Pıt Pıt ne demek? | Pıt Pıt anlamı nedir? | Pıt Pıt

Pıt Pıt anlamı nedir?

Pıt Pıt ne demek?

Pıt Pıt anlamı nedir?

Pıt Pıt | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: pit pit

Türkçe Sözlük

(i. ses taklidi). Hafif sesleri ifade eder.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

masterpiece. magnum opus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

masterpiece. magnum opus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). başşehir, başkent; büyük harf, majüskül; mal. sermaye, anamal, kapital; sütun başı; (s). sermayeye ait; belli başlı, baş, ana, önemli; mükemmel, kusursuz. make capital of kendi çıkarına kullanmak, istismar etmek. capital account sermaye hesabı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kapitalizm, anamalcılık. capitalist (i). kapitalist, anamalcı. capitalis'tic (s). kapitalistliğe ait, anamalcıIıkla ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sermaye miktarı; faiz vb. gelirleri sermayeye katma, kapitalizasyon; majüskül harf kullanma tarzı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). sermayeye katmak, kapitalize etmek; büyük harf ile yazmak. capitalize on kendi menfaatine çevirmek, faydalanmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). baş vergisi; adam başına eşit olarak tahsil edilen vergi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Washington'da ABD Kongresinin toplandığı bina; Roma'daki Jüpiter mabedi; (kh). eyalet meclisi binası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bir katedral veya kilisenin danışma kurulu üyesi; (çoğ). böyle bir kurulun kanun veya nizamnamesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kilise kurulu ile ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). teslim olmak; silâhları bırakmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). şartlı olarak teslim olma; silahları bırakma; özet, hulâsa; (çoğ). kapitülasyonlar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (çoğ, -la) (bot). kömeç; (anat). kemik başı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distortion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be distorted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distortion. twist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distortion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çarpık hale getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bastardize. distort. to contort. to spring. to make crooked. to distort. to twist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to distort.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). çöp çukuru.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (mim). baslık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ufak tefek ve sevimli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çocukların kolaylıkla ve tatlı tatlı konuşmasını ifade eder. 2. Çıtı pıtı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). pilot kabini; gemilerin kıç tarafında bulunan alçak güverte; eski harp gemilerinde revir; horoz dovüşlerinin yapıldığı yer; mücadele alanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). çatırdamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). başını kesmek, boynunu vurmak .decapita'tion (i). boynunu vurma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). eskimiş, yıpranmış, hemenhemen işlemez hale gelmiş, ihtiyarlıktan zayıflamış, eli ayağı tutmaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). çatırdatarak ateşte kavurmak (tuz, maden vb)', ateşte çatırdamak .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ihtiyarlıktan ileri gelen elden ayaktan kesilme, düşkünlük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., edat nefret, kin, garez; edat -e rağmen. in despite of -e rağmen, bununla beraber, yine de; karşı koyarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) mezar kitabesi; bu tarzda yazılan manzum veya düz parça.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. anatomi). İç zarların dış tabakası: Geniş ağız, mide gibi iç boşluklar epitelyumla kaplıdır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) düğün kasidesi, düğün için yazılan şiir veya şarkı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (biyol.) epitelyum, mukozanın dış tabakası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) sıfat, lakap; hakaret veya hoşnutsuzluk belirten söz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) özet, öz; örnek, misal;sivrilmiş veya zirveye ulaşmış kişi. epitomist (i.) özet çıkaran veya hulasa eden kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) özetlemek, hulasa etmek; temsil etmek, örnek teşkil etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). çok tiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. konuksever, misafirperver; açık fikirli, yeni fikirleri kabule hazır. hospitably z. misa firperverlikle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hastane; eski darülaceze.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., İng. bazı Londra hastanelerinde baş rahip.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. konukseverlik, misafirperverlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. hastaneye yatırmak. hospitaliza'tion i. hastaneye yatırma; A.B.D hastane sigortası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. misafir kabul etmez, konuk sevmez, misa- fir sevmez; barınak olmayan (yer). inhos- pitably z. soğuk davranarak. inhospitableness i. misafir sevmezlik, soğuk muamele.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. misafir sevmezlik, soğuk muamele.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. R ). Dikenli olduğu için akrebe benzetilip bu isimle adlandırılmış lezzetli bir balık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scorpionfish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scorpion fish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Araba tekerleğinin çemberini teşkil eden ağaçlardan her biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yılan yastığına benzer bir Amarikan bitkisi, (bot.) Arisaema triphyllum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. L. Fr.). 1. Müşteri seyyâresl, gezegeni. 2. Eski Rumlar’ın en büyük tanrısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jupiter. jove. zeus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jupiter. jupiter erendiz. müşteri.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eski Romalıların baş tanrısı, Jüpiter; Jüpiter gezegeni, Erendiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Sermaye.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. capital

tic. sermaye

Bir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capital. capital sermaye. anamal. başmal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capital , fund.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). 1. Sermaye sahibi. 2. Kapitalizmi benimseyen kimse.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. capitaliste

ekon. anamalcı

1. Üretim araçlarını özel mülkiyetinde bulunduran kimse. 2. Anamalcılık düzenini benimsemiş kimse.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capitalist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capitalist. capitalistic. moneyed man. plutocrat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Sermaye sahiplerinin, sermayelerini serbest olarak işletmelerine imkân veren iktisadi sistem.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. capitalisme

ekon. anamalcılık

Anamala dayanan ve kâr amacı güden üretim düzeni.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capitalism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capitalism. capitalism anamalcılık.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capitalism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Dolgusu yer yer dikişle bastırılmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quilted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quilted. padded. upholstered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quilted. tufted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Fr.). Bir ülkede yabancılara verilen İmtiyazlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capitulation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capitulation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Karbit.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calcium carbide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carbide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carbide. calcium carbide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carbide lamp. acetylene lamp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

ngilizce cockpit "Uçakların ön tarafında pilot ile uçuş teknisyeninin bulunduğu, uçağın yönetildiği özel bölüm." anlamındaki bu söz için pilot kabini karşılığı önerilmiştir.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. cockpit

pilot kabini

Uçakların ön tarafında pilot ile uçuş teknisyeninin bulunduğu, uçağın yönetildiği özel bölüm.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cockpit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cockpit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lipid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lipid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. alçak sesli, pes sesli; heyecansız; az meyilli (çatı).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Teletekst sayfalarını hafifçe sıkıştırarak, TV görüntüsü ya da video kaynağının aynı anda gösterilmesini sağlayan Çift Sayfa Teletekst ve PIP’in birleşimi.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yürek gibi hızlı çarpmak, nabız gibi atmak heyecandan titremek. palpita'tion i. çarpıntı, halecan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. incirkuşu, zool. Anthus red throated pipit kızıl gerdanlı incirkuşu, zool. Anthus cervinus. tawny pipit kır incirkuşu, zool. Anthus campestris.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eski-püskü (şeyler).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ses taklidi). Hafif ve yavaş sesi ifade eder ve art arda yahut çıt edatiyle beraber kullanılır: Pıt pıt yürüyerek geldi. Çıt-pıt yok = Hiç ses sada ve gürültü yoktur.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ted, -ting) çukura yerleştirmek; çukurlaştırmak; ufak çukurlarla doldurmak; dövüş meydanına çıkarmak (horoz); bir birine karşı kışkırtmak; çekirdeklerini çıkarmak; tıb. geçici olarak çukurlaşmak. pit one against another birbiriyle mücadeleye sokm

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şeftali gibi etli meyvaların çekirdeği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çukur; hendek şeklinde tuzak; cehennem; horoz dövüştürülen yer; anat. koltuk altı gibi çukur yer, koltuk altı; çiçek bozuğu gibi ciltte kalan küçük çukur; düz bir satıh üzerindeki girinti veya çukur; İng. tiyatroda parter ile orkestra arasındaki ye

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ses taklidi). Hafif sesleri ifade eder.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z., i., f. birbirini takip eden vuruşlarla; i. hafif hafif çarpma; f. hafif hafif çarpmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. zift, kara sakız; bazı ağaçlardan çıkan çamsakızına benzer bir madde; f. ziftlemek, ziftle kaplamak. pitch pine çıra; çıralı çam as black as pitch simsiyah, zift gibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. atmak, flrlatmak; kurmak (çadır); müz. tam perdesini vermek; düşmek, birdenbire düşmek; den. baş kıç vurmak (gemi); ( beysbol) atıcı vazifesini görmek; karar vermek; sendelemek; aşağıya meyletmek. pitch in k.dili beraber çalışmak; girişmek. pitch in

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. alçalma veya yükselme açısı; en üst veya alt derece; (vida) adım; atım, atış; atılan şey; den. geminin baş kıç vurması; meyil, eğim; müz. perde; işportacının tezgâh yeri; A.B.D., k.dili satış taktiği. pitch accent dilb. ses tonu ile vurgulama. pitc

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu işlev, çalma hızının hassas biçimde değiştirilmesine olanak tanır ve örneğin, enstrümanların akordunun yapılmasında kullanılır. Çalma süresi, kalite kaybı olmaksızın azaltılabilir ya da uzatılabilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yazı tura atma oyunu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. simsiyah.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. uranyum ve radyumlu maden cevheri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. zifiri karanlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D. testi, surahi, ibrik; maşrapa; bot. ibrik şeklinde yaprak. pitcher plant bot. yaprakları ibrik şeklinde olan bitki. Little pitchers have big ears. Ço- cukların kulağı delik olur.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (beysbol) topu atan oyuncu; bir cins golf sopası. pitcher's mound (beysbol) atıcının durduğu tümsek yer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. saman tırmğı; f. saman tırmığı ile savurmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i.,( argo) seyyar satıcı, işportacı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gevrek ve camsı volkanik kaya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. zift gibi; karanlık, kasvetli, kara. pitchiness i. ziftli oluş; karanlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. merhamet uyandıran, acınacak halde olan, hazin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gizli tehlike veya güçlük; tuzak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. yumuşak ve süngerimsi doku; bot. birtakım ağaçlarda gövde veya dalın içindeki yumuşak öz; zool. kuş tüyünün yumuşak özü; kemik iliği; öz, cevher kuvvet, ruh; f. hayvanı omuriliğini kesmek suretiyle öldürmek; omuriliği veya beyni tahrip etmek;

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. evrim teorisinde insanla maymun arasında olduğu farzolunan insan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. özlü, özü çok; kuvvetli, etkileyici, tesirli, az ve öz. pithily z. kuvvetle, etkileyici olarak. pithiness i. kuvvet, etkileyici oluş, tesir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. acınacak halde olan, merhamet uyandıran, acıklı. pitiably z. acınacak halde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. merhamet uyandıran, acınacak halde olan; değersiz, aşağılık. pitifully z. merhamet uyandırarak. pitifulness i. acınacak hal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. merhametsiz, taş yürekli, kalpsiz. pitilessly z. merhametsizce. pitilessness i. merhametsizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hafif ve süratli hareketi tasvir ve taklid ederek, art arda kullanılır: Pıtır-pıtır yürüyordu. Çıtır-pıtır yümek = Nazlı nazlı, hafif kırıtarak yürümek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ses taklidi). Hafif ve düzgün sesi ifade eder: Dutlar pıtır pıtır dökülüyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Fars. petgîrden). Kıldan elek.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Koyu pembe renkli bir bahar çiçeği.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Pıtırtı etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to patter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Pıtırtı ettirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hafif gürültü, ince patırdı: Yaprakların pıtırtısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patter. pattering sound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. maden ocağı işçisi; krank mili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

python.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a metal spike with a hole for a rope; mountaineers drive it into ice or rock to use as a hold.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a long-nosed, spike shaped, piece of metal driven into cracks for protection or aid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A metal spike that is hammered into a crack for use as protection or an anchor A staple of early climbers, they are not widely used anymore Also known as pins.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A solid or folded metal spike driven into a crack in a rock to form an anchor Climbing and SRT Ref JJ. n a long-nosed, spike shaped, piece of metal driven into cracks for protection or aid. metal loop climbers screw into rock to run rope through for safet

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dağcılıkta kullanılan madeni mıh, piton.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Resim mevzuu olmaya uygun manzara.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. pittoresque

resimsi

Durumu ve görünüşü resim konusu olmaya değer (görünüş).


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

picturesque.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Estetik etkiyi matematiksel düzen bağıntılarıyla değil de, doğadaki gibi bir rastlantısallıkla elde etmeye çalışan her tür sanatsal tutumu niteler. 18.yy. İngiliz bahçe tasarımı, Yakın Çağda Pitoresk tutumun ilk örneklerini vermiştir. Bu dönemde doğanın Baroktaki gibi geometrik biçimde düzenlenmesi yadsınıp doğal öğeler kullanılarak “düzenlenmemiş”, “el değmemiş” doğa izlenimi yaratacak bahçeler oluşturulmaya çalışılmıştır. Aynı tutum hemen hemen zamandaş olarak resim sanatında da görülür. Bu anlayıştaki resimler doğayı bir yandan “olduğu gibi” yansıtmaya çabalarken öte yandan da onu “yabani” olmaktan uzaklaştırmışlardır. Dolayısıyla pitoreski Romantizmden bağımsız düşünmek olanaksızdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Fazlaca, kırmalı. 2. Bir bitki takımı. Pıtrak gibi = Dallardaki meyvelerin çokluğu ifade için kullanılır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. az miktarda gelir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hızlı ve hafif patırtı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tıb. balgam salgılayan; biyol. sümüksü. pituitary gland, pituitary body hipofiz guddesi. pituitous s. balgama ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. acıma merhamet, şefkat; acınacak şey; f. acımak, merhamet etmek. feelpity for acımak. for pity's sake Allah aşkına out of pity merhameten, acıyarak. take pity on merhamete gelmek. What a pity! Ne yazık! Vah vah!

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. acele, telâş; acelecilik. precipitant s., i. acele giden; acele yapılmış; i. kimyasal veya mekanik çökelme yapan bir madde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. zamanından önce meydana getirmek; yüksek bir yerden aşağı atmak; acele ettirmek, hızlandırmak; kim. tortusunu ayırmak, teressüp ettirmek, çökeltmek; meteor. (yağmur veya kar şeklinde) yere düşmek, yağmak; fiz. buharı teksif etmek; yüksek yerden aş

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. tortu, çöküntü, rüsup; s. aceleci; baş aşağı düşen veya akan; düşüncesiz; acele ile yapılmış; birdenbire gelen veya olan, ani. precipitately z. acele ile, telaşla. precipitateness i. acelecilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dik, sarp; uçurum gibi, uçurumlardan ibaret; atılgan, aceleci. precipitously z. baş aşağı olarak; aceleyle, telâşla. precipitousness i. baş aşagı oluş; telaş, acele.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. teskin etmek, yatıştırmak; teveccühünü kazanmak; tövbe etmek. propitiable s. yatıştırılabilir, teskini kabil; teveccühü kazanılabilir. propitiative s. yatıştırıcı; tövbe eden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. öfkesini yatıştırıp teveccühünü kazanma; tövbe etme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uygun, elverişli, ümitli; merhametli, cömert, lütufkar. propitiously z. uygun bir şekilde. propi- tiousness i. lütufkârlık; ümit vericilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mimber, kürsü; vaizler sınıfı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) özetlemek. recapitula'tion (i.) özet. recapitulatory (s.) özetleyici.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. mühlet, tehir, geçici olarak erteleme; huk. idam hükmünün infazını geçici olarak erteleme; dinlenme vakti, tatil, paydos; alacaklının borçluya tanıdığı zaman; f. mühlet vermek, tehir etmek ertelemek .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Doğru yoldan çıkarmak, şaşırtmak. 2. Azdırmak: Şeytan iyi adamları bile sapıtabilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to go off one's head. to talk nonsense. to lead astary. to go astary. to go nuts. to lose one's bearings. to drivel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to go nuts. to go crazy. to talk nonsense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kendini zavallı hissetme, kendi kendine aclma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ebedi baki daimi. sempiternity i. ebediyet, sonsuzluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) beklenmedik şeyler bulma şansı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (argo). Ökçesiz ve arkalıksız terlik.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. (-ted, -ting) şiş; coğr. dil; f. şiş saplamak; meç saplamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (spit veya spat, ting) i. tükürmek; çiselemek, serpelemek, atıştırmak, serpiştirmek; tükürük gibi saçmak; tükürük saçar gibi ses çıkarmak; i. tükürük; bazı böceklerin salyası; çisenti, serpinti. spit and polish k.dili. aşırı intizam. spit it out söy

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çiğnenip top haline getirilen kağıt; (beysbol) bir çeşit top atışı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. ortasından yarılıp ızgarada pişirilmiş yılanbalığı; f. balık veya kuşu ortadan bölüp ızgarada pişirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. garez, kin; üzüntü; f. kindarlık etmek, inadına yapmak kahretmek. to spite his face nispet vermek için. in spite of rağmen; inadına, hiçe sayarak, kale almayarak. out of spite inadına, kötülüğünden. spite fence hiç bir işe yaramayan, inat içi

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. garezkar kinci, hain, nispet veren. spitefully z. haince. spitefulness i. garezkârlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili. çabuk öfkelenen kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tükürük, salya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tükürük hokkası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Pomeranya köpeği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fixing. fixation. determination.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

establishing. fixing. determination.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fixing. fitings making sth fast. stable or secure. setting. establishing. determining. determination. fixation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to determine. to fix. to make sth fast. to set. to establish. ascertain. clamp. confirm. immobilize. pin. state.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Küçük bahçıvan kazması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Tirpit.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kebapçı, döner çeviren kimse; eskiden ayak değirmenini çevirmekte kullanılan köpek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. alçaklık, ahlaksızlık, kötücülük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. acımasız, amansız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

velocipede.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Kuzey Amerika'ya özgü iri geyik, zool. Cervus canadensis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by