Pop Müzik ne demek? | Pop Müzik anlamı nedir? | Pop Müzik

Pop Müzik anlamı nedir?

Pop Müzik ne demek?

Pop Müzik anlamı nedir?

Pop Müzik | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: pop muzik

Türkçe - İngilizce Sözlük

pop music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pop music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Turkish music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Kaseti otomatik olarak geçerli parçanın ya da bir sonraki parçanın başlangıcına getiren, tek dokunmalı bir kontroldür.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). çog. yamyamlar. anthropophagous (s). insan eti yiyen. anthropophagy (i). yamyamlık, insan yeme adeti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kanunlar gereğince seçilmiş Papaya muhalefet eden kanun dışı Papa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (kon). san bir konu hakkında konuşmayı inkâr ederek bahsetme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). apothegm.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). inme veya felce ait; felce meyilli. an apoplectic fit inme gelmesi, felç inmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). inme, nüzul, felç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

live music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). nüfusunu azaltmakveya boşaltmak. depopula'tion (i). halkın başka yere gitmesi veya afet sonucu nüfusun azalması veya tükenmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

electronic / synthetic music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

instrumental music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. épopée

ed. destan

Tarih öncesi tanrı, tanrıça, yarı tanrı ve kahramanlarla ilgili olağanüstü olayları konu alan şiir.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

epic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

epic. epic poem.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

epopoeia (i.) destan şeklinde yazılmış şiir, epik şiir tarzı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bir disk yerleştirildiğinde sistem otomatik olarak iki ses modundan birini seçer: Müzik Modu, CD kayıttan çalımı için en iyi bas ayarlarına önceden ayarlanmışken Film Modu DVD filmi kayıttan çalması için idealdir. Film / Müzik Modu, diğer karmaşık ses ayarlamalarınızı kolaylaştırarak müzik ve filmlerinizi hayata geçirir

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hippopotamus. hippo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hippopotamus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (çoğ. mus- es, Lat. -mi) suaygırı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çubuk ucunda yalanarak yenen şeker; İng. öğrencilerin sokakta karşıdan karşıya geçebilmesi için arabaların durmasını sağlayan işaret.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. İ.) (musiki). Askeri orkestra.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (I. A. ‘«zıyk» dan if.) (mU. muztka). Sıkan, darlaştıran, sıkıcı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr., Y.’dan). Musiki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

music. track.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Kayıtlı görüntüleri sırayla makinenin ekranında görüntüler. Slayt gösterileri görsel efektler ve fon müzikleri ile zenginleştirilebilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Müzik Kutusu, doğrudan Sony HDD/DVD kaydedicinizden dijital müziğe erişmenizi ve bu müziği dinlemenizi sağlar. Kullanımı kolay grafik kullanıcı arayüzünden (GUI) sevdiğiniz müziği seçerek, sürekli CD değiştirmek zorunda kalmadan tüm müzik kitaplığınızın keyfini çıkarabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Genel Bilgi

Müzikteki matematiksel gizemi keşfederek yazıya dökmenin ilk temeli Pisagor (Pythagoras, M.Ö. 530-450) tarafından atılmıştır. Biz kendisini okul sıralarından o meşhur dik üçgen teoremi ile hatırlarız ama Pisagor günümüzde ulaştığımız bilim seviyesinin babasıdır. O kendi devrine kadar gelişmiş bütün çalışmaları bir disiplin altında toplamış, geometri, aritmetik, astronomi, coğrafya, müzik ve tabiat bilgisi olarak ayrı ayrı bilim dalları yaratmıştır.

Pisagor bilimi, bilim için düşünüyor, bilimin uygulamaları onu ilgilendirmiyordu. Bu nedenle ‘bilgi seven’ anlamındaki ‘filozof sözcüğünü ilk olarak o kullanmıştır. Pisagor tüm evrenin sayılar ve aralarındaki ilişkilere göre kurulduğuna inanıyordu.

Pisagor’un müziğin içindeki matematiği bir demirci dükkanının önünden geçerken keşfettiği rivayet edilir. Demirci ustasının, demir döverken kullandığı aletlere göre değişik sesler çıkarması Pisagor’un ilgisini çekmiş, dükkanı kapattırarak ustaya çeşitli aletler kullandırmış, çıkan sesleri incelemiş ve kayıtlar almış.

Batı müziği 9. yüzyılın başına kadar notalamadan habersizdi. Eserler kulak yoluyla kuşaktan kuşağa aktarılıyor, bu arada değişime uğruyor, zamanla unutulabiliyordu. 9. yüzyılın ikinci yarısında ilk notalama sistemi ortaya çıktı.

Arezzo’lu Guido’nun (Gui d’Arezzo) notalama sisteminin seslerin yüksekliğini kesin olarak belirtmeye başlamasıyla büyük bir ilerleme kaydedildi. 11. yüzyılda notaların üzerine dizildiği beş çizgiden oluşan “porte”nin kullanılmasıyla notaların yüksekliği (do, re, mi,....) ve süresi (birlik, ikilik, dörtlük,....) kesin biçimde belirlenebilir hale geldi.

Aslında müziğin dört parametresi vardır: Yükseklik, süre, şiddet ve tını. Bunlardan ilk ikisi zamanla genel kabul gören bir takım işaretler sayesinde kağıt üzerine dökülebilmiş, şiddet ve tını ise notanın yanında ek kelimelerle belirtilmişler ve kısmen de yoruma açık bırakılmışlardır.

Çeşitli sesleri belirtmek ve bunların birbirlerine karışmasını önlemek için sesleri temsil eden notalara özel isimler verildi. Do, re, mi, fa, sol, la, si. İngilizce’de ve Almanca’da ise notalar harflerle gösterildi(C=do, D=re, E=mi, F=fa, G=sol, A=la, B=si-ing.-, H=si-alm.-).

Nota isimlerinden ‘do’nun önceki ismi ‘ut’ idi. Sesli harfle başlayan bu isim, notaları sırayla söylerken tutukluk yaptırdığından 12. yüzyılda ‘do’ olarak değiştirildi. Almanya ve bazı ülkelerde ‘ut’ hala kullanılır.

‘Si’ hariç diğer notaların isim babası Gui d’Arezzo’dur. Arezzo bu adları Aziz lohannes Battista ilahesindeki mısraların birinci hecelerinden alarak takmıştır. Yedinci notanın adı uzun zaman ‘B’ olarak kalmış, sonradan 13. yüzyılda Sanete lohannes kelimelerinin baş harflerinden meydana gelen ‘si’ adını almıştır.

Notalamanın keşfi ve gelişimi müzik pratiğine olağanüstü bir gelişme ortamı yaratmıştır. Notalama, icracıyı ezberden kurtararak hem müzik parçalarının uzamasına hem de çeşitli dönemlere ve ülkelere ait notalanmış eserlerin katılmasıyla repertuarın zenginleşmesine ve çeşitlenmesine imkan vermiştir. Nota sayesinde bir müzisyen bilmediği bir müzik parçasını icra edebilmek için tek başına yeterli bir hale gelmiştir.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Müzikteki matematiksel gizemi keşfederek yazıya dökmenin ilk temeli Pisagor (Pythagoras, M.Ö. 530-450) tarafından atılmıştır. Biz kendisini okul sıralarından o meşhur dik üçgen teoremi ile hatırlarız ama Pisagor günümüzde ulaştığımız bilim seviyesinin babasıdır. O kendi devrine kadar gelişmiş bütün çalışmaları bir disiplin altında toplamış, geometri, aritmetik, astronomi, coğrafya, müzik ve tabiat bilgisi olarak ayrı ayrı bilim dalları yaratmıştır.

Pisagor bilimi, bilim için düşünüyor, bilimin uygulamak onu ilgilendirmiyordu. Bu nedenle ‘bilgi seven’ anlamındaki ‘filozof’ sözcüğünü ilk olarak o kullanmıştır. Pisagor tüm evrenin sayılar ve aralarındaki ilişkilere göre kurulduğuna inanıyordu.

Pisagor’un müziğin içindeki matematiği bir demirci dükkanının önünden geçerken keşfettiği rivayet edilir. Demirci ustasının demir döverken kullandığı aletlere göre değişik sesler çıkarması Pisagor’un ilgisini çekmiş, dükkanı kapattırarak ustaya çeşitli aletler kullandırmış, çıkan sesleri incelemiş ve kayıtlar almış.

Batı müziği 9. yüzyılın başına kadar notalamadan habersizdi. Eserler kulak yoluyla kuşaktan kuşağa aktarılıyor, bu arada değişime uğruyor, zamanla unutulabiliyordu. 9. yüzyılın ikinci yarısında ilk notalama sistemi ortaya çıktı.

Arezzo’lu Guido’nun (Gui d’Arezzo) notalama sisteminin seslerin yüksekliğini kesin olarak belirtmeye başlamasıyla büyük bir ilerleme kaydedildi. 11. yüzyılda notaların üzerine dizildiği beş çizgiden oluşan “porte”nin kullanılmasıyla notaların yüksekliği (do, re, mi,....) ve süresi (birlik, ikilik, dörtlük,....) kesin biçimde belirlenebilir hale geldi.

Aslında müziğin dört parametresi vardır: Yükseklik, süre, şiddet ve tını. Bunlardan ilk ikisi zamanla genel kabul gören bir takım işaretler sayesinde kağıt üzerine dökülebilmiş, şiddet ve tını ise notanın yanında ek kelimelerle belirtilmişler ve kısmen de yoruma açık bırakılmışlardır.

Çeşitli sesleri belirtmek ve bunların birbirlerine karışmasını önlemek için sesleri temsil eden notalara özel isimler verildi. Do, re, mi, fa, sol, la, si. İngilizce’de ve Almanca’da ise notalar harflerle gösterildi (C=do, D=re, E=mi, F=fa, G-sol, A=la, B=si-ing.-, H=si-alm.-).

Nota isimlerinden ‘do’nun önceki ismi ‘ut’ idi. Sesli harfle başlayan bu isim, notaları sırayla söylerken tutukluk yaptırdığından 12. yüzyılda ‘do’ olarak değiştirildi. Almanya ve bazı ülkelerde ‘ut’ hala kullanılır.

‘Si’ hariç diğer notaların isim babası Gui d’Arezzo’dur. Arezzo bu adları Aziz Iohannes Battista ilahesindeki mısraların birinci hecelerinden alarak takmıştır. Yedinci notanın adı uzun zaman ‘B’ olarak kalmış, sonradan 13. yüzyılda Sanete Iohannes kelimelerinin baş harflerinden meydana gelen ‘si’ adını almıştır.

Notalamanın keşfi ve gelişimi müzik pratiğine olağanüstü bir gelişme ortamı yaratmıştır. Notalama, icracıyı ezberden kurtararak hem müzik parçalarının uzamasına hem de çeşitli dönemlere ve ülkelere ait notalanmış eserlerin katılmasıyla repertuarın zenginleşmesine ve çeşitlenmesine imkan vermiştir. Nota sayesinde bir müzisyen bilmediği bir müzik parçasını icra edebilmek için tek başına yeterli bir hale gelmiştir.


Genel Bilgi by

Teknolojik Terim

Tüm programı ya da mevcut parçalara genel bakışı gösterir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(bk.) Mızıka.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Mızıka.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

musical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

musical. musical comedy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

musical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Musikiyi duyabilmek kabiliyeti ki, musiki icrâsında teknik kabiliyetin zıddı sayılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

musician. teacher of music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

musician.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ing.). Çalgılı fantezi oyunlar gösterilen tiyatro.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

music hall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Musiki bilgini.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. musicologue

müzik bilimci

Müzik bilimi alanında araştırmalar yapan bilgin veya uzman.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Musiki ilmi.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. musicologie

müzik bilimi

Müzik konularını, bilimsel yöntemlerle inceleyen bilim.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Musiki delisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Musiki deliliği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

music-loving. keen on music. music lover.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

music lover. musical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Müzik nedir? Düz biçimde konuşarak söylenebilecek bir şeyin değişik ses dalgaları ile söylenmesinden niçin hoşlanırız? Müzik niçin keyif veya tam aksi hüzün duygusu verebiliyor?

Müzik aslında ses dalgalarının, belirli kurallar içinde bir düzene sokulmasıdır. Bilindiği gibi, ses dalgalar halinde yayılır. Bir saniye içindeki dalga sayısı sesin karakterini tespit eder. Saniyede 260 dalga yapan, yani titreşen ses ‘Do’ notasıdır.

Bu şekilde 7 temel nota oluşur. Do-Re-Mi-Fa-Sol-La-Si. Son notadan sonra, Do’nun titreşim sayısının bir katı kadar titreşimde daha ince bir Do gelir ki, bu iki Do arasına bir oktav denir. İşte bu oktav, gam, akort denilen matematiksel diziler, bir çeşit dizilerek müzik oluşturulur. Ancak tüm bunlar bize, bu matematiksel diziden bihaber, Afrika yerlilerinin, dağ başındaki çobanın enfes müziğini açıklayamaz.

Aslında kültürün müzik ve bundan alınan zevk üzerinde doğrudan ilgisi vardır. Doğu müziğinde yukarıda belirtilen matematik dizilerdeki perdelerin arasında karışık gezinilme, Afrika’da baş döndürücü ritimler, Avrupa’da ise notaların ideal düzeni öne çıkar. Ancak bunlar da, değişik müzik türlerine ilgi duyan bizlerin ve müziğin hoşlanılma nedenini açıklamaya yetmez.

Müzik ve dil yetenekleri birçok yönden birbirine benzemektedir. Bilimciler insanların müzik yeteneği kazanmalarının, konuşmaya başlamaları ile aynı zamanlara denk düştüğünü ileri sürüyorlar. Konuşma yeteneği şüphesiz daha iyi bir iletişim ve yaşama şansı avantajını getirmiştir ama müziğin hangi ihtiyacı karşıladığı hala meçhul.

Bebekler anlamlı kelimelere benzer sesler çıkarmaya başlarken aynı zamanda şarkı söyler gibi mırıldanmaya da başlarlar. Uzun ve karışık cümleler kurmayı becerdikçe, daha uzun ve karışık şarkıları söyleme yetenekleri de artar. Ancak beynin konuşmaya kumanda eden kısmında hasar olan hastaların konuşamamalarına rağmen müzik yeteneklerinin devam ettiği de görülmüştür.

Son zamanlarda, beynimizde müziği algılayan bir alıcı bulunabileceği tezi ileri sürülmektedir. Eğer bir gün bu alıcı bulunsa bile, bunun niçin beynimize konulduğunun sebebi yine anlaşılamayacaktır.

Öğretilme yoluyla bir çeşit dans yapabilen veya dans olarak algılanamayacak hareketleri olan canlıları saymazsak, doğada müzik ve ritim duygusu sadece insanda vardır. Bu özelliğin nedeni ise hala tam olarak açıklanamıyor.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. nüfusun yüzölçümü ve olanaklara göre fazla olması veya büyük bir hızla artması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Filibe'nin eski ismi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A small, sharp, quick explosive sound or report; as, to go off with a pop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An unintoxicating beverage which expels the cork with a pop from the bottle containing it; as, ginger pop; lemon pop, etc.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The European redwing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To make a pop, or sharp, quick sound; as, the muskets popped away on all sides.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To enter, or issue forth, with a quick, sudden movement; to move from place to place suddenly; to dart; with in, out, upon, off, etc.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To burst open with a pop, when heated over a fire; as, this corn pops well.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To thrust or push suddenly; to offer suddenly; to bring suddenly and unexpectedly to notice; as, to pop one's head in at the door.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To cause to pop; to cause to burst open by heat, as grains of Indian corn; as, to pop corn or chestnuts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Like a pop; suddenly; unexpectedly. a sharp explosive sound as from a gunshot or drawing a cork a sweet drink containing carbonated water and flavoring; 'in New England they call sodas tonics' burst open with a sharp, explosive sound; 'The balloon popped'

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

an informal term for a father; probably derived from baby talk. a sweet drink containing carbonated water and flavoring; 'in New England they call sodas tonics'. a sharp explosive sound as from a gunshot or drawing a cork. music of general appeal to teena

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Point of Presence or Post Office Protocol A Point of Presence usually means a location where a network can be connected to, often with dial up phone lines A second meaning, Post Office Protocol refers to the way e-mail software such as Eudora gets mail fr

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

This has 2 meanings: 1 Post Office Protocol: a method of retrieving email from a server 2 Point Of Presence: a telephone number that provides dial-up Internet access SBC Yahoo! provides several POPs so users can gain Internet access with local phone calls

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Point of Presence or Post Office Protocol A Point of Presence is the place where an access provider or server administrator has a computer which provides access to a network or the internet and therefore dictates the telephone number your modem will need

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Post Office Protocol.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Two commonly used meanings: 'Point of Presence' and 'Post Office Protocol' A 'Point of Presence' usually means a city or location where a network can be connected to, often with dialup phone lines So if an Internet company says they will soon have a POP i

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Post Office Protocol Used when setting up e-mail It is the utility that sends e-mail from the server to your machine Generally, a POP server sends new e-mail to your local machine, then erases the mail from the POP server Any files you set up to manage yo

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

POP has two commonly used meanings The first, Point of Presence, means a city or location where a network can be connected to, often via dial-up phone lines The second meaning, Post Office Protocol, refers to the way e-mail software gets mail from a mail

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Post Office Protocol This is the protocol used by mail clients to retrieve messages from a mail server.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Two commonly used meanings A Point of Presence usually means a city or location where a network can be connected to, often with dial up phone lines So if an Internet company says they will soon have a POP in Belgrade, it means that they will soon have a l

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Point of Presence or Post Office Protocol.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Post Office Protocol POP is a way of retrieving email from an email server , such as the UC Davis email servers where your email messages are stored before you pick them up See more information about POP servers. An Internet protocol that enables a single

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Point of Presence - The point within a Local Access and Transport Area at which the Interexchange Carrier establishes itself The POP provides the IEC with LATA access and enables the Local Exchange Carrier to access inter-LATA services Also, the consolida

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Post Office Protocol; a method of handling incoming electronic mail Example: The Eudora Pro program distributed via the OIT Software To go web site uses this protocol for storing your incoming messages on a special cluster of servers called pop service oh

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Post Office Protocol - The protocol used by mail clients to retrieve mail from the server.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Point of Presence, or Post Office Protocol, two commonly used meanings for the term POP A Point of Presence usually means a city, node or location where a network can be connected to, often with dial up phone lines If an ISP has a POP in Waterford, it mea

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Point of Presence A local dialin point for an Internet Service Provider.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Stands for 'Post Office Protocol' and is a common Internet email protocol or format used for sending and receiving email.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See: Post Office Protocol and Point Of Presence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ped,-ping) pat diye ses çıkarmak; patlamak; çabucak sokuvermek; patlatmak (mısır); ateş etmek. pop in uğramak. pop off k.dili birden gitmek, ölüvermek. pop out ağızdan kaçmak; fırlamak. pop the question k.dili evlenme teklif etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. patlama sesi, tüfek sesi; gazoz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hafif klasik veya popüler müzik konseri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (argo) baba.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pop music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pop music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. patlamış mısır, cin mısırı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., b.h. papa; Ortodoks papazı. pope's nose k.dili kuş kıçı, tavuğun gerisi. popedom i. papalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., aşağ. papalık sistemi: Katolik kilisesinin usul ve ayinleri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. patlak gözlü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. oyuncak tüfek, mantarlı tüfek, patlangaç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. züppe kimse: papağan şeklinde ok hedefi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., aşağ. Katolik kiliselerine ait. zool. Lamna nasus

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kavak bot. Populus. black poplar, Lombardy poplar kara kavak, bot. POpulus nigra. trembling poplar titrek kavak, bot Populus tremula. white poplar akçakavak, akkavak, bot. Populus alba.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ.). Parlak, ince bir pamuklu kumaş çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

poplin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A fabric of many varieties, usually made of silk and worsted, used especially for women's dresses. a ribbed fabric used in clothing and upholstery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

poplin. mode of poplin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A fabric made using a rib variation of the plain weave The construction is characterized by having a slight ridge effect in one direction, usually the filling Poplin used to be associated with casual clothing, but as the 'world of work' has become more re

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A fabric made using a rib variation of the plain weave The construction is characterized by having a slight ridge effect in one direction, usually the filling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Tightly woven, durable cotton made with a plain weave.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A silk, rayon, wool, or cotton fabric with a fine horizontal rib effect on the surface because of a warp yarn finer than the filling yarn; usually a high-thread-count cloth Poplin is used for high-quality shirting and upholstery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A tightly woven, durable, medium weight cotton or cotton blend fabric made using a rib variation of the plain weave that creates a slight ridge effect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A finely corded fabric of rayon, cotton, silk, or wool for dresses and draperies.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

It is a staple dress-goods material The cloth resembles bombazine and silk warp and woolen filling are used Cotton poplin has a more pronounced rib filling effect than broad-cloth The filling is bulkier than the warp, and there are more ends than picks pe

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A fabric made using a rib variation of the plain weave The construction is characterized by having a slight ridge effect in one direction, usually the filling Poplin used to be associated with casual clothing, but as the 'world of work' has become more re

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Medium to heavyweight unbalanced plain weave It is a spun yarn fabric that is usually piece dyed Usually poplin is constructed with fine yarn, densely woven, resulting in a crisp, dressy appearance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Heavier cotton weave, with slight rib running from selvedge to selvedge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Fabric used for dye-sublimation Fire retardant is available Outdoor use is not recommended Finishing rating-Excellent Fabric does have a slight 'stretch' Liner recommended when double- sided Cleaning-Dry clean or wash Multiple cleanings will cause fading

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A plain-weave fabric characterized by a rib effect in the filling direction. a plain-weave cotton-type fabric with weftways ribs and a high warp sett. a ribbed fabric used in clothing and upholstery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. poplin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (çocuk dilinde). Kaba et.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buttocks. butt. backside. behind. breech. bum. can. posterior. rear. rear end.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buttocks. butt. backside. behind. breech. bum. can. posterior. rear. rear end. bottom. rump.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

butt. fanny.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

botty , bot , bottom , bott , bum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. pek hafif yumurtalı ekmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. patlangaç; mısır patlatmak için kullanılan kalbur.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., İng. minyon kimse. poppet valve buharlı makinalarda kullanılan bir cins valf.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f, i dalgalanmak; çağlamak; i. dalgalanma; çağlama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i gelincikgillerden herhangi bir bitki, bot. Papaver; afyon; kızıl renk. opium poppy haşhaş, bot. Papaver somniferum. corn poppy, field poppy, red poppy gelincik, bot. Papaver rhoeas. poppy seed haşhaş tohumu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili saçma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. haşhaş tohumu, haşhaş başı; mim. suslü başlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. halk, avam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. herkes tarafından sevilen, popüler, revaçta olan;avama mahsus, halka ait; herkesçe anlaşılabilir; halkın kesesine elverişli, ucuz. popular election herkesin oyunu kullanabildiği seçim. popular front pol. faşizme ve gericiliğe karşı gelen ve gösterilerd

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. popularité

tutulma

Halk tarafından sevilme, ünlü olma, iyi tanınma.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

popularity. vogue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. halkın rağbet edeceği şekle sokmak; halka hitap etmek; herkesin anlayacağı şekle sokmak. populari za'tion i. halkın benimseyeceği şekle sokma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. population

1. varlık, 2. nüfus

1. Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı. 2. Bir ülkede, bir bölgede, bir evde belirli bir anda yaşayanların oluşturduğu toplam sayı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

population.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. nüfuslandırmak, şeneltmek, meskun hale getirmek; bayındırlaştırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. nüfus, şenlik; ahali, sekene; iskân. exchange of populations ahali mubadelesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. populaire

herkesçe tanınan

Herkes tarafından bilinen, ünlü.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

popular. pop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

big. popular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

popular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

popular music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

popularity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. populiste

halk yardakçısı

Halkın hoşuna gidecek davranışlarda bulunarak kendine avantaj sağlayan kimse.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

populist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. populisme

halk yardakçılığı

Halkın hoşuna gidecek davranışlarda bulunarak kendine avantaj sağlama işi,


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

populism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yoğun nüfuslu, meskun, ahalisi çok. populousness i. nüfus kalabalığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu işlevle, her parçanın başlangıcı kısaca çalınarak dinleyicilere kısa bir önizleme sağlanır. Oynatma zamanı, 10, 20 ve 30 saniye arasından seçilebilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. rağbet görmeyen, benimsenmeyen, tutulmayan; gözden düşmüş. unpopularity i. gözden düşmüş olma; rağbet görmeme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by