Perm ne demek? | Perm anlamı nedir? | Perm

Perm anlamı nedir?

Perm ne demek?

Perm anlamı nedir?

Perm | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: perm

Türkçe Sözlük

(i. Rusya’da Perm şehrinin adından). Paleozoik zamanının en yeni devri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. fizik). Elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarar alet.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. ampèremètre

fiz. akımölçer

Bir elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarayan aygıt.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ammeter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ammeter. ammeter amperölçer. akımölçer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ammeter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (bot). tohumsuz, aslı tohumsuz olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., bot. endosperm, besidoku.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (bot.) kabuksuz tohumlu bitkiler sınıfı, çam gibi çıplak tohumlu bitkilerden biri. gymnosper'mous (s.) böyle tohumu olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hypermarket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). 1. Cisimlerin hayali, gözün ağtabaksının gerisine düştüğü için iyi göremeyen göz veya kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

farsighted. far-sighted. hypermetropic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

farsighted. longsighted. far-sighted. hypermetropic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

farsighted. hypermetropic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sürekli ol mayan, daimi olmayan, devam etmeyen. impermanence i. sürekli olmayış, devam etmeyiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. su veya hava geçirmez; içinden geçilmez. impermeabil'ity, imper'meableness i. su veya hava geçirmeme özelliği. imper,meably z.su veya hava geçirmeyerek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. müsaade edilemez, yasak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Mum yapımında kullanılan balina yağı: İspermeçet mumu.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gazeteci, gazete yazarı; gazete sahibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. döllenmiş yumurtacık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. nane, bot. Mentha piperita; naneşekeri; naneruhu; s. naneli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., bot. dış besidoku, perisperm.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perm. permanent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perm. permanent wave.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. arktik bölgesinde devamlı don altında kalan toprak alt tabakası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sürekli, daimi, aynı halde veya vasıfta kalan. permanent press ütü istemez. permanent wave permanant, bozulmayan. ondule permanence, -cy i. süreklilik, devam, sebat, istikrar. permanently z. sürekli olarak, daima, her zaman için.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. kimya). Mikrop öldürücü bir madde olan potasyum permanganatının kısa adı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. permanganat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. nüfuz edilebilen, geçirgen. permeabil'ity i. nüfuz edilme kabiliyeti, nüfuziyet, geçirgenlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. mesamatını doldurup geçmek, nüfuz etmek, içinden geçmek; içine geçip yayılmak. permea'tion i. nüfuz etme, içinden geçme; içine geçip yayılma. per mill binde nispeti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. i.), ince halat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). 1. Ticarette dış ülkelere mal çıkarma veya oralardan mal getirme izni. 2. Devlet Demir Yollarında paso mânâsıyle kullanılan bir tâbir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

permit. licence. export permit. import permit. railroad pass. laissez passer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. caiz, müsaade edilebilir, hoş görülebilir. permissibly z. hoş görülebilecek şekilde, müsaade edilir surette.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. izin, müsaade, ruhsat; icazet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. izin veren, müsaade eden; ihtiyari, seçimli, keyfi; fazla sıkı olmayan, serbest bırakan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ted, -ting) izin vermek, müsaade etmek, ruhsat vermek; fırsat vermek, imkân vermek, bırakmak; kabul etmek; razı olmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. permi, izin tezkeresi, ruhsatname, icazet. residence permit ikamet tezkeresi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Bezek, süs.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. değim, becayiş, mübadele, tebeddül, değiş tokuş; mat. bir seride yapılabilen sıra değişiklikleri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. değiş tokuş etmek, mübadele etmek, sırasını değiştirmek. permutable s. değiştirilebilir. permutably z. değiştirilebilecek şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. sperme

fizy. meni

Erkeklerin cinsel organından salgılanan madde, er suyu, bel, atmık, dikel.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sperm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seed. sperm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The male fecundating fluid; semen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Semen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Spermaceti. the male reproductive cell; the male gamete; 'a sperm is mostly a nucleus surrounded by little other cellular material'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the male reproductive cell; the male gamete; 'a sperm is mostly a nucleus surrounded by little other cellular material'. the male reproductive cell carried in the seminal discharge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Male reproductive cells.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The male reproductive cell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A small motile gamete produced by the male organism which contains one haploid set of chromosomes and swims to the egg to bring about fertilization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Male germ cells that combine with female germ cell to form a zygote.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. meni, sperma, atmık, bel suyu. spermatic s. meni kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ispermeçet. sperm i., sperm oil ispermeçet yağı. sperm whale ispermeçet balinası, kadırgabalığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Atmık, meni. Sperma hayvancığı = Spermanın içinde olup hareket eden ve yumurtacığı dölleyen hücre.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İt. sperme

fizy. meni

Erkeklerin cinsel organından salgılanan madde, er suyu, bel, atmık, dikel.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spermatic. semen. seminal fluid. spermatic fluid. come. seed. sperm. spermo-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sperma.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sperm. seed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cum , sperm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ispermeçet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. taşak, husye.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., biyol. spermaya ait, spermatik. spermatic cord sperma kordonu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(önek). tohum, sperma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. haya şişmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. spermatozoon teşekkülü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. humlu bitkiler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(-zoa) sperma hayvancığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(önek). tohum, sperm.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. üstün insan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. supermarket

büyük mağaza

Her türlü tüketim malının, özellikle yiyecek maddelerinin ve mutfak gereçlerinin seçilip satın alınabildiği büyük satış yeri.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

supermarket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

supermarket. hypermarket. one- stop shopping. supermarket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. süper market, büyük mağaza.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s, bot. üç tohumlu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crawl. creep.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shudder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. en üst,enyukarıdaki; akla ilk gelen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Urkmek veya üşümekten tüylerin diken diken kalkması ve derinin iğne iğne kabarması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chill. creep. flicker. rigor. rigour. the shivers. tremble. tremor. trepidation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rigour. tremble. tremor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ürkme veya üşümeden tüyler kalkıp dikilmek ve deri iğne iğne kabarmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chill. feel chilly. creep. shiver. shudder. tremble. tremble all over.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

creep. shiver. shudder. tingle. tremble. to get goose pimples. to have one's hair stand on end. to shudder. to shiver. to get the creeps.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chill. creep. quiver. tremble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Koşmak, sürat ve telâşla gitmek. Yel yeperek = Alelacele, telâşla.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sperma hayvancığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by