Piyasaya Göre Ayarlama ne demek? | Piyasaya Göre Ayarlama anlamı nedir? | Piyasaya Göre Ayarlama

Piyasaya Göre Ayarlama anlamı nedir?

Piyasaya Göre Ayarlama ne demek?

Piyasaya Göre Ayarlama anlamı nedir?

Piyasaya Göre Ayarlama | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: piyasaya gore ayarlama

Finansal Terim

(Marking to the Market)

Vadeli işlem sözleşmesinde pozisyon alındığı tarihten itibaren cari uzlaşma fiyatı ile bir önceki gün piyasada oluşan uzlaşma fiyatı arasındaki farkın, açık pozisyon sahiplerinin hesaplarına yansıtılmasıdır.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

research assistant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adjustment. calibration. tuning. tune-up. setting-up. fitting. standardization. arrangement. regulation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

regulation. adjustment. gauging.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adjustment. regulation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

1. Ölçünün Aletlerini tam doğru ölçmelerini sağlayacak şekilde düzeltmek. 2. Makinelerin doğru çalışmasını sağlayacak şekilde yapılan düzeltme fiili: Rot ayarı, fren ayarı. 3. İşleri birbiriyle çatışmayacak şekilde düzenlemek. Fiyat ayarlamak = Eşyanın fiyatları arasında orantı sağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collimate. assay. adjust. regulate. calibrate. tone. trim. standardize. arrange. budget. draw up. fix up. gear. justify. lay on. measure. proportion. reset. scale. set. square. syntonize. time. tune.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adjust. arrange. contrive. coordinate. key. modulate. regulate. wangle. to adjust. to tune. to regulate. to fix. to set. to fix sb up. to supply. to get. to lay sth on. to chat up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adjust. calibrate. to regulate. to fix. to set. to adjust. to assay. to test. to gauge. to arrange. to put in order. calculate. condition. correct. focus. key. scale. secure. shape.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

En güçlü sinyallere sahip kanalları seçer ve frekans sırasına göre hafıza düğmelerine atar. RDS’li setlerde AF devreye sokulduğunda bu işlev, en güçlü sinyalleri, Program Tanımlama kodlarına göre artan sırada düzenler.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

MiniDisc için Dijital Seviye Ayarı, en iyi seviye kontrolü için hassas ayarlamalara olanak verir. Doğrusal, logaritmik ve sinüs çalıştırma yapılabilir. Ses seviyesi, MiniDisc’e dijital olarak kayıt yaparken kalite kaybı olmaksızın yükseltilebilir ya da alçaltılabilir. Ayrıca kısılma ya da kısıktan yükselme efektleri kullanılabilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(e.) (görmek fiilinden). Nazaran, tatbikan, tevfikan, bakılırsa, kalırsa, nisbeten, itibariyle gereğince mûcibince: Büyüklüğüne göre, büyüklüğüne nazaran, büyüklüğü itibariyle, bana göre: Bence, bana kalırsa. Herkes iktidarına göre = İktidarı nlsbetinde. İşittiğime göre = Duyduğum gibi, Osm. mesmOStıma nazaran. Aldığı emre göre = Aldığı emir gereğince. Zamaneye göre = Zaman gereğince.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

according to. in respect of. accordingly. with respect to. in accordance with. for all. pursuant. in pursuant of. pursuant to. by the side of. than. inasmuch as. according as. according to. to. by. for. after. considering. as regards. accord. per.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

according to. as to. in respect of. relative. according. according as. as per. by. considering. for. in. upon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chit , brat , brat , cheeky little miss , saucy little miss , hussy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) kan, pıhtılaşmış kan; (f.) boynuzla yaralamak .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) peş, üç köşeli parça (kumaş); (f.) kumaşı bu şekilde kesmek; peş koymak .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relative bağıl. izafi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relative. notional.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

comparative. relative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relativity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Görünüş, gösteriş, manzara, dış görünüş: Bu binanın göreği güzel.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

comparative. relative. relative bağıntılı. izafi. nispi. rölatif.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relativity bağıntılılık. izafiyet. rölativite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relativity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Dum ağacı, Hind hurması. 2. Bu ağacın zamkı, Mısır mumyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), insanların birbirine bakarak yaptıkları şey, İdet, usul, alışılmış olan tarz, hareket: Göreneğe tlbi olmak: Düğün masrafları hep görenek bellsıdır. 2. Görgü, tecrübe, görgü ile kazanılan malûmat: Göreneksiz adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

custom. observance. routine. usage. use. tradition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

custom. usage. practice. tradition. experience. unwritten law. manner. observance. empical. traditional. sanction by usage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conventionalism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conventional. customary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.) (y. k.). Vazife.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

duty. mission. job. work. function. service. part. assignment. commission. appointment. billet. business. charge. devoir. employment. incumbency. office. piece of work. position. situation. stint. task. workings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appointment. assignment. commission. duty. function. job. office. onus. part. place. position. post. service. task.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

task. duty. function. office. administrative function. assignment. bailiff. billet. business. cakewalk. charge. commission. employment. incumbency. job. jurisdiction. onus. part. place. portfolio. position. business position. role. service. station. stint

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

functionalism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

co worker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be entrusted with a task. to be charged with a duty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entrusting. employment. commission.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

delegation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entrust. employ. place. give work. commission. deploy. draft. draught. draw out. elect. instruct. post. set on. station.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charge. commission. designate. employ. to commission. to charge. to employ.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to charge sb with a duty. to entrust sb with a task. charge. nominate. warrant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be assigned duty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Vazifeli, görevi olan, vazifedar, memur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on duty. employee. attendant. functionary. incumbent. office-bearer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attendant. officer. official. charged. employee. in charge. on duty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charged. assigned. appointed. on duty. commissional. commissioned. functionary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nonjurisdiction. lack of jurisdiction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

security guard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

security employees / guard / man / officer. security guard. security man. security officer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

VCR’ı kurmanın ve ayarlamanın inanılmaz kullanıcı dostu bir yöntemidir. Talimatlar ekranda gösterilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Taşınabilir radyolarda istasyonların kaydedilmesini sağlayan basitleştirilmiş bir yöntemdir. İstasyonlar, kayıt işleminin tamamlandığını belirtilen bir bip sesi duyulana kadar hafıza düğmesine basılarak hafızaya alınır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

TV ilk kez açıldığında, ekranda çıkan mesajlar, kullanıcıya TV’sinin tüm alınan kanallara göre ayarlanmasını isteyip istemediği sorulur. Evet yanıtı verilirse, tüm kanallar otomatik olarak ayarlanır. Hayır yanıtı verildiğinde, kullanıcı tek tuş ayarlama ya da el ile ayarlama işlevini kullanabilir.

Teknolojik Terim by

Finansal Terim

(Marking to the Market)

Vadeli işlem sözleşmesinde pozisyon alındığı tarihten itibaren cari uzlaşma fiyatı ile bir önceki gün piyasada oluşan uzlaşma fiyatı arasındaki farkın, açık pozisyon sahiplerinin hesaplarına yansıtılmasıdır.


Finansal Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. milâttan altı yüzyıl evvel yaşamış Yunan filozofu Pitagor'a ait; i. Pitagor taraftarı kimse. Pythagoreanism i. Pitagor tarafından öğretilen ruh göçü felsefesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

government health official.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Uygun düğmeye bastığınızda TV otomatik olarak kendini ayarlar.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Gerçeği önceden görebilen.

İsimler ve Anlamları by