Ping-pong ne demek? | Ping-pong anlamı nedir? | Ping-pong

Ping-pong anlamı nedir?

Ping-pong ne demek?

Ping-pong anlamı nedir?

Ping-pong | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ping pong

Türkçe Sözlük

(i. İng.). Büyük bir masada özel bir topla ve raketlerle oynanan bir çeşit tenis, masa tenisi.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. antidumping

tic. karşı düşürüm

Ucuzluğa karşı yapılan ucuzluk.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kamp yapma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

CD’nin ses parçalarının CD-ROM sürücüden PC’deki ses dosyasına doğrudan kopyalanmasıdır.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(ı).,(argo). arasıra uyuşturucu ilâç içme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kesiş, vuruş. chopping block kütük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (mim). duvar tepeliği veya üstlüğü. coping saw oyma testere.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İng.). Bir pazarı elde etmek veya bir malı elden çıkarmak için benzerlerinden çok düşük fiyatla satma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dumping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sale at reduced prices. dumping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Diminishing the intensity of vibrations.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Dissipation of oscillatory or vibratory energy with motion or with time Critical damping Cc is that value of damping that provides most rapid response to a step function without overshoot Damping ratio is a fraction of Cc.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Causing vibrations to stop, usually by the use of friction In suspension systems, this is commonly done either by direct rubbing friction, or by pistons forcing fluids through small openings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In resonant circuits, the decay of oscillations due to the resistance in the circuit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The suppression of oscillations or disturbances; the dissipation of energy with time See viscous damping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The reduction in amplitude of a wave due to the dissipation of wave energy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The reduction of response at the resonant frequency through the use of a damping media such as oil Usually specified as the ratio of critical damping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Refers to the ability of an audio component to 'stop' after the signal ends For example, if a drum is struck with a mallet, the sound will reach a peak level and then decay in a certain amount of time to no sound An audio component that allows the decay t

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The reduction of the magnitude of resonance by the use of some type of material 2.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The reduction of the magnitude of resonance by the use of some type of material The damping material converts' sound to energy, then disperses the energy by converting it to heat. the reduction of movement of a speaker cone, due either to the electromecha

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Reducing the volume of a note by touching the strings or using a built-in damping mechanism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The reduction of vibratory movement through dissipation of energy Types include viscous, coulomb, and solid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Materials, design, and mounting techniques used to reduce ringing in the transducer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The manner in which the pointer settles at its steady indication after a change in the value of the measured quantity There are two general classes of damped motion, as follows: Periodic, in which the pointer oscillates about the final position before com

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Damping is the dissipation of vibratory energy in solid media and structures with time or distance It is analogous to the absorption of sound in air.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Reducing vibration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The process of applying water to the lithographic plate on a litho printing machine Also the application of moisture to paper in preparation for a subsequent process, e g supercalendering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Adjustment to suspension's shock absorbers Controls the speed of the suspension's response to a bump.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The reduction in amplitude of an oscillation or vibration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

doping. dope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

doping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

doping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The introduction of an element that alters the conductivity of a semiconductor Adding boron to silicon will create a P-type material, while adding phosphorus or arsenic to silicon will create N-type material.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Deliberately adding a very small amount of foreign substance to an otherwise very pure semiconductor crystal These added impurities give the semiconductor an excess of conducting electrons or an excess of conducting holes which is crucial for making a wor

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Addition of impurities to a semiconductor or production of a deviation from stoichiometric composition to achieve a desired characteristic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Intentional introduction of a selected chemical impurity into the crystal structure of a semiconductor to modify its electrical properties For example, adding boron to silicon makes the material more p-type.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Process of introducing impurity atoms into a semiconductor to modify its electrical properties. the intentional alloying of semiconducting materials with controlled concentrations of donor or acceptor impurities.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The deliberate addition of a small amount of an impuritiy in order to changed the properties of the original substance. the controlled addition of impurities to a semiconductor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The addition of DOPANTS to a SEMICONDUCTOR.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Introducing chemical impurities into a semiconductor; a stage in chip manufacture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The addition of an ionic impurity to a semiconductor to alter its conductivity in desired well-defined area and to specified depth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Adding impurities to a neutral lattice to bias conduction You might try Britney's guide to Semiconductor Basics :-).

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Improvement of the performance of automatic speech recognition by the use of sound recordings collected while the service is in operation. the process in which a crystalline structure is altered by replacing existing atoms with those atoms from other elem

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

doping , illicit use of drugs before sporting events.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). damlama, damlayan şey. drippings (i). kızartılan etten damlayan yağ ve su.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). damlama, düşme; (çoğ).. damlayan şeyler (mum, yağ), birikinti, sızıntı; (çoğ). gübre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. dumping

ekon. düşürüm

Mallarda yapılan genel ucuzluk.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kesme, kırpma, kırkma; (ABD). gazete küpürü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) haris, tamahkâr, aç gözlü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) taşmak üzere, dopdolu, tepeleme, silme, lebalep .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yardım; bir tabak yemek, porsiyon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. vurmak (ses ışık), çarpmak; sınırı aşmak, tecavüz etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

camping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

camping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. duvarlarla çevrili ve içinde evler de olan arazi .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tutma, koruma, muhafaza etme; geçim, geçimini temin etme; himaye. in keeping with uygun olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili kendine paye vermek için şöhretli isimlerden bahsetme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) keskin, acı, ısırıcı, zehir gibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ateşkesten sonra tarafların antlaşma koşullarına uymasını sağlama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kurşunun havada çıkardığı ses, buna benzer herhangi bir ses.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İng.). Büyük bir masada özel bir topla ve raketlerle oynanan bir çeşit tenis, masa tenisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kan fincanı, hacamat kabı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An indoor modification of lawn tennis played with small bats, or battledores, and a very light, hollow, celluloid ball, on a large table divided across the middle by a net.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A size of photograph a little larger than a postage stamp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To play ping- pong.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

table tennis. ping-pong.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. pingpong, masa tenisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yağlı, kaygan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. kaval çalan; ıslık çalan (rüzgâr), düdük gibi ses çıkaran, tiz, kulak tırmalayıcı; i. kaval çalma; kaval ile çalınan hava; borular; şerit, harç, sutaşı; pasta üze- rine krema ile yapılan şerit şeklinde süs; kulak tırmalayıcı ses. piping hot ço

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Çin ipeği, ham ipekten dokunmuş kumaş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) gıcırtılı, hışırtılı; çatlak sesli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. boydan boya kesen, yaran;ing), (argo) çok güzel, mükemmel, âlâ. a rip ping good time çok güzel vakit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. saklama, himaye, saklanma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. soluk borusu veya dolyolu iltihabı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kazıma; kazıma sesi; gen. çoğ. kazıntılar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) gemiler; bir memlekete veya limana ait bütün gemiler; tonaj; gemi ile taşıma, nakletme. shipping bill manifesto. shipping company nakliye şirketi. shipping room işyerinde paketleme ve sevkıyat dairesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). çarşıya çıkma, alışveriş etme. shopping center alışveriş merkezi, büyük çarşı. shopping district çarşı. shopping list alışveriş listesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. uyku hali; s. uyuyan, uykudaki; uyku için kullanılan. sleeping bag uyku tulumu. sleeping Beauty Uyuyan Güzel. sleeping car yataklı vagon. sleeping partner ing. işin idaresine karışmayan ortak. sleeping pill uyku hapı. sleeping sickness uyku ha

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. sünger; sünger gibi emici şey; k.dili. asalak, tüfeyli, parazit; mayalanmış ve dinlenmeye bırakılmış hamur; platin gibi bazı madenlerin sünger hali; tıb. tampon; topun içini temizlemeye mahsus uzun saplı yuvarlak fırça, uskunca fırçası; f. sü

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sünger gibi; emici; ıslak ve yumuşak. sponginess i. sünger gibi oluş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. atlangıç, atlama taşı; ilerleme vasıtası, basamak, ilk adım.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., İng. Thames nehri üzerindeki kuğuların senede bir yapılan markalama işlemi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. büyük bir alanı kapsayan, şümullü, genel, umumi. sweeping statement geniş ve genel kapsamı olan ifade. sweepings i., çoğ. süprüntü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. 1850-1864 Çin isyanına katılan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hafifçe vurma; musluktan alınan şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. üstün, âlâ; İng., k.dili zinde, çok sıhhatli; çok iyi; i. tepesini kesme; tepe; sos.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ. süslü koşum takımı süs, tezyinat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. çevik, kıvrak; hafif adımlarla yürüyen; i. hafif ve çevik adımlarla yürüme; hafif bir dans. trippingly z. sekerek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ağlayan, gözleri yaşlı; ince ve sarkık dallı. weeping willow salkımsöğüt, bot. Salix babylonica.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. whop.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kamçılama, kırbaçla dövme; dayak; ipin etrafına sarılan sicim. whipping boy başkalarının suçlan üzerine yukletilen çocuk. whipping post kamçılamak için suçluların bağlandığı direk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., k.dili. çok iri, çok büyük, okkalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. telle gizlice dinleme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. paket kağıdı; ambalaj ipi; sargı; kapak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

MEX-1HD’nin maksimum kayıt hızını gösterir. CDDA’dan (CD Digital Audio), tümleşik sabit diske veri transferi, normal çalma hızından sekiz kat daha hızlı olabilir. Alternatif olarak normal hızlı (x1) kaydı seçebilir ve işlem sırasında tüm CD’yi dinleyebilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Yabancı Kelime

İng. zapping

geçgeç

Seyredilecek uygun bir program aramak amacıyla televizyon kanallarını tarama.


Yabancı Kelime by