Pert ne demek? | Pert anlamı nedir? | Pert

Pert anlamı nedir?

Pert ne demek?

Pert anlamı nedir?

Pert | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: pert

Türkçe - İngilizce Sözlük

Open; evident; apert.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Lively; brisk; sprightly; smart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Indecorously free, or presuming; saucy; bold; impertinent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To behave with pertness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

characterized by a lightly pert and exuberant quality; 'a certain irreverent gaiety and ease of manner'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Program and Evaluation Review Technique.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An event-oriented network analysis technique used to estimate project duration when there is a high degree of uncertainty in estimates of duration times for individual activities.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Program Evaluation and Review Technique, also called 'critical path method'; a planning aid, usually computerized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Program evaluation and review technique; a decision technique that helps group members order the activities that must be completed to implement a decision. program evaluation and review technique.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Program Evaluation and Review Technique.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The program, evaluation, and review technique.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Program Evaluation and Review Technique - A event-oriented network analysis technique used to estimate project duration when there is a high degree of uncertainly with the individulal activity duration estimates PERT applies the critical path method to a

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A system of network analysis designed to trace the critical path and to predict the effects of any redeployment of resources.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Of or concerned with electrons. acronym for Progam Evaluation and Review Technique; a quantitative technique used as a managerial tool in planning and controlling complex programs Common use has been made of PERT, originally introduced for use in the aero

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. arsız, şımarık, küstah, yılışık. pertly z. arsızca, küstahça. pertness i. arsızlık, küstahlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Efsanevi Türk hükümdarı ve destan kahramanı. M.Ö. 626 yıllarında yaşayıp İranlılarla uzun savaşlara giren Turan (Saka) hükümdarı olduğu söylenir. Türk, İran, Arap, Hint, Eski Yunan ve Asur kaynaklarında kendisinden değişik adlarla bahsedilir.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). delik, gedik, menfez; fotoğraf makinesinde merceklere giren ışığı ayarlamak için genişletilip daraltılabilen delik; (geom). birbirini çapraz kesen iki doğrunun arası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). ait olmak, bağlı olmak, merbut olmak appertaining (s). ait olan, ilgili, alâkadar, mensup, bağlı, merbut.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (huk). başkasına ait olan bir dava hakkının satın alınması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expert evaluation. expert appraisal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expert opinion. appraisal. expertise. evidence of opinion. expert advice. expert valuation. appraisal by experts. opinion evidence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appraisal report.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). usta, mahir, becerikli,uzman, mütehassıs, ehil; (i). uzman, mütehassıs,eksper, bilgi ve tecrübe sahibi kimse; bilirkişi. expertly (z). ustalıkla, mahirane.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bilirkişi raporu; ehliyet,hüner.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hypertension.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

high blood pressure. hypertension.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. yüksek tansiyon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. tiroidin fazla çalışmasından ileri gelen durum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. bir organın anormal irileşmesi. hypertroph'ic s. fazla irileşmeye ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. terbiyesiz, arsız, küstah; münasebetsiz; kendisini ilgilendirmeyen işe burnunu sokan. impertinence, impertinency i. küstahlık; mü- nasebetsizlik; münasebetsiz şey. impertinently z. terbiyesizce, küstahlıkla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. vakur, ağır başlı, temkinli, nefsine hakim, soğukkanlı. imperturbability i. ağır başlılık, vakur olma, temkinli olma, soğukkanlılık. imperturb'ably z. nefsine hakim olarak, vakarla imperturba'tion i. soğukkanlılık, itidal, ağır başlılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. acemi, tecrübesiz,eli yakışmaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. arsız, küstah (kimse).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Atılma, sıçrama. 2. Atılmak için alınan hız, birkaç adım geriden koşarak alınan hız: Pertâb almak.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., to ile mahsus olmak, ait olmak; ilgili olmak, alâkalı olmak, raci olmak; uygun olmak, münasip olmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Atılma, sıçrama. 2.Uzağa düşen ok.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I. F. pertev = ışık, sûhten = yakmak. Fars. okunuşu: pertev-sûz). Güneşe tutulunca ışınları bir noktaya toplayarak altına gelen şeyi yakan cam. Büyütücü olduğu için küçük yazılara, harita ve kitaplara bakmaya yarar (Fr. loupe).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

magnifying glass. burning- class. burning glass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) büyüteç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Işık, parlaklık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پرتو] ışık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Işık. Parlaklık.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. pertev = ışık, efşândan = saçmak), (bk.) Pertev-endâz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. pertev = ışık, endâhten = atmak). Işık ve nur yayan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پرتوسوز] büyüteç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sebatkar, azimli, inatçı, ısrar eden. pertinaciously z. ısrarla, azimle, inatla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. azim, sebat, inatçılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. alâkalı, ilgili; uygun, muvafık. pertinencecy i. ilgi, münasebet; uygun olma. pertinently z. alakalı olarak, ilgili olarak; uygun olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. zihnini karıştırmak, altüst etmek, rahatsız etmek. perturbable s. rahatsız edilebilir, altüst edilebilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. rahatslzlık, huzursuzluk, ıstırap; karışıklık; heyecan; astr . bir gökcisminin hareketinde başka bir gök cisminin etkisi ile meydana gelen düzensizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. boğmaca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mülkiyet; mal, mülk, emlak, arazi; hususiyet, özellik; mahiyet, tabiat; sahne donatımı. property man sahne eşyalarını temin eden kimse. property qualification bir kimseye oy hakkı sağlayan mülk sahipliği. property tax emlâk vergisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. repertuvar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hazırlanmış piyesler listesi; depo. repertory theater repertuvarındaki piyesleri, her biri birkaç hafta olmak üzere, oynayan tiyatro topluluğu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. répertoire

1. müz. dağarcık, 2. birikim

1. Bir müzik topluluğunun veya sanatçının hazırlamış olduğu parçalar. 2. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

repertoire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

repertoire. repertory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr). Bir tiyatro topluluğu veya bir orkestranın seçip hazırlamış olduğu piyes, musiki eserleri vs. nin listesi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. munzam vergi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Urperme duygusu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chill. shiver. tremble. shudder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quiver. shudder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

creepy. macabre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

horrify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. akşama ait, akşamleyin yapılan; bot. akşamları açan; zool. gece uçan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by