Plutok.yum ne demek? | Plutok.yum anlamı nedir? | Plutok.yum

Plutok.yum anlamı nedir?

Plutok.yum ne demek?

Plutok.yum anlamı nedir?

Plutok.yum | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: plutok yum

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Aktinit grubundan radyoaktif bir eleman.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Bu isim her şeyin bir varlık olarak durabilmesi için neye ihtiyacı varsa onu veren, gökleri, yeri ve her şeyi tutan, baki, kaim Allah’ın kulu. - Kayyum, Allah’ın isimlerindendi. (bkz.el-Kayyum).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Y. kimya). Atom ağırlığı 227 olan bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L.). Su hayvanlarını veya bitkilerini besleyebilecek şekilde yapılmış cam su kabı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aquarium. fish tank.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aquarium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

ELEMENTLER

Simgesi: Al

Atom Numarası:13

Kütle Numarası:26,982

Yoğunluk:2,702g/cm3

Erime Sıcaklığı:660 °C

Kaynama Sıcaklığı:2519 °C

Dayanıklı, kolay işlenebilen ve hafif bir element olması nedeniyle elektrik hatlarında ve endüstrinin diğer alanlarında yararlanılır.

Alaşımları, uçak ve roket parçaları yapımında kullanılır.


ELEMENTLER by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aluminum. aluminium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aluminium. aluminum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aluminium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bauxite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Atom ağırlığı 241 olan ve sunî olarak elde edilen bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. kimya). Amonyaklı tuzlarda maden rolü oynayan bir halita kökü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Küçük org, salon orgu. Piyanoya benzer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fish eggs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fishpool fish return. spawn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. kimya). Ba senbolü ile gösterilen bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

barium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

barium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Zümrüt gibi bazı taşların bileşiminde bulunan bir elemandır. Be senbolü ile gösterilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Aktinitlerden, atom ağırlığı 244 olan radyoaktif bir eleman. Bk senbolü ile gösterilir.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bakkaldan veya marketten yumurta alırken kabuğunun rengi sizin için önemli mi, bu konuda bir tercihiniz var mı? Sizce kabuk renkleri farklı olan yumurtaların içleri de besin değeri olarak farklı olabilir mi? Tavukların niçin bazılarının yumurtaları beyaz da bazılarının açık kahverengi?

Bu konuda iki zıt ama ikisi de yanlış olan görüş var. Kabuktaki beyaz rengin, yumurtanın ideal oluşumunu tamamladığını gösterdiğini, bunun dışında bir renk değişiminin kalitede düşüş anlamına geldiğini iddia edenlerin yanı sıra kabuğun rengi ne kadar koyu ise besin açısından da o kadar değerli olduğunu ileri sürenler de var. Genellikle Avrupa ülkelerinde kahverengi yumurtalar makbul sayılırken ABD’de durum tam tersidir.

Oysa her iki görüş de yanlıştır. Besin değeri, lezzet ve pişme karakteristikleri bakımından her iki renk yumurtanın da içi aynı değerdedir. Her iki yumurtada da aynı miktarda protein, mineral ve vitaminler (C vitamini hariç) vardır. Tabii tavuğun yediği yemin kalitesi de belirli farklar yaratabilir.

Yumurtanın içi değil de kabuğunun rengi ile haklı olarak ilgilenenler sadece onları paketleyenler ve satanlardır, çünkü bir pakette hep aynı rengin olması müşteri tarafından tercih edilmektedir.

Tabiatta yaşayan hayvanların yumurtalarını renkli veya koyu renkte hatta gölgeli ve çizgili şekilde yumurtlamalarının ana nedeni, bu yumurtaları yemek isteyen düşmanlarına karşı kamuflaj yaparak neslin devamını sağlamaktır.

Yumurtaların kabuklarının renklerini, tavuğun kökenine, atalarının yaşadığı yerlere bağlayanlar da var. Bu görüşe göre Asya kökenli tavukların yumurtaları kahverengi, Akdeniz kıyıları kökenlilerin ise beyaz oluyormuş.

Daha çok kabul gören bir diğer görüşe göre ise beyaz kabuklu yumurtalar beyaz ibikli ve kulak memesi beyaz olan tavuklar tarafından yumurtlanıyormuş. İbik ve kulak memesi kırmızı olanlar ise kahverengi kabukları olanları yumurtluyormuş.

Kabuğu hangi renk olursa olsun işte size yumurta ile ilgili bazı faydalı bilgiler: Yumurtayı haşlayıp haşlamadığınızı unuttunuz. Masanın üstünde fırıldak gibi döndürün. Eğer hemen duruyorsa taze yani pişmemiş, biraz daha uzun süre dönmeye devam ediyorsa içi katı yani haşlanmış demektir. Yumurtanın tazeliğini merak ediyorsanız suya koyun, taze ise suda batacak, bayat ise yüzecektir.

Yumurtada hemen hemen hayati tüm vitaminler vardır. Bulunmayan tek vitamin C vitaminidir. Yumurtanın besin değeri yüksek olan kısmı sarısıdır. Akı ve sarısı karıştırılarak, omlet gibi pişirilen yumurtalarda, aktaki bazı maddeler sarıdaki vitaminlerin bir kısmının etkilerini yok ederler.

Kalori açısından et ve süt ile mukayese edildiğinde 55 gramlık bir yumurta, 40 gram yağlı sığır etine veya 100 gram yağlı süte eşdeğerdedir.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Büyümek işi. Büyümüş, terbiye olunmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

growth. development. increase. growing. enlargement. expansion. accretion. accrual. augmentation. juvenescence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buildup. expansion. extension. growth. sprawl. development.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

growth. growing up. development. accretion. accrual. augmentation. enlargement. expansion. extension. growing. increase. upgrowth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

growth rate. rate of growth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Büyüme fiili. Büyük olmak, hacim ve değeri artmak: Üstüne bir kat daha çıkılınca ev hayli büyüdü. 2. Gelişmek, boybos salmak: Bu ağaç büyüdü. 3. Yaşlanmak, yaşı ilerlemek, kocamak: Onun çocuğu büyüdü. 4. Boy atmak, uzamak: insanlar ekseriya on sekiz yaşına kadar büyüyüp sonra bir kararda kalırlar. 5. Rütbe, makam ve itibarca yükselmek: Siz büyüdünüz artık, bizimle görüşmeye tenezzül etmezsiniz. 6. Genişlenmek, bollaşmak, tevessü etmek: Oda, bahçe, havuz büyüdü. 7. Şiddet, kuvvet ve ehemmiyet kesbetmek, şiddeti artmak: Kavga büyüdü. 8. Çoğalmak, tekessür etmek: Serveti çok büyüdü. 9. Terbiye olunmak: İnsan nerede büyürse oranın ahlâkını alır. Dağda büyümek = Terbiyesiz ve kaba olmak. Göze büyümek = Izâm olunmak, çok ehemmiyet verilmek, zor gelmek: Nasılsa bu iş sizin gözünüzde çok büyüdü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grow. grow up. increase. extend. enlarge. greaten. accrue. augment. bulk. expand. flourish. hatch. outgrow. shoot up. swell. wax.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

develop. enlarge. expand. grow. thrive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to grow (up. to become large. to become more important. augment. enlarge. grow. grow out. grow up. increase. sprout. swell. wax.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Card bus, bellek sürücülerinin ve diğer çevre birimlerinin, bir bilgisayara entegre edilmesini sağlayan standart bir arayüzdür. Card bus, PCMCIA biçiminin geliştirilmiş halidir ve 32 bit/33 MHz bus-mastering uygulamalarına olanak tanımaktadır.

Teknolojik Terim by

Sağlık Bilgisi

Bir ila 4 yaşları arasındaki çocukların; geceleri 13, öğleden sonra da 2 saat olmak üzere, günde 15 saat uyumaları, sıhhatli büyümelerini sağlar. 5 ile 7 yaşları arasındaki çocuklara ise, geceleri 11-13 saat uyku yeterlidir. 8-14 yaşları arasında 9-11 saat; 15 yaşından sonra da 8 saat uyku yeterli gelir. 20 yaşını geçenlere 6-8 saat gece uykusu yeterlidir. Hiçbir hastalığı olmadığı halde normalden fazla uyumayı alışkanlık haline getirenlere aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Kurutulmuş patlıcan.

Hazırlanışı : Öğle yemeklerinde kurutulmuş patlıcan yenir.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Kısa süreli dil büyümelerinde aşağıdaki reçeteler kullanılır. 2-3 günde geçmeyen dil büyümesinde, doktora başvurmak gerekir.

Tedavi için gerekli malzeme : Nar kabuğu, şeftali, su.

Hazırlanışı : 1 bardak suya bir avuç nar kabuğu konur. 15 dakika kaynatılıp süzülür. Suyuna 3 su bardağı şeftali suyu ilave edilip, gargara yapılır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i. jeoloji). Nehirlerin en eski alüvyonlarına verilen ad.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. kimya). Atom ağırlığı 162,5 ve senbolu Dy olan bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

native born.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

born and grown up at. native. born and bred.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Doyma, kanma. Ar. şib’. 2. Kanaat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

satisfaction. satiety. orgasm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

satiety. satisfaction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Ganimet almış.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir defa doyacak miktar: Bir doyumluk ekmek. 2. Doymaya esas olan: Bu para doyumluk değil a. 3. Yağma, ganimet, çapul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insatiable. greedy. avid. grasping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

malcontent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insatiate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dissatisfaction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Maksimum kaydetme esnekliği için Sony HDD / DVD kaydediciler Dual RW uyumludur. Bu, DVD-RW, DVD+RW, DVD-R ve DVD+R disklerine kaydedebilecekleri anlamına gelir. Yenilikçi bir özellik; geniş kayıt ortamı seçimi ve PlayStation®2 ve bilgisayarlar dahil olmak üzere diğer DVD aygıtlarıyla uyumluluk sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Duyma, duyuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. psikoloji). Duymak işi. Bir tenbihin duyulabildiği en aşağı derecesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensation. sense. sensation ihsas.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensorial. sensory. sensuous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensorial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feel. to feel. to sense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. psikoloji) (uyd. k.). Dış varlıkların tesirlerine, bilhassa hissi tesirlere karşı ilgisizlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apathy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sb feel sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

DHR-1000, adaptör kullanılmasına gerek olmadan DV ya da MiniDV kasetler kullanabilirler. Kasetin boyutu otomatik olarak belirlenir ve makara tablası konumu buna göre ayarlanır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Geri doğru uyumluluk, aygıtların eski kuşak biçimlerle çalışabilmesini tanımlayan bir terimdir. DVD Video oynatıcılar, DVD’lerin yanı sıra ses CD’leri ve Video CD’ler de oynatabilmektedirler.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Y. anatomi). İç zarların dış tabakası: Geniş ağız, mide gibi iç boşluklar epitelyumla kaplıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. kimya). «Er» senbc‘ü ile gösterilen bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. kimya). Eu senbolü ile gösterilen bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(Fin bilgini Gadolin’in adından) (i. kimya). Atom ağırlığı 157,3 olan ve Gd simgesiyle gösterilen bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. kimya). Atom ağırlığı 72,5 olan ve «Ge» senbolüyle gösterilen eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Senbolü Hf, atom ağırlığı 178,3 olan bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Piyanoya benzeyen ve körüğü ayakla işletilen küçük org. (bk.) Armonyum.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). He senbolüyle gösterilen bir eleman. Gaz halindeki bu eleman, hafifliği dolayısıyle balon doldurmakta kullanılır.

Türkçe Sözlük by

ELEMENTLER

Simgesi: He

Atom Numarası: 2

Kütle Numarası: 4,0026

Yoğunluk: 0,179 g/cm3

Erime Sıcaklığı: -272,2 °C

Kaynama Sıcaklığı: - 268,93 °C

Tüm elementler arasında, kaynama noktası en düşük olan elementtir.

Yanıcı olan hidrojene göre çok daha güvenli bir gaz olduğundan balonlarda kullanılır.


ELEMENTLER by

Türkçe - İngilizce Sözlük

helium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

helium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. L.). Ho senbolüyle gösterilen bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu özellik, makinenin fotoğrafçılık çok yönlülüğünü ve yaratıcılığını artırmak için isteğe bağlı objektiflerin ya da filtrelerin eklenmesine izin verir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. L. kimya). İn senbolü ile gösterilen, atom ağırlığı 114,8 olan bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. kimya), ir senbolü ile gösterilen, atom ağırlığı 193,1 olan bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. kimya). Senbolü Yb, atom ağırlığı 173,5 olan bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. kimya). Senbolü Y, atom ağırlığı 88,93 olan bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. kimya). Cd senbolü ile gösterilen, 8,6 yoğunluğunda eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «California» adından). Cf senbolü ile gösterilen radyoaktif bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. L. kimya). Ca senbolü ile gösterilen, 1,55 yoğunluğunda bir eleman.

Türkçe Sözlük by

ELEMENTLER

Simgesi: Ca

Atom Numarası: 20

Kütle Numarası: 40,078

Yoğunluk: 1,55 g/cm3

Erime Sıcaklığı: 842 °C

Kaynama Sıcaklığı: 1484 °C

Doğada hiçbir zaman serbest olarak bulunmaz.

Kireçtaşı, en yaygın olarak oluşturduğu bileşiktir.

Kalsiyum bileşikleri olan çimento, alçı ve kireç yapı malzemesi olarak kullanılır.


ELEMENTLER by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calcium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calcium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calcium carbonate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (cambria bölgesinin adından). En eski jeolojik kat. Omurgasız fosiller bu katta görünmeye başlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hard boiled egg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kıyâm» dan imüb.). Zâtiyle var olan, ezelden ebede kadar var olan Tanrı (Esmây-ı Hüsnâ’dan yani Allah’ın 99 adından biridir) (kayyum yerine kayyim demek yanlıştır, bk. Kayyim).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

caretaker of a mosque. trustee. administrator. curator. holder on trust. lay clerk. receiver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) 1.Gökleri, yeri ve herşeyi tutan. Herşeyin varlık sahibi olabilmesi için gerekeni veren. Allah’ın isimlerinden.

İsimler ve Anlamları by

Sağlık Bilgisi

Kemiklerin zamanla yumuşayıp, kırılabilir hale gelmesiyle ortaya çıkan bu hastalığa tıp dilinde osteomalasi denir. Nedeni, kalsiyum veya D vitamini eksikliğidir. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler kullanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Turp yaprağı, su.

Hazırlanışı : 4 bardak suya 1 avuç turp yaprağı konur. 5 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere birer kahve fincanı içilir.


Sağlık Bilgisi by

Yabancı Kelime

Lat.

konuşu

Bilimsel bir sorunu incelemek veya siyasi, ekonomik, diplomatik sorunları tartışmak için yapılan akademik toplantı.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i ince) (i. Colombie’ nın adından) (kimya). Niyobyum.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L.). Bir ülkeye maddî yardımda bulunmak maksadıyla iki veya daha çok ülkenin malî bakımdan anlaşması.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. consortium

ekon. şirketler birliği

1. Uluslararası kuruluşların ve bazı hükûmetlerin iktisadi ve mali yardımları yürütmek üzere oluşturdukları geçici yardım kurulu. 2. Köprü, yol, baraj vb. büyük projelerin gerçekleştirilebilmesi için birden fazla şirketin geçici olarak bir araya gelmesi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consortium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consortium. business on joint account. combine. syndicate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L.). Ölülerin yakıldığı yer.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. crématorium

yakmalık

Ölülerin yakıldığı yer.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crematorium. crematorium crematory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kurchatovium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Curie adından). Aktinitlerden, yapma olarak meydana getirilen, Cm senbolüyle gösterilen radyoaktif bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Altın ve gümüşten yapılma süs maddeleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Altın ve gümüşten süse ait şeyler yapan san’atkâr, Fars. zerger: Kuyumcu işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jeweller. jeweler. goldsmith.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

goldsmith. jeweller. jeweler.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

goldsmith. jeweller. jewel l er.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kuyumcu san atı, altın ve gümüşten süsler yapmak san’atı, Osm. zer-gerlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jewellery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jewellery. jewelry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the work of a jeweller.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. İng ). Altı mantarlı yer muşambası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr. kimya). Li senbolü ile gösterilen, 6,94 atom ağırlığında bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hard-boiled egg. hard boiled egg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hard-boiled egg. hard boiled egg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Paris’in eski adı Lutetia’dan) (kimya). Lu senbolü ile gösterilen bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Manisa’nın eski adından) (kimya). Senbolü Mg olan hafif bir eleman.

Türkçe Sözlük by

ELEMENTLER

Simgesi: Mg

Atom Numarası: 12

Kütle Numarası: 24,305

Yoğunluk: 1,738 g/cm3

Erime Sıcaklığı: 650 °C

Kaynama Sıcaklığı: 1090 °C

Çok parlak, beyaz bir alev çıkararak yanması nedeniyle, tek kullanımlık fotoğraf makinesi flaşlarında kullanılır.

Hafif bir element olduğu için, hava taşıtlarının yapı malzemelerinden biridir.


ELEMENTLER by

Türkçe - İngilizce Sözlük

magnesium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

magnesium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

magnesium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

magnesium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

epsom salts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

epsom salts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. psikoloji). Görünüşe göre, sahip olduğu tabiatüstü kuvvetler sayesinde, ruhlardan haber alma gücüne sahip olan şahıs.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Cyber-shot® fotoğraf makinesi, dijital fotoğraflar ve MPEG filmler için 1 GB’a varan alan sağlayan Memory Stick PRO™’yu, isteğe bağlı bir depolama ortamı olarak kullanabilirler.

Teknolojik Terim by

Yabancı Kelime

İng. millenium

binyıl

Bin yılı içine alan zaman dilimi.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. L.). Buhranlı devirlerde, bir ülke veya bölgede borçların bir kısmı veya tamamının ödenme mecburiyetinin bir müddet geri bırakılması.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. moratorium

ekon. erteletim

Çok bunalımlı dönemlerde bir ülkede, bölgede, bir bölüm veya tüm borçlardaki ödeme zorunluluğunun geri bırakılması.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. L.). Uranyumdan üretilen ve Np senbolüyle gösterilen radyoaktif bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L.). Uranyumdan üretilen ve Np senbolüyle gösterilen radyoaktif bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. kimya). Nb senbolü ile gösterilen bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L.). Konferans, ders, konser vermeye mahsus salon.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. auditorium

etkinlik merkezi

Konserlere, konferanslara elverişli dinleme salonu.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

auditorium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

auditorium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. L. kimya). Mavi renkte, Os senbolüyle gösterilen bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Oymak fiili ve tarzı, oyma. 2. Oyulmuş. Göz oyumu = Gözün yerleştiği oyuk. 3. (e.). Mükerrer olarak mübalağa gösterir. Oyum oyum oynak = Çok ve her tarafını oymak.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Oymak işi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Y. kimya). Senbolü Pd, yoğunluğu 11,9 olan, sert bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

easter egg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

easter egg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

easter egg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

easter egg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu özelliğe sahip kaydediciler, SCART üzerinden Pay-TV Dekoderlerine bağlanabilirler.

Teknolojik Terim by

Yabancı Kelime

Fr. planétarium

gök b. gökevi

Gök olaylarını yıldızların, güneş, ay ve gezegenlerin konumlarını, hareketlerini küresel bir kubbenin iç yüzeyinde, çeşitli araçlarla gösteren yapı, yıldızlık.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Aktinit grubundan radyoaktif bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). iktidarın zenginlerin elinde toplandığı hükümet şekli.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. ploutocratie

top. b. varsıl erki

Zenginler iktidarı, zenginlerin yönetimi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

podium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

podium. dais.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

podium. small platform. dais.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. kimya). K senbolüyle gösterilen 39,10 atom ağırlığında bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

potassium. kalium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

potassium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

potassium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

potassium hydroxide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

potassium nitrate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L ). Zafiyete uğramış kimselerin bakıldığı sağlık evi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. jeoloji). Yerin ilkel kabuğuna dayanan jeoloji sistemi.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Prostat bezi, idrar torbasının boynu ile idrar yolu başlangıcını çevreleyen ceviz büyüklüğünde bir guddedir. Yalnız erkeklerde bulunur. Prostat bezi, 50 yaşını geçen erkeklerde büyümeye başlayıp, rahatsızlık verebilir. Hastalığın belirtileri gecenin son kısmında idrara kalkmak, gündüzleri sık sık idrar yapmak, idrar yapmakta zorluk, idrarın yavaş yavaş akması, idrarın başında veya sonunda bir damla kan şeklinde görülür. Kesin tedavi ameliyatla gerçekleşir. Ancak tedavi maksadıyla aşağıdaki reçeteler uygulanabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Mazı, su.

Hazırlanışı : Dört bardak suya 2 tutam mazı konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere, birer çorba kaşığı içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i. kimya). Pa senbolüyle gösterilen, radyoaktif bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. kimya). Ra senbolüyle gösterilen radyoaktif bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

radium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

radium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. kimya). Rh senbolüyle gösterilen beyaz bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rhodium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. L. kimya). Rb senbolüyle gösterilen bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ru senbolüyle gösterilen bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Rusça, L.). Sm senbolüyle gösterilen az rastlanır bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L.). Veremlilerin tedavi edildiği hastahane.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sanatorium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sanatorium. sanitarium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sanatorium. convalescent home / hospital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. symposium

bilgi şöleni

Belli bir konuda çeşitli konuşmacıların katılımıyla düzenlenen bilimsel toplantı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

symposium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

symposium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. cerium) (kimya). Ce senbolüyle gösterilen bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dissonance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. kimya). Cs senbolüyle gösterilen bir eleman.

Türkçe Sözlük by

ELEMENTLER

Simgesi: Cs

Atom Numarası: 55

Kütle Numarası: 132,91

Yoğunluk: 1,873 g/cm3

Erime Sıcaklığı: 28,44 °C

Kaynama Sıcaklığı: 671 °C

Oda sıcaklığında sıvı olarak bulunur. Suyla çok etkin biçimde tepkimeye girer.

Fotoelektrik hücrelerde ve atom saatlerinde kullanılır.


ELEMENTLER by

Türkçe Sözlük

(I. L. kimya) Si senbolüyle gösterilen bir eleman.

Türkçe Sözlük by

ELEMENTLER

Simgesi: Si

Atom Numarası: 14

Kütle Numarası: 28,086

Yoğunluk: 2,33 g/cm3

Erime Sıcaklığı: 1414 °C

Kaynama Sıcaklığı: 2900 °C

Yerkabuğu kütlesinin % 26’sını oluşturur. Doğada çeşitli bileşikler halinde bulunur.

Silisyum bileşiği olan kum ve kil, yapı malzemesi olarak kullanılır.


ELEMENTLER by

Türkçe - İngilizce Sözlük

silicon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

silicon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. germance). Sc senbolüyle gösterilen bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Na senbolüyle gösterilen bir eleman.

Türkçe Sözlük by

ELEMENTLER

Simgesi: Na

Atom Numarası: 11

Kütle Numarası: 22,990

Yoğunluk: 0,971 g/cm3

Erime Sıcaklığı: 97,72 °C

Kaynama Sıcaklığı: 883 °C

Doğada en çok sodyum klorür (sofra tuzu) halinde bulunur.

Kağıt, cam, sabun, tekstil, petrol ürünleri ve metal endüstrisinde yaygın olarak kullanılır.


ELEMENTLER by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sodium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sodium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sodium bicarbonate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sodium bicarboante.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sodium phosphate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

caustic soda.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

caustic soda.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sodium carbonate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sodium nitrate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. solarium

güneşletici

Yapay yolla bronzlaşmayı sağlayan aygıt.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solarium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solarium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(il). Spor sahası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stadium. coliseum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stadium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stadium. sports stadium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. iskoçya’da Strontian yerinin adından) (kimya). Sr senbolüyle gösterilen bir elemen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), iplik sapı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Y. kimya). Tl senbolüyle gösterilen, tuzları ve bileşikleri zehirli bir eleman.

Türkçe Sözlük by

ELEMENTLER

Simgesi: Ti

Atom Numarası: 22

Kütle Numarası: 47,867

Yoğunluk:4,54 g/cm3

Erime Sıcaklığı:1668 °C

Kaynama Sıcaklığı: 3287 °C

Düşük yoğunluklu, hafif dayanıklı ve kolay işlenebilir bir metaldir.

Alaşımları, hava taşıtlarında ve füzelerde kullanılır.

Çelik kadar sağlam olduğu halde, ondan yaklaşık % 45 daha hafiftir.


ELEMENTLER by

Türkçe Sözlük

(i. L. kimya). Th senbolüyle gösterilen radyoaktif bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thorium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. kimya). Tu senbolüyle gösterilen bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Cyber-shot® U, şık ve zarif bir alüminyum gövdeye sahiptir ve yalnızca 87 gram ağırlığındadır. Hafifliği ve küçüklüğü (yalnızca 84,5 x 39,8 x 28,6 mm) harika tasarımını güçlendirmektedir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vowel harmony.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). U senbolüyle gösterilen radyoaktif bir eleman.

Türkçe Sözlük by

ELEMENTLER

Simgesi: U

Atom Numarası: 92

Kütle Numarası: 238,03

Yoğunluk:18,95 g/cm3

Erime Sıcaklığı: 1132 °C

Kaynama Sıcaklığı: 3927 °C

Ağır, radyoaktif bir metaldir.

Dünyanın çekirdeğindeki ısının kaynağını büyük oranda bu element oluşturur.

Nükleer yakıt olarak büyük önem taşır.

Atom bombası yapımında kullanılır.

ELEMENTLER by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uranium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uranium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Uyma, Ahenk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

congruity. unison. harmony. concordance. accordance. conformity. concord. accord. symphony. accommodation. balance. chime. coherence. coherency. concert. concinnity. congruence. consecution. consistency. consonance. keeping. proportion. rapport. rhyt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accordance. concord. conformity. consistency. harmony. tune. unison. accommodation. adaptation. accord. adjustment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

concinnity. accord. accordance. concert. congruity. consistency. consonance. harmony. match merging. observance. ramp. rhythm. taste. tune. cohesion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Bütünü meydana getiren ilgili öğelerin/parçaların kendi aralarındaki iletişimi. W. Kandinsky`e göre; “Armoni, kompozisyondur.” Müzikten ödünç alınan bu terim, resim unsurlarının tatmin edici veya hoşa gidecek biçimde düzenlendiği duygusunu dile getirir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Uyumak işi. (bk.) Uyumak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Uykuya varmak, uykuda olmak: Çocuk uyudu; siz geldiğinizde ben uyuyordum, mec. 1. Gafil olmak, gaflet uykusunda bulunmak: Herkes ilerliyor biz uyuyoruz. 2. (iş) Geri kalmak, tehir olunmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sleep. go to sleep. be asleep. rest. have rest. snooze. slumber. be inactive. doss. kip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kip. sleep. slumber. to sleep. to be asleep. to kip. to fall asleep. to go off. to go to sleep.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kip. sack in. zizz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

harmonious. harmonic. concordant. well-matched. deferent. symphonious. rhythmic. melodious. accommodating. canorous. coherent. compatible. conformable. congenial. congruent. congruous. consentient. consequent. consonant. deferential. elastic. respons.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amenable. matching. melodic. melodious. musical. harmonious. concordant. compatible. adaptable. well-adjusted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compatible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

harmoniousness. suppleness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

harmony.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compatibility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disagreable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

awkward. discordant. maladjusted. inharmonious. incompatible. not adaptable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dissonant. inadaptable. incongruous. inharmonious. square peg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disharmony. discord. discordance. maladjustment. clash. disparity. dissonance. divided counsel. inadaptability. incompatiblity. inconsistency. inconsonance. mismatch. unconformity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discord. discrepancy. disparity. dissonance. lack of harmony. disharmony. discordance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disharmony. dissonance. disunity. incongruity. incoordinate. incoordination.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. kimya). V senbolüyle gösterilen bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). T. Bezden yapılmış top, oyun topu. 2. Bir topa sarılmış veya sarılıp top olmuş iplik ve sicim vesaire: Bir yumak tire, ipliği yumak yapmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yıkamak, gasletmek: Elleri yumak. mec. El yumak = Vazgeçmek, münasebeti kesmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ball. clew. clue. coil. pellet. skein.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ball. ball.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bobble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sarıp top yapmak, yuvarlatmak. 2. Topa iplik sarmak, ipliği yumak yapmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Şişip yumru olmak: Mafsalları yumaklanmış.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Uğur, mutluluk. 2.Bereket.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) 1.Uğurlu, kutlu. 2.Kutsal, mübarek. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Kapamak: Gözleri, avucu yummak, mec. Göz yummak = Görmezliğe gelmek, Osm. müsamaha ve tegafül etmek. Ağzı açıp gözleri yummak = Çok hiddetlenerek bağırıp çağırmak. Göz yumup açıncaya kadar = Bir anda.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., (argo) lezzetli, tatlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Uğur, kut, mut, bereket, bahtiyarlık, Ar. sa’d, meymenet.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Sağ taraf.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Uğurlu, becerikli. İşi sağ eliyle gören. Kıyamet gününde kitabını sağ tarafından alacak olan. 2.Uğura ait, uğurla ilgili.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Yümni).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Yuvarlak şey, küme, tümsek, top, ur. Yamrı yumru = Tümsek ve çukurları çok, engebeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

protuberance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bump. knob. lump. nodule. tuber. round. globular. globuler. tumor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bump. hump. knob. lump. node. nodule. nub. protuberance. tumour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Küçük yumru. Dördüz yumrucuklar = (anatomi) Beyinle beyinci arasında bulunan dört kabartının adı. 2. Vebâ, tâun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Elin yumuluşu, kapalı elin aldığı şekil, Fars. muşt: Yumruğunu gösterdi. 2. Yumrukla vurma, yumruk darbesi: Bir yumruk vurdu, birkaç yumruk yedi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

biff. blow. box. buffet. fist. jab. plug. punch. thump.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bash. clout. fist. hit. punch. sock. buffet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

biff. buffet. clip. cuff. fist. jab. plug. sock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Yumrukla vurmak: Sıkıştırıp bir kere yumrukladı, şu yastığı yumruklayın. 2. Yumrukla yuğurmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

batter. batter down. biff. buffet. clump. fist. hit out. pommel. pound. pummel. punch. give smb. snuff. thump.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hammer. plug. pound. punch. sock. take a swing at.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yumru hâline gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Şişip ur gibi olmak, tümselmek, Osm. tahaddüb etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tümsek, ur gibi yuvarlak şey.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Yumuşak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Yumuşamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kapalı, şişip kapanmış: Yumuk göz. 2. Yumuşak, tonbul: Yumuk yumuk eller.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) 1.Açılmamış çiçek, gül goncası. 2.Uysal, sessiz, ağırbaşlı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kendi kendine kapanmak: Gözleri yumuldu. 2. (argo) Yemeğe hırsla, kabaca başlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. yemm). Yemmler, denizler, (bk.) Yemm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brat. urchin. child. naughty child. urchin esk. monkey. bubo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Veba hastalığının işareti olmak üzere koltuk altında veya kasıkta çıkar ur. 2. Veba. 3. mec. Öfke sırasında küçük çocuklara söylenir: Durmuyor yumurcak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Toplanıp yumru olmak, şişip ur olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kuşlar, böcekler, sürüngenler gibi yumurtlayan hayvanların doğurdukları tane ki, uygun şartları bulunca yavru hâline gelir: Yumurta sarısı, aki. 2. Erkeklik bezi: Koç yumurtası. 3. Tavuk yumurtası. 4. Çorap yamarken kullanılan tavuk yumurtası biçiminde kalıp. Balık yumurtası = Havyar. Yumurta patlıcanı = Yumurtaya benzer meyveler veren beyaz bir nevi patlıcan ki, yenmeyip, bahçe süsü olarak yetiştirilir. Kırmızı yumurta = Paskalya yumurtası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ovular. egg. ovi-. ovo-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curry. egg. ovum. spawn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

egg. egg flip eggnog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

egg white.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

albumen. white.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

egg white. glair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yolk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yellow. yolk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yolk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Canlılarda dişinin çıkardığı üreme hücresi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hatch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Canlılarda ve bitkilerde dişi üreme hücrelerini veren organ. 2. Rafadan yumurtayı içine oturtmaya yarar fincanımsı kap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ovarian. bursa. eggcup. gonad. ovary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ovary. anat. eggcup. egg cup.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eggcup. gonad.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Eğer köşeli olsalardı kenarları dayanıklılık açısından çok zayıf olurdu. İüphesiz böyle bir yumurtayı yumurtlamak da tavuk için bir işkence olurdu. Aslında dış yüzeyi en dayanaklı geometrik şekil küredir ama bu şekildeki bir yumurta da bulunduğu yerden yuvarlanıp gidince nerede duracağı belli olmaz.

Hemen hemen tüm kuş yumurtalarının bir tarafı daha yuvarlak diğer tarafı da daha incedir. Bu sekil, yumurtaların yuvada birbirlerine en yakın ve en az hava boşluğu bırakacak şekilde durmalarını sağlar. Böylece hem ısı kaybı önlenir hem de yuvadaki yerden en iyi şekilde faydalanılır.

Yumurta yuvarlanıp gittiğinde düz gitmez, ince tarafı üstünde dairesel bir yol çizer ve başladığı yere yakın bir noktada durur. Yani bu şekli ile yumurtanın düz bir yüzeyde yuvarlanarak kaybolup gitmesi mümkün değildir. Asıl önemlisi bu şekli ile yumurtanın kuştan veya tavuktan daha rahat çıkmasıdır. Genel tahminin aksine yumurtanın yuvarlak yani daha geniş tarafı önce çıkar. Hem bunu hem de yumurtanın her iki tarafındaki farklı şeklini sağlayan yumurtanın çıkış yolu üzerindeki kaslardır.

Pek alakasız gözükse de tavuğun içinde yumurtanın oluşmaya başlayabilmesi için önce güneş ışığının veya yapay bir ışığın tavuğun gözüne çarpması gerekir. Böylece göz yolu ile uyarılan tavuğun hipofiz bezi bir hormon salgılar. Bu hormon kan dolaşımına girer ve bu yolla yumurtalığa taşınır.

Hormon burada bulunan binlerce yumurtadan birinin içine pirer ve o yumurtanın aniden çok hızlı bir şekilde büyümesini sağlar. Önce yumurta sarısı meydana gelir ve yumurta, yumurta kanalına geçer, döllenme organlarında geçirdiği aşamalardan sonra 24-25 saatte oluşumunu tamamlar.

Yumurta, yumurta kanalını kesik kesik hareketlerle geçer. Buradaki dairesel kaslardan sırası ile geçerken, yumurtanın önündeki kas gevşek durumda iken arkasındaki kas kasılır, daralır.

Yumurta bu kanalın başında iken küre şeklindedir. İlerlemesi sırasında arkada kalan dairesel kaslar büzüşerek hem yumurtayı ileri iterler hem de bu kısmına baskı yaparak konik bir sekil almasına sebep olurlar. Çıkışa kadar yumurta kabuğu da sertleşir ve bu haliyle dışarı çıkar. Yumurtanın şeklinin ve kalın kısmının önce çıkışının nedeni de budur. Sürüngenlerde ise bu düzenek yoklur. Onların yumurtaları çıkışta küresel şekildedir.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ovulation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). (kuş, böcek ve benzeri hayvanlar) Yumurta yapmak: Tavuklar yumurtlamıyor. Güvercin, her defasında iki yumurta yumurtlar, mec. Cevahir yumurtlamak = Münasebetsiz söz söylemek. Yumurtlamak = mec. Asılsız bir şey söylemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blunder out. blurt out. deposit. lay. lay eggs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lay. to lay eggs. to let the cat out of the bag. to spawn. to blurt sth out. to blab out. to invent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to lay an egg. lay. ovulate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yumurtlamasını sağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yumurtlama yolu ile üreyen hayvanlar.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - İş, güç çalışma. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (aslı: yumuşakçık). Pek yumuşak ve mülâyim: Çocuğun yumuşacık elleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benignant. bland. ductile. easygoing. effeminate. flabby. flaccid. floppy. gentle. heartthrob. kid-glove. kindly. lax. lenient. light. limp. malleable. mellow. mild. pulpy. smooth. soft. soft-boiled. spongy. supple. tender. velvet. yielding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benignant. bland. ductile. easygoing. effeminate. flabby. flaccid. floppy. gentle. heartthrob. kid-glove. kindly. lax. lenient. light. limp. malleable. mellow. mild. pulpy. smooth. soft. soft-boiled. spongy. supple. tender. velvet. yielding. creamy. feath

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

berry. clement. easy. easy going. floppy. honeyed. lenient. mellow. mild. pliable. smooth. soft. squashy. sweet. tender. velvety. woolly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Resim araması ve yavaş oynatım gibi tüm oynatma hızlarında yumuşak görüntü sağlayan geliştirilmiş bir işlev. Saniyede gösterilen resim sayısı %50 artırılır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Katı olmayan, dokunulunca mukavemet etmeyen ve batmayan, Ar. nâim, latif, Fars. nerm: Yumuşak şilte. 2. Yavaş, halim: Pek yumuşak adamdır, yumuşak tabiatı vardır. 3. Kolay işlenir, sert olmayan: Yumuşak ağaç, yumuşak demir. 4. Rahatça dayanılabilen: Yumuşak iklim. 5. mec. Okşayıcı, gönül alıcı (söz).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Omurgasız, yumuşak vücutlu, çoğu suda yaşayan ve kabuklu olan hayvanlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ductility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

softness. mildness. gentleness. flexibility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leniency. softness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). Yumuşak olanın hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

let upon. limber up. let loose. mellow. melt. moderate. relax. relent. soften. sweeten. unbend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ease. relent. soften. to become soft. to become pliant or yielding. to calm down. to soften. to relent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

let up. loosen up. mellow. melt. moderate. to come down a peg. relax. soften. unbend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Yumşak olmak, sertliği geçmek. 2. Daha kolay işlenir veya eğilip bükülür hâle gelmek: Mum sıcaktan yumuşamış, demir kızdırılınca yumuşar. 3. Gevşemek, sülpük olmak: Yanakları yumuşamış. 4. mec. Yavaşlık ve sükûnet kazanmak, hiddeti geçmek: Onun sözlerinden yumuşadı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balsamic. laxative. relaxing. plasticizer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

softener. softening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sertliği giderilmek, yumuşak hâle getirilmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sertliğini gidermek, yumuşak hâle getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attemper. unbend. chasten. dulcify. limber up. loosen. mellow. melt. moderate. mollify. mute. relax. season. shake up. smooth. soft-pedal. soften. supple. tame. unman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mellow. melt. mitigate. moderate. mollify. sanitize. soften. temper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yumuşamasını sağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tamamen yumru.

Türkçe Sözlük by