Piç Kurusu ne demek? | Piç Kurusu anlamı nedir? | Piç Kurusu

Piç Kurusu anlamı nedir?

Piç Kurusu ne demek?

Piç Kurusu anlamı nedir?

Piç Kurusu | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: pic kurusu

Türkçe - İngilizce Sözlük

perisher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yenibahar; baş biber ağacı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). apex.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). arıcılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., ahçı. et vb'nin yanında garnitür olarak servis yapılan iştah açıcı bir çeit jelatin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). tipik olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). uğur getireceğine inanılan törenlerle açmak, açış töreni yapmak, başlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kuşların hareketine bakıp kahinlik etme; fal, alâmet.auspices (i). himaye, nezaret .under the auspices of himayesinde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kehanetle ilgili; uğurlu, hayırlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). uğurlu, hayırlı. auspiciously (z). hayırlı bir şekilde, uğurlu olarak. auspiciousness (i). uğur, hayır.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Akıncı, sürücü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

striking. stunning. intense. flashy. showy. blazing. conspicuous. devastating. dramatic. salient.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conspicuous. heady. salient. striking. impressive. compulsive. dramatic. devastating.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

striking. remarkable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). Bir yaşında keçi (Farsça’ da «çepiş» denilip ikisi arasındaki münasebet açık ise de hangisi asıl olduğu bellisizdir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yazma yemenileri basıldıktan sonra temiz suya vurup çırpmak sanatiyle meşgul adam, kassar: Çırpıcı çayırı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beater. fuller.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beater.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). göze çarpan, aşikâr, bariz, dikkati çeken.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). küçük koru, ağaçlık, çalılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (ABD)., (argo). pis, kahrolası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). resmetmek, çizmek portresini çizmek; anlatmak tasvir etmek tanımlamak; tarif etmek. depiction (i). çizme; tarif, tasvir, tanımlama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). adi, alçak, değersiz, küçümsenen. despicably (z). alçakça.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kulak temizleyecek alet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) destansı, hamasi, menkıbevi; (i.) destan; bu tür konulu roman veya oyun.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (tıb.) epikardiyum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) (çoğ. -di.a) mersiye, ağıt.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) her iki cinse ait, her iki cinsin özelliğini taşıyan; (gram.) eril ve dişil şekilleri bir olan (kelime); ne biri ne öteki;cinsiyetsiz; kadınımsı (erkek)

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (jeol.) deprem merkezinin üstündeki yer

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ince zevk sahibi kimse (bilhassa yemek, müzik, sanat v.b.'nde).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (s.) Epikür felsefesi taraftarı, epikürcü; keyfine ve boğazına düşkün kimse; (s.) Epikür veya felsefesine ait; zevk ve safaya düşkün epicureanism (i.) epikürcülük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (mat.) merkezsel bir daire çevresi üzerinde devreden küçük daire.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Giriş sinyaline bağlı otomatik resim geliştirme. En iyi izleme koşulları için.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i ). Kurutulmuş penbe gül.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dirty pink.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) elle toplamak; dikkatle seçmek .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. özellikle rahipler tarafından idare edilen misafirhane; darülaceze.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., tıb. sıskalık cinsinden, sıskalık illetine tutulmuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uğursuz, meşum. inauspiciously z. uğursuzlukla. inauspiciousness i. uğursuzluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. gözle kolay farkedilemeyen, göze çarpmayan; önemsiz, ehemmiyetsiz. inconspicuously z. göze çarpmayacak ekilde. inconspicuousness i. göze çarpmayış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) iki dönence arasında bulunan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Dahili bir fotoğraf sensörü, ortam aydınlatma koşullarını kontrol eder ve resim parlaklığını otomatik olarak ayarlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s kaleydoskopa ait; çok değişen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir apartman veya resmî dairenin kapısını beklemeye, açıp kapamaya ve müracaat edenlerden icab edenleri kabûle memur hademe. Ar. bevvâb, Fars. der-bân: Mektep kapıcısı. Kapıcıbaşı = 1. Tanzimat’tan önce padişahın emir subayı. 2. Itibârî olarak bu rütbeyi taşıyan zat: Falâna rikâb-ı hümâyûn kapıcıbaşılığı verildi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Zorla alan, Ar. gaasıb, Fars. yağmâ-ger. 2. Uzaktan çeken, cezbeden, câzib: Nem kapıcı. Gönül kapıcı = Fars. dilber, dil-rübâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

doorkeeper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

doorkeeper. janitor. porter. caretaker. commissionaire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

janitor. doorkeeper. maintenance man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Çiçektozu borususunun geçtiği yumurtacık deliği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Kapıcı hizmeti: Okul, apartman kapıcılığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

work of a doorkeeper or maintenance man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Pişirilmemiş tuğla, çiğ tuğla. 1. Adî cinsten: Kerpiç tuğla. 2. Pek kuru ve sert: Yerler kerpiç kesildi. 3. Kerpiçten yapılmış: Kerpiç duvar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adobe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adobe. cob.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adobe. sun-dried brick. mud brick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çiğ tuğla yapan adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spinster.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tabby.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [مارپيچ] marpuç, nargile marpucu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. mâr = yılan, pîçîden = dolaşmak). Helezon! telden yapılma ve ince meşinle kaplı, boru ki, nargileye takılır ve dumanı onun içinden geçerek ağza gelir. (bk.) Marpuç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Nargile marpıçı yapan ve satan adam: Marpıççılar Çarşısı, (bk.) Marpuççu.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.), (k.dili) ufak kusurlar aramak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) fındık açacağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. Mora'da bulunan Olimpya nehrine ait; i., çoğ. olimpiyat oyunları. Olympic games olimpiyat oyunları.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. keskin zekâlı, anlayışlı. perspicaciously z. keskin zeka ile, anlayışla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. keskin zekâ, anlayış; nufuz edebilme yeteneği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. açık, vazıh. perspicu'ity i. açıklık, vuzuh.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hemcinsine karşı şefkat gösteren, iyiliksever; insan sevgisine ait. philanthropically z. hayırseverlikle, hayır işleri için.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir kimseyi tenkit niteliğinde olan sert nutuk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ışık tesiriyle yön değiştiren.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Gayr-ı meşru münasebetten doğan çocuk. 2. Her şeyin ufağı, noksan kalmışı, asıl ve nesline benzemeyeni. 3. Ağacın kökünden biten sürgün.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Dolaşık, büklümlü. Pîçender-pîç = İç içe dolaşık, karmakarışık, kıvrımlı. Piç ü tâb = mec. Istırap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bastard. illegitimate. baseborn. misbegotten. spurious. bastard. illegitimate child. natural child. bastard slip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bastard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bastard. brat. adulterine child. bastard child. natural child. illegitimate child. offshoot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perisher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. on iki puntoluk matbaa harfi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. tebeşir ve çamur gibi yenmez şeylere karşı duyulan anormal iştah.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., İsp. boğa güreşlerinde boğayı kargı ile kışkırtan atlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., edeb. külhanbeyler veya sabıkalılar arasında geçen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. korsan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s., A.B.D. önemsiz kimse veya ,şey; s. önemsiz, küçük, değersiz, hakir. not worth a picayune beş para etmez, hiç bir değeri olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. önemsiz, değersiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. baharatlı karışık turşu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., müz. pikolo, tiz sesli küçük flüt.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Karışmış, bükülmüş, kıvrılmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Maymun yavrusu. Piçin yılı = Eski Türk takviminde devrin dokuzuncu senesi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kazma; kürdan; mızrap; seçme hakkı veya fırsatı; elle toplanan meyva miktarı; ucu sivri bir şey ile, dürtme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. seçmek; delmek, delik açmak; kazmak; yolmak, koparıp toplamak; çıkartmak; azar azar yemek; aşırmak, çalmak; anahtarsız açmak (kilit); gagalamak; müz. telli çalgıları parmaklarla çalmak. pick a fight kavga etmek. pick and choose istedigi gibi seçmek

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. omuzda, sırtta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., asağ. zenci çocuk .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kazma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. elde kalan, elenmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. toplayıcı şey veya kimse; pamuk atma makinası; herhangi bir deliği temizlemeye mahsus alet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Kuzey Amerika'ya mahsus bir tür turnabalığı, zool. Esox lucius.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. kazık; ask. ileri karakol, posta; inzibat postası; grev gözcüsü; f. kazıklarla etrafını çevirmek, kazık dikerek çit yapmak; hayvanı iple kazığa bağlamak; nöbetçi veya karakol koymak; karakol vazifesini yapmak; grev gözcülüğü yapmak. pick et fenc

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. toplama; toplanılan şey; çoğ. toplanılacak artıklar; aşırma; aşırılan şey. slim pickings k.dili kıtlık, darlık, imkânsızlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. salatalık turşusu; salamura; k.dili sıkıntılı veya güç durum, varta: madeni eşyayı temizlemeye mahsus asitli karışım; ing., k.dili afacan çocuk; f. turşusunu kurmak, salamura yapmak; asitle temizlemek. pickled s. turşusu kurulmuş; rengi ağartılm

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. anahtarsız kilit açan kimse; hırsız; maymuncuk, tavşan anahtarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili canlandırıcı içki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yankesici.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hız alma, hızlanma; pikap kolu; radyoda mikrofon tertibatı; alıcı veya kaydedici cihaz; oto pikap; k.dili gelişme, ilerleme; oyunda top yere dokunduktan sonra tutma veya vurma; k.dili canlandırıcı şey; (argo), slang avlanacak keklik, kaldırma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yozlaşıp bozulmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bastardy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bastardy. illegitimacy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. piknik; kolay veya hoşa giden iş; f. pikniğe gitmek, piknik yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. piko.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ebrulu karanfil, bot. Dian thus caryophyllus picric.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kim. pikrik asit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Uyumlu dijital fotoğraf makinesi ve yazıcı arasında usb üzerinden direkt baskı imkanı sağlayan standardın adı.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

PictBridge™ teknolojisi kullanıcının USB kablosu aracılığıyla fotoğraf makinesi veya video kamerayı doğrudan uyumlu bir yazıcıya bağlamasına olanak sağlar. Kullanıcı, fotoğraf makinesinin LCD ve kontrollerini kullanarak fotoğraf seçebilir, düzenleyebilir ve yazdırabilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. harf yerine resim kullanılan yazı, resimyazı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. resimlere ait; resimli; resim gibi, resim şeklinde ifade edilmiş; grafik halinde; i. resimli dergi. pictorially z. resimlerle; resim gibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. resim, tasvir, suret, timsal; tanımlama, tarif; filim; gorüntü; f. tanımlamak, tarif veya tasvir etmek, resmetmek; canlandırmak, tasavvur etmek, hayal etmek. picture book resim kitabı, resimli kitap. picture frame resim çerçevesi. picture gall

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Sony görüntü ve video düzenleme yazılımı paketi

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Picture Power, akıllı resim ve kontrast geliştirme teknolojilerini içermektedir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

PictureGear™, mevcut görüntü dosyalarını genel olarak gösterir ve düzenler. Diğer seçenekler arasında Microsoft® Windows® masaüstü için basit arkaplan tasarımı ve temel slayt gösterileri bulunmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Fotoğraf makinelerinde görüntülerin işlenmesi, organizasyonu ve paylaşımı gibi konularda kullanıcıya yarar sağlayan teknoloji.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. pitoresk, resim konusu olmaya elverişli, renkli, etkili; güzel; canlı, kuvvetli (ifade). picturesquely z. pitoresk bir şekilde. picturesqueness pitoresk oluş; güzellik, canlılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir palamut çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

‘Resim içinde resim’ özelliği ile aynı anda pek çok kanalda ne olduğunu izleyebilir. Daha düşük enerji tüketimi kullanıcılara çok daha uzun çalışma süresi sunar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

Estetik etkiyi matematiksel düzen bağıntılarıyla değil de, doğadaki gibi bir rastlantısallıkla elde etmeye çalışan her tür sanatsal tutumu niteler. 18.yy. İngiliz bahçe tasarımı, Yakın Çağda Pitoresk tutumun ilk örneklerini vermiştir. Bu dönemde doğanın Baroktaki gibi geometrik biçimde düzenlenmesi yadsınıp doğal öğeler kullanılarak “düzenlenmemiş”, “el değmemiş” doğa izlenimi yaratacak bahçeler oluşturulmaya çalışılmıştır. Aynı tutum hemen hemen zamandaş olarak resim sanatında da görülür. Bu anlayıştaki resimler doğayı bir yandan “olduğu gibi” yansıtmaya çabalarken öte yandan da onu “yabani” olmaktan uzaklaştırmışlardır. Dolayısıyla pitoreski Romantizmden bağımsız düşünmek olanaksızdır.

Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Market

(Maker)Piyasanın dürüst, düzenli ve etkin çalışmasını sağlamak ve görevli olduğu sermaye piyasası araçlarında likit ve sürekli bir piyasanın oluşmasını sağlamak için kendi nam ve hesabınaçift taraflı kotasyon vermekle yükümlü olan aracı kuruluştur.


Finansal Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. uçurum; sarp kayalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. paçavracı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Resim sanatında üç boyutlu nesne ve varlıkların, iki boyutlu olarak üzerinde betimlendiği düzlem. Kullanımı tüm uygarlık ve üsluplarda farklıdır.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

İzlediğiniz kanalın teleteksti, ekranın sağ tarafında gösterilirken, resim solda kalmaya devam eder.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Deri veya kürklere sepi veren, debbağ. 2. Kürk boyacısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tanner tabak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tanner. dresser of pelts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tanning. dressing pelts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. spektroskopa ait; ışınların tahlili metoduna ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. başak; tıb. ,'8'' şeklinde bir sargı tipi Spica Virginis astr Basakçı yıldızı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., bot., zool. başaklı, sivri uçlu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s., z., müz. virtüöz stakkatosunun tarzı, sıçratım tarzı; s. pikeli; z. virtüöz stakkatosuyle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. bahar, baharat; baharat gibi güzel kokan şey; lezzet veren şey; tat, çeşni: f. baharat katmak, ceşni vermek; cazipleştirmek. spicery i. baharat; baharatlı oluş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yepyeni, tertemiz, gıcır gıcır.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çok ince veya iğne gibi şey; zool. iğne, spikul. spicular, spiculiform s. iğne şeklindeki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. baharatlı, bahar gibi güzel kokulu; tadı tuzu yerinde olan, çeşnili; hoş, zevkli; açık saçık (hikaye); cazip, çekici. spicily z. baharatla. spiciness i. baharatlı oluş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. mikroskopla görülemeyecek kadar küçük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. astropikal. subtropics i., çoğ. astropika.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şüphe, kuşku, vehim; ima, iz; k.dili gayet az miktar. above suspicion her türlü şüphenin dışında, şüphe uyandırmayan, çok dürüst.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. şüpheli, şüphe eden, vesveseci; suizan uyandıran, şüphe edilir; şüphelenen. I am suspicious of him. Ondan şüpheleniyorum. suspiciously z. şüphe uyandıracak şekilde, muhtemelen. suspiciousness i. şüpheli oluş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Oturulan veya yatıları yerlerde üreyerek insan kanıyle beslenen, pis kokulu yassı ve küçük bir böcek (cimex).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bedbug. bug. chinch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bedbug. bug.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bedbug.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yalnız teleskopla görülebilen: teleskopa ait: uzağı gören: iç içe girmek suretiyle uzayıp kısalan. telescopic boiler iç içe kayar kısımları olan makina kazanı. telescopicchimney iç içe kayar kısımları olan vapur bacası. telescopic stars yalnız teles

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) hem Allaha hem insana ait, hem ilahi hem insani.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) kısmen hayvan ve kısmen insan şeklinde olan; böyle ilâhları olan dinlere ait. therian'thro pism (i.) insan ve hayvan karışımı şekillerle belirme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kürdan, diş karıştırıcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. konu, mevzu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. konuya ait; tartışmalı; yöresel, mahalli, mevzii; güncel, günün meselelerine değinen; tıb. lokal. topical coloring kumaş basması, bez üstüne yapılan renkli basma. topical song güncel konulu şarkı topically z. tartışmalı olarak; yöresel olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s., coğr. dönence, tropika; çoğ. tropikal kuşak; s. tropikal. Tropic of Cancer Yengeç dönencesi. Tropic of Capricorn. Oğlak dönencesi. tropical s. tropikal; mecazi, kinaye kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. alâmet kabilinden, simge cinsinden; tipik. typically z. tipik olarak; tipik derecede; umumiyetle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yapan, meydana getiren. 2. mec. İşbilir, ehil, mâhir, çalışkan (adam).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constitutive. constructive. monger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constructive. maker. builder. constructor. creative. positive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

builder. constructive. creative. helpful. maker. constructor. master builder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by