn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long. yearn. yearn for.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ultrashort wave.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

large amount.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

teem.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

multiparty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adore. to be dead nuts on sb. think the world of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

luckily.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fortunately. happily. thankfully.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

finical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Bir ila 4 yaşları arasındaki çocukların; geceleri 13, öğleden sonra da 2 saat olmak üzere, günde 15 saat uyumaları, sıhhatli büyümelerini sağlar. 5 ile 7 yaşları arasındaki çocuklara ise, geceleri 11-13 saat uyku yeterlidir. 8-14 yaşları arasında 9-11 saat; 15 yaşından sonra da 8 saat uyku yeterli gelir. 20 yaşını geçenlere 6-8 saat gece uykusu yeterlidir. Hiçbir hastalığı olmadığı halde normalden fazla uyumayı alışkanlık haline getirenlere aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Kurutulmuş patlıcan.

Hazırlanışı : Öğle yemeklerinde kurutulmuş patlıcan yenir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

protean.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

versatile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

versatile. protean. well rounded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

versatility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

versatility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

polyhedral.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cause havoc.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

yahut ÇUKA (i.). Mersine benzeyen siyah bir büyük balık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Zırh, cebe: At çokalı. 2. Sırlanmış çömlek, su ve şarap vesaire koymaya mahsus topraktan kulplu kap.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Köy zengini, çiftlik sahibi. 2.Eşkıya.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Eklembacaklı böceklerin, her ekleminde bir veya iki çift ayağı olan takımı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Her taşın altından çıkan, her işe karışan, kurnaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

officious. pseud. knowing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sophistication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sophistication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Az ziyade, ziyadece, oldukça: Çok yağmur yağdı, suyu çokça içtim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

greatly. much.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a good many.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. matematik) (y. k.) Birkaç düzlemin kesişmesiyle meydana gelen açı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kok kömürü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (k).dili kola cinsi içecekler; argo kokain.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Süzülüp suyun dibine duran çamur, lüleci ve çömlekçi çamuru, süzülmüş balçık. 2. Yağsız sütten yapılmış, çok tuzlu bir cins ham peynir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curd.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

precipitateness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

precipitation. sedimentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

precipitation. sedimentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bir miyar yardımıyla sıvının dibine çökmek, teressüp etmek (o sıvı içinde erimiş halde olan katı maddeler için kullanılır), (bk.) Çökünmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to precipitate. subside.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çökel, çökelek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dregs. precipitate. sediment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

precipitate. detritus. refuse parts. sediment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. kimya). Çökelmeye uğratmak, tersip etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Çökelek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

ÇÖKERTMEK (f.). Çöktürüp oturtmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çökertmek işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

ÇOKURTME, ÇÖKERTME (i.). Denizin dibine indirilip üstüne balıklar geldikten sonra köşelerinden tutulup birden kaldırılan ağ, çökertme ağ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sap. to make kneel. to cause to collapse. to break in. to stave in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collapse. precipitate. weight down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İng.). Yarış atlarını koşturmayı meslek edinen kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jokey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. matematik) (uyd. k.). Kenarları her taraftan doğru çizgilerle çevrilmiş satıh parçası. Ar. mudallâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

polygon. number polygon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

polygon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. biyoloji) (y. k.). Birden fazla hücreden meydana gelen.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., argo kokain tiryakisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çökmüş olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çökkün olma hali. Ar. inhifaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

multiunit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

multiplet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

multiple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

multimedia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir şeyin çok olması. Ar. kesret, vefret, ziyâdelik, bolluk: Zahirenin çokluğu fiyatı düşürüyor. 2. Kalabalık, izdihâm. Nerede çokluk, orada... 3. Çok kere, çok defa, sık: O, bize çokluk gelmiyor, o mal bu memlekette çokluk bulunmuyor (bu mânâ ile başlıca menfî cümlede kullanılır). 4. (gramer). Cemi, (uydurması) çoğul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. felsefe). Kâinatın birçok varlıktan meydana geldiğini, bunlarda birlik aramanın, zihnî bir temayülden ibaret olduğunu ileri süren doktrin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

multiplicity. multitude. plentifulness. muchness. crowd. affluence. ampleness. amplitude. commonness. considerable. fullness. fulness. heaviness. host. multeity. plenitude. plenty. plethora. plurality. superfluity. throng. vastness. lashings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abundance. mass. multitude. plenty. wealth. majority çoğunluk. mostly. usually.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abundance. a large number of. majority. amplitude. host. mass. muchness. multiplicity. overmeasure. plenitude. plethora. plurality. quantity. surfeit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Derin kazmak (çukur bundandır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Çomak ve çoman.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Topuz, gürz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. İri ve toparlak başlı topuz, kalın cenk çomağı. 2. (halk ağzında: çomar). İri başlı çoban köpeği. 3. Boynuzsuz koyun nevi. Çomar, çoman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. Çökmek işi. 2. (jeoloji) Toprak, bina vs.’nin alttan yıkılarak yerle bir olması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breakdown. collapse. sedimentation. subsidence. settlement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collapse. sag. slump. breaking down. disintegration. deposition. settlement. settling slip. sedimentation. precipitation. failure. declination. squat. decline. deflation. shrinkage. cave-in. depression. breakdown. bust up. cave in. decadence. descent. dow

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. inmek, konmak, havada veya suda bulunan toz vs. dibe oturmak. 2. Çukurlaşmak, düşmek, batmak, inmek: Doldurulan toprak, rıhtım çöktü. 3. Basmak, kaplamak: Sis, duman, pus çöktü. 4. İhtiyarlayıp zayıflamak, kuvvetten düşmek. Üstüne çökmek = Altına almak. Bel çökmek = Bel iki kat olmak, ümitsizlik, bezginlik, yılgınlık getirmek. Diz çökmek = Diz üstüne’ oturmak, dizleri yere koyup öyle durmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collapse. decline. droop. fall. sag. yield.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to collapse. to fall in. to break down. to sit down suddenly. to fall. to go downhill. to settle. to precipitate. to disintegrate. to deposit. to sink. to slump. to founder. to decline. to cave. deflate. to squat. cave in. crash. crumble. crump.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kaynar kazan gibi çokur çokur etmek takırdamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (çoksumak). Çok görmek, kabûl etmemek. Osm. istiksâr etmek, kıyamamak. 1

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

ve ÇOKSUNMAK (f.). Çok görüp kendi nefsinden esirgemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tek sesli olmayan musiki eseri. (bk.) Çokseslilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Musikide aynı anda birden fazla sesin duyulması esasına dayanan sistem. Polifoni. Teksesli musikinin zıddı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (bk.) Çoksamak ve çoksanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çoksamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çoksanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

already. long. a long time ago. for a long time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

already. long time ago.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long since.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. felsefe). Birden fazla tanrının varlığı düşüncesini benimseyen inanış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. matematik) (y. k.). Artı veya eksi işaretleriyle birbirine bağlı birçok terimlerden meydana gelen cebir ifadesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). (bk.) Çökürmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collapse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

overbear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Çarşaflık çözmeli pamuk bezi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çekiç (çekiç dediğimiz Aletin asıl ismi «çöküç»tür). (bk.) Çekiç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Çökmüş, batmış, çukurlaşmış, eğilmif, batık: Çökük göz, bel, omuz. Çökük kuşu = Bir cins kuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collapsed. sunken. dent. graben. rift valley.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broken down. hollow. saggy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Nehirlerin taşıdığı ve ovalarda bıraktığı tortu, çöküntü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Aşağı inmek, duruşmak, tortulaşmak. 2. (deve) Diz çökmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I). Dibe çöken şey, tortu. Ar. rüsûb.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breakdown. debris. depression. sag. collapse. sinking. subsidence. wreckage. sediment. deposit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

precipitate. ruin. debris. wreckage. sediment. deposit. subsidence. depression. collapsing. settlement. slip. residue. crash. deposition. landslide. residual. slump. cup hole. sedimentary. cave in. dent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. (deveyi) Diz üstüne düşürmek, ıhlamak. 2. Vurup oturtmak. kakıp yerleştirmek. 3. İndirmek: Başına yumruk çökertmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çökmek fiili ve tarzı, (bk.) Çökmek. 2. ihtiyarlayıp kuvvetten düşme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collapse. ruins. decline. fall. breakup. decadence. decay. descent. downfall. smash-up. sunset. twilight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collapse. decay. decline. downfall. decadence. fall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fall. collapse. decline. decadence. downgrade. ebb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Her taraftan birden gelip çökmek, toplanıp inmek: Kuşlar tarlaya çöküştüler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

more.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

more. rather. worse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

above. more. rather.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Döner çok açılı objektif, çok sayıda yaratıcı çekim açısına izin verdiğinden, kendi fotoğraflarınızı ve zor fotoğrafları çekmeyi kolaylaştırmaktadır.

Teknolojik Terim by

Genel Bilgi

Dünyada şimdiye kadar en çok söylenmiş, halen de söylenmekte olan şarkı hangisidir diye sorulsa hemen akla gelmeyebilir. Bu şarkı herkes tarafından çok tanıdık, müziği ezbere bilinen bir şarkıdır. ‘İyi ki doğdun -isim-’ veya ‘mutlu yıllar sana’ şeklinde söylenen doğum günü şarkısı.

Bu şarkı yaratılırken doğum günlerinde söyleneceği kimsenin aklına gelmemişti. 1893’de ABD’de, Kentucky’de öğretmen iki kız kardeşin, öğrencilerinin sabahları söylemeleri için besteledikleri bu şarkının orijinal adı da ‘Good Morning to All’ yani ‘Herkese Günaydın’ idi.

Kardeşlerden şarkının müziğini yapan Mildred Hill aynı zamanda kiliselerde org, konserlerde piyano çalıyordu. Şarkının sözlerini ise Mildred’in dokuz yaş küçük kız kardeşi Patty yazmıştı. Mildred 1916’da 57 yaşında öldükten birkaç yıl sonra bestelediği şarkı ‘Happy Birthday’ (Mutlu doğum günü) adı altında söylenmeye başlanacaktı.

Hill kardeşler şarkının telif haklarını 1893 yılında almışlardı. Ancak Robert Coleman isimli biri, şarkının bestesini kullanarak sözlerini ‘Happy birthday to you’ olarak değiştirdi. Şarkı zaman içinde o kadar yayıldı ki bestecileri bile unutuldu.

Ne zaman şarkı doğum günü formatında Broadway’de, bir müzikalde kullanılmaya başlandı, o güne kadar sesi çıkmayan üçüncü kardeş Jessica mahkemeye başvurdu. Bestenin gerçekten kendilerine ait olduğunu ispat etti ve şarkının tüm haklarına ailesinin sahip olmasını sağladı. Bundan böyle şarkının ticari amaçla kullanıldığı her yerde Hill ailesine telif hakkı ödenmesi gerekecekti. Bu haber tüm dünyayı şok etti. Telefonla yarım milyon insana doğum günlerinde melodiyi dinleten tanıtım ve pazarlama şirketleri bundan vazgeçtiler, müzikaller bu parçayı ya repertuarlarından çıkarttılar ya da şarkı şeklinde değil de düz okuma veya şiir şeklinde söylettiler.

Onlar telif hakkı ödememek için yollar ararken Dr. Patty Hill, 78 yaşında, uzun bir hastalıktan sonra ama şarkısının dünya çapında bir doğum günü adeti olduğunu gördükten sonra öldü.

Günümüzde bu şarkının telif hakkı Warner/Chappel Müzik Şirketi’ne geçmiştir. Ticari amaçla kullanıldığı her yerde şirkete ödeme yapma zorunluluğu vardır. Bu miktarın yılda l milyon dolara yakın olduğu tahmin edilmektedir. Doğum günü kutlayacakların bilgilerine sunulur.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Dünyada şimdiye kadar en çok söylenmiş, halen de söylenmekte olan şarkı hangisidir diye sorulsa hemen akla gelmeyebilir. Bu şarkı herkes tarafından çok tanıdık, müziği ezbere bilinen bir şarkıdır. ‘İyi ki doğdun -isim-’ veya ‘mutlu yıllar sana’ şeklinde söylenen doğum günü şarkısı.

Bu şarkı yaratılırken doğum günlerinde söyleneceği kimsenin aklına gelmemişti. 1893’de ABD’de, Kentucky’de öğretmen iki kız kardeşin, öğrencilerinin sabahları söylemeleri için besteledikleri bu şarkının orijinal adı da ‘Good Morning to All’ yani ‘Herkese Günaydın’ idi.

Kardeşlerden şarkının müziğini yapan Mildred Hİll aynı zamanda kiliselerde org, konserlerde piyano çalıyordu. İarkının sözlerini ise Mildred’in dokuz yaş küçük kız kardeşi Patty yazmıştı. Mildred 1916’da 57 yaşında öldükten birkaç yıl sonra bestelediği şarkı ‘Happy Birthday’ (Mutlu doğum günü) adı altında söylenmeye başlanacaktı.

Hill kardeşler şarkının telif haklarını 1893 yılında almışlardı. Ancak Robert Coleman isimli biri, şarkının bestesini kullanarak sözlerini ‘Happy birthday to you’ olarak değiştirdi. İarkı zaman içinde o kadar yayıldı ki bestecileri bile unutuldu.

Ne zaman şarkı doğum günü formatında Broadway’de, bir müzikalde kullanılmaya başlandı, o güne kadar sesi çıkmayan üçüncü kardeş Jessica mahkemeye başvurdu. Bestenin gerçekten kendilerine ait olduğunu ispat etti ve şarkının tüm haklarına ailesinin sahip olmasını sağladı. Bundan böyle şarkının ticari amaçla kullanıldığı her yerde Hill ailesine telif hakkı ödenmesi gerekecekti.

Bu haber tüm dünyayı şok etti. Telefonla yarım milyon insana doğum günlerinde melodiyi dinleten tanıtım ve pazarlama şirketleri bundan vazgeçtiler, müzikaller bu parçayı ya repertuarlarından çıkarttılar ya da şarkı şeklinde değil de düz okuma veya şiir şeklinde söylettiler.

Onlar telif hakkı ödememek için yollar ararken Dr. Patty Hill, 78 yaşında, uzun bir hastalıktan sonra ama şarkısının dünya çapında bir doğum günü adeti olduğunu gördükten sonra öldü.

Günümüzde bu şarkının telif hakkı Warner/Chappel Müzik İirketi’ne geçmiştir. Ticari amaçla kullanıldığı her yerde şirkete ödeme yapma zorunluluğu vardır. Bu miktarın yılda l milyon dolara yakın olduğu tahmin edilmektedir. Doğum günü kutlayacakların bilgilerine sunulur.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yarim kadrat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

best. full. most. outside.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maximum. furthest. most.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yumuşak, uysal erkek.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brave.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adventurousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gutsy. bold. daring. dare devil. courageous. hardy. fearless. adventurous. audacious. gamy. intrepid. nothing if not courageous. stalwart. undaunted. venturesome. venturous. adventuresome.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

audacious. bold. daring. dauntless. foolhardy. game. undaunted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adventuresome.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

“Atmosferik perspektif” olarak da bilinir. Resim sanatında fon farklılıklarıyla yaratılan derinlik yanılsaması. Uzaktaki nesnelerin havanın etkisiyle daha açık tonla algılanması temeli üzerine kurulmuştur. Bir terim olarak ilk kez Leonardo Da Vinci tarafından kullanılmakla birlikte, hava perspektifi Antik Çağdan beri bilinmektedir. Roma Döneminde Pompei`deki duvar resimlerinde kullanılmış, 8.yy.daysa Çin resimlerinde görülmüş ve en yetkin düzeyine Song dönemi manzara resimleriyle ulaşmıştır. Bütün Orta Çağ boyunca unutulan bu teknik, 15. yy.da Flaman ressamlarınca yağlıboya resimle birlikte yeniden kullanılmaya başlanmıştır. Bu tekniği bütün olanaklarıyla doruk noktasına çıkaran sanatçıysa J. M. W. Turner olmuştur. Turner` in resimlerinde sonsuza uzanan mekân duygusu ve buğulu atmosfer, daha sonra Monet ve İzlenimciliğin öbür temsilcileri tarafından da kullanılmıştır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Dut yaprağı ile beslenen tanınmış böceğin yaptığı pek ince ve yumuşak teller ki, kıymetli kumaşlar ve ibrişim imaline yarar, Ar. harir, kaz. 2. İpekten yapılmış: İpek kumaş, ipek mendil. 3. ipek gibi yumuşak ve parlak: İpek saçlar. İpek böceği = İpeği yapan böcek ki, önce kurt ve sonra kelebek halinde olur. İpek böceği tohumu = Bu böceğin yumurtası. İpek çiçeği = Her renkte çiçek açar semizotu nevinden bir bitki. İpek kozası = Daha çekilmemiş ve böceğin yaptığı halde kozasına sarılı bulunan ipek. Ham ipek = Kaynamamış ve beyazlatılmamış ipek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

silk. silk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

silk. silky. silken. made of silk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

silk. denier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - İpekböceği denilen ve dut yaprağı ile beslenen kurdun ördüğü koza çözülerek elde edilen, kumaş dokumada kullanılan parlak ve ince tel.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

silkworm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sericulture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

silky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

silken. silky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. ipek, Fars. hâne). İpeğin yetiştirilip hazırlandığı yer, ipek fabrikası (hâne sözünün Türkçe isimlerle birleşerek meydana getirdiği isimler pek çok olduğundan, hapishâne, yazıhâne ve ipekhâne gibi isimleri doğru gibi kabûl etmeliyiz).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Altınkökü denilen kusturucu kök.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İpek yetiştiren veya satan adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

silk merchant. silk manufacturer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sericulture. the silk industry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), ipekle yapılmış, ipekten mamul, ipekle karışık: İpekli kumaş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

silken.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

silk cloth. of silk. crepe. silken. silky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Buğday vesair hububatın öğütülmüş kabuklarından ibaret olup un elendikçe eleğin üstünde kalan kaba şey; hayvanlara yem de olur: Undan kepeği ayırmak; ata, tavuklara kepek vermek. 2. Derinin kabuklanıp düşmesinden ileri gelen baş konağı: Saçlarım çok kepek yapıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dandruff. scurf. bran. whole meal. dandriff. scall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bran. chaff. scurf. scuff. dandruff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bran. dandruff. scurf.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become scurfy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scurfy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wholemeal. containing bran. scurfy. having dandruff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Köpekgiilerden birçok cinsleri olan ehlt hayvan ki, çeşitli işlere yarar, Ar. kelb, Fars. seg. Av köpeği = Zağar. Bekçi köpeği = Evde bekçilik edeni. Çoban köpeği = Sürüyü muhafaza edeni. Sokak köpeği = Sahipsiz olarak sokaklarda türeyen ve cinsinin özelliğini kaybetmiş olan soysuz cinsi. Fino köpeği = Evin içinde bulundurulan küçük cinsleri. Dişi köpek = 1. Kancık köpek yavrusu, mec. 2. mec. Pis, alçak (hakaret tâbiri, sıfat gibi de kullanılır): Köpek beni aldattı; köpek herif, utanmadan yanıma geliyor. Köpekayası = Bir cins bitki. Ar. keffü’l-kelb. Köpekoğlu (halk dilinde: Köpoğlu) = 1. Hain, korkak, kahbe, alçakça hilekâr: Köpoğlu, etmediği alçaklığı bırakmadı. 2. Yaman, kurnaz, işgüzar: Çok köpoğlu. Köpoğluluk = Hainlik, ihânet, alçakça hile: Beni öyle bir köpoğlu ile aldattı ki, hiç hatırıma gelmezdi. Köpekbalığı = Vatoz balığının bir cinsi, Fr. requin denilen yırtıcı balık. Köpekdişi = Azı dişleriyle ön dişler arasında bulunan sivri dört diş ki, köpekte vasir yırtıcı hayvanlarda fazla uzun olur. Köpek gibi, köpekler gibi = Alçakça: Köpek gibi pişman olmak; köpek gibi yalvarmak. Kedi ile köpek = Daima hırlaşıp kavga edenler hakkında söylenir. Köpekmemesi = Koltuk altında çıkan bir cins çıban.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

100 kopecks equal 1 ruble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

100 kopecks equal 1 ruble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

canine. doggy. dog. bow wow. bow-wow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bitch. dog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

canine tooth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dog tooth. canine tooth. canine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pup.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

puppy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

puppy. whelp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ballıbabagillerden, çiçekleri kokulu bir bitki (marrubim vulgare). bk. Köpek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shark. dogfish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Azı dişleriyle ön dişler arasında bulunan sivri dört diş ki, köpekte vesair yırtıcı hayvanlarda çok uzun olur. bk. Köpek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Köpek, kurt gibi memelileri içine alan hayvan familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). mec. Yorgunluk veya korku ve pişmanlıktan köpek gibi solumak veya yaltaklanmak.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Köpekler, çevrelerine yakın yerlere, ihtiyaçları olacak yiyecekleri gömerek, besinlerini depolarlar. Bu, insanlar tarafından istifçilik veya besin depolama olarak adlandırılır. Ev hayvanları arasında sadece köpekler, kemiklerini gömmeye eğilimi olan hayvanlardır. Vahşi hayatta yaşayan kurtlar, yakaladıkları küçük avları, daha sonra kullanmak üzere gömerler. Evcil köpekler ise kemiklerini gömdükten sonra onunla ilgilenmez, yani daha sonra çıkarıp, kullanmaz ve unuturlar. Evde yaşayan köpekler de gıdalarını koltuk araları, halı veya elbiselerin altına vs. saklar ve koku yardımıyla tesadüfen bulmazlarsa, unuturlar. Demek oluyor ki, evcil köpekler gömme işlemini besin ihtiyaçlarını garanti altına almak için yapmamaktadırlar. Bu, tamamen vahşi hayattan kalma bir içgüdüdür.

Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cringe. to fawn. to grovel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Alçaklık, hâinlik: O köpekliği kim kabûl eder? Böyle köpeklik olur mu?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cringing. fawning. groveling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Koltuk altında çıkan çıban.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İtüzümünün başka bir adı (solanum nigrum).

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Yapılan istatistik çalışmalarına göre dünya genelinde kadınlar erkeklerden daha uzun bir hayat süresine sahiptirler. Tarihte 60 - 70 yıl ve daha öncesine gidersek iki unsur öne çıkıyor: Savaşlarda ölenlerden dolayı azalan erkek nüfusu ve yalnız erkeklerin çalışabileceği yıpratıcı işlerden dolayı erkeklerin ömürlerinin kısalması.

Zamanımız için artık bu iki unsur da çok geçerli değil. Dünya savaşları dönemi bitti, yerel savaşlarda askerler kadar kadın ve çocuklar da ölüyor. Kadın ile erkek arasında iş güçlüğü kalmadı. Uzun yıllar aynı ortamda aynı işi yapanlar incelenmiş ve kadınların yine erkeklere göre daha uzun süre yaşadıkları tespit edilmiştir.

Aslında pek çok canlının dişisi erkeğine göre daha uzun ömürlüdür. Kadın vücudu zarif, yumuşak ve güzeldir. Erkeğin ki ise daha geniş, iri, bol kaslı ve kuvvetlidir. Bu nedenle erkek daha hızlı koşar, daha fazla ağırlık kaldırır yani fiziken daha güçlüdür.

Ancak zarafet ve çekiciliğin altında kadın büyük bir biyolojik üstünlük gizler. Dişiler daha anne karnında iken bile daha dayanıklıdırlar. Ceninlerde, erken doğumlarda, bebeklerde, kızların ölüm oranı erkeklere göre daha azdır. Büyüme çağında kızlar oğlanlardan daha çabuk gelişir ve belli bir yaşa kadar da daha çabuk büyürler.

Kadınların daha sağlıklı ve uzun ömürlü olma avantajlarının ardında insan türünün evrimsel devamlılığı ve gelişimi de vardır. İnsanlar oldukça yavaş ürerler. Kadınların gebeliği 9 ay gibi hayli uzun sürer ve sonucunda genellikle tek bir çocuk doğar. Neslin devamı için erkekten çok kadına iş düştüğünden, kadının verimlilik süresince birbiri ardına çocuk doğurabilmesi için kendisine doğa tarafından bu gizli güç ve dayanıklılık avantajı verilmiştir.

Günümüzdeki bilimsel araştırmalar üç noktada yoğunlaşıyor. İnsan dünyaya geldiği zaman hücrelerinde 23 çift kromozom taşır. Bunlardan yirmi üçüncüsü, yani cinsiyet kromozomu kadınlarda iki tane ‘X’ iken erkeklerde ‘XY’dir. ‘Y’ kromozomu ‘X’ den daha küçük olup, içindeki genler yüzde 3-6 daha azdır. Renk körlüğü, hemofili gibi hastalıklar sadece erkeklerde görülürken kadının fazla genleri bu hastalıkları önlemede rol oynar.

İkinci husus ise kadınların ‘estrojen’, erkeklerin ise ‘androjen’ diye bilinen cinsiyet hormonlarını daha fazla salgılamalarıdır. Estrojen hormonu kandaki yağ miktarını azaltmakta bu nedenle kadınlarda kalp ve damar hastalıkları daha az görülmektedir.

Kadınlarda üçüncü uzun ömür mekanizması, hemen her türlü bakteriyel enfeksiyonlara karşı dayanıklılıktır.

Bütün bunlara ek olarak kadınların uzun ömürlü olma oranları yıllar geçtikçe daha da artmakta, ortalama yaşam süresi uzadıkça kadın ile erkek ömrü süresi arasındaki fark daha da açılmaktadır.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

majority.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

majority.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Özünde çok güçlü olan yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Ruhen güçlü.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sert, katı. 2. Metin, sağlam, kavî. Karnı tok, sırtı pek = HAli, vakti yerinde. 3. Merhametsiz, acımaz. 4. Dayanır, cefakeş: Pek canlı. 5. Dönmez, inatçı: Pek başlı. (e.). 6. Çok, ziyade, gayet, sıfatların başına girip mübalağa beyan eder: Pek iyi, pek güzel, pek yoruldum. 7. Süratle, hızla, hızlı olarak: Pek yürümek, pek koşmak. 8. Yüksek sesle, bağırarak: Pek söylemek. 9. Şiddet ve kuvvetle: Pek vurmak. Eli pek = Hasis. Pek pek = Çok çok, haydi heydi: Pek pek beş, on kuruş verilebilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lot. most. much. stiff. very much. a lot. quite. fairly. rather. very. extremely. hard. firm. strong. swiftly. firmly fixed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

very much. a great deal. unyielding. rigid. strong. sound. very. extremely. hard. mightily. multitudinous. solid. thumping. only too. well.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a good number of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enormously. far. galore. vast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a great many. quite a few. a lot of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at the very most.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Pek al.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Tasdik, beğenme cevabı. 2. Benzerlerinden aşağı olmayan: Pekâlâ bir çocuk, niçin beğenmediniz? 3. «Öyle kabûl edelim» mânâsında, daha çok bir itiraz cümlesinden önce kullanılır: Pekâlâ madem gidecektin neden haber göndermedin? 4. Karşı koyma ifade eden cümlenin başına getirilir: Pekâlâ yazarım, ondan mı korkacağım?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

very good. all right.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

so.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Güçlü, sert, kahraman yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Sağlam dönülmez yemin. Pek ant.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Pek ay.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ziyadece, çokça. 2. Hızlıca, yüksekçe sesle: Pekçe söylemek.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Çok değerli, çok kıymetli. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Sert, sağlam, demir gibi.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Güçlü el. Pek el.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Güçlü kimse. Gözüpek, cesur yapılı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Olgun kimse.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Cesur, yiğit.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(e.). 1. Söylenen sözün, verilen emrin kabûl edildiğini anlatır. 2. (i.). «Pekâlâ» gibi itiraz cümlesinin başına getirilir: Peki, ona ne yaptın?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

all right.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

okay. all right. ok. well. well then.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

all right. very well. roger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beijing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pekin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Peking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Beijing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Üzerinde kuşku duyulmayan, kesinlikle bilinen, kesin.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Pekin).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Pekin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. Pekinli; i. Pekin köpeği; Pekinli kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Pekin Türk.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Pek hâle gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consolidate. to become hard. get tight or firm. to become tight. to harden. to tighten. to consolidate. to become strong.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to harden. to become rigid. to become stronger. to strengthen. to become jammed together. consolidate. stiffen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stiffening. hardening. reinforcement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Pek hâle getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intensify. stiffen. solidify. cement. consolidate. establish. firm. harden. impact. reinforce.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

confirm. consolidate. solidify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to stiffen. to harden. to strengthen. to reinforce. to intensify. to ram. to pack. to compact. to stabilize. to consolidate. to toughen. to tramp. assure sb's position. firm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Pekiştirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to strengthen. to buttress. to reinforce.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

very good. excellent. all right.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

very well.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Sağlam temiz kandan gelen. Soylu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Katı, pek hâle gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sertlik, katılık. 2. Şiddet, kuvvet. 3. Sağlamlık, metanet. 4. Kabız, kabızlık. 5. Hasislik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kaynatılıp koyulaşmış ve fazlaca tatlanmış şıra.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grape molasses.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a thick syrup made by boiling down grape juice. grape molasses. must. pectin. pectic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

isim Üzüm şırasını kestirmek için kullanılan, kil ile karışık kireçli toprak, marn.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yüksek kaliteli siyah çay orangepekoe çay fidanının tepedeki en küçük yapraklarından meydana geien üstün kaliteli siyah Hint ve Seylan çayı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Sert, sağlam, dayanıklı ol.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Özü sağlam kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Neşeli, şen-şakrak, mutlu kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Katı, kuru ekmek, seferde dayanmak ve hafif olmak için çok pişirilen ekmek, galeta.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hardtack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rusk. hard biscuit. zwieback.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hard biscuit. ship biscuit. hard- tack. hardtack. pilot biscuit. rusk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Güçlü, sert taş.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Güçlü, sağlam tay.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pectin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Sağlam ve güçlü Türk.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Tanınmış güçlü isim.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Çok üstün, üstünlükte en iyi seviyede olan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Eşyayı sabit bir noktaya göre uzaklıklarını ve duruş farklarını canlandıracak şekilde resmetme yolu.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. perspective

1. görünge, 2. bakış açısı

1. Eşya ve nesnelerin uzaktan görünüşü. 2. Bir olay, konu veya düşünce incelenirken izlenen belirli yön.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perspective.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perspective.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Üç boyutlu gerçeklikleri, iki boyutlu resim düzlemi üzerinde betimleyerek, üçüncü boyut yanılsaması yaratma işine yarayan bir resim ve çizim tekniği. Antikitede bugünkü anlamıyla perspektif tekniği kullanıldığı söylenemezse de örneğin, Pompei duvar resimlerinde üçüncü boyut verme çabası önemli bir yer tutar. Gerçek perspektifin ancak 15. yüzyılda Rönesansla ortaya çıktığı kesindir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L.). Tanıtma broşürü.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. prospectus

tanıtmalık

İlaçların bileşimi, yan etkileri vb. ile nasıl kullanılacağını anlatan bilgileri içeren tanıtma yazısı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prospectus. handbill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prospectus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prospectus. printed instructions or directions. handbill. handout. lying prospectus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. rétrospective

dünden bugüne

Sanatçının özellikle ilk dönemlerinde meydana getirdiği eserlerinden oluşmuş (sergi).


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

Retrospektif, “geriye bakış” anlamına gelir. “Retrospektif Sergiler” ise, bir sanatçının sanat yaşamı boyunca gerçekleştirdiği yapıtlardan örneklerin irdelendiği ve değerlendirildiği toplu sergilemeler için kullanılan bir terimdir.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Kafatası derisi üzerinde meydana gelen gevşek pul şeklindeki kabuklara kepek denir. Kuru ve yağlı olmak üzere iki çeşidi vardır. Yağlı sarımtırak görünüşteki kepeklenmeye, tıp dilinde sebore denir. Nedeni, derinin en üst kısmında bulunan tabakanın, ürettiği fazla parçalardır. Bunlar, çoğunlukla saçlar tarandığı zaman dökülür. Tedavinin ilk şartı; temizlik ve fazla miktarda unlu şeyler yememektir. Ayrıca aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Tuz, su.

Hazırlanışı : Saçlar önce tuzlu su sonra bol su ile yıkanır. Her gün tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i.). Değirmen taşının dili.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Tayfları incelemekte kullanılan cihaz.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. spectroscope

fiz. tayfölçer

Işın tayflarını incelemeye yarayan alet.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prism spectroscope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spectroscope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spectroscope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spectroscopy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. spectrum

çeşitlilik

Çeşidi çok olma durumu.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Daha sonra pahalı satmak İçin bir malı geni; ölçüde alıp saklama: Demir spekülasyonu.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. spéculation

1. tic. vurgunculuk, 2. saptırma, 3. fel. kurgu

1. İleride meydana gelebilecek fiyat dalgalanmalarından yararlanarak haksız kazanç sağlama. 2. Saptırmak işi. 3. Uygulamaya geçmeyen yalnız bilmek ve açıklamak amacını güden düşünce, kuramsal araştırma.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

speculation. spec. adventure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

speculation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

speculation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. spéculatif

1. fel. kurgusal, 2. tic. saptırıcı

1. Kurgu ile ilgili. 2. İleride doğabilecek fiyat dalgalanmalarından yararlanarak gelir sağlama.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

speculative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Fr.). Spekülesyon yapan.’

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. spéculateur

tic. vurguncu

Para dalgalanmalarından yararlanarak kolay yoldan kazanç elde eden.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

speculator. undertaker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

artificial silk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bunlar, dijital fotoğrafçılıkta kullanılan farklı Otomatik Odaklama yöntemleridir. Sürekli AF, deklanşör düğmesi kullanıldığından doğru odaklama sağlar. Normal olarak deklanşör düğmesine yarım basılması, görüntü odağını ‘kilitler’. Sürekli AF modunda, doğru odaklama elde edilene kadar odaklamaya devam eder. Çok Noktalı AF, çekim alanı kameranın merkezinde olmasa dahi mükemmel olarak odaklanırken, odak kilidi yapmanız gerekmez ve daha yaratıcı olabilirsiniz. Merkez Ağırlıklı AF, odaklama için görüntünün merkezini kullanır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

Resim sanatında, kaçış noktasının betilerin ardında ve ufuk çizgisi üzerinde değil, betilerle seyirci arasında yer aldığı perspektif türü. Böyle bir perspektifte betilerin seyirciye göre daha uzakta olan kesimleri küçük görüneceklerine, aksine daha irileşirler. Bu nedenle betimlenen nesneler gerçektekinin tam tersi bir görünümde resmedilmişlerdir.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Oğuz destanına göre sol kolda bulunan 12 Oğuz boyuna verilen ad.

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

Tarihte kayda geçen ilk un patlaması 1785 yılında İtalya’da Turiri’de bir ekmek fırınında, bir lambanın un tozunu tutuşturması sonucu oldu. Ölüme ve fazla zarara yol açmayan bu patlamadan sonra konu unutuldu gitti. Modern günlerimizin başlangıcında, insanlık tarihinin ana gıdası ekmeğimizin en önemli girdisi olan unun çok ciddi bir şekilde yanarak patlayabileceğini kime söyleseniz herhalde şaka kabul eder gülerdi. 1981’de ABD’de büyük bir hububat silosu infilak edip, 9 kişi ölüp, 30 kişi de yaralanınca gülmeler durdu. 1988’de hububat bulunan yerlere belirli bir emniyet standardı getiren kuralların uygulanmasına başlanılmasına rağmen 90’lı yıllarda sadece ABD’de undan kaynaklanan ortalama yılda 13 patlama oldu.

Peki nasıl oluyor da un bu kadar tehlikeli bir şekilde patlayabiliyor? Sebebi basit. Çünkü o bir karbonhidrat. Havada toz olarak asılı duran karbonhidratın miktarı, bir metreküpte 50 gramı aşınca herhangi bir şekilde tutuşturulduğunda patlar. Un tozları o kadar küçüktür ki, anında yanar ve bu yangın diğerlerine zincirleme yayılır. Bu da toz bulutunda, ortama da bağlı olarak, patlayıcı bir güç oluşturur. Benzer durum şeker, puding ve hatta çok ince testere talaşlarında bile oluşabilir.

Bir yangının çıkması için üç şeyin bir arada olması gerekir. Hava (içindeki oksijen), yanıcı madde (burada un oluyor) ve tutuşturucu. Silolarda insanların çalıştıkları yerlerde tutuşmak için gereken metreküpte en az 50 gram un tozu miktarına pek ulaşılamaz. Tabii burada unutulmaması gereken patlamaya sebep verenin yanıcı maddenin havada asılı duran toz miktarı olduğudur, yoksa yere serilen unda böyle bir tehlike yoktur.

Silolarda tutuşmaya sebep olan şeyler, bilinçsizce yapılan bir kaynak, bir kesme işlemi, sigara, asansörler ve konveyörlerin mekanizmalarından çıkan kıvılcımlar olabilir. Şüphesiz ortamın da çok önemi vardır. Patlamanın yarattığı büyük basınç boşalacak yer bulamazsa binayı bile yıkabilir. Açık havada ise patlama olmaz ama yine de tehlikeli bir alevlenme olur.

Hanımlar, endişelenmeyin, kurabiye veya börek yapmak için aldığınız bir kilo undan 50 gramı havaya uçmaz. Bu olay için tonlarca un gerekir. Hamur yoğurmak için balkona çıkmanıza hiç gerek yok!


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Tarihte kayda geçen ilk un patlaması 1785 yılında İtalya’da Turiri’de bir ekmek fırınında, bir lambanın un tozunu tutuşturması sonucu oldu. Ölüme ve fazla zarara yol açmayan bu patlamadan sonra konu unutuldu gitti.

Modern günlerimizin başlangıcında, insanlık tarihinin ana gıdası ekmeğimizin en önemli girdisi olan unun çok ciddi bir şekilde yanarak patlayabileceğini kime söyleseniz herhalde şaka kabul eder gülerdi. 1981’de ABD’de büyük bir hububat silosu infilak edip, 9 kişi ölüp, 30 kişi de yaralanınca gülmeler durdu. 1988’de hububat bulunan yerlere belirli bir emniyet standardı getiren kuralların uygulanmasına başlanmasına rağmen 90’lı yıllarda sadece ABD’de undan kaynaklanan ortalama yılda 13 patlama oldu.

Peki nasıl oluyor da un bu kadar tehlikeli bir şekilde patlayabiliyor? Sebebi basit. Çünkü o bir karbonhidrat. Havada toz olarak asılı duran karbonhidratın miktarı, bir metreküpte 50 gramı aşınca herhangi bir şekilde tutuşturulduğunda patlar. Un tozları o kadar küçüktür ki, anında yanar ve bu yangın diğerlerine incirleme yayılır. Bu da toz bulutunda, ortama da bağlı olarak, patlayıcı bir güç oluşturur. Benzer durum şeker, puding ve hatta çok ince testere talaşlarında bile oluşabilir.

Bir yangının çıkması için üç şeyin bir arada olması gerekir. Hava (içindeki oksijen), yanıcı madde (burada un oluyor) ve tutuşturucu. Silolarda insanların çalıştıkları yerlerde tutuşmak için gereken metreküpte en az 50 gram un tozu miktarına pek ulaşılamaz. Tabii burada unutulmaması gereken patlamaya sebep verenin yanıcı maddenin havada asılı duran toz miktarı olduğudur, yoksa yere serilen unda böyle bir tehlike yoktur.

Silolarda tutuşmaya sebep olan şeyler, bilinçsizce yapılan bir kaynak, bir kesme işlemi, sigara, asansörler ve konveyörlerin mekanizmalarından çıkan kıvılcımlar olabilir. İüphesiz ortamın da çok önemi vardır. Patlamanın yarattığı büyük basınç boşalacak yer bulamazsa binayı bile yıkabilir. Açık havada ise patlama olmaz ama yine de tehlikeli bir alevlenme olur.

Hanımlar, endişelenmeyin, kurabiye veya börek yapmak için aldığınız bir kilo undan 50 gramı havaya uçmaz. Bu olay için tonlarca un gerekir. Hamur yoğurmak için balkona çıkmanıza hiç gerek yok!


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Yağmur yağarken koşanların daha çok ıslanacağını ileri süren, insanı yağmurda sallana sallana dolaşmaya iteleyen bir görüş ile hiçbir şey fark etmeyeceğini iddia eden bir başka görüş ortada dolanıp durmaktadır.

Hiçbir şey değişmeyeceğini söyleyenlerin görüşüne göre vücudunuzun bir dikdörtgen olduğunu ve yağmur damlalarının yere dik düştüğünü farz edelim. İster bir yüz metreci gibi hızlı koşun, ister sallanarak yürüyün bir şey fark etmez. Hızınıza bağlı olmadan vücudunuza düşen yağmur tanesi sayısı aynı kalır. Koştukça ön tarafınıza bir saniyede daha çok yağmur tanesi isabet edecektir ama süre kısaldığından toplam sayı ve sonuç değişmeyecektir.

‘Yağmurda yürüyünüz’ diyenler ise koşma durumunda yağmur damlalarının aynı sürede daha çok sayıda birikeceğini ve buharlaşmaları için daha az zaman olduğundan üzerimizin daha ıslak olacağını, aerodinamik tesirleri hesaba katarak, düz yürürken üzerimize düşmeyecek düşey damlaların, koşarsak karşıdan gelecekleri için temas edeceklerini, yürürken başımıza düşen damla sayısının koştuğumuz sırada düşenden fazla olamayacağını ileri sürerek ‘ahmak ıslatan’ diye de tabir edilen hafif yağışlarda yürümeyi öneriyorlar. Tabii burada unutulmaması gereken şey yavaş yürürken bacaklarımızın da çok yağış alacağı.

‘Koşunuz!’ görüşüne göre ise, yağmurda koşmakla yürümek arasında, vücudumuza düşen yağmur tanesi miktarı açısından bir fark olmayabilir ama önemli olan başımıza düşen miktardır. Bu nedenle koşarsak süre kısalır ve başımıza düşen yağmur miktarı azalır.

Yapılan bir deneyde, yağmur karşıdan 45 derece açı ile yağıyorken, bir defter kağıdına aynı mesafe 7 saniyede koşulduğunda 131 damla, 20 saniyede yürünüldüğünde ise 216 damla isabet ettiği saptanmıştır. Buna göre yağmurda yürüyerek gitmek, koşmaya göre neredeyse iki misli ıslanmak anlamına gelmektedir.

Şüphesiz bu Önermeler yapılırken, rüzgarın yönü, üzerimizdeki giysilerin şekli ve cinsi ve en önemlisi kapalı alana ulaşılacak mesafe göz önüne alınmamış ve değerlendirmeler kısa mesafelere göre yapılmıştır. Uzun mesafelerde hiç şansınız yok, koşabildiğiniz kadar koşun ama en doğrusu yağmur geçene kadar kapalı bir yerde oyalanın.


Genel Bilgi by