Pire ne demek? | Pire anlamı nedir? | Pire

Pire anlamı nedir?

Pire ne demek?

Pire anlamı nedir?

Pire | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: pire

Türkçe Sözlük

(i.). Çok sıçrayan, insan ve hayvanları sokup kaşındıran küçük böcek (pulet irrikus). Pireotu = Pirelere karşı kullanılan bir bitki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flea.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Piraeus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). yüksek bir gaye edinmek, arzu etmek, talip olmak, göz dikmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). fesat maksadı ile gizli ittifak yapmak, suikast hazırlamak; elbirliği ile çalışmak; anlaşmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. imparatorluk; imparatorlukla idare sistemi; çok geniş topraklar üzerinde kurulan hâkimiyet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). bitmek, sona ermek, müddeti hitama ermek; nefes vermek; ölmek, son nefesini vermek. expiratory (s). nefes vermekle ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ilham etmek, esinlemek; telkin etmek; içine çekmek (nefes), nefes almak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Koyunu yüzerken deride kalan yağ çiziği: Ispireli deri.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. terlemek, ter dökmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kocakarı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Gömlek (pîrâhen gibi).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to arouse sb's suspicious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Pire dolmak. 2. Pirelerini ayıklamak. 3. mec. Vesveseye düşmek, huylanmak, şüphe etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become infested with fleas. to get suspicious. to smell a rat. to see the red light.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

livestock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پيره زن] yaşlı kadın.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. teneflüs etmek, nefes almak, soluk almak; dinlenip tekrar kuvvet ve cesaret bulmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. ince uzun ot sapı; kulenin sivri tepesi; f. uzun ve ince sap sürmek; sivri kule gibi yükselmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. helezon, helis; helezoni kabuğun sivri ucu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., (şiir) içini çekmek, ah çekmek. suspiration i., (şiir) iç çekme, ah çekme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. vaki olmak, olmak; beden veya bitki gözeneklerinden dışarı çıkmak; terlemek; nefes vermek; meydana çıkmak, şüyu bulmak, duyulmak, sızmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. hakem; f. hakemlik yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. günü geçmemiş, vadesi gelmemiş, müddeti tamamlanmamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sönük, çekici olmayan; ilham olmamış, esinlenmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. vampir, hortlak; kan emici bir çeşit büyük yarasa. vampire bat vampir, zool. Desmodus vampir'ic s. vampir cinsinden; kan emici. vam'pirism vampire inanma; kan emicilik; cadılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by