Pey Akçesi ne demek? | Pey Akçesi anlamı nedir? | Pey Akçesi

Pey Akçesi anlamı nedir?

Pey Akçesi ne demek?

Pey Akçesi anlamı nedir?

Pey Akçesi | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: pey akcesi

Türkçe - İngilizce Sözlük

earnest money.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Yemin etme, söz verme.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [عهد و پيمان] and.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soft white cheese.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Oldukça fazla, epeyi. bk. Ep.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

some. a good deal of. a great many. not a little. goodish. tidy. quite. well. a great deal of. fairly. reasonably. pretty well.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pretty. quite. respectable. rather. fairly. considerably. a great deal of. a lot of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blooming. heartily. many. much. quite. reasonably. sort of. tidy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

goodish. notably. rather. quite. fairly. pretty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

considerably. fairly. a good few. mightily. rather. relatively. respectable. some. tolerably. tons.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Epeyce, (bk.) Ep.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Termometre.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gruyere cheese.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contingency reserve. reserve fund.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Yüzü ay gibi parlak, güzel, nurlu. 2.Kösem Sultan’ın adı.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [مه پيکر] güzel yüzlü, parlak yüzlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Açıkta olmayan, bellisiz, görünmeyen.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پری پيکر] peri kadar güzel yüzlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «pây»dan muhaffef). İz, ard, arka. Pey-A-pey, peyderpey (pey-derpey) = Birbiri arkasından, azar azar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Satılık bir şeye talip olan adamın sonradan caymayacağını temin makamında olmak üzere satana peşin verdiği para: Pey vermek. Pey sürmek, vurmak = Müzayede ile satılan bir şeye, mukabil pey vermek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

earnest money. deposit. down payment. earnest. advance payment. retainer. retaining fee. gage. handsell. initial payment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anzahlung.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

earnest money.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Birbirini takip ederek, yavaş yavaş, art arda.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (peygam’dan). Haber. Peyâm-Aver = Haber getiren. Peyâm-ber = Haber getiren, peygamber.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پيام] haber.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Haber, başkasından alınan bilgi, nebe.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پيامبر] peygamber.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Haberle, bilgi ile ilgili.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Beliren, çıkan, mevcut ve meydanda olan. Peydâ olmak = Meydana çıkmak, zuhûr etmek. Peydâ etmek = HAsıl etmek: Başka bir tavır peydâ etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

manifest. visible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پيدا] ortada, açıkta.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Meydanda açıkta. Hazır, mevcut.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to pick up. acquire. to have illegitimately.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to pick up. to give birth to (an illegitimate child. to produce.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Peydâ etmek (uygunsuz şeyler hakkında: edinmek).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

step by step.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

step by step. gradually.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پی در پی] peşpeşe, ardy sıra.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. F.). (bk.) Peyâm.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پيغام] haber.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. peygamberin). Allah’ın verdiği emir ve haberleri getirip insanlara tebliğ eden şahıs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prophet. seer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prophet. prophet yalvaç. elçi. resul. nebi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prophet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ پيغمبر] peygamber. 2.haberci.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) - Allah tarafından kullarına haber götürmekle görevlendirilmiş seçkin insan. Nebi, Rasul. - Yalnız Peygamberlere mahsus bir isimdir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lignum vitae.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bachelors button.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(mavi kantoron): Bileşikgiller familyasından; özellikle ılık bölgelerdeki tahıl tarlalarında yetişen bir bitkidir. Çiçekleri mavi veya menekşe rengindedir. Kullanıldığı yerler: İştah açar. İdrar söktürür. Nikris hastalığında faydalıdır. Böbreklerdeki kumun dökülmesine yardımcı olur. Bazı göz hastalıklarında kullanılır. Ağrıları keser. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Fazla miktarda kullanıldığı zaman kalbe zarar verir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Peygamberle alâkalı, peygambere mensup. 2. Peygamberlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prophethood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). Köşe, tekye, yer, kenar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Haber ve mektup götürüp getiren. Peyk-i ecel = Azrâil. 2. (astronomi) Bir gezegenin etrafında dönen gezegen: Ay, dünyanın peykidir. Sun’İ peyk = insanlar tarafından dünya etrafında dönecek şekilde atılan yapma peyk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sattelite. follower. adherent. henchman. lackey. satellite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پيک] ulak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Okun ucundaki sivri demir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پيکان] temren.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Temren, başak, okun ucundaki sivri demir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Savaş, harp.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kahvelerde ve başka yerlerde duvara bitişik, tahtadan kanape.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bench.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پيکه] sedir, kanepe.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Kuru kanepe, tahta sedir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yüz, çehre, sûret, beniz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پيکر] yüz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Yüz, surat.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Pey vermek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Peyi verilmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Pey alıp vermek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (birleşik kelime teşkiline girer). Ölçen, ölçücü. Bâd-peymâ = Rüzgârı ölçercesine çabuk giden.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پيما] yol alan, kateden, ölçen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Ölçen, ölçücü.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Anlaşma, yemin. Peymân-şiken = Yeminini bozan, sözünde durmayan.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Yemin, and, ahd.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kadeh, şarap bardağı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پيمانه] kadeh.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Büyük kadeh, şarap bardağı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. «penîr» den). Sütten çıkarılan ve bir maya ile katılaştırılan madde ki, pek çok çeşidi vardır. Peynir şekeri = Ağda şekerinin kurabiye gibi ağızda dağılan bir çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

caseous. cheese.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheese.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheese. club sandwhich. grinder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to curdle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheesy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

containing cheese.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

which contains cheese.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., İsp., bot. içinde narkotik madde bulunan bir cins kaktüs.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ pey = arka, reften = gitmek). Birinin arkası sıra giden, izinden giden, birini taklit eden.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.). - Ardı sıra giden. Arkasından giden, izinden yürüyen. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ulaşma, Ar. ittisal, taallûk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (birleşik kelime teşkiline girer). Ulaşma Dest-i kerem peyveıt Kereme ulaşmış olan el.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ulaşmış, kavuşmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Manzara resmi. pezeta (i. isp.). İspanyol para birimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

landscape. paysage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

landscape.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

landscape.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fran.) (Kadın İsmi) - Kır resmi.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. patlak gözlü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) keskin görüşlü; tetik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

İskoç dansı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guarantee fund.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheese encased in a skin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Dinlenme ve eğlenme amacına hizmet eden peyzajların aksine, sadece tarım ve endüstri amaçlı kullanım için yararlanılan peyzajlardır.

Türkçe Sözlük by